Arkadaşlar her taksi şöförü Remzi Bey gibi bu tip şeyleri kendine dert etmez biliyorsunuz. Biz dikkat edeceğiz bu kadar basit. Paranoyak gibi gezeceğiz. Kafamızda led tabelalar ile bile gezsek görünmediğimizi bileceğiz. Sezon (ne demekse) açıldı. Motosiklet dernekleri, sürüş okulları, bireysel eğitmenler neredeyse her hafta eğitim düzenliyorlar. En uygun bulduğunuz bir tanesine katılmanızı tavsiye ederim. Hem farkındalığınız hem sürüş becerileriniz artacaktır. Dün böyle bir eğitimdeydim. Daha önce defalarca katılmama rağmen hala belirgin alışkanlıklarımı sürdürdüğümü "fark ettiler". Bakın fark ettiler diyorum çünkü kendi başıma belirleyemeyeceğim şeyler bunlar. Uzman gözler ile gözlemlenmek gerekiyor. Trafikte hayatta kalmak ve motosiklet sürmenin keyfini almak için sürüş şeklinizi ve alışkanlıklarınızı değiştirerek başlayabilirsiniz.
1- Hız sınırlarına riayet edin. Aslında bunu böyle söylemek değil tam olarak anlatmak istediğim. Güvenli gördüğünüz hızda gidin. Eğer bomboş bir Edirne otobanı söz konusuysa isterseniz 500 basın. Ama akıcı bir E-5 trafiğinde 80'i geçmeyin. Bir şekilde şehir içi yollara girdiyseniz 50 sizin üst limitiniz olsun, yol kenarında insan veya hayvan varsa 30 km/h i sınır kabul edin. Bu şekilde belayı kendinizden kat be kat uzak tutabilirsiniz.
2- Görünürlüğü artırmak için (yukarı bakmayan) sis farları ile destekleyin ön görünüşünüzü. Koyacak yeriniz varsa sisybar'ınızın üst noktasına bir fren lambası daha ekleyin. KAskınızda ve kıyafetinizde reflektör özellikli malzemeler kullanın.
3- Yol ayrımlarında kati surette ayrım olduğu taraftan kimseyi geçmeyin. Hatta ayrımdan uzaklaşıp önceden konumunuzu orta şeride taşıyın.
4- Sürüş sırasında gergin veya sinirli olmanızı gerektiren bir durum olursa ya kenara çekip biraz nefeslenin veya benim taktiği kullanın. Alttaki fotoğraf eve sağ salim dönmemi bekleyen sevgilime ait. Bu fotoğrafı yarım saniye gözümün önüne getirdiğimde ne stres kalıyor, ne trafikte önüme kıran taksiciye kinim. Öneririm. Sevdiklerinizi unutmayın...