Kardeşim ben 35 yaşındayım. Senin gibi küçük yaşımda yazları çalışmaya başladım. Sonra lise bitti üni zamanı gene çalışmam gerekti ve Açık Öğretim bitirdim. Bu süre zarfında hep çalıştım. Erken yol almaya başladığım için doğal olarak biraz daha tecrübe sahibi olabildim. Motor falan öyle önemli şeyler değil, vakti gelince alınır. Bu dünyada fazlasına sahip olamayacağın, boşa ya da yanlış geçirdiğinde geri getiremeyeceğin tek şey zaman. Hayatının en güzel yıllarını yaşıyorsun. Kimse de kusura bakmasın ama hem imkanlar, hem maliyetler, hem coğrafi ve iklim özellikleri, hem de insanının genel davranış biçimiyle şu anda Türkiye'de bir öğrencilik hayatını yaşayabileceğin en güzel yerdesin.
Bir çok kişi yazmış, 19 Mayıs ile Ege arasında ahım şahım bir fark yok diye, bunu bilemem doğrudur. Ama Samsun ile İzmir arasında şu an yaşadığın ve bundan sonra yaşayacağın hayat açısından büyük farklar var. Detaylandırıp gereksiz uzatmak istemiyorum, yaşadıkça göreceksin zaten. Ama en basiti burada daha özgür bir ortamda kendi ayaklarının üzerinde durmayı başaracaksın, yukarıda bahsetmişler özgüven diye. Şimdi kendi ayakları üzerinde duran, kurduğu doğru-yanlış yeni ilişkiler ile kendi başına insanları öğrenen, acıyı da tatlıyı da kendi başına yaşayıp acıdan kurtulabilen, tatlıdan haz alan bir kişi mi daha özgüvenli ve sosyal becerili olur; yoksa 2 haftada 1 ailesinin yanına gidip mutluluklarını da dertlerini de orada yaşayan biri mi?
Daha yeni gelmişsin, buraları tanıma görme, dostluk kurma fırsatın olmamış aile özlemi, eski arkadaşlar özlemi doğal. Ama yeni ilişkilerini kurduğun zaman olayın ne kadar değiştiğini göreceksin (Samsun'a da gitsen bir süre sonra 2 haftada bir eve gideceğini mi sanıyorsun? hafta sonlarını arkadaşlarınla ya da kız arkadaşınla geçirmek istemeyecek misin sence? O zaman bahanen de olmayacak oflaya puflaya gideceksin). Benim naçizhane tavsiyem, burda elde edebileceğin imkanları, olasılıkları bir motor için çöpe atma.