Yunanistan'dan ekipman alışverişi deneyimi.

Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,837
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Merhaba,

Geçtiğimiz haftasonu ekipman alışverişi için Selanik'e gittik, daha önce buradan tavsiyesi verilen iki mağazaya gittim. Şimdi aklıma kaldığınca deneyimlerimi yazayım.

Motomarket ve Papastavrous mağazalarına gittim. önceden hangisinden ne alacağımı web sitelerine bakıp seçip karar vermiştim.

Bir gece kalacağız boşuna türkcell'e yurtdışı ücreti ödemeyeyim diye telefonumu uluslararasına kapattım, interneti kafelerde falan beleş bulursak kullanırız dedim, navigasyon için önceden Selanik'e kadar olan kısmı google haritalarda offline harita olarak indirip hazır etmiştim.

Sabah 7 gibi arabayla yola çıktık, 1 saatte Edirne/pazarkule sınır kapısındaydık, kapıda çok beklemeden çabucak geçtik, yanımıza sigara almamışız meğer, sınırı geçtikten sonra farkettik, Yunan tarafındaki sınırda hemen free shop'a girip sigara alayım dedim ama Yunanista'a kartonla sigara sokmak yasakmış diye bize sigara satmadılar, zaten bi paket falan lazımdı deyip devam ettik. Sınırı geçtikten sonra Kastanyas (Kestanelik) kasabasında bir bakkalda durdum, tabelasında "Komşu Bakkal" mı ne yazıyordu, içerideki adam çat pat Türkçe biliyordu, sigara yokmuş, petrol istasyonlarına bak dedi. Yola devam ettik, bir benzinciden sigara alıp bir paket sigaraya 4 euro verip kendime kızdım, bir sigara içip kendime gelip yola devam ettik.

Pazarkule'den güneye doğru İpsala sınır kapısı hizasına kadar yol otoban değil, bizdeki Saray - Ahmetbey yolu tadında köy yolu gibi. Oralarda google navigasyon bizi otobana soktu nihayet. Otobanda hız sınırı 130 diyor, bizdeki gibi %10 geçme payı yoktur ne olur ne olmaz diye 130'u geçmedim. 2 şeritli yol, bizdeki istanbul - Edirne otobanı gibi 3 şeritli de değil, 2 şerit yalnızca, herkes sağ şeritten gidiyor ancak öndeki kamyon ya da yavaş giden arabayı sollamak için sol şeride geçip tekrar sağ şeride dönüyorlar, zaten sol şeritten 160la yardıran da görmedik, böyle uslu uslu sürünce arabanın yakıt tüketimi de düşük oldu, 1.5 DCI dizel clio git gel toplam 5.8litre/100km takıt tüketimi oldu, Türkiye'de İstanbul'a gidip gelince 6.5'dan aşağı düşemiyordum, meğer bizim araba az yakıyormuş. :)
Yolda motorlular da gördük, motor kullanmak için çok güzel medeni bir trafik dedik.

Otobandan devam ettik, 20-30km'de bir otoban ortasında gişeler var yavaşlayıp duruluyor, klubedeki görevliye kredi kartı ile ödeme yapılıyor, her seferinde 2 euro verdik geçtik. Otoban kıyısında tuvaleti de olan park yerleri var ama bizdeki gibi içinde bir tesis olan park yerleri değil, küçük dandik tuvalet var açık havada oturma yerleri olan bir kaç çardak var o kadar, çay içeyip çorba içeyim imkanı yok. Biz selanik'e kadar bir iki yerde durduk, yanımızda termosla kahve almıştık zaten.

Saat 13:00 gibi Selanik'e vardık, papastavrous mağazasının park yerine girdik ama sabahtan beri acıkmıştık, bir şey yiyelim önce dedik büyük hata yaptık, google haritalardan baktım etrafta yemek yeri göremedim, 1km kadar ötede lidl market gördük, oraya gittik, hem lidl alışverişini aradan çıkardık hem küçük sıcak ekmek peynir, meyvesuyu falan aldık lidl otoparkında arabada yedik dolaşmayalım diye.

Saat 14:50 gibi papastavrous mağazası otoparkına tekrar ulaştık, mağazaya girdik, hemen bir görevli hello kalispera falan dedi, dedik biz kask alıcaz, 10dk sonra mağaza kapanıyor dedi. Mağaza cumartesi günleri saat 15:00'da kapanıyormuş. Gitmek isteyenler ona göre gitsin. Yaa biz çok uzun yoldan geldik biz alalım idare edin dedik tamam dediler. Neyse ki alamanlar gibi değiller, almanyada olsa bana der satmazlardı. Eşime ve kendime Shoei Neotec 3 kask aldık. Düz beyaz rengi motomarket mağazasında stokta yok görünüyordu diye bu mağazadan aldık, kaskların yanında kask taşımak için mağazanın kendi markasıyla yaptırdığı basit ama iş görür sırt çantalarından birer tane hediye ettiler. Kask fiyatı 617Euroydu. DÜz beyaz olanlar desenlilerden daha ucuza geliyor aklınızda olsun. Tax free formu da doldurdular. Eşime eldiven denedik ama eline uyan içimize sinen bir şey bulamadık. Bot çeşitleri de çoğu bitmiş, dainese markalar vardı, onlardan denedik ama eşimin bu rahat dediği bot hem spor ayakkabı gibi kısaydı hem de bağcıklıydı, bu bağcıklar zincire dolanırsa fena oldu deyip vazgeçirdim. Biz alışverişi yaparken içeride 2-3 müşteri daha vardı, yeni müşteri gelmesin diye kepenkleri kapatmışlardı. Genel olarak mağazadilerin esnaflığını beğendim. Türkiye'den müşteri gelmesine alışıklarmış. Güle güle, iyi günler deyip mağazadan ayrıldık, iki kaskı bagaja koyup ya moto market mağazası da kapandıysa diye telaşla motomarket mağazasına saat 15:50'de vardık,

Motomarket mağazası da saat 16:00'da kapanıyormuş. Biz mağazaya girdik biraz sonra yeni müşteri almaı durdurdular. İçeride 5-6 Türk müşteri daha vardı, büyük bir mağaza, her tür ürün var. Biz eldiven ve bot baktık, eşime eline uyan kadın modeli eldiven varmış görevli doğru eldivenleri gösterince istediğimiz bedeni depodan da bulup getirince eldiven işi halloldu. Forma ADV Tourer tipi botların kadınlar için olan modelini zaten web sitesinden gözüme kestirmiştim, eşim 37 numara giyiyor ama en küçük 38 numara varmış, olsun dene dedim, ayağına tam oldu, çok rahat etti, en önemlisi de çok beğendi. Ben de kendime Forma Adventure DRY modeli uzun botlardan aldım, benim de ayağım 43 numara ama bana 44 numarası uydu. Bu mağazada da görevlilerin esnaflığını iyi buldum. Türkiyeden gelen müşterilere alışıklar zaten mağazada bizden başka 4-5 Türk müşteri de vardı. moto market mağazasından yalnızca bot ve eldiven almış olduk. Sena interkomların shoei kaskın sena için yapılmış interkon yuvalarına uyan özel modelini almaya da niyetliydim ama stokta yokmuş, interkomu da daha sorna alırım artık belki de almam.

Motomarket de tax free formu doldurdu.

İşimiz bitince şehir merkezindeki otele gittik, arabayı otelin anlaşmalı park yerine bıraktık, eşyalar hep bagajda kaldı. Odaya çantamızı bıraktık ve dışarı çıktık. Şehir merkezinde Liman tarafında gezindik, sahilden baktık aaa İzmir gibiymiş dedik sanat-sepet antin kuntin şeyler olan müze gibi bir yeri gezdik limanda, hatta bir de müze haline gelmiş askeri gemi vardı ona giriş 2 euroydu, ben yeterince askeri gemi gezdim bu gemi için 2 euro vermem deyip önünde foto çekildim.

Akşam da yine o muhitte otele yürüme mesafesinde bir sürü restoran olan sokaklardan birind egüzel bir restoran bulup masayı donatıp 50 euroya ayı gibi yedik.


Alışverişleri hep kredi kartı ile yaptık. Hatta hemen hemen hiç nakit harcamadık, otopark, otoyol, yemek, mazot, mağaza, hemen her şeyde kredi kartı geçiyor.

Pazar günü sabah otelden çıktık, 12 euro otopark ücreti ödedik, yola koyulduk, Şehir dışına çıkmadan önce depo çeyreğe düşmüştü 20 euroluk mazot aldık bizi sınıra kadar götürsün diye depoyu fullemedim orada mazot litresi 1.49 Euro görünce.

Otobana çıktık, yine sakin sakin hız sınırlarına uya uya gittik, bir iki saat gidince otoban kıyısındaki park yerlerinden birinde mola verdik, bir önceki gün aldığımız peynir, ekmek kruvasan gibi şeylerle kahvaltı yaptık, yanımıza bir kaç termosla sıcak su kahve çay falan vardı zaten. Kahvaltıdan sonra yine yola devam etip İpsala sınır kapısına vardık, İpsala'da kuyruk biraz vardı, 1 buçuk saatte anca geçtik,

Yunan tarafında gişeden geçtikten sonra arabayı freeshop'un park yerine parkedip tax free evraklarına damga bastırmak için gişelerdeki gümrük polisine tekrar yürüyerek gidiliyor 50 metre yok mesafe zaten, bagajı açıp göreyim demeden gelen belgeye damgayı basıyorlardı, tx free gümrük faslını hallettikten sonra free shop içinde global blue tax free aracı firmasının bankosu var, orada damgalı evrakları verdik, kredi kartına yatırıldığında komisyon daha az nakit olursa biraz daha fazlaymış ama kredi kartına yatması uzun sürüyor bir de onu beklemekle uğraşmayayım deyip nakit euro olarak aldım.

Zaten alışverişimiz buradaki fiyatlara göre daha ucuza geldi bir de tax free alınca otel bedavaya gelmiş oldu.

Fırsatı olan hafta içi ve daha erken giderse mağazada daha rahat gezebilir, biz Cumartesi gittik ve kapanmak üzereyken gitmiş olduk yine de gereken ekipman ihtiyaçlarımızı alabildik.

Şimdi eşime de ekipmanlarını tamamladığımıza göre hep arkadaşlarınla köfteciye gidiyorsun deyip duruyordu, ilk haftasonu onu artçı alarak yola çıkıp köfteciye götüreceğim, umarım artçı ile kazasız belasız süreriz, İsmet abi'yi örnek alıp hanım'la yunanistan-bulgaristan turları yapma niyetim var. :)
 
Katılım
26 Mar 2018
Mesajlar
10,006
Motosikleti
2022 Suzuki V Strom 650 (DL650)
Yeni ekipmanlarınız hayırlı uğurlu olsun. Eşine de mikrobu bulaştırmışsın :)
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,837
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Yeni ekipmanlarınız hayırlı uğurlu olsun. Eşine de mikrobu bulaştırmışsın :)
Çocuklar da ekipmanları üzerlerine denediler, onlara da uydu.
Bir tek eşime aldığım botlar çocuklara küçük geldi, benim yeni botları deneyip beğendiler, beraber giderken sen eski botlarını giyersin bunları biz giyeriz dediler.
Bundan sonraki köfteci turlarına çocuklar da geleceklermiş, şimdiden kendi aralarında sıraya koymaya başladılar bile. :)
 
Katılım
16 Şub 2011
Mesajlar
8,913
Çocuklar da ekipmanları üzerlerine denediler, onlara da uydu.
Bir tek eşime aldığım botlar çocuklara küçük geldi, benim yeni botları deneyip beğendiler, beraber giderken sen eski botlarını giyersin bunları biz giyeriz dediler.
Bundan sonraki köfteci turlarına çocuklar da geleceklermiş, şimdiden kendi aralarında sıraya koymaya başladılar bile. :)
Xmax ı satıştan çek sen bence 😅 gidişata göre ikinci motor lazım size..
 
Katılım
5 Eki 2017
Mesajlar
1,598
Motosikleti
Triumph Trident 660
Güle güle kullanın abi, burda fiyatı 36 bin küsur tl, orada ne kadara geliyor ?
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,837
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Güle güle kullanın abi, burda fiyatı 36 bin küsur tl, orada ne kadara geliyor ?
orada Papastavrou mağazasında 617 Euro verdim. Motomarket mağazasında 609 euroydu ama düz beyaz olanın bize uygun bedeni stokta yok görünüyordu web sitelerinde, ilk papastavrou mağazasına gittiğimde mağaza kapanmak üzere diye de bir de öteki mağazaya bakayım demeyip hemen aldım.
iki kask birden alınca taa oralara kadar arabayla gitmeye değdi, hatta 160 euro da tax return aldım dönüşte sınırdan geçerken, otel ve otopark masrafı da çıkmış oldu.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Xmax ı satıştan çek sen bence 😅 gidişata göre ikinci motor lazım size..
xmax'ı satıştan çekmiştim zaten, aküsü bitik, bir ara fırsat bulup yeni akü alıp şarj edip istanbula gidip kapalı otoparkta aküyü değiştirim xmax'ı getireceğim buraya.
xmax ile tek sorun hanımın ona boyu yetmez, 180 boyumla benim ayaklarım zor yere değiyordu. Daha alçak bir motor olsaydı belki denerdi. Keşke motor istese, honda cb250r mesela onun boyuna uyabilir, arkaya bir çanta takarsak kalan kamp malzemelerini benim motora yükleyip kampa falan da giderdik ne güzel olurdu.
 
Katılım
28 Haz 2014
Mesajlar
203
Motosikleti
Honda Vfr800xCrossrunner
Otobanda hız kamerası neredeyse yok ama google mapstan takip edersen haritadakiler güncel oluyor. Motorla geçerken hem tam gaz gitmişimdir otobanda.
 
Katılım
9 Eyl 2024
Mesajlar
2,110
Eşini motosiklete binmeye nasıl ikna ettin? Bize yol göster. Özel bir taktiği var ise mutlaka bilmek isterim.
 
Katılım
5 Eki 2017
Mesajlar
1,598
Motosikleti
Triumph Trident 660
orada Papastavrou mağazasında 617 Euro verdim. Motomarket mağazasında 609 euroydu ama düz beyaz olanın bize uygun bedeni stokta yok görünüyordu web sitelerinde, ilk papastavrou mağazasına gittiğimde mağaza kapanmak üzere diye de bir de öteki mağazaya bakayım demeyip hemen aldım.
iki kask birden alınca taa oralara kadar arabayla gitmeye değdi, hatta 160 euro da tax return aldım dönüşte sınırdan geçerken, otel ve otopark masrafı da çıkmış oldu.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:


xmax'ı satıştan çekmiştim zaten, aküsü bitik, bir ara fırsat bulup yeni akü alıp şarj edip istanbula gidip kapalı otoparkta aküyü değiştirim xmax'ı getireceğim buraya.
xmax ile tek sorun hanımın ona boyu yetmez, 180 boyumla benim ayaklarım zor yere değiyordu. Daha alçak bir motor olsaydı belki denerdi. Keşke motor istese, honda cb250r mesela onun boyuna uyabilir, arkaya bir çanta takarsak kalan kamp malzemelerini benim motora yükleyip kampa falan da giderdik ne güzel olurdu.
Hem yunanistan görüp hafta sonununu değerlendirmek, konaklama otoparkta bedava gelmiş olması tr fiyatının bir fiyatına iki tane almış olmanız. Çok iyiymis abi ya
 
Katılım
7 Kas 2016
Mesajlar
9,837
Motosikleti
Suzuki Vstrom DL650 XT, Yamaha X max 250
Otobanda hız kamerası neredeyse yok ama google mapstan takip edersen haritadakiler güncel oluyor. Motorla geçerken hem tam gaz gitmişimdir otobanda.
Ben küçük hesap insanı olarak bir gün için turkcell'e yurtdışı parası vermeyeyim diye telefonu uluslararası dolaşıma kapattım, offline haritaları kullandım haliyle. :)
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Eşini motosiklete binmeye nasıl ikna ettin? Bize yol göster. Özel bir taktiği var ise mutlaka bilmek isterim.
Çok zor oldu.
Hep ben motor mu alsam diyordum, alma diyordu alamıyordum. En sonunda 2016 yılı sonlarına doğru bir xmax aldım, akşam eve gelince ben bugün motor aldım deyip çok fena fırça yemiştim, hatta bir yıl kadar motoru görmezden gelmişti. Zar zor motora binmemi kabullenmişken de 2019'da xmax ile kaza yapıp köprücük kemiğimi kırınca motor yasak sat onu demişti, neyse ki sahibinden ölücüleri sağolsun, motor satılmamıştı, pandemi başlayınca bu devirde metrobise binmeyeyim diye ikna ederek 2021 mayıs gibi tekrar motora binmeye başlamıştım, yani pandemiyi fırsata çevirmiştim. :) Ama yine hiç ben de geleyim demiyordu, hatta xmax'e dokunmamıştır bile.

Geçen yıl bu zamanlar vstrom'u alınca mayıs ayında okul sınıf arkadaşlarımızla liseye girişimizin 40. yılı diye Ege kıyısında bit otelde toplandık 3 gün aileler, çocuk çocuk eski arkadaşlarla toplaşmıştık. Orada bizim sınıftan motorcu arkadaşlara önceden söylemiştim, eşleri benim hanımı gaza getirdi, bakın biz de çocukları büyüttük artık motorla başbaşa geziyoruz ne güzel, bu bu yeni motordan önceden bizde de vardı artçı selesi de çok rahattır falan diye gazı verdiler. Madem öyle sen bu yaz kendi başına gez motora alış seneye bana da kask alırız beraber gezeriz demeye başladı.

Ocak ayında almanya'ya gitmişken oradan mont ve korumalı pantalon almıştık ama bagaj hakkımız çok yok diye başka ekipman almamıştık. Kask, bot ve eldiven de alınca onun da ekipmanları tamamlanmış oldu.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Hem yunanistan görüp hafta sonununu değerlendirmek, konaklama otoparkta bedava gelmiş olması tr fiyatının bir fiyatına iki tane almış olmanız. Çok iyiymis abi ya
TR'de en ucuz 35bin'e bulmuştum, bana tax free dahil 25bin'e gelmiş oldu bir tanesi, iki tane kask, iki tane uzun adventure bot ve bir eldiven almış olduk, toplam tax free de 159.5 euro tuttu, 50 euro kuruşu verip 160 euroyu cebe attım, kredi kartının ekstresi gelince ona yatırırım o zaman bozdurup. :)
Yunanistan'da kask koruma ekipmanı diye KDV azmış, diğer ekipmanlarda daha yüksek. Herkes iyi kask alabilsin diye devlet güzellik yapmış, kdv'yi zaten tax free diye bir kısmını alıyoruz, güzel oluyor. Fırsatı olanlar gitmişken alışverişi de yapsınlar.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Sirtaki yaptın mı espresso aga? Tabak da kırdın mı? Bize duymak istediklerimizi anlat :)
Ben Trakyalı'yım güya ama biraz defoluyum, öyle oynamak dansetmek yeteneği yüklenmemiş bana. :)

Ama gezdiğimiz yerlerde ortamlar güzeldi, hanım "tam senlik yerlermiş buralar, rahat rahat bakın" dese de yok yaa yaşlanmışız ne bakıcam küçük hepsi diye kıvırmaya çalıştım umarım yemiştir. :)

Akşamına da Liman bölgesinde bizdeki bir zamanlar asmalımescit ya da çiçek pasajı benzeri mahallede mekanlardan birine oturduk, deniz ürünleri, şarap, bira falan ayı gibi yedik, fiyatının ucuz olması bir yana aynılarını aynı şekilde istanbulda bulamazdık. Bu sefer uzo içmedim, yorgundum, bira içtim. Tabak kırmadım ama gezerken geçtiğimiz sokaklarda tabak kırmalı mekan da vardı sanırım.
 
Son düzenleme:
Katılım
4 Haz 2016
Mesajlar
1,362
Motosikleti
Triumph Tiger 800XRx
Merhaba,

Geçtiğimiz haftasonu ekipman alışverişi için Selanik'e gittik, daha önce buradan tavsiyesi verilen iki mağazaya gittim. Şimdi aklıma kaldığınca deneyimlerimi yazayım.

Motomarket ve Papastavrous mağazalarına gittim. önceden hangisinden ne alacağımı web sitelerine bakıp seçip karar vermiştim.

Bir gece kalacağız boşuna türkcell'e yurtdışı ücreti ödemeyeyim diye telefonumu uluslararasına kapattım, interneti kafelerde falan beleş bulursak kullanırız dedim, navigasyon için önceden Selanik'e kadar olan kısmı google haritalarda offline harita olarak indirip hazır etmiştim.

Sabah 7 gibi arabayla yola çıktık, 1 saatte Edirne/pazarkule sınır kapısındaydık, kapıda çok beklemeden çabucak geçtik, yanımıza sigara almamışız meğer, sınırı geçtikten sonra farkettik, Yunan tarafındaki sınırda hemen free shop'a girip sigara alayım dedim ama Yunanista'a kartonla sigara sokmak yasakmış diye bize sigara satmadılar, zaten bi paket falan lazımdı deyip devam ettik. Sınırı geçtikten sonra Kastanyas (Kestanelik) kasabasında bir bakkalda durdum, tabelasında "Komşu Bakkal" mı ne yazıyordu, içerideki adam çat pat Türkçe biliyordu, sigara yokmuş, petrol istasyonlarına bak dedi. Yola devam ettik, bir benzinciden sigara alıp bir paket sigaraya 4 euro verip kendime kızdım, bir sigara içip kendime gelip yola devam ettik.

Pazarkule'den güneye doğru İpsala sınır kapısı hizasına kadar yol otoban değil, bizdeki Saray - Ahmetbey yolu tadında köy yolu gibi. Oralarda google navigasyon bizi otobana soktu nihayet. Otobanda hız sınırı 130 diyor, bizdeki gibi %10 geçme payı yoktur ne olur ne olmaz diye 130'u geçmedim. 2 şeritli yol, bizdeki istanbul - Edirne otobanı gibi 3 şeritli de değil, 2 şerit yalnızca, herkes sağ şeritten gidiyor ancak öndeki kamyon ya da yavaş giden arabayı sollamak için sol şeride geçip tekrar sağ şeride dönüyorlar, zaten sol şeritten 160la yardıran da görmedik, böyle uslu uslu sürünce arabanın yakıt tüketimi de düşük oldu, 1.5 DCI dizel clio git gel toplam 5.8litre/100km takıt tüketimi oldu, Türkiye'de İstanbul'a gidip gelince 6.5'dan aşağı düşemiyordum, meğer bizim araba az yakıyormuş. :)
Yolda motorlular da gördük, motor kullanmak için çok güzel medeni bir trafik dedik.

Otobandan devam ettik, 20-30km'de bir otoban ortasında gişeler var yavaşlayıp duruluyor, klubedeki görevliye kredi kartı ile ödeme yapılıyor, her seferinde 2 euro verdik geçtik. Otoban kıyısında tuvaleti de olan park yerleri var ama bizdeki gibi içinde bir tesis olan park yerleri değil, küçük dandik tuvalet var açık havada oturma yerleri olan bir kaç çardak var o kadar, çay içeyip çorba içeyim imkanı yok. Biz selanik'e kadar bir iki yerde durduk, yanımızda termosla kahve almıştık zaten.

Saat 13:00 gibi Selanik'e vardık, papastavrous mağazasının park yerine girdik ama sabahtan beri acıkmıştık, bir şey yiyelim önce dedik büyük hata yaptık, google haritalardan baktım etrafta yemek yeri göremedim, 1km kadar ötede lidl market gördük, oraya gittik, hem lidl alışverişini aradan çıkardık hem küçük sıcak ekmek peynir, meyvesuyu falan aldık lidl otoparkında arabada yedik dolaşmayalım diye.

Saat 14:50 gibi papastavrous mağazası otoparkına tekrar ulaştık, mağazaya girdik, hemen bir görevli hello kalispera falan dedi, dedik biz kask alıcaz, 10dk sonra mağaza kapanıyor dedi. Mağaza cumartesi günleri saat 15:00'da kapanıyormuş. Gitmek isteyenler ona göre gitsin. Yaa biz çok uzun yoldan geldik biz alalım idare edin dedik tamam dediler. Neyse ki alamanlar gibi değiller, almanyada olsa bana der satmazlardı. Eşime ve kendime Shoei Neotec 3 kask aldık. Düz beyaz rengi motomarket mağazasında stokta yok görünüyordu diye bu mağazadan aldık, kaskların yanında kask taşımak için mağazanın kendi markasıyla yaptırdığı basit ama iş görür sırt çantalarından birer tane hediye ettiler. Kask fiyatı 617Euroydu. DÜz beyaz olanlar desenlilerden daha ucuza geliyor aklınızda olsun. Tax free formu da doldurdular. Eşime eldiven denedik ama eline uyan içimize sinen bir şey bulamadık. Bot çeşitleri de çoğu bitmiş, dainese markalar vardı, onlardan denedik ama eşimin bu rahat dediği bot hem spor ayakkabı gibi kısaydı hem de bağcıklıydı, bu bağcıklar zincire dolanırsa fena oldu deyip vazgeçirdim. Biz alışverişi yaparken içeride 2-3 müşteri daha vardı, yeni müşteri gelmesin diye kepenkleri kapatmışlardı. Genel olarak mağazadilerin esnaflığını beğendim. Türkiye'den müşteri gelmesine alışıklarmış. Güle güle, iyi günler deyip mağazadan ayrıldık, iki kaskı bagaja koyup ya moto market mağazası da kapandıysa diye telaşla motomarket mağazasına saat 15:50'de vardık,

Motomarket mağazası da saat 16:00'da kapanıyormuş. Biz mağazaya girdik biraz sonra yeni müşteri almaı durdurdular. İçeride 5-6 Türk müşteri daha vardı, büyük bir mağaza, her tür ürün var. Biz eldiven ve bot baktık, eşime eline uyan kadın modeli eldiven varmış görevli doğru eldivenleri gösterince istediğimiz bedeni depodan da bulup getirince eldiven işi halloldu. Forma ADV Tourer tipi botların kadınlar için olan modelini zaten web sitesinden gözüme kestirmiştim, eşim 37 numara giyiyor ama en küçük 38 numara varmış, olsun dene dedim, ayağına tam oldu, çok rahat etti, en önemlisi de çok beğendi. Ben de kendime Forma Adventure DRY modeli uzun botlardan aldım, benim de ayağım 43 numara ama bana 44 numarası uydu. Bu mağazada da görevlilerin esnaflığını iyi buldum. Türkiyeden gelen müşterilere alışıklar zaten mağazada bizden başka 4-5 Türk müşteri de vardı. moto market mağazasından yalnızca bot ve eldiven almış olduk. Sena interkomların shoei kaskın sena için yapılmış interkon yuvalarına uyan özel modelini almaya da niyetliydim ama stokta yokmuş, interkomu da daha sorna alırım artık belki de almam.

Motomarket de tax free formu doldurdu.

İşimiz bitince şehir merkezindeki otele gittik, arabayı otelin anlaşmalı park yerine bıraktık, eşyalar hep bagajda kaldı. Odaya çantamızı bıraktık ve dışarı çıktık. Şehir merkezinde Liman tarafında gezindik, sahilden baktık aaa İzmir gibiymiş dedik sanat-sepet antin kuntin şeyler olan müze gibi bir yeri gezdik limanda, hatta bir de müze haline gelmiş askeri gemi vardı ona giriş 2 euroydu, ben yeterince askeri gemi gezdim bu gemi için 2 euro vermem deyip önünde foto çekildim.

Akşam da yine o muhitte otele yürüme mesafesinde bir sürü restoran olan sokaklardan birind egüzel bir restoran bulup masayı donatıp 50 euroya ayı gibi yedik.


Alışverişleri hep kredi kartı ile yaptık. Hatta hemen hemen hiç nakit harcamadık, otopark, otoyol, yemek, mazot, mağaza, hemen her şeyde kredi kartı geçiyor.

Pazar günü sabah otelden çıktık, 12 euro otopark ücreti ödedik, yola koyulduk, Şehir dışına çıkmadan önce depo çeyreğe düşmüştü 20 euroluk mazot aldık bizi sınıra kadar götürsün diye depoyu fullemedim orada mazot litresi 1.49 Euro görünce.

Otobana çıktık, yine sakin sakin hız sınırlarına uya uya gittik, bir iki saat gidince otoban kıyısındaki park yerlerinden birinde mola verdik, bir önceki gün aldığımız peynir, ekmek kruvasan gibi şeylerle kahvaltı yaptık, yanımıza bir kaç termosla sıcak su kahve çay falan vardı zaten. Kahvaltıdan sonra yine yola devam etip İpsala sınır kapısına vardık, İpsala'da kuyruk biraz vardı, 1 buçuk saatte anca geçtik,

Yunan tarafında gişeden geçtikten sonra arabayı freeshop'un park yerine parkedip tax free evraklarına damga bastırmak için gişelerdeki gümrük polisine tekrar yürüyerek gidiliyor 50 metre yok mesafe zaten, bagajı açıp göreyim demeden gelen belgeye damgayı basıyorlardı, tx free gümrük faslını hallettikten sonra free shop içinde global blue tax free aracı firmasının bankosu var, orada damgalı evrakları verdik, kredi kartına yatırıldığında komisyon daha az nakit olursa biraz daha fazlaymış ama kredi kartına yatması uzun sürüyor bir de onu beklemekle uğraşmayayım deyip nakit euro olarak aldım.

Zaten alışverişimiz buradaki fiyatlara göre daha ucuza geldi bir de tax free alınca otel bedavaya gelmiş oldu.

Fırsatı olan hafta içi ve daha erken giderse mağazada daha rahat gezebilir, biz Cumartesi gittik ve kapanmak üzereyken gitmiş olduk yine de gereken ekipman ihtiyaçlarımızı alabildik.

Şimdi eşime de ekipmanlarını tamamladığımıza göre hep arkadaşlarınla köfteciye gidiyorsun deyip duruyordu, ilk haftasonu onu artçı alarak yola çıkıp köfteciye götüreceğim, umarım artçı ile kazasız belasız süreriz, İsmet abi'yi örnek alıp hanım'la yunanistan-bulgaristan turları yapma niyetim var. :)
Güzel alışveriş olmuş dostum. Keyifle kullanın.🧿
 
Katılım
10 May 2008
Mesajlar
2,129
Ben küçük hesap insanı olarak bir gün için turkcell'e yurtdışı parası vermeyeyim diye telefonu uluslararası dolaşıma kapattım, offline haritaları kullandım haliyle. :)
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:


Çok zor oldu.
Hep ben motor mu alsam diyordum, alma diyordu alamıyordum. En sonunda 2016 yılı sonlarına doğru bir xmax aldım, akşam eve gelince ben bugün motor aldım deyip çok fena fırça yemiştim, hatta bir yıl kadar motoru görmezden gelmişti. Zar zor motora binmemi kabullenmişken de 2019'da xmax ile kaza yapıp köprücük kemiğimi kırınca motor yasak sat onu demişti, neyse ki sahibinden ölücüleri sağolsun, motor satılmamıştı, pandemi başlayınca bu devirde metrobise binmeyeyim diye ikna ederek 2021 mayıs gibi tekrar motora binmeye başlamıştım, yani pandemiyi fırsata çevirmiştim. :) Ama yine hiç ben de geleyim demiyordu, hatta xmax'e dokunmamıştır bile.

Geçen yıl bu zamanlar vstrom'u alınca mayıs ayında okul sınıf arkadaşlarımızla liseye girişimizin 40. yılı diye Ege kıyısında bit otelde toplandık 3 gün aileler, çocuk çocuk eski arkadaşlarla toplaşmıştık. Orada bizim sınıftan motorcu arkadaşlara önceden söylemiştim, eşleri benim hanımı gaza getirdi, bakın biz de çocukları büyüttük artık motorla başbaşa geziyoruz ne güzel, bu bu yeni motordan önceden bizde de vardı artçı selesi de çok rahattır falan diye gazı verdiler. Madem öyle sen bu yaz kendi başına gez motora alış seneye bana da kask alırız beraber gezeriz demeye başladı.

Ocak ayında almanya'ya gitmişken oradan mont ve korumalı pantalon almıştık ama bagaj hakkımız çok yok diye başka ekipman almamıştık. Kask, bot ve eldiven de alınca onun da ekipmanları tamamlanmış oldu.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:


TR'de en ucuz 35bin'e bulmuştum, bana tax free dahil 25bin'e gelmiş oldu bir tanesi, iki tane kask, iki tane uzun adventure bot ve bir eldiven almış olduk, toplam tax free de 159.5 euro tuttu, 50 euro kuruşu verip 160 euroyu cebe attım, kredi kartının ekstresi gelince ona yatırırım o zaman bozdurup. :)
Yunanistan'da kask koruma ekipmanı diye KDV azmış, diğer ekipmanlarda daha yüksek. Herkes iyi kask alabilsin diye devlet güzellik yapmış, kdv'yi zaten tax free diye bir kısmını alıyoruz, güzel oluyor. Fırsatı olanlar gitmişken alışverişi de yapsınlar.
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:


Ben Trakyalı'yım güya ama biraz defoluyum, öyle oynamak dansetmek yeteneği yüklenmemiş bana. :)

Ama gezdiğimiz yerlerde ortamlar güzeldi, hanım "tam senlik yerlermiş buralar, rahat rahat bakın" dese de yok yaa yaşlanmışız ne bakıcam küçük hepsi diye kıvırmaya çalıştım umarım yemiştir. :)

Akşamına da Liman bölgesinde bizdeki bir zamanlar asmalımescit ya da çiçek pasajı benzeri mahallede mekanlardan birine oturduk, deniz ürünleri, şarap, bira falan ayı gibi yedik, fiyatının ucuz olması bir yana aynılarını aynı şekilde istanbulda bulamazdık. Bu sefer uzo içmedim, yorgundum, bira içtim. Tabak kırmadım ama gezerken geçtiğimiz sokaklarda tabak kırmalı mekan da vardı sanırım.
Abi tekerinize taş değmesin .
Maşallah size.
Okudukça keyif alıyoruz.
İnşallah yenge okumuyordur yoksa geçmiş olsun :D
Kaan abiyi seni daha tanımadım ama kaan abinin kırmızı tuborg sözü var .
Senin o tarafa gelirsem bir rakı içeriz .
Hepsi benden form abilerine yük olmayalım.
 
Katılım
30 Ağu 2014
Mesajlar
5,467
yunanistanın en sevdiğim yanı %24 kdv olması, ödediğin ücretin 5'te 1'ini geri alıyorsun, şahane bir olay ( =
 
Katılım
5 Tem 2022
Mesajlar
428
Süper konu, işte bu ya. Ellerinize sağlık, çok güzel anlatmışsınız, ekipmanları da güle güle kullanın. Ben de yazın ekipman alışverişi için Yunan turu yapmayı düşünüyordum, not aldım her şeyi.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst