Motosikletlerin teknik verilerine ve testlerine bakarak yapılan tercihler ülkemizde ne kadar yanlış olabiliyormuş onu gördüm.
Bu Mayıs başında Daytona'dan Yamaha Xmax 250i aldım.Motorumdan gayet memnun olabilirdim,gelgelelim servis,yedek parça ve satıcı üçgeni adeta bir şeytan üçgeni olmuş,müşterilere sinir testi yapıyorlar.
Daytona'ya(arkadaşlarımdan yeteri kadar kötü şöhretlerini duymuş olmama rağmen) gittiğim ilk gün gözlerinde dolar işaretini açık açık görebileceğiniz Bülent Mamay,ak sakallı bir dede tadında yardımcı oldu.5 dakika içinde parasını aldı.1 gün sonra motoru teslim almaya gittiğimde içeri girince "Buyrun ne istemiştiniz?" dedi.Harika bir esnaf anlayacağınız.Neyse,birkaç gün gecikmeyle motorumu aldım ve 3300 km'yi sorunsuz olarak katettim.
2 gün önce bir hırsız torpido gözümü zorladığı için plastik kilidinin kırıldığını gördüm.Daytona servise gittiğimde pişkin elemanların verdiği yanıt şu oldu:"Parça bizde zaten yok.Beldeyama'da varsa 1 haftada hallederiz".Yumruklarımı sıkarak ,saldırmamaya çalışarak "Peki parça yoksa?" dedim.Parça yoksa 6 hafta sürüyormuş!!!Kafalarına geçirmek istediğim "Yamaha Yetkili Servis" tabelasının altında bana verebildikleri tek şey 10 cm bir koli bandı oldu.Sonra yüzüme bile bakamadan kayboldular,ben de koli bantlı motorumla pizza dağıtıcıları gibi yola koyuldum.
Bu parça motorun gitmesine engel olacak bir parça olsaydı 6 hafta motor kaldırımda duracak demektir.
Seçim sizin.Ama asla ve asla Honda'dan şaşmayın derim.Yamaha satış dışında HİÇ BİR ŞEY yapamıyor.Hele DAYTONA'nın önünden bile geçmeyin,sadece sinirinizi zorlarsınız.
Hepinize kazasız ve sorunsuz(Honda'lı) yolculuklar diliyorum.