Beyler bu iş sigara gibi Allah göstermesin ama uyuşturucu gibi. Mealen hiç kullanmadığınızda eksikliğini hissetmiyorsunuz ama kullandıkça, kısa zaman diliminde yapılan km'ler arttıkça motora daha bir bağlanıyor, daha bir yol yapasınız geliyor.
Üşenen son iki paragrafı okuyabilir, ondan öncesi vaktinizi gereksiz yere alabilir.
Bigamın suyu kireçlidir biraz, çeşme suyu içilmez bidonları hayratlardan arıtma su doldurulur ancak o zaman su içilebilir, her hayatta arıtma su yoktur olanı bulmak gerekir.
Altımda Cub ve Scooter varken birinde büyük sepet ve bacak arası, birinde geniş sele altı olunca 5-6 bidon alıp motorla suyu getirirdim. Mesafe git gel anca 600 metre evin hemen aşağısı ama motorla fazla fazla taşımak işime geliyordu. Hem bir nevi denge çalışması, mücadele, eğlence, kuyrukta 20-30lt yük olunca denge nasıl sağlanıyor öğreniyorum falan neyse.
Scooter'ı takaslayıp Apaçiyi yeni aldım. Ehliyet aldım, otobana çıktım bastım, ilçe içinde turladım vb. aldım zehri. Neyse çeşme zaten dibimizde diyerekten 4 bidonla yürüyordum, baktım bize yakın olan çeşmede su yok.
Öbür motorlarla olunca birinde yoksa öbürü diyerekten diğer çeşmeye basıp gitmek 5 dakika sürüyor, ama o gün yürüyerek en fazla 20 dakika süren yolu yürürken adeta zaman durdu. Hayat çok yavaş ilerliyordu, sonra fark ettim ki ben çok yavaşım, tempoyu arttırdım ama nafile, koştum ama nefes nefese kaldım. Daha önce yürüyerek gitmediğim veya şikayet ettiğim bir yol değildi. Motor yokken de su getiriyordum ve motor yokken de bazen yakındaki çeşmede su olmuyordu.
Yavaş yavaş yolun ortasında giderken fark ettim ki ben araç değilim kaldırıma geçmem lazım. Daracık kaldırımda ağaçların altından eğile eğile giderken tekrar fark ettim ki ben sadece motorun verdiği kolaylığı değil, özgürlüğü ve hız hissiyatını sevmişim. Motor araçtan çok amaca dönmüştü benim için. Babam git sanayiden parça al diyor, eskiden hep ırım kırım ederdim ama şimdi basıp gidiyorum, minibüs bekleme derdi yok, 2 kat hızlı varıyorum, param cebimde kalıyor falan.
Motor sürmek çok başka bir olay, hayatıma ProPhoto RGB gamotunda renk kattı resmen. Depo dolu olduğu sürece istediğin yere gidebileceğini bilmek, trafikte arabayla kaçamayacağın yerlerden ve kazalardan kaçınmak, güzel havada rüzgarı göğüsünde hissetmek gibisi yok.