Merhabalar;
Temmuz 2015 tarihinde Suzuki Inazuma F (2015) ile bende aranıza katıldım. Bu motoru seçmemde bu sitede ve sayfada yazan kişilerin çok büyük bir yeri vardır, teşekkür ederim faydalandığım her bir kişiden. Inazuma F modeli ilk başta aklımdan geçmiyordu. Honda Cbr 250R ile Yamaha R25 arasında gidip gelirken F kasa modeli görüp (Mavi-Beyaz) ve biraz araştırınca almaya karar verdim. Tabi karar vermekle bitmiyormuş sonradan öğrendim. Türkiye'deki Suzuki bayiilerinin tok satıcılığı mı vurdum duymazlığı mı yada bilmediğimiz bir sebepten dolayı çift renk bulamadım, hatta bir ara tamam siyah olsun dediğim zaman F kasanın kalmadığını ve zaman geleceğini bilmediklerini söylediler. Yaşadığım yer Bandırma/Balıkesir Marmara-Ege ve Ankara'daki bayiileri ile defalarca telefonda görüşmeler yapa yapa Balıkesir'deki bayisinden kalan son F modelini teslim aldım.
Motosiklet deneyimimi baştan yazayım ki hatalarım olursa hoş görülsün. 15 yıla yakın bir süredir otomobil kullanıyorum. Motosikletle ile tanışmam 2010 yılında başladı. 2000km kadar Honda Cbf 150 ile ve bu yaz 1500km kadar Yamaha Crypton 110 bir birlikteliğim oldu. Km bazında az gözükse de kendimi aklı başında sürücülerden saydığım için çok şükür kötü bir deneyimim olmadı. Tamir-Bakım konularda ne yazık ki bilgim çok kısıtlı, bir çok şeyi bu sayfalardan öğreniyorum, uyguluyorum. Tekrar motosiklete dönersek. Bayide vitrinde görüp yanına vardığımda dedikleri gibi fotoğraflardan çok daha iri, gösterişli duruyor. Hatta bir ara ben bunu kullanabilir miyim emin misin gibi sorular sormadım değil (son kullandığım Yamaha Crypton dan sonra

Bu motoru seçme sebeplerim ağırlıklı olarak bu formlarda yazan kullanıcıların yazdıkları-bir iki video. Motosikleti kullandıkça (şuan 2500km) Daha önce yazıldığı gibi konfor - uzun yolda (en azından 300-500km) mesafelerde ne kendimi nede motosikleti üzmeyecek kadar güçlü, çift silindir oluşu, kaliteli malzeme işçiliği başta gelen maddelerdi. Olumsuz olarak görülen; motosikletin ağırlığı ve buna bağlı son hız, ivmelenme, üzerinde gelen lastikler, yakıt tüketimi geliyordu. Kısa bu konulara aynı sınıftaki diğer motosikletlerle kıyaslama imkanım olmadan değinecek olursam;
Rodaj süresince performansı hakkında bir kanıya varamamıştım. Rodajı kitabına uygun bir şekilde yapmak hakikaten azim işi.
1.vites 25km/h 2--40 3--51 4--58 5--66 6--75km/h ile ilk 800km geride bıraktım. 800-1600km arasını da 8000 dd geçmeden itina ile bitirdim.
Şuan için hiç zorlanmadan 135km/h orta şiddetli rüzgara çıkabiliyorum. Bu arada boy 1.73cm Kilo 73kg
135-145 arası ise isteksiz değilde güç/ağırlık muhabbetinden dolayı sindire sindire çıkıyor.Gerçi bu aralığı her denememde şiddetli rüzgar vardı. Yapabildiğim max.hız 150 uzun bir süre 149km/h takılı kaldı geçemeyecek sandım bir ara

Yaşadığım şehir yokuşlarla çevrili, rampalarda bayılma elden ayaktan düşme olmadı şimdiye kadar. İvmelenme için ise bu motosikleti Yamaha R25 ya da Kawasaki 250 ile bir olmayacağını bilerek alıyorsanız sizi üzmeyecek bir tatlılıkta.
Sele konforu süspansiyon gelirsek şehirde ki bütün çukurları test etme şansım oldu için gayet memnunum

yapabildiğim uzun yolculuklarda titreşim sağ el-gidonda bir karıncalanma hissediyordum 1000km bakımından sonra hemen hemen yok oldu. Eldivenden de kaynaklanıyor olabilir aynı karıncalanma 105km/h geçince arka fren pedalında da var ve devam ediyor. Zamanla geçer yada bir iki vidayı sıkmam lazım mı ileride göreceğim. Seyahat için uygun hız bana göre 125km/h civarı.. 135km/h sonra ister istemez hem karıncalanma hem motorun limitlerine yaklaştığınızı hissediyorsunuz. Rüzgar konusuna gelince bacaklarım ve gövdemin hiç bir şekilde rüzgar almadığını söyleyeyim.
Beğenilmeyen konularda bahsedecek olursam;
Tipi; Alırken zorla aldırmıyorsanız tipi hakkında kimsenin lafına kulak asmayın. Yok ön çamurluğu, yok stop lambası.. Geçin bunları. Aldığım günden beri trafik ışıkları, şehir merkezinde park ettiğiniz zaman yanınıza gelenlerin ilk sorduğu soru kaçlık bu ? 2.'si malum kaç lira

Lastikler; en çekindiğim nokta burası idi. irc kötü, ıslak zeminde kayar, toprakta kaçar vs. Bu konuda objektif olamıyorum. Artık ne kadar okuduysam sayfaları, su birikintisi gördüğüm an gözümün önüne yazılar geliyor

Kuru zeminde (asfalt) ve lastikler biraz ısınınca herhangi bir yamuğunu görmedim. İş yerime varmak için her gün 650 m stabilize yolda ve ıslak yolda ise kesinlikle lastiklere güvenmeyin, kısaca lastiğe pek güvenmeyin ama en azından da bir yazı geçirin derim (maddi durumunuzu bilmeden yazıyorum)
Ağırlık konusuna gelirsek; ağır hakikaten ağır. özellikle dur-kalk da manevra etmek güç (tabi benim ebatlarım için konuşuyorum.) 2 hafta şiddetli rüzgarda saat 80-90km ile yol aldığım günlerde bi 25 hatta 50kg olsa demedim de değil. Alışmamıza bağlı her şey.
Arka-Ön fren.. Dikkatli kullanıcı frene pek ihtiyaç duymaz her şeyi kafasında önceden planlar ona göre gazı kontrol eder kafasında biriyim. Bunun dışında arka fren lastiklerle alakalı da olabilir zaman zaman kayma eğilimi gösteriyor yalan değil. Ön fren ise kim ne derse desin gayet güzel. Hatta sadece ön fren kullanabiliyorum diyebilirim çoğu zaman.
Yakıt konusuna gelirsek: Alırken amacım 3 tam depo ile 1000 km idi. Kabaca 4lt/100 km. Kullananların çoğu bu değere ulaşamadıklarını yazmış.Şuan benim için makul seviyelerde (min.3,2 -- max.4,1 l/100) hatta aşağıda verdiğim sitede yakıt sarfiyatımı düzenli olarak tutmaya çalışıyorum.
Hoşuma gitmeyen bir diğer konu ise bagaj.. Hakikaten az bir yer yapar yapmadık demeyelim diye. Yok yapmadıkları gibi selenin çıkartıp takılması sıkıntı veriyor. Aynalar.. Yeterli değil daha iyi olabilirdi.
Umarım almak isteyenlere tıpkı sizlerin bana yardımcı olduğunuz gibi yardımcı olacak bir şeyler yazabilmişimdir. Selametle.
https://www.spritmonitor.de/en/detail/708444.html
Bir başka yararlı site;
http://www.gearingcommander.com/