Unutmuştunuz, değil mi?

Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
Bilmem hatırlar mısınız? 22 Ağustos'ta hayatımıza sokulmaya çalışılan ve adına internet filtresi denilen bir sansür ve takip sistemi vardı. Hani bizi iletişim hak ve özgürlükleri açısından Çin ile aynı lige düşüren sistem... Bu sansür çalışması epey tepki almıştı ve onbinlerce insan "İnternetime dokunma!" diyerek tepki göstermişti. Bu tepkiler sonucunda hükümet "teknik altyapı" gerekçesi ile bu sansür uygulamasını ertelemişti...

Hatırladınız mı?

Hah, işte o uygulama bir kaç modifikasyon ile yarın hayatımıza giriyor. İsyan bayrakları açan birçok insan uygulama ertelenince bu sorunu kişisel takviminden çıkardı. Sanıldı ki sorun çözüldü. Halbuki yalnızca ertelenmişti. Hafıza maluliyetimizi iyi bilenler bunu bir kez daha kullandılar. Bir kez daha başarılı oldular.

Birçok yere baktım, uygulamanın alt yapısı hakkında yeterli teknik veri bulamadım. Söylenen şey, paket sayısının 4'ten 2'ye düşürüldüğü. İyi de bu paketlerden hiç birini kullanmayanların internetteki hareketleri takip edilmeyecek mi? Hiç sanmam, sonuçta bu uygulamanın temel hedefi bizleri takip edebilmek, kontrol altında tutabilmekti zaten. Kısacası, "İstemeyen kullanmayacak" bahanesine sakın aldanmayın arkadaşlar.

Diyeceksiniz ki, iyi de zaten internetteki her hareketimizi takip edemiyorlar mı? Haklısınız, edebiliyorlar. Bu sistem sayesinde bu güçleri kurumsallaşacak çünkü bu sansür sistemi aynı zamanda takip edilmenizi kolaylaştıracak, otomatize edecek. İşlerini kolaylaştırmayın. Hiçbir şey yapamıyorsanız dahi bari TTNet'in standart DNS adreslerini kullanmayın. OpenDNS ya da bunun gibi alternatif adresleri tercih edin.

Çelişki olarak algılanabilecek bir nokta var. Denilebilir ki, uygulama ile ilgili yeterli teknik veriye ulaşamadım diyorsun, oysa ki bu sistemin bizi takip etmek için kullanılacağını iddia etmişsin. Madem uygulamanın teknik yönü ile ilgili bir bilgin yok, nasıl böyle bir iddia ortaya atabiliyorsun?

El cevap: Ben son modifikasyonlar ile ilgili yaptığım araştırmada "nelerin değiştiği" konusunda teknik bilgi bulamadım. Ancak uygulama ilk ortaya atıldığında neyin nasıl çalışacağı geniş bir şekilde tartışılmıştı. İşte, o zaman kurulan alt yapının değiştirilmediği, aynı amaçla ve aynen kullanılacağı inancındayım.

Devlete ve onu bugüne kadar yönetmiş ve yönetmekte olan hükümetlerin hiçbirine zerre itikadım olmadığından, söylediklerine de inanmıyorum... Belki de içim fesattır. Bilemiyorum.
 

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
14,951
bence devlet baba isdediği yasagı koyar istediği yasagı kaldırır istediğini yapması için yetkiyi onlara gelip obama mı verdi? yooo tabiki seçmen yani halk onlarda istediğini yapmakta hür .:pr:
 
Katılım
28 Mar 2011
Mesajlar
216
Böylelikle hepimize hayirli uğurlu olsun. Zaten internet de neki bize gercekleri sansursuz bir sekilde gösteren bir arac olmasada olur, youtube ye bile belirsiz sebeblerden 5 seneye yakın giremedik utanmadık Google ye bile sınırlı erişimi engelledik :) Simdi internetimize el attılar olmadı kökten kaldırsınlar da onlar da bizde kurtulalım.
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
bence devlet baba isdediği yasagı koyar istediği yasagı kaldırır istediğini yapması için yetkiyi onlara gelip obama mı verdi? yooo tabiki seçmen yani halk onlarda istediğini yapmakta hür .:pr:

Elbette ki kinayeli bir eleştiri amacıyla yazmışsın. Yine de bir itirazı dillendirmeden geçmemeli bu mesajını. Demokrasi bir yönetim biçimidir. (Bundan sonraki her cümlenin başına "bence" koyarak okuyunuz) Bugüne dek uygulanmış diğer yönetim biçimlerinden temel farkı yönetici erkin belli süreler ile değişmesi değildir. Yöneten erkin değişmesi aslen hiç önemli değildir. Demokrasinin hasleti, yönetilenlerin tepkilerini fikir özgürlüğü çerçevesinde dile getirebildiği, örgütlenebildiği, gerektiğinde sokağa dökülerek karşı durabildiği ve bu nedenle yönetenleri denetleyebildiği bir yönetim sistemi oluşudur. Kısaca ideal (ya da ideale yakın, başka bir deyişle, "ileri") bir demokraside herbir birey devletten daha önemli ve değerlidir. Bu sebeple istediği kadar demokratik olduğu iddia edilsin, hiçbir otoriter yönetim demokrasi değildir.

Yani, halktan oy aldı diye kimse at oynatamaz. Ancak halkın anlamlı ve tutarlı bir muhalefet ortaya koyamadığı, örgütsüz toplumlarda yapılabilir böyle şeyler. Zaten bizim ülkemiz bu sebeple demokratik değil...
 
Katılım
24 May 2011
Mesajlar
2,010
ufak arabistan yolunda atılan adımlardan bir tane daha zaten ilk okullara seneye arapça dersinide zorunlu kıldılar yakında lys ygs sınavında da arapça sorar türbansızları üniversitelere almamazlık yapar ve internet gibi haberleşim araçlarını da yasaklarsa hiiiç şaşırmam bu halk hak ediyor beter olsunlar yıllardır terörü bitircez palavralarına inanıp hala bu hükümetten meded umup oy verenler utansın ne halleri varsa görsünler yakında bir arabistan yada bir iran olur çıkarsak hayatta şaşırmam!
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
ufak arabistan yolunda atılan adımlardan bir tane daha zaten ilk okullara seneye arapça dersinide zorunlu kıldılar yakında lys ygs sınavında da arapça sorar türbansızları üniversitelere almamazlık yapar ve internet gibi haberleşim araçlarını da yasaklarsa hiiiç şaşırmam bu halk hak ediyor beter olsunlar yıllardır terörü bitircez palavralarına inanıp hala bu hükümetten meded umup oy verenler utansın ne halleri varsa görsünler yakında bir arabistan yada bir iran olur çıkarsak hayatta şaşırmam!

Dostum, bizler (yani Türkiyeliler, yani halk) sandığın kadar geri filan değil. Hem "bu halk hak ediyor beter olsunlar" derken bahsettiğin bu halkın bir bireyi olduğunu ve buna rağmen kendini halkın geri kalanından daha üstte gördüğünü hatırlatmak isterim. Bu dili tehlikeli buluyorum. Ya beraberce yaşamayı, birbirimize tolerans göstermeyi ve kabullenmeyi öğreneceğiz ya da kurmuş olmakla öğündüğümüz, tarihteki diğer tüm Türk devletleri ile aynı kaderi paylaşacağız. Hatalarımızdan ders alalım ki bu defa gerçekten payidar olalım...
 
Katılım
17 May 2009
Mesajlar
4,151
Motosikleti
BMW K1200GT , BMW S1000XR M Sport
Bilmem hatırlar mısınız? 22 Ağustos'ta hayatımıza sokulmaya çalışılan ve adına internet filtresi denilen bir sansür ve takip sistemi vardı. Hani bizi iletişim hak ve özgürlükleri açısından Çin ile aynı lige düşüren sistem... Bu sansür çalışması epey tepki almıştı ve onbinlerce insan "İnternetime dokunma!" diyerek tepki göstermişti. Bu tepkiler sonucunda hükümet "teknik altyapı" gerekçesi ile bu sansür uygulamasını ertelemişti...

Hatırladınız mı?

Hah, işte o uygulama bir kaç modifikasyon ile yarın hayatımıza giriyor. İsyan bayrakları açan birçok insan uygulama ertelenince bu sorunu kişisel takviminden çıkardı. Sanıldı ki sorun çözüldü. Halbuki yalnızca ertelenmişti. Hafıza maluliyetimizi iyi bilenler bunu bir kez daha kullandılar. Bir kez daha başarılı oldular.

Birçok yere baktım, uygulamanın alt yapısı hakkında yeterli teknik veri bulamadım. Söylenen şey, paket sayısının 4'ten 2'ye düşürüldüğü. İyi de bu paketlerden hiç birini kullanmayanların internetteki hareketleri takip edilmeyecek mi? Hiç sanmam, sonuçta bu uygulamanın temel hedefi bizleri takip edebilmek, kontrol altında tutabilmekti zaten. Kısacası, "İstemeyen kullanmayacak" bahanesine sakın aldanmayın arkadaşlar.

Diyeceksiniz ki, iyi de zaten internetteki her hareketimizi takip edemiyorlar mı? Haklısınız, edebiliyorlar. Bu sistem sayesinde bu güçleri kurumsallaşacak çünkü bu sansür sistemi aynı zamanda takip edilmenizi kolaylaştıracak, otomatize edecek. İşlerini kolaylaştırmayın. Hiçbir şey yapamıyorsanız dahi bari TTNet'in standart DNS adreslerini kullanmayın. OpenDNS ya da bunun gibi alternatif adresleri tercih edin.

Çelişki olarak algılanabilecek bir nokta var. Denilebilir ki, uygulama ile ilgili yeterli teknik veriye ulaşamadım diyorsun, oysa ki bu sistemin bizi takip etmek için kullanılacağını iddia etmişsin. Madem uygulamanın teknik yönü ile ilgili bir bilgin yok, nasıl böyle bir iddia ortaya atabiliyorsun?

El cevap: Ben son modifikasyonlar ile ilgili yaptığım araştırmada "nelerin değiştiği" konusunda teknik bilgi bulamadım. Ancak uygulama ilk ortaya atıldığında neyin nasıl çalışacağı geniş bir şekilde tartışılmıştı. İşte, o zaman kurulan alt yapının değiştirilmediği, aynı amaçla ve aynen kullanılacağı inancındayım.

Devlete ve onu bugüne kadar yönetmiş ve yönetmekte olan hükümetlerin hiçbirine zerre itikadım olmadığından, söylediklerine de inanmıyorum... Belki de içim fesattır. Bilemiyorum.


48 saat daha bekler olan biteni yaşayarak öğreniriz. Sonuç nasıl olacak bende çok merak ediyorum. :)
 

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
14,951
Elbette ki kinayeli bir eleştiri amacıyla yazmışsın. Yine de bir itirazı dillendirmeden geçmemeli bu mesajını. Demokrasi bir yönetim biçimidir. (Bundan sonraki her cümlenin başına "bence" koyarak okuyunuz) Bugüne dek uygulanmış diğer yönetim biçimlerinden temel farkı yönetici erkin belli süreler ile değişmesi değildir. Yöneten erkin değişmesi aslen hiç önemli değildir. Demokrasinin hasleti, yönetilenlerin tepkilerini fikir özgürlüğü çerçevesinde dile getirebildiği, örgütlenebildiği, gerektiğinde sokağa dökülerek karşı durabildiği ve bu nedenle yönetenleri denetleyebildiği bir yönetim sistemi oluşudur. Kısaca ideal (ya da ideale yakın, başka bir deyişle, "ileri") bir demokraside herbir birey devletten daha önemli ve değerlidir. Bu sebeple istediği kadar demokratik olduğu iddia edilsin, hiçbir otoriter yönetim demokrasi değildir.

Yani, halktan oy aldı diye kimse at oynatamaz. Ancak halkın anlamlı ve tutarlı bir muhalefet ortaya koyamadığı, örgütsüz toplumlarda yapılabilir böyle şeyler. Zaten bizim ülkemiz bu sebeple demokratik değil...
bana bi yasal örgüt gösterebilirmisin? beğenmediği şeyleri protesto edenlerin neler yaşadığını sende herkez gibi biliyorsun öğrenci memur işçi fark etmez türk polisi affetmez basar gazı vurur jop u kafana vallahi ben böyle işlere pretestos gibi işlere bulaşmayı sevmem kendi halinde bi insanım he yolda giderken de takılan olursa kafasını gözünü kırarım yani:p
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
bana bi yasal örgüt gösterebilirmisin?
Yüzlerce gösterebilirim. Mesela tüm partiler... Siyasi görüşüne en yakın olanına kaydolup, örgütlü mücadele yürütebilirsin. Dernekler var, insan hakları konusunda aktivist olabilirsin, ya da hayvan hakları, ya da doğayı korumak konusunda... Ya da hepsini birlikte de yapabilirsin... Veya sendikalar var. Kaydolup (eğer işçiysen elbette) haklarını savunabilirsin. Elbette bunların hiçbiri mükemmel işleyen organizasyonlar değildir. Neden mi? Çünkü daha iyi olabilmek için sana ihtiyaçları var...

beğenmediği şeyleri protesto edenlerin neler yaşadığını sende herkez gibi biliyorsun
Çok kişiden daha iyi bilirim canım kardeşim. Yalnız yazdıklarından anladığım kadarıyla sen pek bilmiyorsun. Sırf ulusal basından takip ettiğin kadarını biliyorsan, emin ol bildiğin gibi değil...

öğrenci memur işçi fark etmez türk polisi affetmez basar gazı vurur jop u kafana
Bak ne diyeceğim, cesaret korkmamak demek değildir. Daha iyiye olan özlemin, korkularına rağmen birşeyler yapmak zorunda hissettiriyorsa sana, sen cesur bir adam olursun. Yoksa herkes korkar. Ben de korkularım yüzünden çok kereler yapmam gerekenleri yapmadım. Şimdi geriye bakıyorum da... Korkularımla yüzleşmek, sonra utanmaktan daha iyidir diyorum...

vallahi ben böyle işlere pretestos gibi işlere bulaşmayı sevmem kendi halinde bi insanım he yolda giderken de takılan olursa kafasını gözünü kırarım yani:p
E, halkın geri kalanına "başlarına ne geliyorsa haktır onlara, beter olsunlar" diyorsun... Kendini onlardan üstün görüyorsun. Misal, Karadenizde insanlar HESlere karşı sokaktalar. Kendin ile halk arasında kurduğun bu hiyerarşik bakış açısına göre orada sokağa dökülen köylüyü nereye koyuyorsun? Konu şu, aslında aynısınız, yalnızca henüz senin canına tak etmemiş...
 
Katılım
16 Tem 2008
Mesajlar
9,061
arkadaş zaten demir ökçe'yi okudum haftasonu, gaza getirmeyin adamı, yıkarım bu oligarkların imparatorluğunu :)
 

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
14,951
ben kimseyi kendimden aşşağıda görmüyorum o insanlar a ise sonuna kadar destek oluyorum.... fakat bu işlerin bu duruma gelmesinde sadece devlet suçlu değil onların elini bu kadar güçlü yapanlar ın hiç mi suç u yok be kardeşim...
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
arkadaş zaten demir ökçe'yi okudum haftasonu, gaza getirmeyin adamı, yıkarım bu oligarkların imparatorluğunu :)
Ne kitaptır o yahu... Zaten Jack London'a bayılırım. Canım çekti şimdi bak :)

ben kimseyi kendimden aşşağıda görmüyorum o insanlar a ise sonuna kadar destek oluyorum.... fakat bu işlerin bu duruma gelmesinde sadece devlet suçlu değil onların elini bu kadar güçlü yapanlar ın hiç mi suç u yok be kardeşim...
Hah işte kardeş... Tam da bunu söylemeye çalışıyorum. Elbette onların elini bu kadar güçlü yapanlar suçlu. Peki kim onlar? Sensin, benim... Bizler onların güçlerinin limitleriyiz. Ve anlamlı birşeyler yapmadığımız zaman görevimizi yerine getirmemiş oluruz. İstemekle olmaz, elde etmek için çaba sarfetmeden olmaz. Olmaz...

Suçlu onlara oy verenler değil ki... Suçlu sensin. Nasıl yani? Açıklayayım: Onlara oy vermeyerek muhalefet görevini yerine getirdiğini sanıyorsun da ondan... Halbuki muhalefet direnmektir. Gerektiğinde jop ta yiyeceksin, biber gazı da koklayacaksın hatta gerekiyorsa hapse de düşeceksin. Bu iş böyle...

Dur örneklemeye çalışayım:

Misal, memleketin çoğunluğu benim gibi düşünse yarın bu ülkeye sosyalist bir iktidar gelir. Peki, misal, muhafazakarlar direnmezse, bu ülkeyi Çin benzeri otoriterleşmeden kim alıkoyar? (Bu iğneydi...)

Misal, memleketin çoğu AKP'liler gibi düşünüyor ki bu insanlar iktidarda. Peki ben direnmezsem bu ülkede mahalle baskısının kurumsallaşmasına, yolsuzluklara, insan hakları ihlallerine yani bugün yaşadıklarımıza kim dur diyebilir? Bu ülkeyi Putin tipi otoriterleşmeden kim alıkoyar? İşte bu sebeple ben, o bahsettiğin jopun tadını, biber gazının kokusunu iyi bilirim. (Al bu da çuvaldız!)

Bu örnekler uzar gider. Ama sanırım mantığımı açıklamak için bu kadarı yeterli. Her iktidar erkinin muhalefete ihtiyacı vardır çünkü Bakunin'in zamanında söylediği gibi "iktidar kirletir, mutlak iktidar mutlaka kirletir"...

Direnmekten bahsedip durdum yukarıda, direnmekle mızmızlanmak arasındaki farkı anlıyorsun değil mi?
 
Son düzenleme:
Katılım
13 Şub 2011
Mesajlar
5,987
Şimdi bazı konulara katılıyorum bazı konularda tereddütte kalıyorum. Demokrasi diyoruz , halkın kendi kendisini yönetmesi diyoruz falan feşmekan ... işte siz biliyorsunuz.. halk kötü olacak hiç bir sonucu istemez.Bence yani şahsi fikrim hükümet tamamen içten pazarlık yapıyor..Bu insanlara da yazık.Bir kalemde halk kendi seçti demekle olmuyor
 
Katılım
30 Eyl 2010
Mesajlar
3,389
TTNet reklam mailleri atacağına bizi bilgilendirse ya. Kafamı bozarlarsa çeker giderim bu ülkeden. :mrgreen:
 

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
14,951
özür dilenecek bi durum yok sonuçta bunlar senin düşüncen saygı duyarım ama insanların bazı durumlara karşı gelmesini bende desteklerim ama şimdi adam gibi kanun nizam olsada bizde hiç baş kaldırmasak daha güzel olmaz mı?
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
özür dilenecek bi durum yok sonuçta bunlar senin düşüncen saygı duyarım ama insanların bazı durumlara karşı gelmesini bende desteklerim ama şimdi adam gibi kanun nizam olsada bizde hiç baş kaldırmasak daha güzel olmaz mı?

Senin söylemediğin birşeyi sanki sen söylemişsin gibi aktarmışım. Onun için özür diledim. Yoksa kim fikirlerinden dolayı özür diler ki canım :)

"adam gibi kanun nizam olsada bizde hiç baş kaldırmasak daha güzel olmaz mı?" meselesine gelince... Eşyanın tabiatına ters bu dediğin, yani mümkün değil...
 
Katılım
24 Mar 2011
Mesajlar
2,334
Bilmem hatırlar mısınız? 22 Ağustos'ta hayatımıza sokulmaya çalışılan ve adına internet filtresi denilen bir sansür ve takip sistemi vardı. Hani bizi iletişim hak ve özgürlükleri açısından Çin ile aynı lige düşüren sistem... Bu sansür çalışması epey tepki almıştı ve onbinlerce insan "İnternetime dokunma!" diyerek tepki göstermişti. Bu tepkiler sonucunda hükümet "teknik altyapı" gerekçesi ile bu sansür uygulamasını ertelemişti...

Hatırladınız mı?

Hah, işte o uygulama bir kaç modifikasyon ile yarın hayatımıza giriyor. İsyan bayrakları açan birçok insan uygulama ertelenince bu sorunu kişisel takviminden çıkardı. Sanıldı ki sorun çözüldü. Halbuki yalnızca ertelenmişti. Hafıza maluliyetimizi iyi bilenler bunu bir kez daha kullandılar. Bir kez daha başarılı oldular.

Birçok yere baktım, uygulamanın alt yapısı hakkında yeterli teknik veri bulamadım. Söylenen şey, paket sayısının 4'ten 2'ye düşürüldüğü. İyi de bu paketlerden hiç birini kullanmayanların internetteki hareketleri takip edilmeyecek mi? Hiç sanmam, sonuçta bu uygulamanın temel hedefi bizleri takip edebilmek, kontrol altında tutabilmekti zaten. Kısacası, "İstemeyen kullanmayacak" bahanesine sakın aldanmayın arkadaşlar.

Diyeceksiniz ki, iyi de zaten internetteki her hareketimizi takip edemiyorlar mı? Haklısınız, edebiliyorlar. Bu sistem sayesinde bu güçleri kurumsallaşacak çünkü bu sansür sistemi aynı zamanda takip edilmenizi kolaylaştıracak, otomatize edecek. İşlerini kolaylaştırmayın. Hiçbir şey yapamıyorsanız dahi bari TTNet'in standart DNS adreslerini kullanmayın. OpenDNS ya da bunun gibi alternatif adresleri tercih edin.

Çelişki olarak algılanabilecek bir nokta var. Denilebilir ki, uygulama ile ilgili yeterli teknik veriye ulaşamadım diyorsun, oysa ki bu sistemin bizi takip etmek için kullanılacağını iddia etmişsin. Madem uygulamanın teknik yönü ile ilgili bir bilgin yok, nasıl böyle bir iddia ortaya atabiliyorsun?

El cevap: Ben son modifikasyonlar ile ilgili yaptığım araştırmada "nelerin değiştiği" konusunda teknik bilgi bulamadım. Ancak uygulama ilk ortaya atıldığında neyin nasıl çalışacağı geniş bir şekilde tartışılmıştı. İşte, o zaman kurulan alt yapının değiştirilmediği, aynı amaçla ve aynen kullanılacağı inancındayım.

Devlete ve onu bugüne kadar yönetmiş ve yönetmekte olan hükümetlerin hiçbirine zerre itikadım olmadığından, söylediklerine de inanmıyorum... Belki de içim fesattır. Bilemiyorum.

Gerekeni yazmışsın kardeşim eyvallah...Gezideki katılımınız için ayrıca teşekkür ederim keşke vakit olsaydı biraz muhabbetin belini kırsaydık....İnsanlar göz göze gelince aslında gönüller göz göze gelir...allaha emanet olun..
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst