- Katılım
- 3 Haz 2007
- Mesajlar
- 1,150
- Konu Yazar
- #1
ybr den fz6 fazere
arkadaşlar okumadan yorum yapmayalım.lütfen konu başlangıç motoru nedir ne değildire dönüşmesin ben bunları fazlasıyla biliyor ve hiç unutmadan her motorun üstüne çıktığımda uyguluyorum.bu konu benim şahsıma özel durumumun sohbetidir.
bu gün yeni fazerimi aldım.durumumun pek çok boyutu olduğundan özellikle ayrı konu açıp bunu sizlerle bir sohbet havası ile paylaşıp bir kaç sorumu sormak istiyorum.
öncelikle:
ben 35 yaşındayım.14 yıldır otomobil kullanıyorum,çocukluktan beri ve hala yaz kış bisiklete biniyorum.
bu benim ikinci motorum.ilk motorum ybr 125.onu da geçen sene bu forum sayesinde inceleyerek aldım.bu motorla yaklaşık 7-8000 km yol yaptım.kışın yerde buz olduğu zamanlar haric haftalık bir kaç yüz km ortalamam oldu.ben sezonu hiç kapatmadım.
pekii neden motoru büyüttüm:
- ben motoru genelde uzun yol ve şehir dışı gezilerde tercih ediyorum.bu yüzden ybr yetmiyor.
-çok zor mal alıp satan biriyim herkes bu işe giren orda durmaz demekle beraber ben öyle değilim,sahip olduğum bir şeye kendimi uydurup sahip olabildiğim kadar uzun süre kullanmayı seviyorum .yani 250 cc ya da bundan daha zayıf bir motor alıp bir sezon da onla gezmek istemedim,bundan daha fazlasını da istemiyorum.
bu şartlarda ybr ile şu anda resmen sağ gözle ileri sol gözle geri
dikiz aynalara bakıyorum(neden sağ göz demeyin yorulunca göz değiştiriyom :queen::queen::queen::queen
.çünki motor zayıf .arkadan gelen kamyon ve tırlar ciddi ciddi başa bela oluyor.kuş serisi ve hafif ticarilerin makaslarını hiç sayma.
iki üç ay abs li motor aradım burdan hepiniz yorumlarımı ,ilanımı vs okudunuz.ama sezon satışlar canlanmasa da fiyatlar canlandı ve ikinci el
bulamadım.önüme çıkan çok cazip motoru da kaçırmak istemedim.
bu konu lütfen tekrar hatırlatıyorum başlangıç motoru nedir ne değildir yorumu almasın.ben cidden çok sakin ve cidden çok dikkatli bir insanım.abartı heyecanlara hayatımda çok fazla yer yok.
bu gün yeni motorumu 70 km test ettim.
ve benim temel prensibim:
kontrolsüz güç güç değildir.
benim motosikletten beklentim şu:
uzun yolda yorulmayacağım rahatlıkta,ihtiyacım anında saliseler içinde arkadan gelen tehlikeyi(kamyoncu, vs şehirler arası) berteraf edebilecek tepkide bir motor.(bu bağlamda fren mevzuunu konu sonuna saklıyorum.)
-motora binmezden önce nasıl bir güce kontrol edeceğimi anlamak adına durduğu yerde hafif bir gaz verdiğimde kendini kontrol edemeyecek zihniyette ve tecrübesiz bir insanın başına ne gelebileceğini anında anladım.motorun durduğu yerde yediği gazdan gücü hissediyorsunuz.
-motorun üstünde hareket anında ve düz alanda kilodan dolayı hiç bir sıkıntı yaşamıyorsunuz.çünki motor oldukça dengeli ve rahat bir motor 5 km hızda giderken bile yan yatma eğilimi yok,sağa sola dahi yalpa olmuyor(ybr de 10-15 km ye çıkınca rahatlıyorsunuz.)
ilk etapta iki şey rahatsız etti:
1.motorun hemen bütün büyük motorlarda olduğu gibi grenajı sabit.bindiğim ybr de ise direksiyonla beraber dönüyor ki,ilk dönüşlerde dönmek yerine düz gidiyormuşum gibi bir rahatsızlık verdi.ve bir müdded grenaj gözüme takıldı.ki 70 km sonunda motordan indiğimde buna alıştığımı fark ettim.
2.motorda ayak koyduğum yerler benim oturuş şeklime göre,yere bastığımda ayaklarıma takılıyor.bunun doğru oturuş şekli nasıl olmalı.lambalarda durduğumda ybr den yüksek olduğundan hareketi biraz kısıtlıyor.ben biraz depoya yaslanmayı sevdiğimden bu pozisyon oluyor galiba.
bunların dışında bana her şey rahat geldi.
-ilk kalkışta gazı fazla açarsanız tek tekere kalkma ihtimali oldukça yüksek ki bunu kontrol etmek benim için problem yaratmadı(bir ara iki arabın altlarındaki motoru nasıl kaçırdığını gösteren bir film vardı gülmekten kırılıarak izlemiştik.)
-sakin ve kontrollü hareket ettiğimizde durmak kalkmaktan daha rahat.
-benim için büyük motora geçişteki sıkıntıdan sayılırsa sıkıntım durduğu yerde ağır olması.ki bu da hafif ybr den gelen alışkanlıktan başka bir şey değil ki ybr ye ilk bindiğimde bundan çok daha fazla zorlanıyordum.
----------
motoru almazdan önce benim beklentilerim kafamda oturduğu halde forumda ve dost arkadaş sohbetlerindeki yorumlar kafa karıştırıcı türden di.
hep:
"98 beygir ve zayıf fren ön plandaydı."
-ben kafamda gerektiğinde ihtiyacım kadar gücü verebilecek bir motor isteyip bunun kontrolüm dışında olmamasını istiyorum ki :
bu düşünceme göre:
"iyi ki fazeri almışım"
dikkat edin ben bu yazımda hiç kimseye tavsiye de bulunmuyorum.isterseniz 50 cc scotere binin ne yapcağınızı sapıtırsanız baş sağlığı bölümünde yazınızı okuruz.
-şimdi gelelim fren mevzuuna:
ben size soruyorum.motor durmuyor diyen arkadaşlar hangi şartlarda frenler zayıf kalıyor yada arka teker kilitleniyor.bunu hem öğrenmek hem de tartışmaya açmak adına soruyorum:
çünki ben bu gün ostimden istanbul yolu üzerinden eryamana,ordan sitelere ,ordan da keçiörene 70 km lik bir gezi yaptım.yeri geldi 150 yaptım,yeri geldi lambalarda durdum.ama inanın bana lambalar dışında neredeyse hiç fren kullanmadım.akıllı uslu olup yolda beklenmedik bir değişliklik olmazsa motor sizi götürüyor da ,durduruyor da.
çünki öndeki takip mesafemi koruyup,yolun durumuna göre orta ve sağ şeritten uzak durdum.ama biliyorum ki virajın çıkışını görmez ve zamanında hız kesmezsem yol da bitebilir,yada tali yoldan gelen arabanın sizin önünüze atlaması her an mümküğündür ki hiç bir motorun 150 ile giderken zınk diye durması mümkün değildir diye düşünüyorum.
-gene söylüyorum iyi ki bu motoru almışım,çünki en sol şerit dışında sağ şeridi ve bazen de yolun durumuna göre orta şeridi tercih ediyordum ki ufak cc zaten daha fazlasını kaldırmıyor,devamlı minibüs,taksi vs in sağa önüme kırması,tali yolun benim geldiğime bile bakmaması durumu sözkonusuydu,şimdi öyle olmayacak ve ben yolun durumuna göre biraz gaz açıp solu,yol boşken gaz kesip orta şeridi kullanabileceğim.
-sakın bu motoru büyüttü kontrolü bıraktı imajı olmasın.aksine arkadan gelen yoksa zaten solda da olsam basmıyorum.yol durumuna göre zaten benim hızımı hesap etmeyip öndekini sollayacak zaten olacak ki bu sağa ani kırıp yolcu almakla mukayese bile edilemez.
-kısaca motora çok kısa bir sürede ısındım.motor cidden çok sessiz ki kulak sağlığı için iyi bir şeymiş.hatta bu rahatlıkla eve gelirken motorun sessizliğinden kendisnin de bir sesi olduğunu unutmuşum.ben normalde lambalarda ben hep motor sesi dinlerim sağdan sola vs kıran aceleciler sıkıştırmasın diye.bu defa ben durduğumda etrafta hiç kimse olmadığı halde bir araba motoru duydum ama etrafa baktığımda hiç araba yoktu ki allah allah bu benim motormuş diye kendi kendime güldüm.
şimdi gelelim sorularıma:
1-motor normalde oldukça sessiz olduğu halde çok dikkatimi çekti hangi vites kaçıncı devir fark edemedim ama belli bir aralıkta oturduğunuz yerde ince bir titreme hissediyorsunuz ki bu biraz alt devirlerde oluyor.90ı geçince titreme yavaş yavaş kayboluyor.bu sizde de oluyor mu?
2-malesef ülkemiz yolları yer yer tamamen bozuluyor,yer yer asvaltta kasisler oluyor.(bozuk yolda hızlı gitcek değiliz ama fıstık gibi asvaltta bozuk kısım mutlaka olabiliyor.) bu motor sanki ybr den biraz daha zıplatıyor gibi geldi.acaba bütün büyük cc motorlar böyle mi?sanki ben motorda biraz hoplama oluyor gibi hissettim.
3-her motorcunun korkulu rüyesı lambalarda kendini bilmezin birinin arkadan çarpmasıdır.bir tek bu dezavantaj biraz canımı sıktı.çünki ben ybr de iken lambalarda durduğumda yolun durumuna göre kendimi ayaklarımla rahat ve boş bir pozisyona ayarlıyordum.şimdi motorda boy çok önemli.ancak sorduğum arkadaşlar bu motor senin boyun için problem değil demişlerdi.boyum 175 cm yani kısa değilim.ama motor boy yetse de ybr gibi üstünde yürüyerek kendine yer ayarlamaya uygun değil.şimdi lambalar için en güvenli yol pozisyonunu gene arkadan gelen öne geçmeyecek şekilde şerit ortalayarak alıyorum.bunun dışında da yapılabilecek başka şey yok galiba değil mi?
-----------
70 km test sürüşüne göre oldukça uzun bir yazı oldu.sabırlarınız için teşekkürler(bu kadar ayrıntıya girdim diye acemiyim zannetmeyin ama inanın ,ankaranın o nefret ettiğim trafiğine rağmen bu günkü her km benim için oldukça zevkli geçti.)
------------
kullanım klavuzunun türkcesini ilk sahibinden aldım.istek olursa scannerde taratırım.
arkadaşlar okumadan yorum yapmayalım.lütfen konu başlangıç motoru nedir ne değildire dönüşmesin ben bunları fazlasıyla biliyor ve hiç unutmadan her motorun üstüne çıktığımda uyguluyorum.bu konu benim şahsıma özel durumumun sohbetidir.
bu gün yeni fazerimi aldım.durumumun pek çok boyutu olduğundan özellikle ayrı konu açıp bunu sizlerle bir sohbet havası ile paylaşıp bir kaç sorumu sormak istiyorum.
öncelikle:
ben 35 yaşındayım.14 yıldır otomobil kullanıyorum,çocukluktan beri ve hala yaz kış bisiklete biniyorum.
bu benim ikinci motorum.ilk motorum ybr 125.onu da geçen sene bu forum sayesinde inceleyerek aldım.bu motorla yaklaşık 7-8000 km yol yaptım.kışın yerde buz olduğu zamanlar haric haftalık bir kaç yüz km ortalamam oldu.ben sezonu hiç kapatmadım.
pekii neden motoru büyüttüm:
- ben motoru genelde uzun yol ve şehir dışı gezilerde tercih ediyorum.bu yüzden ybr yetmiyor.
-çok zor mal alıp satan biriyim herkes bu işe giren orda durmaz demekle beraber ben öyle değilim,sahip olduğum bir şeye kendimi uydurup sahip olabildiğim kadar uzun süre kullanmayı seviyorum .yani 250 cc ya da bundan daha zayıf bir motor alıp bir sezon da onla gezmek istemedim,bundan daha fazlasını da istemiyorum.
bu şartlarda ybr ile şu anda resmen sağ gözle ileri sol gözle geri
dikiz aynalara bakıyorum(neden sağ göz demeyin yorulunca göz değiştiriyom :queen::queen::queen::queen
iki üç ay abs li motor aradım burdan hepiniz yorumlarımı ,ilanımı vs okudunuz.ama sezon satışlar canlanmasa da fiyatlar canlandı ve ikinci el
bulamadım.önüme çıkan çok cazip motoru da kaçırmak istemedim.
bu konu lütfen tekrar hatırlatıyorum başlangıç motoru nedir ne değildir yorumu almasın.ben cidden çok sakin ve cidden çok dikkatli bir insanım.abartı heyecanlara hayatımda çok fazla yer yok.
bu gün yeni motorumu 70 km test ettim.
ve benim temel prensibim:
kontrolsüz güç güç değildir.
benim motosikletten beklentim şu:
uzun yolda yorulmayacağım rahatlıkta,ihtiyacım anında saliseler içinde arkadan gelen tehlikeyi(kamyoncu, vs şehirler arası) berteraf edebilecek tepkide bir motor.(bu bağlamda fren mevzuunu konu sonuna saklıyorum.)
-motora binmezden önce nasıl bir güce kontrol edeceğimi anlamak adına durduğu yerde hafif bir gaz verdiğimde kendini kontrol edemeyecek zihniyette ve tecrübesiz bir insanın başına ne gelebileceğini anında anladım.motorun durduğu yerde yediği gazdan gücü hissediyorsunuz.
-motorun üstünde hareket anında ve düz alanda kilodan dolayı hiç bir sıkıntı yaşamıyorsunuz.çünki motor oldukça dengeli ve rahat bir motor 5 km hızda giderken bile yan yatma eğilimi yok,sağa sola dahi yalpa olmuyor(ybr de 10-15 km ye çıkınca rahatlıyorsunuz.)
ilk etapta iki şey rahatsız etti:
1.motorun hemen bütün büyük motorlarda olduğu gibi grenajı sabit.bindiğim ybr de ise direksiyonla beraber dönüyor ki,ilk dönüşlerde dönmek yerine düz gidiyormuşum gibi bir rahatsızlık verdi.ve bir müdded grenaj gözüme takıldı.ki 70 km sonunda motordan indiğimde buna alıştığımı fark ettim.
2.motorda ayak koyduğum yerler benim oturuş şeklime göre,yere bastığımda ayaklarıma takılıyor.bunun doğru oturuş şekli nasıl olmalı.lambalarda durduğumda ybr den yüksek olduğundan hareketi biraz kısıtlıyor.ben biraz depoya yaslanmayı sevdiğimden bu pozisyon oluyor galiba.
bunların dışında bana her şey rahat geldi.
-ilk kalkışta gazı fazla açarsanız tek tekere kalkma ihtimali oldukça yüksek ki bunu kontrol etmek benim için problem yaratmadı(bir ara iki arabın altlarındaki motoru nasıl kaçırdığını gösteren bir film vardı gülmekten kırılıarak izlemiştik.)
-sakin ve kontrollü hareket ettiğimizde durmak kalkmaktan daha rahat.
-benim için büyük motora geçişteki sıkıntıdan sayılırsa sıkıntım durduğu yerde ağır olması.ki bu da hafif ybr den gelen alışkanlıktan başka bir şey değil ki ybr ye ilk bindiğimde bundan çok daha fazla zorlanıyordum.
----------
motoru almazdan önce benim beklentilerim kafamda oturduğu halde forumda ve dost arkadaş sohbetlerindeki yorumlar kafa karıştırıcı türden di.
hep:
"98 beygir ve zayıf fren ön plandaydı."
-ben kafamda gerektiğinde ihtiyacım kadar gücü verebilecek bir motor isteyip bunun kontrolüm dışında olmamasını istiyorum ki :
bu düşünceme göre:
"iyi ki fazeri almışım"
dikkat edin ben bu yazımda hiç kimseye tavsiye de bulunmuyorum.isterseniz 50 cc scotere binin ne yapcağınızı sapıtırsanız baş sağlığı bölümünde yazınızı okuruz.
-şimdi gelelim fren mevzuuna:
ben size soruyorum.motor durmuyor diyen arkadaşlar hangi şartlarda frenler zayıf kalıyor yada arka teker kilitleniyor.bunu hem öğrenmek hem de tartışmaya açmak adına soruyorum:
çünki ben bu gün ostimden istanbul yolu üzerinden eryamana,ordan sitelere ,ordan da keçiörene 70 km lik bir gezi yaptım.yeri geldi 150 yaptım,yeri geldi lambalarda durdum.ama inanın bana lambalar dışında neredeyse hiç fren kullanmadım.akıllı uslu olup yolda beklenmedik bir değişliklik olmazsa motor sizi götürüyor da ,durduruyor da.
çünki öndeki takip mesafemi koruyup,yolun durumuna göre orta ve sağ şeritten uzak durdum.ama biliyorum ki virajın çıkışını görmez ve zamanında hız kesmezsem yol da bitebilir,yada tali yoldan gelen arabanın sizin önünüze atlaması her an mümküğündür ki hiç bir motorun 150 ile giderken zınk diye durması mümkün değildir diye düşünüyorum.
-gene söylüyorum iyi ki bu motoru almışım,çünki en sol şerit dışında sağ şeridi ve bazen de yolun durumuna göre orta şeridi tercih ediyordum ki ufak cc zaten daha fazlasını kaldırmıyor,devamlı minibüs,taksi vs in sağa önüme kırması,tali yolun benim geldiğime bile bakmaması durumu sözkonusuydu,şimdi öyle olmayacak ve ben yolun durumuna göre biraz gaz açıp solu,yol boşken gaz kesip orta şeridi kullanabileceğim.
-sakın bu motoru büyüttü kontrolü bıraktı imajı olmasın.aksine arkadan gelen yoksa zaten solda da olsam basmıyorum.yol durumuna göre zaten benim hızımı hesap etmeyip öndekini sollayacak zaten olacak ki bu sağa ani kırıp yolcu almakla mukayese bile edilemez.
-kısaca motora çok kısa bir sürede ısındım.motor cidden çok sessiz ki kulak sağlığı için iyi bir şeymiş.hatta bu rahatlıkla eve gelirken motorun sessizliğinden kendisnin de bir sesi olduğunu unutmuşum.ben normalde lambalarda ben hep motor sesi dinlerim sağdan sola vs kıran aceleciler sıkıştırmasın diye.bu defa ben durduğumda etrafta hiç kimse olmadığı halde bir araba motoru duydum ama etrafa baktığımda hiç araba yoktu ki allah allah bu benim motormuş diye kendi kendime güldüm.
şimdi gelelim sorularıma:
1-motor normalde oldukça sessiz olduğu halde çok dikkatimi çekti hangi vites kaçıncı devir fark edemedim ama belli bir aralıkta oturduğunuz yerde ince bir titreme hissediyorsunuz ki bu biraz alt devirlerde oluyor.90ı geçince titreme yavaş yavaş kayboluyor.bu sizde de oluyor mu?
2-malesef ülkemiz yolları yer yer tamamen bozuluyor,yer yer asvaltta kasisler oluyor.(bozuk yolda hızlı gitcek değiliz ama fıstık gibi asvaltta bozuk kısım mutlaka olabiliyor.) bu motor sanki ybr den biraz daha zıplatıyor gibi geldi.acaba bütün büyük cc motorlar böyle mi?sanki ben motorda biraz hoplama oluyor gibi hissettim.
3-her motorcunun korkulu rüyesı lambalarda kendini bilmezin birinin arkadan çarpmasıdır.bir tek bu dezavantaj biraz canımı sıktı.çünki ben ybr de iken lambalarda durduğumda yolun durumuna göre kendimi ayaklarımla rahat ve boş bir pozisyona ayarlıyordum.şimdi motorda boy çok önemli.ancak sorduğum arkadaşlar bu motor senin boyun için problem değil demişlerdi.boyum 175 cm yani kısa değilim.ama motor boy yetse de ybr gibi üstünde yürüyerek kendine yer ayarlamaya uygun değil.şimdi lambalar için en güvenli yol pozisyonunu gene arkadan gelen öne geçmeyecek şekilde şerit ortalayarak alıyorum.bunun dışında da yapılabilecek başka şey yok galiba değil mi?
-----------
70 km test sürüşüne göre oldukça uzun bir yazı oldu.sabırlarınız için teşekkürler(bu kadar ayrıntıya girdim diye acemiyim zannetmeyin ama inanın ,ankaranın o nefret ettiğim trafiğine rağmen bu günkü her km benim için oldukça zevkli geçti.)
------------
kullanım klavuzunun türkcesini ilk sahibinden aldım.istek olursa scannerde taratırım.
Son düzenleme: