Tıp ve İlâç Endüstrisi Sektörü...yorumlarınız lütfen!!!

Katılım
26 Nis 2008
Mesajlar
5,397
Tıp ve İlâç Endüstrisi Sektörü

DÜNYA'nın birçok yerinde de kötü ama Türkiye tıp, tedavi, ilaç konusunda çok kötü durumda.

Bir çikolata, bir içecek veya makarna fabrikasını düşünün, amacı nedir? Daha fazla müşteri, daha fazla kâr.

Maalesef ilaç sanayi de bu duruma gelmiştir.

Türkiye'de üretim yapan dış kökenli dev ilaç fabrikaları "mallarını" daha fazla satabilmek için her yola başvuruyor.

Bizdeki ilaç, hastahane, doktor sektörü çok büyük bir endüstri haline gelmiştir.

Devlet bütçesinin büyük kısmı ilaca, tedaviye, hastalıklara ve hastanelere gitmektedir.

Bunca masrafa rağmen hastaların, hastalıkların sayısı azalıyor mu? Ne gezer, aksine hızla artıyor.

Gerçek tıpta hasta vardır, bugünkü tıpta müşteri var.

Açın interneti muazzam sayıda veri elde edeceksiniz: Hiç faydası olmayan bir yığın ilaç... Hiç lüzumu olmadığı halde yapılan bir sürü ameliyat...

Geçtiğimiz yıllarda düzmece bir grip korkusu olmuştu, dışarıdan aşılar ithal edilmişti. Hiçbir işe yaramadı ama bütçeden milyarlar gittiydi.

Hasta yoksa, hastalık yoksa, bunları icat edeceksiniz ki, ilaç ve tıp sanayi gelişsin, kazansın, ilerlesin.

Bundan iki sene önce bir dostumuz vefat etti. Son günlerinde tıp açısından hiçbir ümit kalmamıştı. Hastalık vücuda yayılmış, ölümü bekleniyordu. Ne yaptılar? Ailenin serveti müsait olduğu için lüks mü lüks bir hastanede lüks bir odaya yatırdılar, ağzından burnundan, kollarından, ayaklarından borular, sondalar... Bir yığın alete bağlı... Birkaç saat daha bitkisel hayatta yaşatmak için bir sürü iğne vuruldu. Zavallı komada, baygın yatıyor. Kaza-yı mübrem zamanı gelmiş. Nihayet vefat etti. Fatura çok yüklü...

Piyasada satılan bir yığın ilacın hiçbir faydası olmadığı iddia ediliyor. Sağlık Bakanlığı'nda dev ilaç firmalarının temsilcileri...

Özel hastaneler başlı başına bir endüstri.

Koruyucu hekimliğin adı var.

Gelsin ilaçlar, gelsin aşılar.

Ortodoks tıbba paralel olarak son yıllarda bitkisel/otsal tıpta da çarpık bir gelişme müşahede ediliyor.

Bendeniz paralel yumuşak tıplara taraftarım ama bunların istismar edilmesine karşıyım.

Gazetelerde televizyonlarda düzmece bir haber: Falan ot veya dağ meyvası kansere iyi geliyor. Huryaaa!... Yüz binlerce saf vatandaş baharatçılara hücum ederek satın alıyor.

Gıda ve içecek piyasasındaki ürünler yüzlerce çeşit kimyevî madde, koruyucu, renklendirici, aroma yapay madde ile dolu. Bir şişe meşrubattaki kimyasallar tek başına belki fazla zarar vermez ama insanlarımız günde on çeşit gıda tüketiyorsa, bunların içindeki kimyevi maddeler bir araya gelince büyük zarar verebilir.

Sektör kesin tedavilerden hiç mi hiç hoşlanmaz. İlaçlar biraz iyileşme getirmeli ama büsbütün iyi etmemeli. Hastalıklar ve hastalar biterse sektör çöker.

Hiç lüzumlu olmayan ameliyatlar yapılıyor. Devlet bunları önlemekte yetersiz ve etkisiz. Niçin?

Bendeniz tıbbı, tababeti, ilacı, doktoru inkar etmiyorum. Lakin sömürülmesini, korkunç bir endüstri haline gelmesini, ilim ve ahlak tarafından kontrol edilip yönlendirmemesini protesto ediyorum.

Hiçbir işe yaramayan aşılara milyarlarca dolar ödenmesine karşıyım.

Hastaya müşteri gözüyle bakılmasına karşıyım.

Lüzumsuz ameliyat yapılmasına karşıyım.

Aşırı ilaç tüketimine karşıyım.

Nüfusu bir buçuk milyara yaklaşan Çin'de bizdeki Ortodoks Tıp kilisesi yok. Onların tıbbı başka.

Sağlıklı beslenmeyen bir toplum sağlıklı olamaz.

Besin maddelerine ve içeceklere üç yüz çeşit kimyevî maddenin karıştırıldığı bir ülke elbette sağlıklı olmaz.

Tıp, tedavi, ilaç, hastahaneler büyük ölçüde çığırından çıkmıştır.

İnsanlık büyük ölçüde ölmüştür.

Sektör canavarlaşmıştır.

Tıbbı, ilacı, tedaviyi, hastaneleri ahlakın ve bilgeliğin kontrolü altına almadıkça kötülükler ve bozukluklar düzelmeyecektir.

Liberal Kapitalist sistemde zaten olacağı buydu.

Bunca bozukluk düzeltilebilir mi?

Düzeltilebilir ama nasıl? işte bunu bilmiyorum.


Mehmet Şevket EYGİ - 14 Kasım 2011 Pazartesi
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
Bilmem Zeitgeist'ı seyrettin mi? Orada şöyle bir şey söylüyordu: "Kapitalist sistemde eğer bir doktor sana böbreğinin değişmesi gerektiğini söylüyorsa, acaba gerçekten böbreğinde bir sorun mu var yoksa doktorun yeni bir yata mı ihtiyacı var asla emi olamazsın!".

Türkiye'de sağlık sektörü Amerikan modeline göre kurgulanıyor. Michael Moore'un Sicko adında bir belgeseli var, seyretmeyen herkese öneririm.
 
Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
24 Haz 2011
Mesajlar
5,247
8 yaşından 16 yaşına kadar geçirdiğim bi rahatsızlık yüzünden ailem kasap doktorlara 2 ev parası harcamıştı.. Hastalığın ağırlaştığı bi dönemde doktor (!) yüklü bi mebla karşılığında ameliyat edeceğini söylemiş,babam da parayı veririm,ameliyatı yap,ama oğlum masadan kalkmazsa sende o ameliyathaneden sağ çıkamazsın deyince,antibiyotik ve kortizon tedavisiyle hastalık bir ayda hafifletilmişti. Yazıyı okuyunca köhne Ssk sisteminde yaşadıklarım aklıma geldi.. Zor işler zor...
 
Katılım
20 Mar 2006
Mesajlar
3,261
Kapitalizm asla mağlup edilemeyecek bir canavardır ve dünyanın düzeni bunun üzerine kurulmuştur.
100 km'de 1 Lt benzin yakan veya su ile çalışan motorun seri üretimine ve araçlarda kullanılmasına bu düzen izin verir mi? İşte bunun gibi, ama sağlık sağlık sektörü bundan çok daha berbat ve vahim durumda.
Bahsettiğin durumun düzelme ihtimalini asla görmüyorum, Allah bu şekilde hastanelere mahkum olmaktan bizleri korusun demekten başka çare yok gibi :)

Ancak düzeltilebilecek çok önemli bir nokta var ki, o da insanların neredeyse avuç avuç antibiyotik, vitamin ve ağrı kesici ilaçlar kullanmasıdır. :pale:
Ciddi nedenleri olmayan bir baş ağrısını çoğu zaman basit egzersizler ve temiz havanın düzenli solunması bile geçirebilmektedir. Ama ne yapıyoruz, en azından aspirine, gripine yükleniyoruz. İnternette halen her gün mutlaka bir aspirin alınması gerektiğini anlatan yazılar ve aspirinin mucizeleri diye dolaşan safsatalar var. Oysa son dönemlerde Aspirinin yararlarından çok zararları tartışılıyor.

İlaç sektöründeki bozukluk çok düzeltileceğe benzemiyor, en azından dediğim gibi kendi ilaç kullanma alışkanlığımız düzeltebilsek bile çok ciddi kazanımlar elde edeceğimiz kesin :)
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
23 Tem 2011
Mesajlar
304
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Çok Önemli Bir Konu

Kardeş bu konu çok hassas.Kapitalizme karşı hamburger zincirleri,kola markaları eleştirileri yaparken dünyanın en ahlaksız,acımasız,rekabetçi sektörü olan ilaç sektörüne yönelmedi halklar.Anlam karmaşasından yararlanan firmalar zirveye oynadılar.Dünyanın en çok eleştirilen,zararları farklı çalışmalarla dönem dönem ilan edilen kola markası dünyanın en çok bilinen kavramı oldu,(Haşa) Allah'tan daha çok bilinen bir kavram olduğu ortaya çıktı araştırmada.Diyeceğim o ki gıdaya odaklanıp ilacı gözden kaçırdığımızı düşünüyorum.Gıda zehirlenmesinden ölenlerle ilaçlardan dolayı ölenleri kıyaslayamıyoruz bile.Hamburger zinciri sendikalı işçiyi dünyanın öbür tarafında öldürtüyor diye öfkelenen bizler kobay olarak kullanılan kardeşlerimiz için hassasiyetimizi göstermiyoruz veya gösteremiyoruz.

Bugün size en yakın eczanenin camlarında ilaçların mı yoksa piyasa ürünü takviye ürünlerin mi yer aldığına dikkat edin lütfen.

Kendi adıma yerin dibine geçirdiğim ilaç mümessillerinin fakir fukara çocukları olduğunu görüp sistemin ne kadar ahlaksızlık üzerine kurulu olduğunu ağızlarından dinleyin inanın bana çok dertliler.

Hastanede çalışan bir uzman doktorun ilaç firmasıyla çalışmıyorsa aylık gelirinin nasıl düştüğünü gözlemlemeye çalışın.

Kocakarı ilacı dediğimiz birçok bitkinin aslında önleyici tedbir olarak o ilaçlardan kat be kat faydalı olduğunu gözlemlemeye çalışın.

Bu ahlaksız piyasa ülkemize mahsus değil ancak bu sektöre yönelik dünya devletlerinin ciddi anlamda birlik haline gelmesi gerekiyor yoksa bu canavar insan yemeye devam ederek büyümeye devam edecek.

Nacizane fikirlerim bunlardır,dil sürçmesi olduysa affola.

Selamlar.
 
Katılım
26 Nis 2008
Mesajlar
5,397
hayır seyretmedim..ama şöyle bişey yazmak isterim...( burası bbelt içindi)

arabamla motosikletimle ilgili hiçbir servis usta yada başka herhangi biri...
yok efendim egzoz bilyesi bozulmuş,içine kuş kaçmış diye yanlış teşhis koyamaz yada kandırıp kazıklayacağını sanamaz...
çünkü neredeyse en ufak cicatasına kadar bilirim bu icatları...

ANCAAAAK!!!!!

yıl 2003 ...ilk çocuğumuzu bekliyoruz..ilk olmasının verdiği heyecanla özel hastaneye gidiyor,özel doktorumuzun gelmesini bekliyor başka kimseye muayene olmuyoruz...

eşimin hamileliği 7,5 aylık olduğunda sanki şeytan beni uyardı..doktorla konuşmaya başladım...

hocam durum normalmi???
normal..herşey çok güzel...
doğum normal olacak değilmi ?? sezeryan olmasın??
yok yok normal..sezeryanlık bi durum yok...

peki doğuma siz gireceksiniz değilmi???
eğer hastanede olursam girerim...değilsem diğer arkadaşlar girer..merak etmeyin onlarda iyidirler..

eee peki hocam eşimin ve bebeğin hertürlü durumunu siz biliyorsunuz.başkası değil..doğuma siz girmeyecekseniz neden herseferinde ben size muayene olabilmek için bekliyorum???
saçmalık bu dedim ...

o sıralar da o hastanede sırf parası çok daha fazla diye son anda yok efendim kordon dolandı,yok yan yattı çamura battı filan feşmekan diyerek sezeryana alınan bir çok hasta duydum..
birdaha da o hastaneye gitmedim..

ne oldu...1 ay sonra ssk ya gittik..doğum sancısı...sabahtan akşama kadar beklettiler olmadı akşam eve yolladılar...
ertesi gün kurban bayramının 1. günü...sabah kurbanı zor kestim..hanımı aldım hastaneye (ssk) götürdüm...gece 23:00 a kadar ebeler yapmadığı işkenceyi bırakmamışlar...neden ? orada doğuma ebe girer..doktor bey yada hanım koltuğundan kalkmaz..ancak acil bir durum olursa kalkar..artıdan para-prim almıyorki neden uğraşsın değilmi????

doktorumuz dolaşmaya çıkmış ve benim hanımı görmüş..görür görmezde hemşirelere bir bağırması varki duymalısınız..(nedenini sonradan öğrendik ama sesi biz duyduk...)
ne yapıyorsunuz siz?? öldüreceksiniz kadını...derhal ameliyathaneye alın...

ve 10-15 dakika sonra hem hanım hem çocuk kurtuluyor....

bunu neden anlattım...yazımın ana fikri şu...

özel hastanede bana en ufak bahaneyi uydursalar sezeryana izin verir dünyanın parasını öder,hemde hanımı kestirmiş olurdum...ama aklımda sürekli bu işi PARA için yaptılar gibi bir düşünce kesin olurdu..

ama o zamanki ssk da bu olmuyor..Gerçekten ihtiyaç olmasaydı hemşirelerin yaptıracağı doğum için,neden doktor bey zahmet edip ameliyatla uğraşsaydıki???

5000 tl lik stend parasını ödemeyen ssk (biz 500 tllik olanı takıyoruz demişti) özel hastaneye sevk ettiği açık kalp amelkiyatı olan hastamız için çıkan yaklaşık 50.000 tllik faturayı ödemişti...bu kadar para alan özel hastane ise bu ameliyatı olan hastaların ihtiyacı olan bir özel çorap ve küçük yastığın parasını hastadan ayrıca almıştı..en fazla 15-20 tl ederi vardı...

alın size iki örnek..
 
Son düzenleme:
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
Kapitalizm asla mağlup edilemeyecek bir canavardır

Kapitalizmin yaratmaya çalıştığı izlenim tam da budur işte ve yanlıştır. Kapitalizm ömrünün sonuna çok yaklaştı. Biz değil, belki çocuklarımızda değil ama sonraki nesiller daha güzel bir dünyada yaşayacaklar. Ben buna gönülden inanıyorum.
 
Katılım
11 Eki 2005
Mesajlar
4,387
2005 yilinda Cin in Shang hai kentinde bir eczaneye girdim. Icerdeki ilaclarin hic birinde marka yoktu. Daha dogrusu tablet yoktu. Her sey dogal di. Halk oncelikle dogal ilaclara itimat ediyormus, ancak ve ancak ozel durumlarda modern tip kullaniliyor.

Ilac sektorunde donen rakkamlar feci. Ilac mumesilleri doktorlara vaad etikleri , tatiller hediyerler, yazliklar inanilmaz.

Bir hastaligi tek bir ilacta yok etmek var iken , 5 yari ilacta sizi surundurmek daha mantikli geliyor.

Isim vermiyecem ama arastirir iseniz bulursunuz.

1990 larda Kenya ve Somalide ki aclik nedeni ile Unesco ilac firmalarina Sitma ya karsi kullanisli bir ilac gelistirmeleri icin odenek ayirdi. O firmalardan biri ilacin yan etkisinin vucuttaki tuylerin dokulmesi oldugunu fark etti. Afrikadaki insanlarin sitma sorununu cozmek yerine ilaci gelistirdi ve kozmetik piyasasina tuy dokucu ilac olarak sundu. O firma asla Afrikaya ilac satmadi , cunku kazanacagi cok kucuk bir rakkamdi.

Ailenizin , esinizin cocugunuzun hayati malesefki birilerinin maddi cikarlari elinde. Bir pazarlama sirketinde nasil ustten gelen gunluk satis kapasitesi baskisi var ise, ozel bir hastanede de ustten gelen gunluk pahali ceraahi mudahele baskisi var.

Bir dahaki sefere hastaneye gittiginizde lutfen doktorunuza haftalik kotani doldurdunmu diye sorun. Bir sonraki kurban olmak istemiyor iseniz.
 
Katılım
9 Haz 2006
Mesajlar
1,639
bende bir şirket kurup patenti amerika olan fakat çinde üretim bir markanın türkiye distribütörü olmaya karar verdim, hastane sarf malzemeleri üzerine (ilaç değildir!) bant-çocuk bezi-yetişkin bezi-tıbbi birçok malzeme serumlar hastane yatak ve çarşaflarına kadar (%100 ipek) vs. 150 kalem mal var nerden baksan... ciddi bir yatırım ciddi bir sektör bu durumda şansım ne olur tutar mı acaba. malzeme kalitelerinde sorun yok hepsi fdi onaylı bakanlıktan da geçti euro standartlarınada uygun çeşitli avrupa ve amerikanın bazı eyaletlerinde kullanılmakta. acaba burda da tutar mı piyasada ki şansımız ne olur?
 
Katılım
29 Ağu 2010
Mesajlar
583
glock arkadaşım ürünün tutması için doktorları epey baş hekim baş hemşireleri biraz hastane müdürünü iyi görmen gerek. yoksa kimse senden ürün almaz. benim teyzemin çalıştığı başhekim namuslu. bu işler için firmalardan kendine bir şey istemiyor. en son hastanenin tüm nevresimlerini yeniletmişti. ama bazı başhekimler yurt dışı tatil istiyor. bazısı ıphone istiyor. gibi . böyle arkadaşları görürsen malların tutulur
 
Katılım
22 Ağu 2009
Mesajlar
68
türkiyedeki sağlık harcamalarının büyük bir kısma ilaca gidiyor. dünyanın başka hiçbir ülkesinde böyle değil,yanılmıyorsam abdyi de geçmiştik ama tam emin değilim,halk sağlığı komitesinde deontoloji dersinde bahsetmişlerdi bize. bizim koruyucu sağlık hizmetlerimiz zayıf,işin aslı bu.bu yüzden hasta sayısı azalmıyor
 
Katılım
24 May 2011
Mesajlar
2,010
2 yaşımdan 6 yaşıma kadar boğaz ağrısı çektim o zamanlar gitmediğim doktor profesör dahi kalmamıştı ankara gata da ki profesörler mi desem özel hastanelerin uzman hekimleri mi desem gitmediğim doktor yutmadığım ilaç ve yemediğim iğne kalmamıştı

Nasıl mı iyileştim? Babam işte benim ateşim 49,5 çıkmasıyla annemin beni kaptığı gibi çanakkale askeri garnizonu içerisindeki hastaneye götürmesi bir oldu. Sonrasında orada çalışan askerliğini asteğmen olarak yapan yeni mezun uzman doktor tarafından bademcik amilyatı yapılması gerektiği teşhisi kondu. Amilyatı oldukdan sonra da zerre kadar hastalıkdan eser kalmadı.

Yani yıllarca doktorlara ödediğimiz paraya mı yanalım o kadar işkence çektim o yaşımda ona mı yanayım neye yanayım bilmiyorum

Ancak kesin birşey varsa hiç hasta olmamaya çalışmak en iyisi

---------- Post added at 07:27 ---------- Previous post was at 07:22 ----------

bende bir şirket kurup patenti amerika olan fakat çinde üretim bir markanın türkiye distribütörü olmaya karar verdim, hastane sarf malzemeleri üzerine (ilaç değildir!) bant-çocuk bezi-yetişkin bezi-tıbbi birçok malzeme serumlar hastane yatak ve çarşaflarına kadar (%100 ipek) vs. 150 kalem mal var nerden baksan... ciddi bir yatırım ciddi bir sektör bu durumda şansım ne olur tutar mı acaba. malzeme kalitelerinde sorun yok hepsi fdi onaylı bakanlıktan da geçti euro standartlarınada uygun çeşitli avrupa ve amerikanın bazı eyaletlerinde kullanılmakta. acaba burda da tutar mı piyasada ki şansımız ne olur?

Bundan yıllar önce bir tanıdığım medikal işiyle uğraşıyordu ve devlet hastanelerine mal satmaya çalışıyordu işlerin yürümesi öğrendiğim kadarıyla şöyleydi

ankarada ihale zarflarının teslim edildiği yere gidiliyor zarfın içerisine ihalede verdiğin miktarın yazdığı kağıt ve zarfı açana vereceğin çorba parası bir araya konulur sonrasında zarfı açan kim daha iyi çorba ısmarlamışsa ihaleyi ona bırakırdı

Umarım son zamanlarda bu durum düzelmiştir
 
Katılım
3 Eki 2007
Mesajlar
623
Nöbet çıkışı gariban bir intern tohtorum
Ve sabah sabah damarıma bastınız ülen :)
O kadar sövmüşsünüz ki neye cevap yazayım bilemedim...

Ama bir yerden başlayayım.
1) Alternatif tıp:
modern tıbbı bir ağaca benzetirsem alternatif tıbbı ökse otuna benzetirdim. hastanenin her gittiğim servisinde ordan, burdan, çinden, bitki veya hayvan bişeysi getiren ve kullandığı ilacla etkileşime girip ilacın etkisini bozan insanlara hep rastlamışımdır.
Alternatif tıp gördüğüm kadarıyla pisliğin içine batmış bir şey değil esas olarak insanların duygularını sömüren pisliğin ta kendisi olmuş bilimden nasibini almamış pislik bir şey.
İster kabul edin ister etmeyin şu anki ortalama yaşam süresini Türkiye'de bile 70 yaş üzerine çıkaran modern tıp'tır. Modern tıp içinde de bilimsellikten uzak işler yapılıyor olabilir ama alternatif tıp tamamıyla insanın duygularını sömürerek tedavi ediyormuş izlenimi verme safsatasıdır. (modern tıbbın uygulamaları içinde yer bulmuş bazı yöntemleri var alternatif tıbbın ama kontrollü deneylerle etkinlikleri ispatlanmış, bilimsellik kazandığı için bizden değer görmüştür...)

2)Bir hastaligi tek bir ilacta yok etmek var iken , 5 yari ilacta sizi surundurmek daha mantikli geliyor.
Evet toptan caniyiz tüm derdimiz insanları sömürmek. Hastaları kaybetmemek için ömür boyu ilaca mahkum etmek daha çok işimize geliyor. Hatta o kadar p.ştlaştıkki anamıza babamıza çocuğumuza hatta kendimize bile ömür boyu ilaç tedavisi veriyoruz. Ama bu yazdığınız beni derinden etkiledi Zeda3000 beyciğim. bana tek doz ile iyileşecekken daha uzun tedaviye mahkum ettiğimiz bir hastalık söyle, olması gereken tedaviyi de bilimsel bir kaynaktan göster SGK uygulamasına bak suç doktorda olduğunu ispatla, modern tıbbı bırakıp aktarcılık yapacağım...

Nöbeti devrediyorum müsadenizi alayım yazımın devamını ilk fırsatta yazacağım.
(Not: Tüm doktorlar kusursuz demiyorum. İçimizde 3 kağıtçı yok demiyorum, düzeltilmesi gereken şeyler olduğunun farkındayım. Ama bu da bir usta sizi kandırmaya çalışmıyor mu bilmem ne satıcısı sizi size en çok kar edeceği ürünü satabilmek için ihtiyacınızın fazlasını satmıyor mu? daha bir ton şey var... Biz peygamber değiliz insanız içimizde elbet öylesi de böylesi de olacak bunu herkes anlamaı artık)
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
Bir alışkanlığımız var, sorunu kişilerde arıyoruz. Halbuki sorun bir sistem sorunu ve gün geçtikçe de derinleşiyor. İlk bakışta doğru bir işmiş gibi görünen tam gün yasası da orta vadede ciddi problemlere gebe. Sağlık sektörünü toptan özelleştirmek çabasının ilk adımı. En azından bana öyleymiş gibi görünüyor. Yanlış anlaşılmasın, ben elbette tam gün yasasının temel mantığını onaylıyorum ama altını doğru doldurmuyorlar. Bu iş, sağlık sisteminin tümden özel sektörün kucağına düşmesi ile sonuçlanacakmış gibi görünüyor bana, korkum bu...

Kısacası Dr.Mzç ustam, sen ne kadar iyi niyetli olursan ol hatta doktorların büyük çoğunluğu iyi niyetli de olsa hiçbir şey farketmez. Çürümüş olan sistemin kendisidir. Değişmesi gereken de elbette bu sistemdir.
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Yahu bu ilaç isinin bir de eczane ayagi yokmu?
Yani diyelim ki kiç agrisina penis-ilin iyi geliyor.
Bu da
Haydarcan
Cabbardon
ve
Gafurkor
adli ilaçlarda var.
Simdi doktor reçeteye;
git haydarcanin kucagina otur diye yaziyor.
Okey oturalim ama elimize reçeteyi alip eczaneye gittigimizde, eczaci haydarcan burda degil canim,yerine gafurkor vereyim o da ayni dediginde,
bir çogumuz hayir ben illa haydari istiyorum demeden, onerilen ilaci alip çikiyoruz.
Yaniliyormuyum?
 
Katılım
24 May 2011
Mesajlar
2,010
Yahu bu ilaç isinin bir de eczane ayagi yokmu?
Yani diyelim ki kiç agrisina penis-ilin iyi geliyor.
Bu da
Haydarcan
Cabbardon
ve
Gafurkor
adli ilaçlarda var.
Simdi doktor reçeteye;
git haydarcanin kucagina otur diye yaziyor.
Okey oturalim ama elimize reçeteyi alip eczaneye gittigimizde, eczaci haydarcan burda degil canim,yerine gafurkor vereyim o da ayni dediginde,
bir çogumuz hayir ben illa haydari istiyorum demeden, onerilen ilaci alip çikiyoruz.
Yaniliyormuyum?

Bu konuda yanılıyorsunuz bir seferinde boğaz ağrısı ilacı yerine ishal ilacı verdiler o şekilde tövbe reçetede yazan harici bir daha ilaç almadım almam da. Hatta işi abartıp reçeteyle dahi karşılaştırıyorum. Herkese de öneririm cidden önemli bir nokta burası
 
Katılım
26 Nis 2008
Mesajlar
5,397
---------- Mesajlar birleştirildi - 17:21 ---------- bir önceki mesaj zamanı 17:19 ----------

[/COLOR]
Yahu bu ilaç isinin bir de eczane ayagi yokmu?
Yani diyelim ki kiç agrisina penis-ilin iyi geliyor.
Bu da
Haydarcan
Cabbardon
ve
Gafurkor
adli ilaçlarda var.
Simdi doktor reçeteye;
git haydarcanin kucagina otur diye yaziyor.
Okey oturalim ama elimize reçeteyi alip eczaneye gittigimizde, eczaci haydarcan burda degil canim,yerine gafurkor vereyim o da ayni dediginde,
bir çogumuz hayir ben illa haydari istiyorum demeden, onerilen ilaci alip çikiyoruz.
Yaniliyormuyum?

yanılıyorsun abi..ben bu ilaçları hayatta kullanamam...:p
bahsettiğin ilaçların,bahsettiğin ağrıyı dahada şiddetlendirmesi,hatta belkide kişinin bu ilaçlara bağımlılık kazanması,onlarsız bir hayat düşünememesi riski var bence...bu ilaçlar çok tehlikeli yani.... :joker: :pl: :pl: :thumleft: :thumright:queen::queen:
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Bu konuda yanılıyorsunuz bir seferinde boğaz ağrısı ilacı yerine ishal ilacı verdiler o şekilde tövbe reçetede yazan harici bir daha ilaç almadım almam da. Hatta işi abartıp reçeteyle dahi karşılaştırıyorum. Herkese de öneririm cidden önemli bir nokta burası

O çok ekstrem bir örnek olmus yahu!!
Genellikle muadili ilaçlari verirler.

yanılıyorsun abi..ben bu ilaçları hayatta kullanamam...:p
bahsettiğin ilaçların,bahsettiğin ağrıyı dahada şiddetlendirmesi,hatta belkide kişinin bu ilaçlara bağımlılık kazanması,onlarsız bir hayat düşünememesi riski var bence...bu ilaçlar çok tehlikeli yani.... :joker: :pl: :pl: :thumleft: :thumright:queen::queen:

:p

Ben toplumsal bir yaraya parmak basmak için şeyettiydim.:cherry:


Bak hala parmak diyom::blusssh:
 
Katılım
26 Nis 2008
Mesajlar
5,397
anladım..
sağa sola ve topluma parmak!! göstermemek için....
sanırım iyi bir deşarj olman gerekli....:p :cherry:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst