Bilindiği gibi 1997 yılının yaz ayları boyunca internet denilen şu sanal oyuncakla, ABD'nin TIME dergisince, yüzyılın adamı seçilecekler arasında birinci olsun diye, ulusca ATAMIZ'ın adını gönderdik. Sonuçta bu uğraşlar, çabalar, özlemler, istekler boşa çıktı; ATATÜRKÜMÜZ yüzyılın adamları sıralamasına girmedi, alınmadı, sokulmadı. Dolayısıyla "tepkisiz toplum" olduğu savıyla sürekli eleştirilen biz Türk Ulusu'ndan öfkeli başkaldırılar, yakınmalar, haksızlığa uğradık eleştirileri...İyi de; ATATÜRKÜMÜZ'ü TIME'da yüzyılın adamı olarak görmek o denli önemli mi ? Hiç sanmıyorum...
Bence gerçekten önemli olan, olması gereken; ülkemizde yaşayanların, ulusumuzun bireyleri olarak bu topraklarda güvenle yurttaşlık haklarından yararlananların O'nu böyle görmesi, görebilmesi, gerekirse görmelerinin sağlanması, yüreklerde, beyinlerde yeralması...
Anımsatmak isterim ki; Anadolu halkı o günlerin "Gazi Mustafa Kemal"inin
önderliğinde bir Kurtuluş Savaşı, bir bağımsızlık savaşı verirken ATATÜRKÜMÜZ, Amerikan basınında "Bir eşkiya, sarı saçlı bir çete başı" olarak tanımlanmıştır. Kuşkusuz başta Fransız basını olmak üzere, Avrupa anakarasında da benzeri sözcüklerle tanımlanmış, yerilmeye çalışılmıştır. ArdındanTürk Ulusu ATATÜRK'ün önderliğinde bağımsızlık savaşını utkuyla bitirince, O'nu daha önce yeren Amerikan basını kendisinden övgüyle sözetmeye başlamıştır. Bilindiği gibi Anadolu atalarının deyişiyle buna, "Bükülemeyen elin öpülüşü" denir.
İşte daha dün Ulu Önderimiz ATATÜRK'ü "Bir sarışın eşkiya" olarak tanımlayanların, bugün hernedenli zor koşullarda olursak olalım, yine de O'nun bize armağanı Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin onurlu Türk Ulusu olarak; kendimize güvenle, O'nun yolunda yürüyor oluşumuz bile, Ulu Önderimiz'in yüzyılın adamı olarak gösterilmemesi için yeterli bir neden değil midir? Üstelik ATATÜRKÜMÜZ; Humeyni'nin ya da Hitler'in yeraldığı bir sıralamaya hiç yakışır mı?
Burada bir başka konuya değinmek istiyorum. Daha açık bir deyişle TIME'ın yüzyılın adamı sıralamasında yer alan bir başka ada ilişkin bir konuyu gündeme getirmek istiyorum; Güney Afrika'nın Mandelası'na...
Henüz belleklerden silinmediği kanısında olduğum bir konu bu; 1990'lı yılların başında ATAMIZ adına bir ödül vermek istediğimiz Güney Afrika'nın Mandelası'nın ödülü geri çevirişi konusu...
Bilindiği gibi Mandela'ya bu ödülün veriliş nedeni; Kemal ATATRÜK'ün kişiliğiyle özdeşleşen, örnek bulan bir bağımsızlık önderi olduğu varsayımıydı. Kuşkusuz Mandela bağımsızlık savaşımı veren bir önder olarak, Dünya genelinde ne denli öne çıkarılırsa çıkarılsın, hiç ATATÜRKÜMÜZ'ün büyüklüğüne eş/eşit olabilir mi?
ATATÜRKÜMÜZ ne demişti? YA İSTİKLAL, YA ÖLÜM !...Bugünkü güzel Türkçemiz'le; YA BAĞIMSIZLIK, YA ÖLÜM...Mandela'nın yaşadığı gibi bir "tutsaklık"dan hiç, ama hiç söz etmemişti.İşte bundandır ki; varsın ATATÜRKÜMÜZ,TIME'da yüzyılın adamı seçilmesin. O; biz Türkler için, Türk Dünyası için yalnızca bu yüzyılın değil, bütün yüzyılların adamıdır. Önemli olan böylesi bir seçişmişliğin, bizden sonra da yaşayacak, yetişecek Türk Ulusları'nın (Anadolu Türkleri ve Türk Dünyası'nca) kıvançla onaylanmasıdır.
Kuşkusuz Ulu Önderimiz Kemal ATATÜRK; yüzyılın değil, yüzyılların adamıdır.Sonsuza değin de bizler ve bizler gibi düşünenlerin kişiliklerinde yaşayacaktır.
Bu nedenle MeTAL; ülkemizi Dünya pazarlarına sunanları gördükçe, korkuya kapılma, bizlerin soyu tükenmedikçe bu ülke ATAMIZ'ın dediği gibi; İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR...