- Katılım
- 2 Mar 2007
- Mesajlar
- 640
- Konu Yazar
- #1
Cumartesi günü davet aldığım 2 günlük Kıyıköy kampına gitmekten son anda vazgeçince tüm haftasonum boş kalmıştı.Cumartesi bazı arkadaşlarla caddede takıldıktan sonra eve geçtim,tüm gece miskinlik yaptım ama ertesi günü düşünüyordum.Yol yapamamıştım,içimde birşeyler tırmalayıp duruyordu.Pazar günüde birşeyler yapmazsam bu hissin iyice rahatsız edeceği belliydi.Nette yakın bölgelere bakarken tesadüfen Uçmakdere'yi gördüm.Aynen şunlar yazıyordu "Ganos Dağı eteğinden yol alırken, Marmara'yı hiç bu kadar yüksekten ve bu açıda görmediğinizi fark ederken....Ya hemen gidin ya da gelecek yaza niyetlenin. Zira bu bölge kışın yağışlar nedeniyle geçit vermiyor ve köy, 3-4 ay mahsur kalıyor" O uykulu miskin halimde bile, bu cümleler keşfetme arzumu ortaya çıkarmaya yetti. Sabah erkenden uyandım,hemen giyindim,Laci zaten yola hazır beni bekliyordu

Hava soğuk ve bulutluydu ama ilerleyen saatlerde açar diye umuyordum.Benzin işini hallettikten sonra direk Tem'e çıktım.Eskiden gölün olduğu B.çekmece bozkırlarına geldiğimde güneş kendini göstermeye başlamıştı. Kahvaltıyı Tekirdağ'a bırakmıştım. Kahvaltıda da Tekirdağ köftesi yenir mi diye test ettim sizin için


Sonuç başarılı,gayetde yeniyor
Tekirdağ çıkışına doğru Kumbağ ayrımından girilerek yol takip ediliyor. Çift gidiş,çift geliş bol virajlı güzel yolları geçtikten sonra Kumbağ bitiyor ve milli park girişine geliyorsunuz.Burdan itibaren o güzelim asfalt nereye kayboldu bilmiyorum. Laci'nin touringden sonra enduro özelliklerini test etme zamanı.Son derece bozuk bir stabilize yolda ama müthiş bir manzara eşiliğinde 30 km kadar seyahat ediyorsunuz.



Böyle yollarda tecrübem olmadığı için motorumla oldukça çekindim ama 5 km sonra tamamen adapte olmuştum.Yenice köyünü geçtikten sonra yamaç paraşütü alanı diye bir levha ve dimdik ve gittiğim yoldan dahada beter bir yol gördüm.Özellikle iniş çok zorlamasına rağmen iyiki çıkmışım



Bu da yol hakkında fikir sahibi olmanız için 1-2 fotoğraf


Ve nihayet Uçmakdere'ye vardık.Amaç köyü görmek değil,bu parkuru geçmekti benim için ama yinede köyde 2. molamı verip köylülerle sohbete daldık.



Özellikle zeytini ve şaraplık üzümüyle ünlü bu köyden dönüşte aynı yolu kullanmayı düşünüyordum ama amca yolun devamının asfalt olduğunu ve Şarköy'e kadar gittiğini söyleyince,hem yeni yerler görmek hemde asfaltta virajların keyfini çıkarmak için devam ettim.Resimde asfaltı görebilirsiniz

Neyseki Hoşköy ve Gaziköy'den itibaren daha düzgün bir yol başladı


Daha sonra Mürefte'ye geldim.Burada durmadım bile çünkü beldede ki şarap fabrikalarından başka hiçbir özelliği yok. Tam 1 km boyunca kırmızı şarap kokan bir yolu var. Bazıları sırf bunun için bile gidebilir belki,tercih meselesi
Eriklice ve sonunda Şarköy

Şarköyden Tekirdağ'a indim,bu yolda da 500 m kadar rakı kokladıktan sonra
sahilde 3. molamı verdim,sıcak bir çayı keyifle yudumladım ve dönüş yolu tabiki, ver elini İstanbul.
Sabah 9.00 gibi çıkış yaptım İstanbul'dan,akşam 6'da evdeydim,600 km'ye yakın bir yol yapmışım. Zorlu bir parkur olmasına rağmen geldiğimde yorgunluktan eser yoktu,gerçekten altınızdaki makinenin farkı bu zamanlarda ortaya çıkıyor.Yeni gezilerde görüşmek üzere,eylemlerim devam edecek :twisted:


Hava soğuk ve bulutluydu ama ilerleyen saatlerde açar diye umuyordum.Benzin işini hallettikten sonra direk Tem'e çıktım.Eskiden gölün olduğu B.çekmece bozkırlarına geldiğimde güneş kendini göstermeye başlamıştı. Kahvaltıyı Tekirdağ'a bırakmıştım. Kahvaltıda da Tekirdağ köftesi yenir mi diye test ettim sizin için


Sonuç başarılı,gayetde yeniyor



Böyle yollarda tecrübem olmadığı için motorumla oldukça çekindim ama 5 km sonra tamamen adapte olmuştum.Yenice köyünü geçtikten sonra yamaç paraşütü alanı diye bir levha ve dimdik ve gittiğim yoldan dahada beter bir yol gördüm.Özellikle iniş çok zorlamasına rağmen iyiki çıkmışım



Bu da yol hakkında fikir sahibi olmanız için 1-2 fotoğraf


Ve nihayet Uçmakdere'ye vardık.Amaç köyü görmek değil,bu parkuru geçmekti benim için ama yinede köyde 2. molamı verip köylülerle sohbete daldık.



Özellikle zeytini ve şaraplık üzümüyle ünlü bu köyden dönüşte aynı yolu kullanmayı düşünüyordum ama amca yolun devamının asfalt olduğunu ve Şarköy'e kadar gittiğini söyleyince,hem yeni yerler görmek hemde asfaltta virajların keyfini çıkarmak için devam ettim.Resimde asfaltı görebilirsiniz

Neyseki Hoşköy ve Gaziköy'den itibaren daha düzgün bir yol başladı


Daha sonra Mürefte'ye geldim.Burada durmadım bile çünkü beldede ki şarap fabrikalarından başka hiçbir özelliği yok. Tam 1 km boyunca kırmızı şarap kokan bir yolu var. Bazıları sırf bunun için bile gidebilir belki,tercih meselesi

Şarköyden Tekirdağ'a indim,bu yolda da 500 m kadar rakı kokladıktan sonra
Sabah 9.00 gibi çıkış yaptım İstanbul'dan,akşam 6'da evdeydim,600 km'ye yakın bir yol yapmışım. Zorlu bir parkur olmasına rağmen geldiğimde yorgunluktan eser yoktu,gerçekten altınızdaki makinenin farkı bu zamanlarda ortaya çıkıyor.Yeni gezilerde görüşmek üzere,eylemlerim devam edecek :twisted:
