Sizlerle bir şiir paylaşmak istiyorum

Katılım
15 Şub 2006
Mesajlar
278
Misilleme

''İki kere iki dört'' ediyorsa,
Ben de seni seviyorum, darılma
Bir de ''Her gecenin sabahı var'' sa
Ben de seni seviyorum, darılma

Demişler ki, ''Çivi, çiviyi söker''
Her eşek çamura bir defa çöker
Madem ''Kar üşütür, ateş te yakar''
Ben de seni seviyorum, darılma

''Her yokuşun bir inişi olur'' sa,
''Aka aka, su çukuru bulur'' sa,
İnsan doğar, yaşar, sonra ölürse,
Ben de seni seviyorum, darılma

Durup dinlenmeden akarsa pınar,
Her yıl kıştan sonra gelirse bahar,
Balıkların suyu sevdiği kadar
Ben de seni seviyorum, darılma

Dikkat eyle geçmiyorum sırayı;
Bozar ise kader bozsun arayı
Aç ekmeği sever, fakir parayı...
Ben de seni seviyorum, darılma

Arkadaşlar bu şiir kendi şiirlerim haricinde en sevdiğim şiirdir. Bu Şiir Abdulrahim KARAKOÇ'a aitdir. saygıyla önünde eğiliyorum. Benim en sevdiğim şiir olduğu için sizlerle paylaşmak istedim umarım Beyenirsiniz saygılar sevgiler. Şiirsiz ve aşksız kalmayın....!! :rendeer:
 
Katılım
12 Eki 2006
Mesajlar
11,471
Zonguldak'Lı kardeşim madem sen yazdın; ilk okuyan da ben oliimm :) Tebrikler !

O kadar üye warken sadece 28 kişi mi okumuşşş :pr: wallaaa FuZuLi bi konu olsa bi sürü cewap yazılmışştı eminim :pr:
 
Son düzenleme:
Katılım
15 Şub 2006
Mesajlar
278
Zonguldak'Lı kardeşim madem sen yazdın; ilk okuyan da ben oliimm :) Tebrikler !

O kadar üye warken sadece 28 kişi mi okumuşşş :pr: wallaaa FuZuLi bi konu olsa bi sürü cewap yazılmışştı eminim :pr:

hakLısın ama elden ne gelir konunun motorla alakası yokya belki de o yusdendir... :pr: bide çakal ben yazmadım bunu :queen: Benim yazdıklarım ayrı :cat:
 
Katılım
12 Eki 2006
Mesajlar
11,471
Biliorm senin yazmadığını :) Abdulrahim KARAKOÇ yazmışşş :cherry:
 
Katılım
25 Eyl 2006
Mesajlar
1,154
Madem Abdurrahim KARAKOÇ dedin, buyur bakalım :

MİHRİBAN

Sarı saçlarına deli gönlümü
Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban.
Ayrılıktan zor belleme ölümü
Görmeyince sezilmiyor Mihriban.

'Yâr' deyince, kalem elden düşüyor
Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor
Lâmbamda titreyen alev üşüyor
Aşk, kağıda yazılmıyor Mihriban.

Önce naz, sonra söz ve sonra hile..
Sevilen, seveni düşürür dile
Seneler, asırlar değişse bile
Eski töre bozulmuyor Mihriban.

Tabiplerde ilâç yoktur yarama
Aşk deyince ötesini arama
Her nesnenin bir bitimi var ama
Aşka hudut cizilmiyor Mihriban.

Boşa bağlanmamış bülbül, gülüne
Kar koysan köz olur aşkın külüne..
Şaştım kara bahtın tahammülüne
Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban.

Tarife sığmıyor aşkın anlamı
Ancak çeken bilir bu derdi, gamı
Bir kördüğüm baştan sona tamamı..
Çözemedim.. Çözülmüyor Mihriban.

Abdurrahim KARAKOÇ
 
Katılım
15 Şub 2006
Mesajlar
278
serdar23_Bilgem paylaşımın için teşekkur ederim. Bende üstadın fazla şiirleri yok bi misilleme bi de Bitmeyen Gece şiiri var. zaten en hoşuma giden de onLar :p nesse tekrar soaL..!
 
Katılım
25 Eyl 2006
Mesajlar
1,154
Bana şiir fırsatı verdiğin için sen de sağol.:)

MİHRİBAN ( Unutursun)

“Unutmak kolay mı? ” deme,
Unutursun Mihriban’ım.
Oğlun, kızın olsun hele
Unutursun Mihriban’ım.

Zaman erir kelep kelep..
Meyve dalında kalmaz hep.
Unutturur birçok sebep,
Unutursun Mihriban’ım.

Yıllar sinene yaslanır;
Hâtıraların paslanır.
Bu deli gönlün uslanır...
Unutursun Mihriban’ım.

Süt emerdin gündüz-gece
Unuttun ya, büyüyünce...
Ha işte tıpkı öylece
Unutursun Mihriban’ım.

Gün geçer, azalır sevgi;
Değişir herşeyin rengi
Bugün değil, yarın belki
Unutursun Mihriban’ım.

Düzen böyle bu gemide;
Eskiler yiter yenide.
Beni değil, sen seni de
Unutursun Mihriban’ım.

Abdurrahim KARAKOÇ
 
Katılım
24 Eki 2006
Mesajlar
712
yıl 1995;
Atatürk üni. Alman dili ve edb. çeviri dersindeyiz.
Hocamız bize bir şiir sundu. Çeviriyi yapmaya başladık. Ancak öyle bir noktaya geldik ki bir türlü o cümleyi almancaya çevirmiyoruz.
"Sizin evin duvarları taştan
Dumanı da mı taştan"
Sonra şu sonuca vardık şiirlerin başka bir dile çevrilmesi aslında mümkün değil. Çünkü şairin duygusunu vermek neredeyse imkansız.
Abdurrahim Karakoç ismini bu yüzden hiç unutmam.

* Sessiz müzik

Sen kış güneşi misin
Yakarsın ısıtmazsın

Bir ırmağın ortası yoksa
Seni mi hatırlayacağım

Bu dünyada olup bitenlerin
Olup bitmemiş olması için
Ne yapıyorsun

Sizin evin duvarları taştan
Dumanı da mı taştan


Seni kız arkadaşlarından
Sevinç gözyaşları içinde
Öpen olmayacak mı

Ezberlediğin şiir
Beklediğin adam
Abdurrahim Karakoç

ya da çeviri bazen o kadar güzel oluyor ki orjinal eserinin önüne geçebiliyor. Edgar Alan Poe' Sevgilim Annabel Lee şiirinde olduğu gibi.

ANNABEL LEE

Seneler,seneler evveldi;
Bir deniz ülkesinde
Yaşayan bir kız vardı,bileceksiniz
İsmi Annabel Lee;
Hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
Sevmekden başka beni.

O çocuk ben çocuk,memleketimiz
O deniz ülkesiydi,
Sevdalı değil karasevdalıydık
Ben ve Annabel Lee;
Göklerde uçan melekler bile
Kıskanırdı bizi.

Bir gün işte bu yüzden göze geldi,
O deniz ülkesinde,
Üşüdü rüzgarından bir bulutun
Güzelim Annabel Lee;
Götürdüler el üstünde
Koyup gittiler beni,
Mezarı ordadır şimdi,
O deniz ülkesinde.

Biz daha bahtiyardık meleklerden
Onlar kıskandı bizi,_
Evet!_bu yüzden (şahidimdir herkes
Ve o deniz ülkesi)
Bir gece bulutun rüzgarından
Üşüdü gitti Annabel Lee.

Sevdadan yana ,kim olursa olsun,
Yaşça başca ileri
Geçemezlerdi bizi;
Ne yedi kat gökdeki melekler,
Ne deniz dibi cinleri,
Hiçbiri ayıramaz beni senden
Güzelim Annabel Lee.

Ay gelip ışır hayalin eşirir
Güzelim Annabel Lee;
Bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
Güzelim Annabel Lee;
Orda gecelerim,uzanır beklerim
Sevgilim,sevgilim,hayatım,gelinim
O azgın sahildeki,
Yattığın yerde seni .


Edgar Allan POE

Çeviren : Melih Cevdet ANDAY
 
Katılım
30 Mar 2006
Mesajlar
933
Misilleme yi ilk defa okudum:) cok guzelmis:)
Mihribanla da turku olunca tanismistim:) o da cok guzel bir eser:)
senin siirleri de okuyalim en kisa zamanda:)
 
Katılım
25 Eyl 2006
Mesajlar
1,154
ZİNDANDAN MEHMED'E MEKTUP

Zindan iki hece, Mehmed'im lafta !
Baba katiliyle baban bir safta !
Bir de geri adam, boynunda yafta...

Halimi düşünüp yanma Mehmed'im !
Kavuşmak mı?..Belki..Daha ölmedim !

Avlu..Bir uzun yol..Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yol da tutuktur hapse düşeli...

Git ve gel...Yüz adım...Bin yıllık konak.
Ne ayak dayanır buna, ne tırnak !

Bir alem ki, gökler boru içinde !
Akıl, olmazların zoru içinde.
Üstüste sorular soru içinde :

Düşüm mü, konuş mu, sus mu, unut mu ?
Buradan insan mı çıkar, tabut mu ?

Bir idamlık Ali vardı, asıldı ;
Kaydını düştüler, mühür basıldı.
Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı.

Ondan kalan, boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...

Müdür bey dert dinler, bugün "maruzat" !
Çatık kaş..Hükumet dedikleri zat..
Beni Allah tutmuş, kim eder azat ?

Anlamaz; yazısız, pulsuz, dilekçem !
Anlamaz; ruhuma geçti bilekçem !

Saat beş dedi mi, bir yırtıcı zil ;
Sayım var, maltada hizaya dizil !
Tek yekun içinde yazıl ve çizil !

İnsanlar zindanda birer kemmiyet ;
Urbalarla kemik, mintanlarla et.

Somurtuş ki bıçak, nara ki tokat ;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat...
Yalnız seccademin yününde şefkat ;

Beni kimsecikler okşamaz madem ;
Öp beni alnımdan, sen öp seccadem !

Çaycı, getir, ilaç kokulu çaydan !
dakika düşelim, senelik paydan !
Zindanda dakika farksızdır aydan.

Karıştır çayını zaman erisin ;
Köpük köpük, duman duman erisin !

Peykeler, duvara mıhlı peykeler ;
Duvarda, başlardan, yağlı lekeler,
Gömülmüş duvara, baş baş gölgeler...

Duvar, katil duvar, yolumu biçtin !
Kanla dolu sünger...Beynimi içtin !

Sükut...Kıvrım kıvrım uzaklık uzar ;
Tek nokta seçemez, dünyadan nazar.
Yerinde mi acep, ölü ve mezar ?

Yeryüzü boşaldı, habersiz miyiz ?
Güneşe göç var, da kalan biz miyiz ?

Ses demir, su demir ve ekmek demir...
İstersen demirde muhali kemir,
Ne gelir ki elden, kader bu emir...

Garip pencerecik, küçük, daracık ;
Dünyaya kapalı, Allaha açık.

Dua, dua, eller karıncalanmış ;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış.
Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış...

Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu ;
İplik ki, incececik, örer boşluğu.

Ana rahmi zahir, şu bizim koğuş ;
Karanlığında nur, yeniden doğuş...
Sesler duymaktayım : Davran ve boğuş !

Sen bir devsin, yükü ağırdır devin !
Kalk ayağa, dimdik doğrul ve sevin !

Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte !
Ölsek de sevinin, eve dönsek de !
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte !

Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir !
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir !

Necip Fazıl Kısakürek-1961
 
Katılım
20 Ara 2006
Mesajlar
974
Ben şiirden biraz uzak kaldım. güzel şiirlermiş Paylaşım için saol nuwamda ve serdar abi
 
Katılım
11 Ocak 2007
Mesajlar
770
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Madem Abdurrahim KARAKOÇ dedin, buyur bakalım :

MİHRİBAN

Sarı saçlarına deli gönlümü
Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban.
Ayrılıktan zor belleme ölümü
Görmeyince sezilmiyor Mihriban.

'Yâr' deyince, kalem elden düşüyor
Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor
Lâmbamda titreyen alev üşüyor
Aşk, kağıda yazılmıyor Mihriban.

Önce naz, sonra söz ve sonra hile..
Sevilen, seveni düşürür dile
Seneler, asırlar değişse bile
Eski töre bozulmuyor Mihriban.

Tabiplerde ilâç yoktur yarama
Aşk deyince ötesini arama
Her nesnenin bir bitimi var ama
Aşka hudut cizilmiyor Mihriban.

Boşa bağlanmamış bülbül, gülüne
Kar koysan köz olur aşkın külüne..
Şaştım kara bahtın tahammülüne
Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban.

Tarife sığmıyor aşkın anlamı
Ancak çeken bilir bu derdi, gamı
Bir kördüğüm baştan sona tamamı..
Çözemedim.. Çözülmüyor Mihriban.

Abdurrahim KARAKOÇ


Bitiyorum bunaaa

cok saol cooookk
 
Katılım
25 Eyl 2006
Mesajlar
1,154
Başka şairlerin başka şiirlerini de isteyenler olur dedim ama olmadı. Madem siz Abdurrahim KARAKOÇ ile devam diyorsunuz, buyrun bakalım :

İSYANLI SÜKUT

Gitmişti makama arz-ı hâl için,
'Bey' dedi, yutkundu, eğdi başını.
Bir azar yedi ki oldu o biçim...
'Şey' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Kapıdan dört büklüm çıktı dışarı,
Gözler çakmak çakmak, benzi sapsarı...
Bir baktı konağa alttan yukarı,
'Vay' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Çekti ayakları kahveye vardı,
Açtı tabakasın, sigara sardı.
Daldı.. neden sonra garsonu gördü,
'Çay' dedi, yutkundu, eğdi başını.

İçmedi, masada unuttu çayı;
Kalktı ki garsona vere parayı,
Uzattı çakmağı ve sigarayı,
'Say' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Döndü, gözlerinde bulgur bulgur yaş,
Sandım can evime döktüler ateş.
Sordum: 'memleketin neresi gardaş? '
'Köy' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Yürüdü, kör-topal çıktı şehirden,
Ağzına küfürler doldu zehirden;
Salladı dilini... vazgeçti birden,
'Oy' dedi, yutkundu, eğdi başını.

Abdurrahim KARAKOÇ
 
Katılım
14 Haz 2006
Mesajlar
8,146
nuwamda ekledigin şiir gerçekten çok anlamlı paylasim için tşk. ayrıca diger şiirleri ekleyen arkadaşlara tşk güzel seçim.
 
Katılım
15 Şub 2006
Mesajlar
278
asıl Ben teşekkur ederim Benim konuma iştirak ettiğiniz için Beni çok mutlu ettiniz. konuyu ilk açtığımda arkadaşLarım sadece okumakla yetiniyodu. konuma iştirak eden herkese çok teşekkur ederim.

BENİM İSTEDİĞİM

Çok fazla değilki Benim isteğim
Biraz gülüş biraz aşk sözcüğü Benim istediğim..
Film izlemek başbaşa Benim istediğim
Çok fazla değil ki Benim isteğim...
Gidecekse eyer kalbimi alsında götürsün benim istediğim....
Beni Bende bırakmasın benim istedim.....
Çok fazla değilki Benim isteğim....
Bir aşk sözcüğü sadece benim istediğim....
Çok fazla değil ki benim isteğim
Kahve telvesinde çıkan karartı değil Benim geleceğim....
Kendisinde kaybolmus Bir Zonguldak değil benim istediğim....
Beni anlamasını isterim sadece benim isteğim....
Sevdiğim kızı aşkı sadece Benim isteğim.....

][cP][

BELLİ BELİRSİZ

NE gunden Haberim var
Ne de Geceler beLLi
Ya saLı ya Çarşamba
Belki de Cumartesi
Sanki yazmalıymısım gibi haYaLLer goruyorum
Artık derdim eskisinden Çok
Sensizliğin Hiç Vefası yok
Bu Dunyanın bahcEsindE Kayboldum gidiyorum
Bir sevdanın pençesinde git gide eriyorum...

][cP][

HAYKIRSAM DUYARMISIN

Bir yumruk olurya boğazında bazen.
Yüreğinin tam ortasına oturur ya hemen,
Konuşamaz dilin tutulur ya iste öle ettin beni sen
Solucek destanlarca sozcuk varken.
Ağzımdan çıkar sadece bi söz senin yanındayken
Bağırırcasına sana seni sevdiğimi sölesem mısralarımda
Duyarmısın beni en küçük ses aralığında...

][cP][

arkadaşLar bunlarında Benim nacizane :) umarım Beyenirsiniz...!
not// ][cP][ Benim imzamdır maLum CANKU PAPİLA :) :p
 
Son düzenleme:
Katılım
25 Eyl 2006
Mesajlar
1,154
Şiirinin güzelliğine varmak, hayal dünyana dalmak istiyorum ama büyük harflerle küçük harfleri karışık kullanman engel oluyor. Biraz dikkat lütfen.

Benim istediğim başlıklı şiir güzel ama çok fazla kullanman biraz bozuyor gibi.Üzerinde çalışıp birkaç tanesini çıkarmalısın.

Haykırsam duyar mısın isimli şiirin bana Orhan Veli'nin Anlatamıyorum isimli şiirini çağrıştırdı. Fırsat bu fırsat paylaşayım seninle :

Anlatamıyorum

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum

Orhan Veli KANIK

Ayrıca Belli Belirsiz şiirin de güzel ve Cahit Sıtkı 'dan bir şiir yazdırdı bana :

Gün Eksilmesin Penceremden



Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.
Ve gönül Tanrısına der ki:
- Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!

CAHİT SITKI TARANCI
 
Katılım
25 Eyl 2006
Mesajlar
1,154
Hasretinden Prangalar Eskittim

Seni anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.
Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya...
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana...
Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara.
Akan yıldıza.
Bir kibrit çöpüne varana.
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamdan,
Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni...
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini...

Ahmet ARİF
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst