motor 1 depoyla 400 km yapiyor arkadaslar, rezerve kadar da 320-350 km arasi o yuzden bir tuketim sorunum yohtur.
saygilaRR
motoru izmirden aldim o yuzden 35 plaka ankaraya cevirmedim 35 daha guzel
biraz daha ekeleme yapicam birazdan
---------- Mesajlar birleştirildi - 09:40 ---------- bir önceki mesaj zamanı 08:52 ----------
14 Haziran
sabah stepanavan information center'i bulmak icin merkeze gidiyorum. ayaklarim sirilsiklam parkta coraplarimi degistirip kahvalti ettim. ayaklarima torba gecirdim tek gercek plastik torba goretekz yalan. elma aldim bir kilo 1500 dram galiba kaziklandim, ulkelere adaptasyon surecinde normal sayilir. muzeden SIC'in yerini ogrendim cok yakinmis. ucretsiz harita ve bilgi alip parka gectim, ortam guzel hem biraz rota cikardim hem de bir seyler yazdim, muzeden muzik yayinlaniyor
GE'deki seramikler gibi sanat gundelik hayati zenginlestiriyor. darisi TR'nin basina ama sakaryaya diktikleri gibi degil, sirdansanat yeterlidir. ilk hedef mikaylov kardesler muzesi, WWII'de ilk savas MIG'ini tasarlamislar, ermenilerin bu kadar onemli katkilarinin oldugunu bilmiyordum. muzenin bulundugu Alaverdi geride kaldi ama emege saygi! geri donecegiz, bir ihtimal dusurdugum yagi da bulurum belki. oradan erken bolsevik Stepan ve yoldaslarinin gizli toplantilar yaptiklari magralar ziyaret edilecek sonra da Gumru istikametine donulecek.
Insanlar koylerde bile oldukca iyi giyiniyorlar. bazen yirtik pirtik bile olsa bir kibarlik var. muze tee tepedeymis.
Yoldan tepeye cikan teleferigin binasi:
evet erken donem miglerden birisi ve mikaylov.
muze kapali, ruzgarda sacaklar tinliyor. muzeden sonra yakindaki shanahin manastirina gittim, etraf cok varos ellerinde tespih sallayan bickin delikanlilar geciyor. yagmur bastirdi bu arada bes karavan emekli italyan geldi, oldukca "buyuk bir gezme sekli. rehberlerine oyle guzel rusca bilmiyorum dedim ki, rus musun diyor? o derece yani , yada bilmiyorum yerine biliyorum demis de olabilirim. tekrar kanyona inip cikarak kamp yeri ariyorum,
gun batmak uzere, kayip caglarin sihirli gecitlerinden birisi yolumu kesiyor
tamam mi devam mi?
geri donup kamp atip gunduz gecmeye karar verdim ve donmemle birlikte motor stop etti, elektrik var ama calismiyor. onu da yarina birakip yokus asgi salladim yolun kenarina biraktiktan sonra cadiri kurup girdim icine. uzaktan insan sesleri geliyor sanki balikcilar neseyle aglari topluyor isliklar, tekrarlanan bagirtilar. bu arada GE de duyup insan saklasmasi zannettigim uluma sesleri karsi tepelerden koro seklinde gelmekte.
---------- Mesajlar birleştirildi - 09:53 ---------- bir önceki mesaj zamanı 09:40 ----------
15 Haziran
sabah yine benzer isliklar ve sen bagrismalarla uyandim. keci cobanlari

birlikte motoru kurcaliyoruz. jawa'i biliyorlar. derken yoldan gecen bir jip durdu, ustayms, sonunda farin arkasinda cikan bir soket kesfedildi. ve motor calisti

bu arada keciler cadirin ustunde, yemeye baslamislar, -ne kurttan ne ayidan asil tehlike kucukbaslar!

- neyseki kurtariyoruz. toparlanip yola dustum, suyu gazlayip gectim sonunu dusunen kahraman olamaz! tarihi bir vadiden gecerek tam da magralar bolgesinden Stepanavan'a geri girdim. magralara giden merdivenli patikayi ot burumus,
eskiye ragbet olsa... sonunda bireysel cikarlarin otesinde idealleri gerceklestirmek uzere yapilan heycanli fisildasmalarin yankilandigi magralara variyorum. helecan verici. cunku gunumuzde de esas olan maddi yada baska turlu, oyle yada boyle "koseyi donmek"
futbol degil cok daha "cocukca" saf ve insanca konusmalarin evsahipleri.
yukari donup ufak meydanin yanindaki banklara oturup kendimi uzerimden akip giden zamana biraktim yine o yapraklarin hisirdadigi anlarin bir silsilesindeyim. kibele ve kronos'un "vahsi" askinin coculari ve onlarin dunya uzerindeki yazgisi... bunu idrak ve hissederek ve buna ragmen yasamak...bu sirada Stepan herseyin birbirine karistigi, kaos, bilinmezlik ve buhran icinden bu magralarda agzindan dokulen sozcuklerle "dogar" suretini gorunur kilar...
turkce bilen bir balikciyla konusuyoruz, bana bir icki sisesinin kapagindan kopmus bir takvimi yeren alip eliyle duzeltip "guzellestirerek" hediye ediyor, yeminnen icim sicak bohuca gibin oldu... ve belki bu gezinin en onemli hatiralarindan birisi olan bu takvimi uzerime afiyet kaybettim

r:
merkezden yiyecek yuklendim, bir kac gun ormana gidip inzivaya cekilezegim. EM'de %99 hersyin uzerinde fiyat etiketi var, bundan oldukca memnunum aksi halde alisveris etmek cok zorlasiyor. darisi GE'nin basina
---------- Mesajlar birleştirildi - 10:06 ---------- bir önceki mesaj zamanı 09:53 ----------
16 Haziran
golgelik olmadigi zaman yapamadigim yatak keyfini yapiyorum bu gun. dallarin arasindan sizan gun isigi cadirin uzerine oynasiyor. ic ses sustugunda ben ve ben olmayanin sinirlari da yok oluyor ve sonsuzlukta kendimi yitiriyor ve buluyor gibi oluyorum. bir ve ayni anda...
gun camasir ve yemekle gecti, aksam uzeri yakindaki endustriyel yapiya kahve davetine icabet etmek uzere gidiyorum, ufak bir elektrik santrali suyla calisiyor ama rezervuar su biriktirme falan yok uc kasabanin elektrigi buradan gidiyormus anladigim kadariyla.
buarada bir suru kus var, cesit cesit, en ilgincleri 1 metre kadar alcaktan ucan tombikler. zamanin da biz de kus beslemistik. cirkin bir tane vardi, buna konusmayi ogretmistim, sonradan ogrendim ki bu disiymis ve disiler konusmazmis bizimki haric

.
camasir kebabi: