Arkadaşlar, bugün bir arkadaşımla biraz dolanalım diye çıktık. Hemen ardından yağmur çiseledi. Tabii, ıslatacak kadar yağdı.
Ben de şu orijinal naylon lastiklerimi son kez test edeyim dedim, yeni ıslanmış dik ve bol virajlı bir dağ yoluna (Zorkun Yaylası yolu) girdik.
Yol burası; (Zorkun Yolu)
https://www.google.com/maps/@37.0419129,36.2707941,1804m/data=!3m1!1e3
Lastiklerin ıslakta berbat olduğunu bir kez daha anladım. Lastikler mıknatıs gibi, ama yolu değil kazayı kendine çekiyor.
Neyse ki kaza bela gelmedi başıma.
Düz giderken bile motor yalpalıyor, çok korkunç oluyor. Ama, lastik korkunçsa, ben daha korkunçum.

İkinci vitesde 3000-4000 devirle giderken her seferinde gaza daha fazla yüklenip bıraktım.
En sonunda resmen virajları yan vererek dönmeye başlamıştım. O kadar zevkli birşeydi ki... Bir an lastikleri değiştirmesem mi diye düşündüm.
Fakat fren işi berbat oluyor. Mesela arkayı kilitliyorum, fakat motor yavaşlamıyor bile. (Düz yolda, ıslakta.)
Ayrıca uzun yolda kesin kaza yaptırır bana bu lastikler.
Yolun sonuna kadar gitmedik, bir yerden sonra geri döndük ama, çıkarken motoru patinaja düşürüp yan vere vere gitmek çok zevkliydi.
Hakimiyete bu kadar kolay alışmamın iki sebebi var;
Birincisi, yazın motorumla kumul üzerinde inatla sürmeye çalışmıştım. En sonunda sürebilmeyi başarmıştım. Oradaki tecrübem, bugün yağmurda çok yardımcı oldu.
İkincisi, temellerim, (MTB) arazi-dağ bisikleti yarışçısı olmamdan geliyor. Bu da, hakimiyetimi iyileştiren bir sebep.
Fakaaat, döndük, aşağı inmeye başladık. Gerçekten çok dik ve keskin virajlar vardı. Bu sefer yan vermeye arka lastiğim

:meleeek

yemedi.
20 km/h'nin üstüne çıkamadım. Sanki buzda gidiyor gibi, çok korkunç ve tehlikeliydi. Virajlara motoru dik tutup, kendimi yatırarak girdim. (AEA'nın anlattığı gibi.) O hareket çok işime yaradı. Yoksa motoru neredeyse elimde indirmek zorunda kalacaktım. Frene bassan buzdaymış gibi kayıp gidiyor motor, basmasan hızlanmaya başlıyor, motoru yatırırsan yine kayıyor. AEA'nın taktiği çok işe yaradı.
Neyse, işte böyle bir tecrübe oldu bugün. Ayrıca iki kez lastiğin dumanını çıkardım patinajla. Lastik kokusu hâlâ burnumda.

l:
Bir de ön kaldırmayı ilk kez tecrübe ettim yine bugün. En fazla 1 sn. tek teker gidebildim. Yine de baya farklı bir duyguydu. Sanırım bir teker boyu havalandı ön teker. (Bir kaç deneme yaptım.)
İşte bugün böyle oldu.
Yarın Osmaniye'den Adana'ya yola çıkacağım ve büyük ihtimâlle yağmura yakalanacağım. En azından yağmur kabiliyetim artmış oldu.
Şimdi kafamdaki tek sorun: yeni Metzeler ME22'lerle yağmurda yan veremeyecek miyim acaba? Bir kez tadını aldım, artık duramam ben. :queen:
Geleceğe not: Motorumu satılığa çıkardığımda, bunu okuyan alıcı, motorumu hor kullanıp bakmadığımı sanmasın. Düzenli periyodik bakımları haricinde sürekli kendi ustama götürüyorum. Barkın Bayoğlu'nun da dediği gibi, dışına değil, daha çok içine bakıyorum.
Haftalarca araştırıp en sonunda karar kıldığım Motul 7100 tam sentetik yağ koyuyorum. Bir litresi 50 TL. Valla paraya kıyıp alıyorum ne yapayım. WD-40 sıkıyorum arada bir. İleride fren hidroliklerini de Motul ile değiştireceğim.
Sürekli araştırıyorum, motora en iyi şekilde bakmaya çalışıyorum. Fakat oturup da tablo gibi de seyretmiyorum, hakkını verdiriyorum motorun. Pist olsa burada, piste de çıkar, kendi zamanlamamla filan yarışırdım sanırım.
Neyse, hadi herkese selam...

---------- Mesajlar birleştirildi - 23:11 ---------- bir önceki mesaj zamanı 22:29 ----------