Konu dönüyor dolaşıyor, devletimizin, ihlal yapanlara etkili ceza vermemesine geliyor. Gidiş-geliş bir şehiriçi yolda uzun bir sıkışıklık varsa, minibüsçünün biri soldan basıp herkesi solluyor, elbet karşıdan biri gelince birinin önüne girene kadar karşıdan gelen trafiği kitliyor. Yol vermek istemeyen olursa kavga ediyor, minibüsçünün arkasına tkılanlar da oluyor 1 minibüs trafiğin içine ediyor. Bunun nedeni etkili bir şikayet, denetim ve ceza mekanizmasını uygulayamayan, yapamayan ve beceremeyen devletindir.
Eğitim, ahlak, din, kul hakkı, fetva, ilkokuldan itibaren öğretme, aile terbiyesi gibi olmayacak şeylerle yıllarımız ve parasal kaynaklarımız heba oluyor. Oysa bu hareketi yapan minibüsçüye "La kıro, sen bir daha bisiklet bile binemezsin. Ehliyetini aldım, hayatın boyunca ticari bir araca yolcu bile binmeyeceksin. 2 bin lira da sana ceza kesiyorum" denirse, trafik düzene girer mi girmez mi arkadaşlar?
Ne eğitime, ne gereksiz kamu spotuna, ne "emniyet şeridi kul hakkıdır" fetvalarına gerek var. Yalnızca adamın (ben dahil) ümüğünü sıkıp, çivili yağsız kazığa oturtacaksın. Sen devletsin. Tek ihtiyacımız bu.