27 haziran
Sabah ilk defa bir tir parkindan para odeyerek ayrilmis oldum. Cuzzi bi sey ama neyse.
vadiden yine bir gecide tirmanip motoru bayir asagi salladim. asagidaki duzluge indigimde cok guzel bir cesmeyle karsilastim . kaba bir tasin uc oyuguna yerlestirilen su kaynaklari ufak birer caglayan yaparak en sonda tek noktdan asagi akiyor. en en yere yakini da cocuklar icin:
duzluk boyunca devam edip sinira vardim. her sinir bir helecan. 40 bin dram hikayesi de ufaktan kafamda. ama herhangi bir sikinti olmadan, biraz beklemeyle de olsa Ermenistan'a veda ediyoruz. ama neyseki onumuzde koskoca -her anlamda- iran var, bir elim yagda bir elim balda
iran tarafindaki brokrasi ve arama tarama biraz sasirtti. kimse triptik sormayinca bosuna aldik hb kunduz derken cikis kapisindan geri ilgili binaya yonlendirdiler. binanin kosesindeki kapiyi tiklatip triptik fln dedim, turk-i azeriler. oturttular, bekle ilgili gelecek falan yok yav olur mu oyle sey illa oturttular, misafir perverlikleri sinir tanimiyor. neyse bi adam geldi beraber kalkip ana giristen binaya girdik. bankodaki adam fotokopi istedi. yanimdaki gorevli benim pasaportu aldi, neyse ben de bankodakiyle oteki isleri hallediyorum. bankodaki pass'i istedi herif kaybolmus. gittim yan binada buldum. neyse geldi benimle hala passport elinde, bankodaki alip icerde kopyasini cekti, ona mi bana mi vermek konusunda ufak bir tereddut yasayarak bana teslim etti. bu arada ben bu keko'nun muameleci oldugunu idrak etmis bulunuyorum. Muameleciysen de hizmetim bu fiyatim da budur diyeceksin. neyse isleri tamamlayip keko'ya hic pas vermeden motorun yanina gittim ki bu da arkamdan peydah oldu. eliyle para para isareti yapiyor. ne parasi? dedim. fotokopi parasiymis! fotokopiyi ceken adam -devletin fk makinasi- parasini ondan almis. Gule gule dedim gule gule
hayirlisiyla siniri terk ettik. sapsari bitkisiz ve coook sicak. cografya tamemen degisti. rast gele gidiyorum. ilk yerde bir harita almaliyim.
Hava gercekten de inanilmaz sicak
internetten indirmek icin kafeye gittim. ama motor kiyafetli cafe net seansi bardagi tasiran son damla oldu. acayip kotuyum, disari cikip oturdum, midem bulaniyor ve basim agriyor. 2-3 saat cafenin karsisindaki golgede esnafla oturdum. kafama su doktukce iyilestim. kafenin ustu damda kalalim dedi gencler, yumurtali tonbaligi yedik ve uyuduk.
ve iran ekmekleriyle ilk resmi karsilasmam:
Iranda bildigimiz anlamda ekmek bu ince ekmeklerin 3-4 cesidi var ve normal oranla daha lezzetliler.
Havanin daha guzel olabilecegini umid ederek urumiyeye gittim. Gelgelelim derya cekilmis. Geriye mor renkli tuz kalmis. Bu arada iranda parali yollarin ve koprulerin motorlara beles oldugunu da ogreniyorum. Ilerleyen zamanlarda iran ve turkiyenin temel yonetim anlayisi farklarina daha cok tanik olacagiz.
aksam harita bulmak icin merkezdeyim. trafik akil almaz derecede kalabalik. haritayi alip dondugumde motorun basinda bi eleman var. hello mello, fizyologmus ayda 5000 usd kazaniyomus fln -oldukca genc bi eleman- , aksam seni gezdirim diyor. Sinirdaki tecrubeden dolayi, kibarca bu is icin odeme yapmam gerekip gerekmedigini ogrenmek istiyorum,
profesyonel rehber misin dedim?
yok dedi.
eh dedim eger profesyonelsen sana para odemem gerekir.
yok canim olur mu fln dedi.
e madem oyle gezelim dedim ben de.
evi yakindaymis, o arabasini ben de motoru park eyledim. yuruyup konusuyoruz. icecek icelim dedi iyi dedim. hosta tarzi kalabalik mekanda durduk.
yok dedim hepsini sen odeme, paylasalim.
1000 tumen var bende cikardim
neyse sonra hallederiz dedi, iyi dedik bekledik icecekler geldi ictik fln. yuruken can dedi bu hizmet tam olarak ucretsiz degil. bana 10 euro odemen lazim. tadaaa!!.
Neden? dedim. -bu arada ingilizce kosuyoruz-
ben sana basta sordum bu is parali mi degil mi diye, sen yok dedin biz insaniz!.
e basta parali deseydim kabul etmezdin demez mi ahahaha.
yok dedim 1000 tumeni al istersen icecek icin -onu almadi ama!- neyse madem hizmetin parali ayrilalim dedim.
yok dedi illa devam para onemli degilmis!
Bu zihniyet herhalde herhalde o yoreye ait bir durum, cunku ileride cok kral azerilerle de tanisacagim
ertesin gun kuzeye yoneldim. serin bir yerler ariyorum ama her yer cayir cayir:
haziran 29
khoydayim. buralarda bir seylerin gercek fiyatini ogrenmek cok zor, standart bir turist kaziklama fiyat listesi var gibi. Ilerde bu suphecilige karsilik daha gercekci bir anlayis gelistirdik. Sinirlara yakinyerler kazikci.
haziran 30
bir gecelik turkiye ziyareti yaptim.
1 temmuz
Tekrar irana gecip, tebrize indim. Iki eleman arabalariyla cadir kurabilecegim yere kadar birakti. Onlarin gittikten sonra yolun ote tarafina gecmek istememle birlik, gaz kolu bosa dustu. Tel kopmustu, tam da yerinde gece gece. Napsam napsam darken havayla rolantiyi acmak geldi aklima, oyle oyle geceleyecegim yere vardim.
2 temmuz
Hava hasta edercesine sicak, cadirin ici cekilmiyor. Turkiyeden aldigim bi kiloluk cokokremle ince iran ekmegi yiyorum.
3 temmuz
gaz teli isine girisesim hic yok, etraf dolanip 2t yag ariyorum ama artik umidi kestim, mental olarak kendimi, kizima (sicaktan beyni bulanmis motorcu) 10-40 araba yagi koymaya hazirladim. bu gune kadar hic araba yagi yakmadi ablasi

icim kan agliyor ama yapacak bir sey yok.
bir takim saglik sorunlari dolayisiyla iran saglik sistemiyle de tanistik. memnun bi sorun yok. turk-i azeriler, aranizda bir ticaret iliskisi yoksa (o da bir kismi) gayet iyi insanlar cok yardimci oldular.
iranda yaygin bir gelenek taruf, daha once gelenler de bahsetmis, bir sey aliyosun mesela konak ol diyorlar yani para verme, bunu normalde reddedip, parayi odemek gerekiyor. ama 300 tumenlik suyu daha once 500'e satan bakkalin sigara tarufunu gorup, madem oyle oldum giti diyip ciktim, yuzundeki ifadeyi gormek lazimdi

zaten sigaranin ustunde de duty free only yaziyor.
4 temmuz
tel isini halletim, yola cikma zamani. merkeze inip para exchange eylemeliyim. bir iki banka gezdim ama turk parasi alan yok. bankalardan bir tanesindeki calisan sarrafa gitmek icin yardimci olmak istedi. birlikte gidip para bozdurduk. 2t yag sansimi denemek icin motorcularin merkezine gittik ardindan ve yoldas (arkadas kelimesi yok yoldas diyorlar) tukkanin birisinden du zamaneh yagla cikinca pek bir sevindirik oldum. iki tanesini ufak bir pazarlikla 5000 tumene aldim. uzun zamandir aynasiz surmekteydim. ama iranda lazim. iki de ayna aldim. yoldas daha once tr motorcu arkadaslari oldugundan bahsetmisti. ayrilirken tekrar onlardan bahsederken bendeki jeton dustu. en sevdigim gezi raporlardan birisinin sahipleri. yoldas onlara da yardimci olmus tebrizde bu sayede tanismislar. vay gardasim gel seni bir daha bagrima basayim dedim. beni yol ayrimina kadar gecirdi. Dunya kucuk
guzel hava yakalamak icin, doguya gidiyorum, bir parkta elleri dovmeli bir dayi serinden bahsediyor. bakalim adi gibi serin mi?
daglarin etegindeki serin gercekten de adi gibi. merkez cok turistik oldugu icin yakindaki daha ufak bir yere gittim. burada aksam once parasiz denilen kamp yerine yasli sahibi illa para isteyince iyi ben de giderim dede
gelgeleim motoru tepememe karsilik bir cevap alamayinca akunun bosalmis oldugunu fark ettim. Hay bin gunduz, tam da yerinde!
Neyse iterek ciktim bolgeden.
polislerle konusurken gelen daha yuksek rutbeli. cadirda yatamayacagimi otel falan dedi. iyi dedim ucretsizse otelde de yatarim sorun yok. bir takim fikir alisverislerinden sonra beni bir otele attilar. Boylece bu yolculugun ilk ve tek otel gecesini yasadik.
5 temmuz
merkezde aku ararken tanistigim, arkadas git gel cok yardimci oldu ama aku yok. eldeki ise delik ve asit sizdirmis. onu onarttik ve motor tekrar isler hale geldi.
aksam ustu astaraya vardim. devletun kamp yerine 2000 tumen dedi gorevli.
iyi bir bakip cikiyim dedim. pek hosuma gitmedi,
cikarken gorevli tamam yav sana abeles dedi

sehirde bir tur atip dondum. hazarda cimdim ve uyudum.
(okurken utandim valla ne pinti seymisim begn

)
Irana giderken cok ucuz olacagi beklentisini tasiyordum. Herhalde biraz da bundan. Fakat o super ucuz gunler geride kalmis. Politik, ekonomik ve psikolojik ambargo can sIkiyor.
6 temmuz
Sabah deryanin kenarinda ettim kahvaltimi.
Yine denizlere donmeliyim baco:
hazar boyunca guney doguya gidecegim.
aksam anzali'ye vardim. sicak turistik ve pahali. isfahanli araplarla biraz konustuktan sonra yattim.
Temmuz 7
sabah guzel havali bir yer sordum. ramsarin arkasi iyidir dediler, neyse motoru toplayim yola ciktim cakilda motor biraz yalplayinca verdim gazi ama herhalde bir de ayaga kalkmak lazimdi, tam topraga geciste uctuk, sagim solum siyrildi uzerime afiyet.
aksam ustu ramsardayim ingilizce konusan birisi cevarhirdi'yi tarif etti.
biraz alisveris edip dag yoluna ciktim. hava hakikaten guzellesti, yagmur bile yagdi valla

ama iste iranlilar gezmeyi acayip seven bir millet o yuzden hafta ici yada sonu guzel yerlerde mutlaka bir turist kalabaligi oluyor. tabi bunun guzel taraflari da var:
ipte cambaz ve altta cigirtkani
---------- Mesajlar birleştirildi - 22:20 ---------- bir önceki mesaj zamanı 21:29 ----------
temmuz 8
yatis ve komsuluk iliskileri ve ikramlari Kabul etmek gecti.
Temmuz 9
Irandaki kurtlere karsi uyarilmistim. Amman dikkat diyene, evet tehlikeliler, guzel yemeklerle gt gobek yapmaniza neden oluyorlar

komsulardan birisinin sesi ankaradaki bir hanimla ayni kaslari da onun gibi inceltilmis, o konusurken gozlerimi kapatip, kurt lehceli farsca konusmayla ankaradakinin goruntusunu birlestirip o farsca konusurken kendi kendime aptalca guluyorum ehu.
aksam acayip yapiskan bir yankesici konugum var, cok zor savdim basimdan.
Temmuz 10
su ana kadar tecrube ettigim iran icin sasirtici bir durum var sis! oglen rasht'teyim. pazarcilarin yaninda durdum. bunlar da cok misafirperver, en iyi turkce konusanlari bayrampasada iki yil yattiktan sonra iran'a donmus. bir torba karisik meyvayi kabul etmeden gondermediler.
Chalusten tahran tarafina dondum.
iranda cayi uc cesit farkli sekerle icebiliyorsunuz bunlardan en ilginci ile bu yolda karsilastim:
Kasik ve seker bir arada
yol kalabalik ama motor icin cok zevkli, araba paketlemesi de
Otomobillerin motorlara pek hormeti yok. Sen hizlandin mi onlarda hizlaniyor, hep one gecmeye calisiyorlar (dumandan mi diyorum ama yok yok

, ) vs. ozellikle u virajlarda disa savrulduklarinda icten gecmek cok eglenceli oldu.
nihayetinde bir kayak merkezine vardim. yolun gectigi zirvede kalabilecegimi ogrenince devam ettim ve hayatimdaki en dik egimli dar virajlari tatma imkanim oldu o kadar dik ki cogunlukla 1 vitesten yukarisini yemedi, dedim herhalde motor hararet yaparsa anca burada yapar. virajlardan biri alamayan pejo distaki tastan bariyerlere tirmanmis, gecmis olsun demek icin durunca motor azkaldi kalkmiyordu. sonunda super fantastish fasham tepesine vardim. ve bu arada apollonun gunes sarisi da gok yuzunun yamaclarindan denize kosmaktaydi:
tepede afganlar as pisirip satiyor. istedigim yere yerlesebilecegimi soylediler.
11 temmuz
sabah apollon safak perisini kovalamadan evvel uyandim. Hikaye odur ki apollon safak perisi dafneyi kucaklamak ister o da kacar
soguktu ama yagmur ciselemiyordu
Ve tilki yani herhalde tilki:
Bu da afgan cadiri:
daglarin ortasinda birisinin okuma odasi:
memedle vedalasip, tahrana dogru salladim motoru 3200 metreden sehre inmek hic iyi bir etki yapmadi, tahran kirli kalabalik ve buyuk bir sehir. iki gun kalip elcilik misafirligi yaptim. iki gun daha kalmam gerekince fasham'a donmeye karar verdim.
aksamustu fasham'a vardim bu sefer biraz da nezaket icabi memedin aslarindan bir tadiyim dedim. ingilizce bilen bir tip peydah oldu, gelip gecenlerden birisi. neyse aldim asi, ingilizce bilen 2000 tumen dedi. parayi verdim memed'e donup gulerek bu kiyagimi unutma gibisinden bir seyler soyledi farsca. hani iranda kaziklanmak siradan sayilabilir ama bu sefer bir de ikram edildik. iranlilar ticaret konusunda birbirlerine karsi da cok ikramkarlar. neyse sorun degil diyip kenarda oturup yemegi yerken bir az sonra memed geldi elinde 1000 tumenle bu senin dedi
yavas yavas gece bastirinca ay tepelerin ardindan kendisini gosterir. artemis (ay) sadece bir kere asik olmustur. coban endymion'a karyadaki latmos daglarinda uyurken. ve endymion ebedi uykuya mahkum olur. boylece ne yasamin zevklerini ne acilarini bilir ne de olum ona ugrar. artemis ona ay isigi olarak gelir ve endymion tanricayi ruyasinda gorur.
Temmuz 16
sabah iranda alisik olunmayan motor sesleriyle uyandim. hele bir cikip bakiyim uu keteme'ler hele dur yigenim dedim, iki zamanli yagi tahranda nerede bulurum? biraz ingilizce kostuktan sonra megerse turk-i azeri imis ve trkce konusmaya basladik. yer tarifi aldim hosbes hoscakal, iki dk sonra tekrar ayni motorun sesi ciktim, arkadasim sana yag getiriyo dedi. dedim gerek yoktu su an yagim var. neyse arkas geldi, yag degil direk yagli benzin geldi, yav benzinim vardi. olsun dolduralim dediler. herseyleri ktm sapka tsort, cadirlarina davet ettiler cadir ktm

megerse iran ana dagitimcisiymislar. bu arada 200sx'e (yanlis hatirlamiyorsam) binme hatasini yaptim, artci olarak da olsa. cok yaman bir sey.
hava serin de olsa cadirin sera etkisi yuksek, o yuzden sahra moduna gectim:
cadiri yere serip sadece dis tenteyi geriyoruz.
Temmuz 17
tahrana inip kagitlari verdim. artikin ozgurum, yallah, guneye. Tabelada old qom road; yaziyor. donelim eski guzeldir

. ama yol hakkaten eski, mola verecek bir yer yok, sonunda araclarin durdugu bir yere cektim ben de ama o da nesi, burasi terk edilmis baco. galiba eski qom yolu beni paralelde akan baska bir evrene savurdu -qom mistik ve dini bir sehir-
terk edilmis bir kervansaray: -modern zamanlardan kalma- old qom road
on farim calismiyor baco. o yuzden uyuyacak bir yer bulmaliyim...