Teorik sınavdaki puan gerçek hayatta ne yazık ki çok efektif değil. Gereksiz demiyorum tabi ki de, motosiklet olayında eğitimin sonu yok. Uçsuz bucaksız bir dünya. Sürdükçe tabi ki çok şey öğreneceksiniz, maddi durumunuzu bilemem tabi de gücünüz yetiyorsa düzgün bir eğitmen ya da kurstan (sürücü kursu değil) eğitim almanız. Unutmayın, motosikletin size ihtiyacı yok. Ama sizin güvenliğe her zaman ihtiyacınız olacak, ekipman almışsınız anladığım kadarıyla, eğitimle de pekiştirirseniz süper olur.
Motosiklet olarak ise, saydığınız modellerin hepsi çok iyi tabi ki. Açıkçası o dört model için tek diyebileceğim hangisi tarzınıza hitap ediyorsa o. Hepsinin birbirine göre iyi ve kötü yönleri var, o yüzden tarzınız ya da gözünüze hangisi hoş geliyorsa o. Gerçekten aralarındaki fark yok, birisinin oturuşu rahatken, diğeri az yakar, birisinin titreşimi az ise, diğerinin amortisörleri serttir falan. En iyisi diye birşey yok şu 4 model arasında. Tarzınız ve keyfinize göre seçiminizi yapın.
Ha benim için önemli olan şey konfor, o yüzden duke derim, en azından diğer saydığınız modellere göre topcase koyunca daha bi az sırıtıyor. Ben mont ve kask taşımaktan bıktığım için şahsi yorumumu kattım tabi ki.
Ayrıca, CBR ve YZF SS tipli motosikletler olduğu için ayrı bir itici geliyor bana. Bu kısmı zevkler renkler olayı.
Kazasız belasız kullanın, hız yapmayın, özellikle 125cc motorlarda yapacağınız hız, apaçilikler falan çok anlamsız. Zaten kullandıkça anlarsınız. Hani sürekli tapa gaz gitseniz bile keyifsiz ve motosiklet gitmeidği için anlamsız. Ama çok güzel kaza yaparlar, o yüzden aman diyeyim. Sakin sakin, önünüze baka baka, o kadar para verip aldığınız motosikletin canını okumadan kullanın.