- Katılım
- 15 Eki 2011
- Mesajlar
- 165
- Konu Yazar
- #1
Arkadaşlar merhaba. Fazer ımı aldıktan sonra yaptığım ilk en uzun ve en çok zevk aldığım bir gezi. tamamen plansız ve ani bir kararla 17.08 cuma günü öğleden sonra saat 16:30 civarında hazırlıklarımı tamamladım ve Tokat'tan yola çıktım. bu arada kampa gitme kararını aynı gün saat 11:00 civarında vermiştim. iftar saatinde (19:50) Ankara / Polatlı'ya ulaştım. yemekten sonra arkadaşlarımla buluştum ve orada konakladım. bu arada memleketim Polatlı. sabah çok erken yola çıkamadım. motosikletimin aküsü bitti. aküyü değiştir falan derken 2 saat civarında rötarım oldu.
burası Polatlı. motosikletin yanında ki yanında konakladığım arkadaşım Engin.
Mola zamanı.
yolculuk çok güzel geçiyor. hiç problem yok. Afyon kolaylı tesislerindeyim.
yaklaşık 200 km de bir mola verdim. Burduk Bucak civarı
veee Antalya.. Motomax'ın önü. bu arada Antalya'da çadır kurmak isteyip eksiği olan arkadaşlar; Mat'ınızı Antalya'dan almaya kalkmayın. Mat isteyince yüzünüze anlamsızca bakıyorlar. dakikalarca açıklama yapmak zorunda kalıyorsunuz. sonuç; 0
5 yere sordum. aynı tepkiyle karşılaştım.
Mat bulamayınca yola devam ettim. saat ilerledi, hava kararmak üzere ve ben yoruldum. daha acemisi olduğum çadırı kurmak için uğraşacağım. Olimpos yoluna girdim güzel bir kaç manzara yakaladım ve çektim.
Tokat'tan çıkmadan önce internette bularak aradığım ada pansiyona camp olanına ulaştım, akşam yemeğinden sonra çadırımı kuracağım alanı gösterdiler. keşke yardım isteseydim .)
nihayet başardım... çadırı kurmam yaklaşık 2 saatimi aldı. çadırı kurduktan sonra İstanbuldan 2 arkadaş araçlarıyla geldi ve çadırı 10 dk içerisinde kurdular. işin piri olmuşlar artık.
acemice kurulmuşta olsa iş yapar.
Olimpos küçük bir tatil beldesi. milli parkı var. tarihi likya yolu orada.
veee nihayet işte deniz... kamp alanında yaklaşık olarak 300 metre sonra milli parkın girişi. araç giremiyor. kapıdan sonra deniz 500 metre uzakta. bu arada milli parka giriş 7.50 tl. ye 10 gün girilebiliyor. müze kartı olanlar yanlarına alsınlar. müze kartla ücretsiz geçilebiliyor.
burada Rus kafilesine katıldım. tek sorun Rusçam yok. bir süre peşlerinden gittikten sonra ayrıldım.
Burası Adrasan. kafa dinlemek isteyen arkadaşlar için Adrasanı öneririm. 2 gün aynı kamp alanında kaldım. oradaki gençlerin kanları çok kaynak
2 günde de sabah 4 e kadar uyuyamadım. kamp alanının tam karşısında açık hava discosu yaptılar resmen. 8 kişi bir aracın müzik sesini sonuna kadar açıp yolun ortasında dans etmeye başlıyorlar. sonra gelen araçları durdurup herkesi çıkartıp onlarıda oynatıyorlar. eğlence sabaha kadar devam ediyor. bir ara 60 kişiye ulaştılar. işlerinde başarılılar
bir gün daha kalsaydım Yoshimura egzozlu Fazerimla gidip aralarında burnout yapacaktım 
bu arada Adrasanın denizinde yaklaşık 50 metre açıldım ve hala denizin tertemiz dibini görebiliyordum. hiç dalga yoktu. olimposta denizden soğuyacaktım neredeyse.
aynı günün gecesi çıralıya gitmeye karar verdim. çıralıda yanartaş diye biryer var. taşların çatlaklarından gaz sızıntısı oluyor, ve yüzyıllardır yanıyor. yolları berbat. illa gidip görmek istiyorum diyenler için en azından gece gitmeyin
hala stabilize yolları var. motosikleti park ettikten sonra yürüyerek yarım saat dağa çıkıyorsunuz. hiç ışık yok. sanıyorum romantizm kaybolmasın doğal kalsın diye ışıklandırma yapmamışlar. el fenersiz çıkmak imkansız. 900 metre çıkıyorsunuz bu arada. bir ara vazgeçip geri dönüyordum. neden gece çıktım hala bilmiyorum. bu taşlar gündüzde yanıyor arkadaş...
yavaş yavaş Antalya'ya dönüş başladı. bir gece de orada kalacağım... bu arada virajları bukadar sevdiğimi şimdiye kadar hiç farketmemişim. yavaş yavaş alışıyorum motosiklete... 0 a 1 cm kalmış.
Antalya'ya her gittiğimde bu resmi çekerim.
Konyaaltı plajına evren büfeden bakış.
Toplamda 2400 km yol yapmışım. motosiklet ortalama 23 kuruş yaktı. hiç yavaş gitmedim. ortalamam 160 km/h dı.
Olimpos'tan dönerken motosikletim stop etmeye başladı. sonra çalışıp devam etti. bayramın 3. günü açık motosikletçi bulabilmek için yine rötar yaptım. motosikletçi buldum, derdimi anlattım. sağını solunu deposunu heryerini söktü. geri taktı. yaptığı yani yapmadığı işlem için dünyanın parasını aldı. tamam dedi ve yola çıktım. manavgata geldiğimde motosiklet stop etti ve marş basmadı. uğraşlarım sonucu iyi niyetli ve gözü tok bir motor ustası kendi motoruyla yanıma geldi ve sorunun stop tuşundan olduğunu söyledi. tuşu iptal etti ve motor çalıştı. para verdim almadı. diğer motorcu olsaydı ciğerimi sökerdi orada. zorla 10 lira verebildim anca, benzin alırsın diyerek. yola çıktım motordan garip bir ses geliyor. fakat geç kaldığım için hızla yoluma devam ettim. Tokat'a ulaştığımda kendi ustama motoru gösterdim, hava filtresine giden hava hortumunun takılmadığını gördük. usta var ustacık var demişmiydim
dönüşümü Konya üzerinden yaptım. 1 saat konya da mola verdim. ve yola devam ettim. başıma gelenler yüzünden evime sabah 2:00 de ulaşabildim. neyse ki montun içliğini almışım yoksa zaatüre olabilirdim. hava çok soğuktu. Sivas'tan geçerken bir ara durdum ve motosikletimin motoruna sarıldım diyebilirim beni ısıtması için
son olarak söylemek istediğim Petrol ofisinden aldığım yakıtlarda motosiklet daha az yaktı. tavsiyemdir.
burası Polatlı. motosikletin yanında ki yanında konakladığım arkadaşım Engin.
Mola zamanı.
yolculuk çok güzel geçiyor. hiç problem yok. Afyon kolaylı tesislerindeyim.
yaklaşık 200 km de bir mola verdim. Burduk Bucak civarı
veee Antalya.. Motomax'ın önü. bu arada Antalya'da çadır kurmak isteyip eksiği olan arkadaşlar; Mat'ınızı Antalya'dan almaya kalkmayın. Mat isteyince yüzünüze anlamsızca bakıyorlar. dakikalarca açıklama yapmak zorunda kalıyorsunuz. sonuç; 0
Mat bulamayınca yola devam ettim. saat ilerledi, hava kararmak üzere ve ben yoruldum. daha acemisi olduğum çadırı kurmak için uğraşacağım. Olimpos yoluna girdim güzel bir kaç manzara yakaladım ve çektim.
Tokat'tan çıkmadan önce internette bularak aradığım ada pansiyona camp olanına ulaştım, akşam yemeğinden sonra çadırımı kuracağım alanı gösterdiler. keşke yardım isteseydim .)
nihayet başardım... çadırı kurmam yaklaşık 2 saatimi aldı. çadırı kurduktan sonra İstanbuldan 2 arkadaş araçlarıyla geldi ve çadırı 10 dk içerisinde kurdular. işin piri olmuşlar artık.
acemice kurulmuşta olsa iş yapar.
Olimpos küçük bir tatil beldesi. milli parkı var. tarihi likya yolu orada.
veee nihayet işte deniz... kamp alanında yaklaşık olarak 300 metre sonra milli parkın girişi. araç giremiyor. kapıdan sonra deniz 500 metre uzakta. bu arada milli parka giriş 7.50 tl. ye 10 gün girilebiliyor. müze kartı olanlar yanlarına alsınlar. müze kartla ücretsiz geçilebiliyor.
burada Rus kafilesine katıldım. tek sorun Rusçam yok. bir süre peşlerinden gittikten sonra ayrıldım.
Burası Adrasan. kafa dinlemek isteyen arkadaşlar için Adrasanı öneririm. 2 gün aynı kamp alanında kaldım. oradaki gençlerin kanları çok kaynak
bu arada Adrasanın denizinde yaklaşık 50 metre açıldım ve hala denizin tertemiz dibini görebiliyordum. hiç dalga yoktu. olimposta denizden soğuyacaktım neredeyse.
aynı günün gecesi çıralıya gitmeye karar verdim. çıralıda yanartaş diye biryer var. taşların çatlaklarından gaz sızıntısı oluyor, ve yüzyıllardır yanıyor. yolları berbat. illa gidip görmek istiyorum diyenler için en azından gece gitmeyin
yavaş yavaş Antalya'ya dönüş başladı. bir gece de orada kalacağım... bu arada virajları bukadar sevdiğimi şimdiye kadar hiç farketmemişim. yavaş yavaş alışıyorum motosiklete... 0 a 1 cm kalmış.
Antalya'ya her gittiğimde bu resmi çekerim.
Toplamda 2400 km yol yapmışım. motosiklet ortalama 23 kuruş yaktı. hiç yavaş gitmedim. ortalamam 160 km/h dı.
Olimpos'tan dönerken motosikletim stop etmeye başladı. sonra çalışıp devam etti. bayramın 3. günü açık motosikletçi bulabilmek için yine rötar yaptım. motosikletçi buldum, derdimi anlattım. sağını solunu deposunu heryerini söktü. geri taktı. yaptığı yani yapmadığı işlem için dünyanın parasını aldı. tamam dedi ve yola çıktım. manavgata geldiğimde motosiklet stop etti ve marş basmadı. uğraşlarım sonucu iyi niyetli ve gözü tok bir motor ustası kendi motoruyla yanıma geldi ve sorunun stop tuşundan olduğunu söyledi. tuşu iptal etti ve motor çalıştı. para verdim almadı. diğer motorcu olsaydı ciğerimi sökerdi orada. zorla 10 lira verebildim anca, benzin alırsın diyerek. yola çıktım motordan garip bir ses geliyor. fakat geç kaldığım için hızla yoluma devam ettim. Tokat'a ulaştığımda kendi ustama motoru gösterdim, hava filtresine giden hava hortumunun takılmadığını gördük. usta var ustacık var demişmiydim
dönüşümü Konya üzerinden yaptım. 1 saat konya da mola verdim. ve yola devam ettim. başıma gelenler yüzünden evime sabah 2:00 de ulaşabildim. neyse ki montun içliğini almışım yoksa zaatüre olabilirdim. hava çok soğuktu. Sivas'tan geçerken bir ara durdum ve motosikletimin motoruna sarıldım diyebilirim beni ısıtması için
son olarak söylemek istediğim Petrol ofisinden aldığım yakıtlarda motosiklet daha az yaktı. tavsiyemdir.