"Merhaba arkadaşlar,
işim gereği hergün takım elbise giymek zorundayım. Altımda da motor varken dolmuşlarla gidip gelmek işime gelmiyor. Takım elbiseli choppercı olarak çevremde nam salmaya başladım. Duraklarda bekleyenler bi motora bakıyorlar bir de bana

) Merak ediyorum acaba rice yada crouserlere takım elbiseyle binen var mı."
Var arkadaşım, ben...
Ben de işim gereği her Allah'ın günü takım elbise giymek zorundayım. yaklaşık 2 yıldır işe motosikletimle gidip geliyorum. İlk günler insanlar iş yerinin otoparkına uçan daire inmiş de içinden bir uzaylı çıkmış gibi bakıyorlardı. Ne değişti hiç bir şey, sadece artık uzaylı görmeye alışmış gibi bakıyorlar hala insan olduğum konusunda derin endişeler taşıyan gözlerle bakıyorlar. Ben yaz kış takım elbisenin üstüne mont giyiyorum kendime yazlık, baharlık 2-3 tane siyah mont aldım durumu baya kurtarıyor. Bu arada bütün ayakkabılarımın altına özel tırtırlı lastik yaptırdım kunduracıya çok işe yaradı (şiddetle tavsiye ederim), malum takım elbisenin altına bot giyilmiyor. Evet yağmurlu havalar en büyük kabusum yavaş yavaş sağdan gidince çok fazla bir şey olmuyor ama yanımızdan geçen sürat tekneleri haliyle üstümüze dev dalgalar gönderebiliyor. Şehrimizin muhteşem altyapısı sayesinde ayda 2-3 kere deniz görüyoruz bu sebeple de İstanbul'lular hava atmasın bizim denizimiz var sizin yok diye
Değil takımelbiseyle smokinle bile motoruma binerim hayatta kendim için yaptığım tek şey motosiklet kullanmak. Ne çevrenin tepkisi ne mercimek beyinlerin motora bu kıyafetle binilmez tabuları beni engelleyebilir. Hatta ben geçen sene işi abartıp (o zaman scooter im vardı şimdi 250 lik cruiser) beş yıldızlı bir otelde yapılan kuzenimin düğününe gitmiştim scooter la park görevlileri mercedesleri BMW leri bırakıp bana yer göstermişlerdi tam kapının girişine park etmiştim. Çok hoşama gitmişti ya. Düşünsenize küçücük scooter in üstünden inen takımelbiseli bir adam (Kaskım vardı her daim de olacak)