- Katılım
- 5 May 2009
- Mesajlar
- 1,123
vicdani ret hadisesinin en meşhur örneklerinden biri muhammed ali'dir.
Muhammed Ali çok kral adamdı
vicdani ret hadisesinin en meşhur örneklerinden biri muhammed ali'dir.
Muhammed Ali çok kral adamdı![]()
al o zaman
sen kesin john lennon'dan biliyosundur bunu, al bide muhammed ali'den dinle
http://www.youtube.com/watch?v=BtIF0OqRnOE
18ayin yarisini kufur ederek gecirip sonra vatan severligi askerlik yapmakla kiyaslayanlar acaba ben cektim sende cekeceksin mantigindalarmi acaba ?
Bizim hükümetin zekasina sapka çikariyorum.
Arkadas Allah nasil bir zeka vermis bunlara,milleti nasil iki dakkada punduna getiriyorlar valla hayranim.
Simdi askere gidip 18 ay patates,sogan soymus,tuvalet temizlemis veya baska angarya isler yapmis adam zannediyor ki vicdani ret olayi gerçeklesirse bunlari yapmayacak.
Yok öyle bir sey.
Vicdani ret denilen dalaga silah altina alinmayi ret etmek demektir,patates soymayi degil.
Yani bu konu kanunlasirsa(ki tipis tipis kanunlasacak, AB aralik ayina kadar süre verdi) siz;
ben vicdani ret hakkimi kullaniyorum dediginiz de sadece silah altina alinmaktan kurtulacaksiniz.
Ama 18 ay veya daha fazla süre kamu hizmeti yapmak gibi bir baska zorunluluk ortaya çikacak çünkü.
Artik ayrintilari net olarak bilemiyecegim ama bu vicdani ret olayinin bulundugu ülkelerde durum böyle.
Ordu profesyonellestirilmeli mantigindan giderek vicdani ret olayi iyi bir mevzudur kanaatine varacak olan arkadaslara ise ben baska bir sey önersem!!!
Mesela, zorunlu askerlik kaldirilsin.
O zaman bu vicdani ret kavgalarina da gerek kalmaz.
Isteyen, istedigi süre kadar gönüllü askerlik yapar, istemeyen gitmez.
Ama sayin hükümetimiz bôyle bir konuyu agzina bile almiyor.
Neden?
Amaç baska çünkü.
Sözün kisasi, vicdani ret,saygi gôsterilmesi gereken bir insan hakkidir.
Ama bunu ülkede esitlik ve demokratik taammüllerin yerine getirilmesi gibi bir sosla gûndeme getirmek, ahlaksizliktir.
Kaldirin zorunlu askerlik denilen naneyi.
Görelim elmi yaman,bey mi?
Burada anlattığın çok ciddi bir sorun. Bir yandan "askeri vesayet ile mücadele ediyoruz, bak biz ne kadar da demokratız" derken diğer yandan polisin elini güçlendirme çabası dikkatten kaçmıyor açıkçası. Aslında silahın egemenliğine karşı bir mücadeleden bahsetmek oldukça zor Türkiye'de, daha çok silaha egemen olmak sureti ile otoriter iktidarını pekiştirme çabası sırıtıyor bütün bu çabaların altında...devlet buna benzer konularda samimi değil,
askeri azaltırken polisi çoğaltmak,
polise gibi tank, taarruz helikopteri almak, sınırsız biber gazı yardımı gibi.
sanki daha fazla işlevselliğe kavuşturulmak istenen polis devletinin bir ayağı gibi bu düşünce.
Olur hocam, olur...uzun sözün kısası;
bu iş bu memlekette olmaz.
bizim kafamiz hep pustluga çalisiyor.
Evleri basina yikilmis insanlarin protesto gösterisine biber gazi ile dalan polisleri olan,muasır medeniyetler seviyesine doğru bir kıpırdanış.
Ugur Yorulmaz
Ben Neden Bir Asker Olamam?
Devletler için benim ne düsündügümün, ne hissettigimin, nasıl yasadıgımın hiç bir önemi yok. Ben onlar için itaat etmesi gereken milyarlarca küçük insandan biriyim. Benden istenen, kabul etmedigim halde bir devlete, hem de ordunun bir üyesi olarak hizmet etmem;
silah kullanmayı ve ¸siddet yoluyla vatandası oldugum iddia edilen devleti savunmayı ögrenmem, kosulsuz ¸sartsız itaat etmem, hatta gerekiyorsa öldürmem ya da ölmem. Bana dayatılan "askerlik görevini kabul etmem demek; aynı zamanda benim yaratmadıgım ama beni çevreleyen, sadece iktidar sahiplerini mutlu eden bu sistemi onaylamam demek... Asla sivri çıkıslar yapmayacagımın ve "onları" ömrüm boyunca rahatsız etmeyecegimin garantisini kendi ellerimle "onlara" vermem demek...
Oysa ben insanın insan üstündeki egemenligini, devletleri ve çizdikleri hayali sınırları insanlıgın önündeki en büyük engel; orduları ise devletlerin ve sermayenin çıkarlarını zor yoluyla korumak için örgütlenmis ¸siddet kurumları olarak görüyorum. Bütün hayatım boyunca tüm sorunlarımı tartısarak ve sorunun üzerinde kafamı yorarak, en kötü ihtimalle soruna sebep olan her ne ise onunla iliskimi keserek çözüme ulastırdım. Ama hiçbir zaman, son çare olarak bile ¸siddete basvurmadım. Asla herhangi bir emir-komuta zincirinin içinde yer almak
istemedim. Artık ne yönetmek, ne de yönetilmek istiyorum. Kendimi bildim bileli; sınıfsız, sınırsız, devletsiz, ülkesiz, sömürmeye degil paylasmaya dayalı bir dünyada yasamayı hayal ettim. Bugünkü durumun böyle olmaması, bana dayattıgınız yasama biçimine uymamı gerektirmez.
Benden askere gitmemi istemekle, yasama olan bütün inancımı, özgür bir dünya hayalimi, umutlarımı istiyorsunuz. Ama onlar bana ait ve kesinlikle onları size vermeyecegim. Bütün bu fikirlerimden dolayı, askere gitmeyi ve herhangi bir devlete hizmet vermeyi, sonucu ne olursa olsun reddediyorum. Bu fikrimden ya da sadece yapmamaktan
ibaret olan eylemimden dolayı hakkımda açılacak davalarda bir savunma yapmayı kabul etmiyorum ve ortak paydalarda bulustugumuz tüm insanları da dayanısmaya ve ¸siddetten arınmıs eylemlilige davet ediyorum
+1...
Evleri basina yikilmis insanlarin protesto gösterisine biber gazi ile dalan polisleri olan,
ücretsiz egitim hakki isteyen ögrencilerin mahkemeye bile çikmadan senelerce tutuklu kaldigi bir adalet sistemi olan,
En çok satan kitaplarin yazarlarinin hepsi içerde olan,
kitaba bomba diyen bir basbakani olan hükümetle muassir medeniyetler seviyesine çikacaksiniz demek.
Oldu ben sizi tutmayayim.:king: