Herkese selam, biraz uzunca yazarak başınızı ağrıtacağım, affınıza sığınıyorum.
Önceki yazılardan da görebileceğiniz gibi bir RM5 sahibiyim, aktif de kullanıyorum, günlük 75 km kadar.
Bildiğiniz gibi motorun bir çok sorunu çıktı, malum ilk sürüm, hepsi de çözülebilecek sorunlar, tabi ki çözülürken uzun süren ve baş ağrıtan sorunlar da var, şu an bahsettiğim bunlar değil.
Ben bu sorunların tamamını hallettim, motorun titreşimi dışında hiçbir sorunu kalmadı, mutlu ve sorunsuz kullanmaktayım.
Ancak vicdanlı bir birey olarak, bugüne kadar yaşanmış küçüklü büyüklü tüm sorunları buradan dile getirmek ve insanlık görevimi yerine getirmek istiyorum, motoru hala daha düşünen arkadaşlara da büyük fayda sağlayacağıma eminim.
Öncelikle yeni fiyat ile ilgili olarak, fiyatı anormal bulmadığımı belirtmeliyim. Tek bir hata var ki, o da ikinci sürüm motorun ilk olarak 21-22 bandından satışa sunulması gerektiğini düşünüyorum. 100 adet dahi olsa üretilip bu fiyatlardan satılmalı, firmanın hatalarından ders çıkardığını ve işlerinin arkasında durduklarını kanıtlamalılardı.
Yeni alacak arkadaşlar neye güvenerek bu motoru alacaklar? "Siz merak etmeyin, sorunları giderdik" lafına güvenerek mi bu fiyattan bu motoru alacaklar?
Kendilerini ispatladıktan sonra diledikleri fiyattan satışlarını yapabilirlerdi kanaatindeyim.
Bence fiyat/performans gereği peynir ekmek gibi satacak bir motorun içine ettiler, şu anda da sıvıyorlar.
Bu motora sahip birçok arkadaş ile ortak bir konuşma grubumuz var, burada sorunlarımızı ve kendimizce bulduğumuz çözümleri birbirimizle aktarıyoruz.
Asıl konuya gelecek olursam, bugüne kadar yaşanmış sorunları kabaca dile getireyim;
- Arka frenden gelen sesler ve diskten gelen cızırtılar (Parça değişimi ile düzelmiyor ne yazık ki, çoğu kişi daha kaliterli farklı ürünleri satın almayı düşünüyor)
- Ön ve arka çamurluğun tekerle teması (Basit bir şekilde çözülüyor)
- Bazı motorlarda ters (hatalı yönde) takılan lastikler.. (Servis)
- Hava emme borusunun yerine oturmaması (Serviste çözülüyor)
- Motorun düzgün çalışması ile ilgili bazı kabloların yerinden çıkması (Serviste çözülüyor)
- Henüz 4 bin km'ye gelmeden kopan kayışlar (Bando taktık diye yere göğe sığdıramıyorlardı, çakma bando çıktı, siyah bando. Yeşil bando yeni kayış takarak sorunu çözdük. Henüz kopmamış kayışlarda da, bakım için varyatör bölümü açıldığında içinden çıkan kayış tozunun haddi hesabı yok) (Garantiden kendi kayışı değişir tahminimce, aklı olan talep etmiyor)
- Bagalar henüz 400-500 km olmasına rağmen erimeye başlıyor (Kendimiz baga takarak/taktırarak sorunu çözüyoruz)
- Daha 4 bin km dahi görmemiş olan bir çok motorun sübap ayarı istemesi (Soğukken tekleme ve stop sorunu yaratıyor)
- Gaz teli kopan motorlar
- Ön çamurluğun arkası kısa tutulduğu için, motorun gidon altındaki kablolara su atıyor (Örneğin bu sebeple uzun farlar kapalı olmasına rağmen açıkmış gibi göstergedeki ışığı yanabiliyor. Işığın gereksiz yere yanmasından başka bir sakıncası yok. Kablolara makaron yaptırarak sorunu çözdüm, fırsat bulunca çamurluğu uzatmak için de bir parça alacağım)
- Bazı motorlarda arka amörtisörlerden kağı gıcırtısı gibi ses geliyor ve yayların içteki bölüme sürtmesi sebebiyle boyasını atıyor (Garantiden yeni parça)
- Bazı motorlarda ön amörtisörlerde patlama ve yağ kaçağı oldu (Serviste çözülüyor, ancak motor yatıyor)
- Abs'si düzgün çalışmayan motorlar (Beyin fabrikaya gönderiliyor, 1 aydan uzun süre serviste yatan motorlar var. Beyin okuyan zımbırtı yalnız ve yalnızca 1 adet getirilmiş, o da fabrikada

Bu sebeple beyin ile ilgili sorun yaşayan motorlar ne yazık ki uzun süre serviste yatıyor
- 2-3 kez egzoz çatlatan motorlar (Bu çatlakların egzozda baş gösterdiği de oluyor, egzoz bağlantı parçasında da) (Garantiden yeni parça)
- Egzoz petekleri dağılan motorlar (Daha 500-600 km olmamış motorlarda dahi) (Garantiden yeni parça)
Bu sorunların hepsi serviste garanti yoluyla çözülebiliyor. Olay, sıfır bir motorda bu sorunlarla uğraşmak ve sürekli servisin yolunu tutmak, can sıkıcı bir iş.
Ama sanırım denek olarak bu sorunları da kabul etmiş olduk, ne kadar etik olduğu ise tartışılır.
En bombasını ise sona sakladım.
Daha 3-4 bin km'deki motorların KRANK KIRMASI.
Bu konu ile ilgili tahminimiz şöyle ki; Motorun düşük devirde kavraması yok. Düz yerde dururken kalkış yaptığınız zaman, ancak 4 bin devirde kıpırdanmaya başlıyor, 4 bini biraz geçince harekete geçiyor. Dolayısıyla sürüş esnasında yavaşladığınızda, özellikle yokuş aşağı giderken, 4 bin devirin altına düşme durumlarında yüksek ihtimalle kayış boşa düşüyor. Gaza yüklenmeyle birlikte ise kranka olması gerekenden çok daha fazla yük binmesinden dolayı bu sorun yaşanıyor OLABİLİR. Tabi bundaki bir diğer etken de, aşırı dandik parçaların kullanılıyor olması. (Son cümle bir ustanın kendi görüşüdür.)
Bir not olarak, bu erken devirde kavramama olayını mavi yay takarak (1000rpm) bir nebze giderebildik, hareketlenme devrini 3 bine kadar indirdi.
Şimdi bir diğer problem ise, karşımızda bir muhattap bulamıyor oluşumuz

Yani bazı arkadaşların dediği, "En azından Türk firması kardeşim, karşınızda bir muhattap var" lafı hikaye oldu.
En güncel sorun şu an için bu, herkes muzdarip. Çağrı merkezini aradığınızda telefonu bir arkadaş açıyor, ancak aktardığında kesinlikle birine bağlanamıyorsunuz.
Bütün facebook gruplarında 1 numaralı konu haline geldi, herkes isyanda.
Talep edilen parçaları 2-3 hafta, hatta 1 ay bekleyen arkadaşlar var artık.
Servis ben talebi geçtim diyor, servisin kaydı sistemde var. Firma ben kargoyu yolladım diyor, ortada kargo yok.
1-2 çağrı merkezi görüşmesinden sonra aynı telefonla artık bağlanamıyor ve düşüyorsunuz, ne hikmetse farklı telefondan arayınca aktardıklarında bağlanabiliyorsunuz, Allah'ın hikmeti işte
Belki motora bağladığım parayı çöpe atmış oluyorum bu yazıyla ancak, başka arkadaşların da canı yanmasın, bu ürünü alacakları zaman karşılaşacakları senaryoları da bilsinler istiyorum. Bunu göze alarak hareket etsinler. Gerçi bu fiyata bu kadar rezillikle adı geçmiş olan bu motoru alan olacak mı, orası da ayrı bir olay.
Değerli vaktinizi ayırdığınız ve sabır göstererek okuduğunuz için teşekkür ederim, hakkınızı helal edin.
Selamlar