"delikanlı" denen muhteşem türkçe tanımın bir örneği olmuşsun
bi de 'travma' diyor yaşadığına

alçakgönüllü davranmışsın, ama adını travma koymuşsun
tam "delikanlı" işi
her trafikte haklı olduğumuzda karşımızdakine dalacak olsak ohoooo
baka daha geçen hafta, akmerkeze girecem vakit öğle vakti, tam ana kapının önünde taksi durdu önümde, gidecek yerim yok.
sola aalsam geçerim ama olsun dedim bekleyeyim.
taksiden çok yaşlı bir teyze, yok yok nine çıktı,
yavşa yavaş çıktı, ben de bekliyorum
bak hiçbirşey yapmıyorum,sadece bekliyorum
ne kornaya bastım ne gaz verdim. tek bir hareket bile yok
sadece vizör açık
ağır ağır çıktı, çıkarken bana ters ters baktı.
bişeyler geveledi
dedim "teyze ne diyon ben sadece bekliyorum seni" (bak teyze demişim, keşke nine deseydim!)
acele ettirmesen olmaz gebereceksiiz aceleden diyo...
güvenlik de hemen orda adam herşeyi duyuyo bana idare et gibisinden hareketler yaptı
dedim teyze kusura bakma korkuttum seni...güldüm.
*
bu tip şeyler sanırım bir de full face kaskların cilvesi
kafaya takında yanak şişiyo, e gözler de güneşli havada kısılınca ortaya kızıyormuş gibi görüntü çıkıyo
gören lan neye kızdı şimdi bu diyordur.
anlamak lazım yani.
ve de en önemlisi her problemle uğraşmamak lazım
emin olun, trafikte tartıştığınız kişiler "kendilerince haklı" ve siz ne kadar bağırıp çağırsanız da düşünceleri değişmeyecek
*
bak aklıma geldi başka bir örnek vereyim,
araba ile, kırmızıda geçen bi adamı durdurdum, (ben u dönüşü yapmak için bekliyordum, bana yeşil yandı, ve ben yavaş yavaş dönerken diğer yönden eleman, ona sarıdan çoktan kırmızı olmuşken, hemen önümden geçti)
dedim kırmızıda geçtin
adam ne derse beğenirsin; senin orda u dönüşü yasak
yani adam kendi hatasını göstermemek uğruna bile bile yalan söylüyor
dedim, gözlerine iyi baktır. bastım gittim.
ne derseniz deyin, değişmeyecekler