Her seferinde tekrarlamaktan yoruldum ama ne kendi tercihimi övmek, ne de diğer tercihleri yermek gibi bir niyetle yazmıyorum. Hele hele yukarıdaki provokatif mesajda olduğu gibi, insanları tercihleri yüzünden "salak" olarak nitelendirmeyi aklıma bile getirmiyorum. Başka bir konuda da bahsetmiştim. Hornet almadan önce 790 Duke'ten, Tuono 660'a; Z650'den Trident 660'a kadar araştırıp incelediğim bir serüvenim var. Hatta kader ağını farklı örmüş olmasaydı, geçtiğimiz yaz Tuono 660 Factory sahibi de olacaktım. Ki hala tasarım, donanım, güç olarak çok beğendiğim bir motordur. Sadece sizin nadirlik/seçkinlik/kalite retoriğinizde katılmadığım yere eleştiri getiriyorum. Bu da forum ortamının ana varlık nedenidir diye düşünüyorum. Var olduklarından beridir forum ortamlarında dirsek çürütürüm, Mercedes mi/BMW mi, Canon mu/Nikon mu, Güç mü/Tork mu, Japon mu/Avrupa mı, vb. tartışmalar hiç bitmez. Bitmemesi de normal, çünkü insan algısı coğrafyaya, döneme, bütçeye, beklentilere, vb. değişen bir duyu.
Bakın yine Mercedes örneği üzerinden getirdiğiniz sakat argümanı eleştirmek zorunda kalacağım. Tüm dünyada seçkin/lüks bir marka olmasına rağmen Mercedes'in dolmuşundan, otobüsüne, Unimog'undan Maybach'ına kadar değişen bir ürün profili var. Pek de nadir değil yani. Yani şimdi 20 TL vererek Mercedes dolmuşa binen biri, 20 milyon TL vererek Maybach'a binen birine göre daha rasyonel bir karar vermiş diyebiliyor muyuz?

Mercedes hemen hemen tüm rakiplerine göre pahalı ama işte onun pahalı ürün satması ile örneğin KTM'nin rakibinden pahalı ürün satması arasında çok rasyonel bir fark ortaya çıkıyor. Bunun çok basit bir nedeni var: Çünkü KTM seçkin/lüks/nadir bir marka değil. Dolayısıyla rakipleri ile arasında anlamlı bir fark yaratması için, olduğundan farklı aksiyonlar alması gerektiği de aşikar. En azından bizim coğrafyada bu böyle. İngiltere'de KTM 790 Duke alacak adamın reaksiyonuyla, Türkiye'de alacak adamın reaksiyonu arasında görünür bir fark var çünkü. Rakibi Honda ise, GoldWing'ten CB125F'e kadar farklı segmente hitap ederken, tüm dünyada kendi tutkunlarını, kulüplerini, fanlarını bir araya getirebiliyor. Yani sadece bir modelde daha iyi fren, daha iyi amortisör, daha fazla güç koydunuz diye nadir ve seçkin bir marka olamıyorsunuz. Bunun sosyolojisini de yönetmek gerekiyor.
Aslında çok da tartışılacak bir durum değil. Hani yazarız, çizeriz amenna da, önünde sonunda Avrupacı/Japoncu döngüsüne girer ki, daha önce yapılmışı var