Türk Lirası neden değer kaybeder?

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Vmaxx kardeşe fazla yüklenmeyin eskiden bir tek o kaldı.
Biz yaşamıyormuşuz o zaman:)

70 lerde 5 traktör vardı da 2000 yılında da hâlâ 5 traktör mü vardı?
Diye sorsak!!!
:)

80 li yıllarda en çok yapılan geyik neydi biliyormusunuz?
"Ulem şu trafiğe araba kalabalığına bak. Bi de millette para yok derler"

:)

90 lı yıllar aynı geyik.
2000 li yıllar aynı geyik.
2010 lu yıllardayız hâlâ aynı geyik!

Yani 40 yıldır aynı geyiğe maruz kalan bünye ister istemez yıpranıyor.
:)

Merak edip baktım kişi başına düşen otomobil sayısı ne diye?
Dünya sıralamasında perişanları oynayanlarla aynı ligdeyiz.
Komik oluyor yapmayın bunu.

Bizde ki trafiğin, araç kalabalığının nedeni herkesin araç sahibi olması değil, çarpık kentleşme ve izansız hesapsız yapılan trafik düzenlemeleri.
Uyanın artık.

Dolar neden yükseldi onu da cumhurbaşkanına sorun.
 
Katılım
24 May 2014
Mesajlar
182
'1 dolarla,2.5 lira alınıyor paramız değerlenmiş işte daha ne' diyecek insanlar biliyorum :pr:
 
Katılım
1 Eyl 2014
Mesajlar
537
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
bu memlekette 2 sey olmuyacan;

1-milli takim teknik direktoru
2-merkez bankasi baskani


bunlardan 75er milyon adet var zaten.
 
Katılım
2 Kas 2008
Mesajlar
867
Ekonomi işlerinden fazla anlamam ama anladığım kadarıyla anlatayım. FED faiz arttırıyor.
Amerika faiz arttırınca, faiz farkından para kazanmak isteyen yatırımcı dolarını Amerikan hükümetine borç para olarak verir.
Piyasada dolaşan dolar azaldığından değeri artar. Doların değeri artınca bizim hükümetin borç yükü artar.
Kur farkından dolayı borç yükü artan hükümet para basar. Piyasada fazla TL olunca da değeri düşer.
 
Katılım
15 Ara 2014
Mesajlar
1,570
Tüm tüketmek istediklerini balkonda saksıya domates dikip, erince koparıp yemek gibi baştan sonra kendin üretmediğine göre; tükettiklerini birileri bir yerlerde üretiyor. Buna motosikletler de dahil.

Şimdi, elin oğlu bunu üretiyor da, sana niye versin? Karşılığında ne vereceksin?

Ne üretiyorsun da ne tüketeceksin?

Bu soruya babaannenizin kabul edebileceği düzeyde bir cevabınız yoksa;

ya çalarak tüketiyorsunuzdur;
ya borç alarak gelecekteki gelirinizden tüketiyorsunuzdur;
ya da birileri sizi besliyordur.

Şimdi bu besleme konusu önemli.

Soru şu ki; elin oğlu sizi niye besler?

El-cevap: Beslemez. Hesap, ilanihayetinde, eninde sonunda önünüze gelir.

Sizin önünüze gelir dediğime bakmayın; genel anlamda kullandım. Borç alınarak yapılan Dolmabahçe sarayının borçlarının ödenmesi gibi... Belki siz tüketirsiniz; hesabı torununuz öder.

Bazen siz tüketmezsiniz ama yine de ödersiniz. Bundan sonra motosiklete kur farkından dolayı daha çok TL ödemek budur.

Kim ne tüketti de hesabı şimdi benim önüme geldi diye soranlar için; e o kadarını bulmak da size kalıyor... :)
 

MkD

Katılım
22 Eki 2009
Mesajlar
767
Ülke olarak çok karanlık günler gördük, 1 doları 1.300.000 tl'den 2.5 tl'ye düşüren :p adama saygı duyacaksınız. :queen:
Türk lirasının son 12 yılda kazandığı değer cumhuriyet tarihinin zirvesinde, 6 sıfır attık almanya ile yarışıyoruz. 7 sıfır atsak dünya lideriydik... :)
 
Katılım
26 Mar 2006
Mesajlar
4,133
Ekonomi işlerinden fazla anlamam ama anladığım kadarıyla anlatayım. FED faiz arttırıyor.
Amerika faiz arttırınca, faiz farkından para kazanmak isteyen yatırımcı dolarını Amerikan hükümetine borç para olarak verir.
Piyasada dolaşan dolar azaldığından değeri artar. Doların değeri artınca bizim hükümetin borç yükü artar.
Kur farkından dolayı borç yükü artan hükümet para basar. Piyasada fazla TL olunca da değeri düşer.

Konunun amerikayla fed le ilgisi yok.

Klasik bir para işlevi vardır.

Aslında bu işlem paraya yatırım yapılmaması için hükümetlerin aldığı bir önlemdir.

Parayı cebinde saklama faizde saklama piyasaya sür yatırım yap teşviğidir.


Ekonomisi kötü iki yakası bir araya gelmeyen ülkelerde sürekli faizi arttırarak halkdaki parayı toplamaya çalışırlar.
Topladıkları paralarla ekonomiyi düzeltmek için sondan bir önceki şanslarını kullanırlar.

Son şans dırç borç dur.

Hem dışarıya borçlandırılan hemde içeride borçlu olan ülkeler kucaktan kucağa gezerler ve Asla iflah olmazlar. Bu Kesinlikle ve kesinlikle bir oyun değildir. Tamamen siyasilerin cep doldurma savaşıdır.

Bknz TR politikasi ve ekonomik durumu.



Tr yi örnek verdim çünkü bildiğiniz ve yaşadığınız ülke. Dibine kadar herşeyden haberdarsınız.



Bulgaristan ya da yunanistanı da örnek verebilirim. TR ile aynı cinsden siyasileri var. Halkları bizden daha iyi değil.

Ab ye üye olmaları onlar için tam bir ekonomik yıkım olmuş durumda.



Ab ye üye olma yolunda heryerini hesapsızca yırtan dağıtan hükümetlerimizin hiçbir zaman yaşayamayacağı bu fantazisi ile avutulmak da aptal yerine konmamaktan başka birşey değil.
 
Katılım
2 Kas 2008
Mesajlar
867
Sinan konunun FED'le ilgisi yok diyorsun ama

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/24654983.asp

Bu linktende anlaşılacağı gibi 3. adımda FED'in faiz arttıracağı yazıyor.

---------- Mesajlar birleştirildi - 23:50 ---------- bir önceki mesaj zamanı 23:45 ----------

Ayrıca ülkemizin zenginleşmesinin tek yolu
1- ÜRETİM yapmaktır.
2- İthalatı azaltıp, ihracatı arttırmaktır.

Zengin ülke olmakla da bitmiyor.
Milli geliri eşit paylaştıramazsanız, Ülke ekonomisinin iyi olması da birşeyi değiştirmez.
Zengin daha çok zengin olur sadece.
Anlayacağınız güzel ülkemin neresinden tutsanız elinizde kalır.
 
Katılım
26 Mar 2006
Mesajlar
4,133
Sinan konunun FED'le ilgisi yok diyorsun ama

http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/24654983.asp

Bu linktende anlaşılacağı gibi 3. adımda FED'in faiz arttıracağı yazıyor.

---------- Mesajlar birleştirildi - 23:50 ---------- bir önceki mesaj zamanı 23:45 ----------

Ayrıca ülkemizin zenginleşmesinin tek yolu
1- ÜRETİM yapmaktır.
2- İthalatı azaltıp, ihracatı arttırmaktır.

Zengin ülke olmakla da bitmiyor.
Milli geliri eşit paylaştıramazsanız, Ülke ekonomisinin iyi olması da birşeyi değiştirmez.
Zengin daha çok zengin olur sadece.
Anlayacağınız güzel ülkemin neresinden tutsanız elinizde kalır.

Ben meselenin özünden bahsettim. Ekonomin zayıf olduğu müddetçe ülkene en uzak kıtadan biri mıçsa bile böyle etkilenirsin işde.

Sonrada adını biz elimizden geleni yaptık bizimle alakası yok fed şöyle yaptı fed böyle yaptı olur.


Çok fazla detaya girmek istemediğim için tam tersi konusunu yazmadım.


Yazıdan da anlaşılacağı üzere ABD ekonomisi o kadar iyi durumda ki kasaları tıka basa para ve varlıkla dolmuş durumda. Aldıkları tedbirler o kadar yerinde olmuş ki yatırımcılar enstrüman olarak paradan vazgeçip üretime yatırımlarını yönlendirmişler.

Ülkenin lokomotifi üretimdir.

Amerika ekonomisi de üretim fazlası vererek deflasyon riski ile karşı karşıya gelmiştir.

Bahsettiğin yazı deflasyon tedbirleridir.


Türkiye son 15 yılda tarıma ve sanayiye dayalı bir ekonomi politikası gütse idi bu günlerde biz de deflasyondan bahsedebilridik.

Ama o kadar dengesiz bir gelir dağılımı yaşandı ki 1+1 daire milyon dolara satılır oldu.

Böyle bir ekonomi ancak ve ancak haksızlık ve hırsızlıkla açıklanabilir.
 
Katılım
30 Ara 2008
Mesajlar
126
bunun adı vahşi kapitalizm, her yerde aynı şey geçerli
sahte ihtiyaç algısıyla arz talep dengesi kurulmaya çalışılsa da mevcut para akışı üretimi karşılayamayacak düzeyde
bir bakıyorsun tüm devletler gırtlağına kadar borçlu
kime? şirketlere
bu günkü bolluk nasıl oluyor? "kredi" canım benim
borçlanma yükü gitgide artıyor
balonun patlama noktasına yaklaşıyoruz
büyük bir ekonomik buhran geliyor, peşinden piyasayı dengeleyecek büyük bir savaş, hoppaa yönetimler tamamen şirketlerin kontrolüne geçecek
başka bir büyük plan var burda
senin büyük ustan o değirmene su taşıyor 12 yıldır[/QUOTE]

Ben yasadiklarimi gördüklerimi yaziyorum,
korkmayin birsey olmam üstüme gelebilirsiniz, tartismamiz seviyeli ve arguman üzerine oldukca..
cogunuz bol keseden baskalarinin sloganlarini yaziyorsunuz
70li yillari yassaydiniz bilirdiniz piyasanin bollugunu (tüp sirasi ekmek sirasi , 3 hafta elektrik kesintisi)
70 yillarin filmlerine bakin sokaklara ve milletin haraketlerine .
bazi arkadaslarin yazdigi dogru kapitalist sistem serbest piyasa ama 70lerdede öyleydi herkezin geliri ayni degil bu normal.
en cok kizdigim ya milletin yarisi asgari ücretli nasil alsin....
peki niye asgari ücretli? meslek yapmismi? , okumusmu? sonradan egitim icin ugrasmismi (tabi bunlarin arasinda kader kurbani olanlari var yok degil , oda ALLAHIN takdiri)asgari ücretliyken niye giderini asgari ücretli gibi yapmiyor IPHONE aliyor kredi borcu yapiyor ve yasam seviyesini niye gelirine göre ayarlamiyor.
ve burada motorlarin fiyatindan yakiniyor.
Unutmayin motosiklet tasima özelligi olsada pahali bir hobidir , tabi ufak bi scooter alip tasarruflu olabilir, ama milletin gözünde 600c üzeri motosiklet olarak geciyor.

Anlamadigim o asgari ücretli arkadaslar internetden bilgisayarla ne kadar magdur olduklarini her firsatta yaziyor. SÜKÜR diyen yok!
hem burada 35 yas alti olanlarin bilmeden görmeden neymis denizlide 5 traktör varmis (dogru okuyun kasabada yazdim) benim yasadiklarimi ve gördüklerimi kulakdan duyma parolalarla karalamaya hakki yok.
ben haberlerde günde onlarca üniversiteli genclerin birbirini öldürdügünü ,degil gecim yasam savasi verildigi günleri gördüm.
ben PARAMIZIN YILDA %200 deger kaybettigi günleri hatirliyorum. söyle bir düsünün döviz virgülün arkasindan degilde virgülün önünde iki haneli artiyordu, paramizda ayni sekilde deger kaybediyordu bugünün 100 lirasi seneye 40 lira degerine düsüyordu .Fabrikatörler fabrikalari satip dövize cevirip repodan para kazaniyordu ,issizlik o bicimdi.
INSALLAH o günlere dönmeyiz.
bu konuya baska yazmayacagim ,
bilen bilir , bilmeyen ögrensin , ögrenmek istemeyene de diyecegim yok.
hepinize iyi aksamlar
saygilarimla
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
bunun adı vahşi kapitalizm, her yerde aynı şey geçerli
sahte ihtiyaç algısıyla arz talep dengesi kurulmaya çalışılsa da mevcut para akışı üretimi karşılayamayacak düzeyde
bir bakıyorsun tüm devletler gırtlağına kadar borçlu
kime? şirketlere
bu günkü bolluk nasıl oluyor? "kredi" canım benim
borçlanma yükü gitgide artıyor
balonun patlama noktasına yaklaşıyoruz
büyük bir ekonomik buhran geliyor, peşinden piyasayı dengeleyecek büyük bir savaş, hoppaa yönetimler tamamen şirketlerin kontrolüne geçecek
başka bir büyük plan var burda
senin büyük ustan o değirmene su taşıyor 12 yıldır

Ben yasadiklarimi gördüklerimi yaziyorum,
korkmayin birsey olmam üstüme gelebilirsiniz, tartismamiz seviyeli ve arguman üzerine oldukca..
cogunuz bol keseden baskalarinin sloganlarini yaziyorsunuz
70li yillari yassaydiniz bilirdiniz piyasanin bollugunu (tüp sirasi ekmek sirasi , 3 hafta elektrik kesintisi)
70 yillarin filmlerine bakin sokaklara ve milletin haraketlerine .
bazi arkadaslarin yazdigi dogru kapitalist sistem serbest piyasa ama 70lerdede öyleydi herkezin geliri ayni degil bu normal.
en cok kizdigim ya milletin yarisi asgari ücretli nasil alsin....
peki niye asgari ücretli? meslek yapmismi? , okumusmu? sonradan egitim icin ugrasmismi (tabi bunlarin arasinda kader kurbani olanlari var yok degil , oda ALLAHIN takdiri)asgari ücretliyken niye giderini asgari ücretli gibi yapmiyor IPHONE aliyor kredi borcu yapiyor ve yasam seviyesini niye gelirine göre ayarlamiyor.
ve burada motorlarin fiyatindan yakiniyor.
Unutmayin motosiklet tasima özelligi olsada pahali bir hobidir , tabi ufak bi scooter alip tasarruflu olabilir, ama milletin gözünde 600c üzeri motosiklet olarak geciyor.

Anlamadigim o asgari ücretli arkadaslar internetden bilgisayarla ne kadar magdur olduklarini her firsatta yaziyor. SÜKÜR diyen yok!
hem burada 35 yas alti olanlarin bilmeden görmeden neymis denizlide 5 traktör varmis (dogru okuyun kasabada yazdim) benim yasadiklarimi ve gördüklerimi kulakdan duyma parolalarla karalamaya hakki yok.
ben haberlerde günde onlarca üniversiteli genclerin birbirini öldürdügünü ,degil gecim yasam savasi verildigi günleri gördüm.
ben PARAMIZIN YILDA %200 deger kaybettigi günleri hatirliyorum. söyle bir düsünün döviz virgülün arkasindan degilde virgülün önünde iki haneli artiyordu, paramizda ayni sekilde deger kaybediyordu bugünün 100 lirasi seneye 40 lira degerine düsüyordu .Fabrikatörler fabrikalari satip dövize cevirip repodan para kazaniyordu ,issizlik o bicimdi.
INSALLAH o günlere dönmeyiz.
bu konuya baska yazmayacagim ,
bilen bilir , bilmeyen ögrensin , ögrenmek istemeyene de diyecegim yok.
hepinize iyi aksamlar
saygilarimla
Yok tüp müş , yok benzin kuyruğuymuş... Hakkarinin Kısmıklı köyünde de hiç traktör yoktu... :bounce:
Ya o günleri yaşamadın işkembeden sallıyon ,
Ya da yaşadın ama farklı pencereden bakıyon, tıpkı bu günkü olanlar gibi...
Ama o pencere hep yanlışı gösteriyor...

Bahsettiğin dönemlerde paranın alım gücü bu günün on katıydı....
Para var ama mal yoktu....
Acaba neden ?...
Orasını da sen araştır...

Artık sizlerle tartışmak bile yersiz , gereksiz....
Bi de okumuş , kültürlü adamlarsınız...
Sizler böyleyseniz köylerde yaşayan insanlarımıza hak vermemek elde değil....
 
Katılım
26 Mar 2006
Mesajlar
4,133
Yok tüp müş , yok benzin kuyruğuymuş... Hakkarinin Kısmıklı köyünde de hiç traktör yoktu... :bounce:
Ya o günleri yaşamadın işkembeden sallıyon ,
Ya da yaşadın ama farklı pencereden bakıyon, tıpkı bu günkü olanlar gibi...
Ama o pencere hep yanlışı gösteriyor...

Bahsettiğin dönemlerde paranın alım gücü bu günün on katıydı....
Para var ama mal yoktu....
Acaba neden ?...
Orasını da sen araştır...

Artık sizlerle tartışmak bile yersiz , gereksiz....
Bi de okumuş , kültürlü adamlarsınız...
Sizler böyleyseniz köylerde yaşayan insanlarımıza hak vermemek elde değil....

O nasıl bir üslup öyle. Karşındaki kim olursa olsun üslubun kendi seviyeni belirler ki. seviyesizliğin dibine vurmuşsun.

O kişinin Geçmişle ilgili yorum belki yanlış belki yanlı ama bu seviyeyi düşürmeyi gerektirmez.


Bu arada o günlerdeki yokluğun sebebi TR yasalarıdır ve Bütün ülkede yıllarca yaşanmıştır. Uydurma yada abartılmış bir durum değildir.

İthalata izin verilmediği gibi serbest piyasa ekonomiside yoktu.

Kısacası kendi yağında kavrulduğu Kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biri olduğu dönemlerdi.

İstediğiniz gibi yorumlayabilirsiniz. Ama yorumuda yorumlayanıda aşağılamak kibir hastalığıdır.

Bu ülke kibir yüzünden bu halde. Bu da benim yorumum.
 
Son düzenleme:
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
Ben yasadiklarimi gördüklerimi yaziyorum,
korkmayin birsey olmam üstüme gelebilirsiniz, tartismamiz seviyeli ve arguman üzerine oldukca..
cogunuz bol keseden baskalarinin sloganlarini yaziyorsunuz
70li yillari yassaydiniz bilirdiniz piyasanin bollugunu (tüp sirasi ekmek sirasi , 3 hafta elektrik kesintisi)
70 yillarin filmlerine bakin sokaklara ve milletin haraketlerine .
bazi arkadaslarin yazdigi dogru kapitalist sistem serbest piyasa ama 70lerdede öyleydi herkezin geliri ayni degil bu normal.
en cok kizdigim ya milletin yarisi asgari ücretli nasil alsin....
peki niye asgari ücretli? meslek yapmismi? , okumusmu? sonradan egitim icin ugrasmismi (tabi bunlarin arasinda kader kurbani olanlari var yok degil , oda ALLAHIN takdiri)asgari ücretliyken niye giderini asgari ücretli gibi yapmiyor IPHONE aliyor kredi borcu yapiyor ve yasam seviyesini niye gelirine göre ayarlamiyor.
ve burada motorlarin fiyatindan yakiniyor.
Unutmayin motosiklet tasima özelligi olsada pahali bir hobidir , tabi ufak bi scooter alip tasarruflu olabilir, ama milletin gözünde 600c üzeri motosiklet olarak geciyor.

Anlamadigim o asgari ücretli arkadaslar internetden bilgisayarla ne kadar magdur olduklarini her firsatta yaziyor. SÜKÜR diyen yok!
hem burada 35 yas alti olanlarin bilmeden görmeden neymis denizlide 5 traktör varmis (dogru okuyun kasabada yazdim) benim yasadiklarimi ve gördüklerimi kulakdan duyma parolalarla karalamaya hakki yok.
ben haberlerde günde onlarca üniversiteli genclerin birbirini öldürdügünü ,degil gecim yasam savasi verildigi günleri gördüm.
ben PARAMIZIN YILDA %200 deger kaybettigi günleri hatirliyorum. söyle bir düsünün döviz virgülün arkasindan degilde virgülün önünde iki haneli artiyordu, paramizda ayni sekilde deger kaybediyordu bugünün 100 lirasi seneye 40 lira degerine düsüyordu .Fabrikatörler fabrikalari satip dövize cevirip repodan para kazaniyordu ,issizlik o bicimdi.
INSALLAH o günlere dönmeyiz.
bu konuya baska yazmayacagim ,
bilen bilir , bilmeyen ögrensin , ögrenmek istemeyene de diyecegim yok.
hepinize iyi aksamlar
saygilarimla

geçmişi iyi kötü ben de hatırlıyorum, yaşım 35 in üstünde
o zamanki yokluk üretim azlığındandı
tarım ve sanayi bu kadar gelişmemişti
araba almak lükstü ve şimdiki kadar ihtiyaç haline de gelmemişti/ getirilmemişti
eskiden insanlar daha basit materyallerle oyalanırken bu gün ayfonun, lüks arabanın peşinden koşuyor
ancak piyasada çok fazla araç olması sizi yanıltmasın
fakirlik oranı eskisinden daha fazla. gelirin çok daha büyük bir kısmı çok küçük bir kısımın elinde artık
insanlar köleleştiriliyor
ancak bu kabul edilen bir kölelik sistemi
bizler teknolojik oyuncakların peşinden koşarak mevcut sistemde fakirleştiriliyoruz
sürekli aldığımız zibilyon tane araç gereç ancak bizim fakirleşmemiz ve sistem içinde kalmamız için
arabayı bize ihtiyaç olarak dayatan sistem, onu alabilmek için bize kredi sunup borçlandırıyor ve elimizdekileri kaybetmemek adına yine sistemin bize sunduğu iş alanlarında düşük maaşla çalıştırıyor
şekillenmiş bir zevk anlayışı geliştirildi. haftasonları avm lerde alış veriş yaparak stres atan bir güruh haline geldik
büyük şirketler piyasayı kontrol altına alarak, küçük işletmelerin rekabet gücünü zayıflattı
küçük işletmeler kapandıkça, buradaki iş gücü büyük şirketlerin düşük maaşlı elemanı haline gelecek, geliyor da...
pastanın elit tabakaya kesilen kısmı büyüdükçe, avama daha da az pay düşecek böylece
bu, iş gücü arzını artırdıkça insanlar güven duygusunu yitirecek ve daha boyun eğer vaziyete gelecek
modern kölelik budur
bu gün Türkiyenin getirildiği nokta da budur
 
Katılım
8 Haz 2006
Mesajlar
2,033
Cevabi cok basit (diger yorumlari hic okumadim). Tayyipten once Ciller ve Ecevit yuzunden, su an Tayyip yuzunden.
 
Katılım
31 Tem 2007
Mesajlar
1,367
Dün cevap veremediğim bu konuya çok önemli gördüğüm için şimdi cevap veriyorum:

Türk lirasının değerini belirleyen en önemli faktör, TÜRK MİLLETİNİN ürettiği mal ve hizmetlerdir.
Ne kadar mal ve hizmet üretirseniz paranız o kadar değerlidir.
Eğer yeterli üretiminiz yoksa o zaman bunları dışardan alırsınız.
Yani ithalat yaparsınız.
Ne kadar ithalat yaparsanız o kadar dövize ihtiyaç duyarsınız, başka bir deyişle dışardan ne kadar çok mal alırsanız o derece yabancı para ihtiyacı doğar..
Eğer biz adam gibi bir ülke olsaydık, PARAMIZ takas kağıdı olarak dünyada kabul görür ve kendi bastığımız para ile ticaret yapardık..
Maalesef az gelişmiş bir ülke olduğumuz için ticareti de abd doları ile yapıyoruz.
Yani abd ağaçları kesip kesip onları kağıt yapıyor, üzerine BENJAMINin resmini basıp bize FAİZLİ borç para olarak veriyor, biz de bu parayla gidip bol bol ÇİN MALI veya pek nadiren AB malı alıyoruz..
Her halukarda avuçla, bavulla, kamyonla para gidiyor..
Ne alıyoruz?
Cep telefonu, araba, bilgisayar, televizyon vs vs..

Şimdi bunları geri ödeyeceğiz, cebimizde para kalmadı ne satıcaz?

Domates, biber, portakal, elma...
Heeee..
Tarladaki domateslerin satış fiyatı cebimizdeki yeni telefonu öderse o zaman TÜRK LİRASI DEĞER KAYBETMEZ...
Amaaa..
Tarlada hiç domates yokken sen kalkmışsın yeni cep telefonu almışsın, yetmemiş gidip yeni avrupa araba almışsın, o da yetmemiş bi de yeni daireye taşınmışsın..
Bu sefer no'lcak??
Borçlancan..
Seneye ve bi dahaki seneye çıkacak domatesleri satışa çıkarcan, bankaya gidicen borç para isteycen.. Hop nooldu??? Bak faizler de yükseldi..

Niye çünkü herkese verecek BORÇ PARA KALMADI..
Eğer döviz düşük ise faiz yüksektir.. DÜŞÜK KUR YÜKSEK FAİZ..
Yüksek faizle bol bol borç para bulursun..

Kemal Dervişin dayadığı politikayı aynen sürdürdüler.
Şimdi borç para bulamıyolar çünkü tarlada domates kalmadı, tekel, telekom, tüpraş, seka...ebk.. sümerbank hepsi satıldı gitti,,
nasıl borç para bulcan..

TL nin değer kaybetmesinin bir iyi tarafı ithal malların (mesela benzin-mazot-doğalgaz-cep telefonu) fiyatının yükselerek talebin azalması ve sonuçta DIŞARI GİDEN PARANIN AZALMASIdır.
Yani DIŞ BORÇ azalır..
Dış borcun azalması iyi bişeydir.
O zaman merkez bankasındaki dolar stoğu azalmaz, serbest piyasada dolar yükselirse MB alın lan der bir çuval doları havaya saçar ve dolar yere düşer... :)
Eğer MB da dolar yoksa bu sefer dışardan alır dolar yükselir, veya BORÇ dolar alır bu sefer de FAİZ yükselir..
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
O nasıl bir üslup öyle. Karşındaki kim olursa olsun üslubun kendi seviyeni belirler ki. seviyesizliğin dibine vurmuşsun.

O kişinin Geçmişle ilgili yorum belki yanlış belki yanlı ama bu seviyeyi düşürmeyi gerektirmez.


Bu arada o günlerdeki yokluğun sebebi TR yasalarıdır ve Bütün ülkede yıllarca yaşanmıştır. Uydurma yada abartılmış bir durum değildir.

İthalata izin verilmediği gibi serbest piyasa ekonomiside yoktu.

Kısacası kendi yağında kavrulduğu Kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biri olduğu dönemlerdi.

İstediğiniz gibi yorumlayabilirsiniz. Ama yorumuda yorumlayanıda aşağılamak kibir hastalığıdır.

Bu ülke kibir yüzünden bu halde. Bu da benim yorumum.
İşine geleni al , seviyesizleri bana kalsın usta...
Kullanılacak daha çok insan var....
Boşa harcamak istemiyorum....
 
Katılım
24 Ara 2003
Mesajlar
1,447
İş 70 lerdeki durumla karşılaştırmaya gelmiş. O yıllarda az tüpgaz ve yağ kuyruğunda beklemedim. Efendim 1973 petrol krizinden sonra, petrolün fiyatı 4 kat arttı. Ardından 1974 de Kıbrıs Barış harekatı devlet bütçesini yuttu, Ardından Amerikan ambargosu, ekonomiyi felç etti.O dönem dış borçlar finans kurumlarından değil devletten devlete şeklinde alınıyordu. Kıbrıs'a çıkarma yapıp çekil baskılarına boyun eğmeyince para kesildi ekonomi battı.Bu yıl için 225 milyar dolar bulamazsak krizin ne olduğunu göreceğiz.

---------- Mesajlar birleştirildi - 17:50 ---------- bir önceki mesaj zamanı 17:39 ----------

Biraz uzun Zahmet olmazsa mutlaka okuyun. RAKAMLAR YALAN SÖYLEMEZ.


16 Aralık 2013 Pazartesi, 09:33:07 Güncelleme:13:28:42

Yavuz Semerci
[email protected]


"KİMİN döneminde ne kadar büyüdük?" tartışması aslında siyaseten çekiştirilecek bir konu değil.
Son 11 yıllık AK Parti iktidarı, Cumhuriyet tarihinin en parlak dönemi olarak lanse ediliyor. CHP, büyüme karşılaştırmalarını 1945'ten başlatıyor. AK Parti'nin başlangıç tarihi 1939...
Müsaadenizle bu tartışmaya eski DPT Müşteşarı, siyasetçi İlhan Kesici'den gelen yazıyla devam edeyim. Daha doğrusu uzun yazısını kısaltarak köşeyi ona ayırayım. Konu hakkında bilgilenmekte fayda var...

*

"Bir kıyaslama yapmak gerekirse öncelikle benzer siyasi dönemlerle kıyaslamak gerekir.
Yıllık büyüme oranlarında yalın rakamları verelim:
AK Parti dönemi: (20032012) Yıllık ortalama büyüme hızı yüzde 4.9...
Demokrat Parti, rahmetli Adnan Menderes dönemi: (1950-1960) Yüzde 6.3...
Adalet Partisi, Süleyman Demirel dönemi: (1965-1971)Yüzde 5.9...
ANAP, rahmetli Turgut Özal dönemi: (1983-1989) Yüzde 4.9...[/U]

*

İlk üç Beş Yıllık Kalkınma Planı dönemi: (1963-1977). Bu da kesintisiz on beş yıllık bir dönemdir. Yıllık ortalama büyüme hızı yüzde 5.9'dur.
Bir askeri darbe, 12 Mart 1971 darbesi; bunun bir sonucu olmak üzere siyasi istikrarın önemli ölçüde bozulması; beş partili koalisyon hükümetleri dönemleri; 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı; bu sebeple Türkiye'ye uygulanan önce askeri, daha sonra da ekonomik ambargolar. Hepsi bu dönemin içindedir. Ama buna rağmen elde edilen yıllık ortalama büyüme hızı yüzde 5.9 olmuştur.

*

Çok partili dönemi başlangıç alırsak...
1946-2002, tam 57 yıl, her yıl üst üste ortalama büyüme hızı yüzde 5.1.
Bu dönemin içinde Cumhuriyet tarihimizin akla gelebilecek hemen hemen bütün olumsuz olayları da vardır.
Örneğin petrolün varil fiyatı... 1970'te 1 dolarlar seviyesinden 1980'de 36 dolar seviyesine çıkması, yani on yılda tam 36 kat artması; 1994 ekonomik krizi ve ekonominin yüzde 5.5 küçülmesi, 1999 depremi ve yüzde 3.4 küçülme ve en nihayet 2001 ekonomik krizi ve yüzde 5.7 küçülme dönemleri. Bütün bunlara rağmen, 57 yıl üst üste elde edilen yıllık ortalama büyüme hızı yüzde 5.1'dir.

*

Benim en çok alındığım ve gücendiğim bahis ve bölüm Başbakan Yardımcımız Sayın Ali Babacan Bey'in kıyaslama tarihinin başlangıcını mesela 1939'a dayandırmasıdır. 1939 neyi temsil edebilir de ekonomik bir kıyaslamada baz yılı alınmış olması gerekir?
Bu çok yanlıştır. Niye? Bir kere 1939-1945 dönemi, Hz. Adem'den bu yana bütün dünya tarihinin gördüğü ve inşallah bir daha hiç görmemesi gereken İkinci Dünya Savaşı dönemidir. Dünyanın bütün varlıklarını perişan eden bir dönemdir. İnsan varlıkları, iktisadi kıymetler, aklımıza ne gelirse.''

*

İlhan Kesici rakamları hatırlattı. Gerçekten de savaş döneminde her yıl Türkiye ekonomisi yüzde 5 daraldı. Bu daralmayı geçmiş hükümetleri başarısız bulmak ya da mevcut hükümeti başarılı göstermek için kullanmak kimseye yakışmaz.
Özete gelirsek rakamlar ortada. İktidar büyüme hızını düşürmedi. Mevcut hız aynen devam etti. Ancak "mucizevi büyümeler, dev adımlar" gibi söylemlerin sahiplerinin "Şeyh uçmaz, mürit uçurur" kapsamında konuştuklarını sanıyorum!
 
Katılım
6 Şub 2010
Mesajlar
260
arkadaşım dolar euronun yükselmesi tamamen arz talep dengesidir. talep arttıkça değeri artar. ithalat arttıkça onlara verecek para bulmamız gerekecek onlara verecek paranın miktarı arttıkça (talebimiz artar) bizden daha fazla TL istemeye başlarlar. Altı ay önce biz 1 dolar istediğimizde bizden karşılık olarak 1.5 TL istiyorlardı.
şimdi 1 dolar istediğimizde bizden 2,5TL istiyorlar.

mesela benim şirketim makina alacak 50.000 avro diyor adam. şirketim diyor ki: oooo avro yüksek düşsün öyle alalım. bunu diyen ithalat firmaları çoğaldıkça avro düşmeye başlıyor.

gelişmiş ülkelerde merkez bankası dövizlere çok müdahale etmezler diye biliyorum. özel sektör kendisi dizginleri ele alır.

yav çok uzun bir konu:(

kurtuluşumuz: MİLLİ AĞIR SANAYİİ kurmaktan geçer... O değilde bir kaç örnek vereyim dedim aklıma düzgün şirket gelmedi.
 
Katılım
24 Eyl 2006
Mesajlar
979
Vmaxx kardeşim. O tüp kuyruklarını, benzin kuyruklarini iyi bilirim. Geçmişte o kuyruklarda beklemişliğim vardır. Gençleri yanıltmayalım, o kuyruklar 12 eylül ile bitti. Üstüne anap, dyp, ana-sol, ana-yol, refah-yol hükümetleri ve kırk sene geçti.

Sen onu bunu boşver de çok biliyorsan şuna cevap ver; on sene önce emekli olan bir işçi veya memur dmekli ikramiyesi ile bir ev alabilirdi, şimdi alabiliyor mu?

---------- Mesajlar birleştirildi - 21:27 ---------- bir önceki mesaj zamanı 20:32 ----------

dışarıdan bakınca ekonomimiz gelişti, aman ne guzel oldu.

gerçekten bazı şeyler değişti, sözgelimi otomobil almak kolaylaştı ve otomobil sayısı arttı. peki nasıl alınıyor bu arabalar? 3 yıl, 5 yıl borçlanıp kredi ile... kimin üretimi? çoğu avrupa, bir kısmı japon, pek azı yerli. krediyi veren banka? onun da sahibi yabancı...

benim kardeşim 5 sene boyunca boğazından kesmeye razı oluyor, yabancı bankaya faiz ödüyor, yabancı araba alıyor yani sömürülüyor. peki yüce devlet? o da peşin peşin kdv'sini, ötv'sini alıyor ve vatandaşının sömürülmesine çanak tutuyor, üstüne kendi de sömürüyor.

avunuyoruz, ihracatımız şöyle arttı, böyle arttı... ne satıyoruz? en teknolojik ürünümüz doblo, clio symbol vesaire.. 10.000 euroya araba satıyoruz kar marjı 1000 euro; bu arabayı yapabilmek için 3000 euroluk yüksek teknoloji bileşeni alıyoruz yabancıdan, adama maliyeti 30 euro... neden arabayı senden alıyor? kendi yapsa daha pahalıya mal edecek. ne oluyor? sen para kazandım sanırken madenlerinin, iş gücünün sömürülmesine, çevrenin kirlenmesine çanak tutuyorsun.

çözüm ne? araba yapıp satmamak mı? elbette değil! böyle zor kazanılan kıt kaynaklarımızı eğitime, bilime, gelişmeye harcamak!
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst