Aramızda pek çoğumuzun kaskosu olmadığını düşünüyorum. Bazımızın motorun yaşından dolayı yapmıyorlar (bkz: ben) bazıları çok pahalı diye yaptırmıyor. O yüzden motor yattı mı, düştü mü benim içim paralanıyor. Geçen gün kendim düşürdüm. Daha doğrusu motorun üzerindeydim, park ederken bir anda dengesini kaybettim. Yorgunluk zemin vs.. baktım yatmaya başladı. Tutabildiğim kadar tuttum, kaldırmaya çalışmadım, yumuşak iniş yaptı. sakin sakin oturdu yere. çizik bile yok.
Ama makinayı kaldırana kadar kalp krizi geçirecektim.
Kimse kusura bakmasın ama, her akşam eve girmeden önce ve her sabah çıkmadan önce, garaja girip "Günaydın mavişim!", veya, "maviiiiş" diye sevdiğim makinayı veremem ben kimseye. Şeytanın işi yok. En güvendiğim insan en sağlam motorcu olsa bile, kenan sofuoğlu olsun, düşeceği varsa, yatacağı varsa yatar. Sonra ne yaparsın ki? adamdan para istesen ne yazar. Tamir ettirse ne yazar. Çocuğunun kolu kırılsa ne hissedersin? evet tamiri var, iyileşecek. Çok önemli bir şey değil aslında. Böyle görebilir insanlar. Peki anası babası ne hisseder.
Son bir not. Motoru aldığım arkadaş, ağlayarak sattı resmen. Noterde işimiz bitti. Abi beni eve kadar bıraksana dedi. Dedim istersen son bir kez kullan sen. Çünkü bu akşamdan sonra, çalışmazken bile oturtmam üstüne
Yok hocam dedi. Artık senin motor o. imzayı attık. Elimi süremem dedi. Prensip dedi.