geçtiğimiz haftasonu İstanbul'dan gelen cbf150'si olan arkadaş ve benim tvs ile Yuvacık'ta moto-kros havasında geçen bi doğa turu yaptık, dönüşte motosikletleri Gölcük'te bırakıp İstanbul'a otobüsle döndük. Haftaiçi işyerim Gölcük olduğundan her iki motoru da enine boyuna kıyaslama şansım oldu.
cbf'te titreşim yok denecek kadar az, sebebi malumunuz balansör, fakat balansör farkı güç olarak motoru tvs'den 1.8 bg geride bırakıyor ki bu rakam %15 civarına tekabül eder. uzun yolda tvs'nin daha yüksek süratlerle daha uzun gidebilmesinin sırrıdır bu fark. Düz yolda artçılı sabit 110'la hiç bir cbf'le gidemezsiniz (rüzgar kesici olarak önünüze 110'la giden bi kamyon almadığınız sürece

) ama tvs'yle gidiliyor. Yakıt tüketimi de cbf'e göre %15 civarı daha aşağıda, yine balansör farkından geliyor bu yakıt tüketim farkı, 5000-7000 dev/dak ile egzantrik bir kütlenin dönüşü bu denli motora yük getiriyor hem yakıt tüketimi hem güç olarak.
Gelelim cbf'in artılarına, sesi tvs ile kıyaslanamayacak kadar hoş, titreşim sıfır, ve hava olarak eski R80 GS'lerin havası var. Tvs'ye göre fazla yakıyor, maksimum sürati düşük ama Honda hakkaten kendini bu sınıfta bile belli ettirmiş. Artçılı yol yapmayacaksanız aynı zamanda sürat olarak tvs'nin arkasında kalmak istemiyorsanız cebinizden aynı hız için %20 civarı fazla yakıt tüketimini göze alarak tvs yerine cbf tercih edilebilir. Fakat tvs'nin de uzun yoldaki 110-120 km arası sabit gidebilişini de es geçmemek lazım, benim kullandığım denli agresif kullanıma 2.4 lt / 100 km ortalama yakıt tüketimini de...
Yaklaşık 3 aylık commuter maceramın özetine gelirsek, tvs hakikaten ekonomik ve sağlam, başlangıç için ideal, fakat konforsuz, özellikle titreşim can sıkıcı. 3 ay önce sabrım olaydı devir saatli sıfır km cbf tercih etsem daha mantıklı olabilirmiş, belki o zaman bu sınıfta daha uzun süre kalmayı düşünebilirdim. Fakat şimdiyi düşünerek aradan geçen 3 ay sonrasında bu sınıfa elveda deme zamanı...
Gecenin bu saatinde günah çıkartma gibi oldu, dürüstçe yazdım ve aklandım
