- Katılım
- 5 Kas 2007
- Mesajlar
- 3,892
TÜRKİYE DE MOTOSİKLET KÜLTÜRÜ
Günümüzde herkes motosikletlerin varlığından haberdar. Fakat kimisi bunu büyük bir sorun olarak görürken kimileride bilinçli kullanıldığında her yönden getirisi olan bir zevk hatta daha öteye giderek yaşam biçimi olduğunun farkında. Bu iki farklı imajı yaratanda biz motosiklet kullanıcılarıyız. Tabii ne iyi nede kötü imaj birden bire ortaya çıkan kavramlar değil. Ülkemizde motosiklet kültürünün gelişimi doğru şekilde yansıtılmadığı gibi doğru olarak uygulanmadı da. Başlıca etkenler; ehliyetsiz, bilinçsiz, korumasız olarak trafiğe çıkıp kendi hayatlarının yanında diğer vatandaşların hayatlarını da hiçe sayan kişiler. Bunların çoğu servis hizmeti veren çeşitli şirketlerde görevli çalışanlar. Burada suçlanması gereken kim peki ? O motoru çalışanın altına vererek yollarda tehlike yaratmasına izin veren yetkililer mi ? Motor kullanıcısı mı ? Yoksa zayıf kalan trafik kontrol ekipleri mi ? Bunun cevabını size bırakıyorum.
Bu kültürü doğru şekilde geliştiren ve hevesi olanları bilinçlendirmeye çalışanlarda yok değil. Onlarca motosiklet grubu ve her birinde yüzlerce üye olduğunu düşünürsek elimizdeki rakamın ne kadar büyük olduğunu görmek zor değil. Bu grupların çoğu sık aralıklarla eğitim seminerleri, eğitim sürüşleri düzenliyor ve üyelerinin daha güvenli ve zevkli yolculuk yapmasını sağlıyorlar. Kazanılan dostluklar da bu işin getirisi oluyor.
Türkiye de motosiklet ile yaşamın sadece ekonomik getirileri, yoğun trafikteki rahatlığı ve onun cezbeden çekiciliği için değil, Motosikletin bir kültür olarak benimsenmesini, tercih edilmesini sağlamak isteyen insanlar var. Motosikletinizin ne kadar küçük yada büyük olduğu önemli değil eğer sizde iki teker üstündeyseniz yada sizde bu kültürün parçası olmak istiyorsanız lütfen bu insanlara kulak verin.
Yazar- Gökhan Ergündüz
Kaynak
Günümüzde herkes motosikletlerin varlığından haberdar. Fakat kimisi bunu büyük bir sorun olarak görürken kimileride bilinçli kullanıldığında her yönden getirisi olan bir zevk hatta daha öteye giderek yaşam biçimi olduğunun farkında. Bu iki farklı imajı yaratanda biz motosiklet kullanıcılarıyız. Tabii ne iyi nede kötü imaj birden bire ortaya çıkan kavramlar değil. Ülkemizde motosiklet kültürünün gelişimi doğru şekilde yansıtılmadığı gibi doğru olarak uygulanmadı da. Başlıca etkenler; ehliyetsiz, bilinçsiz, korumasız olarak trafiğe çıkıp kendi hayatlarının yanında diğer vatandaşların hayatlarını da hiçe sayan kişiler. Bunların çoğu servis hizmeti veren çeşitli şirketlerde görevli çalışanlar. Burada suçlanması gereken kim peki ? O motoru çalışanın altına vererek yollarda tehlike yaratmasına izin veren yetkililer mi ? Motor kullanıcısı mı ? Yoksa zayıf kalan trafik kontrol ekipleri mi ? Bunun cevabını size bırakıyorum.
Bu kültürü doğru şekilde geliştiren ve hevesi olanları bilinçlendirmeye çalışanlarda yok değil. Onlarca motosiklet grubu ve her birinde yüzlerce üye olduğunu düşünürsek elimizdeki rakamın ne kadar büyük olduğunu görmek zor değil. Bu grupların çoğu sık aralıklarla eğitim seminerleri, eğitim sürüşleri düzenliyor ve üyelerinin daha güvenli ve zevkli yolculuk yapmasını sağlıyorlar. Kazanılan dostluklar da bu işin getirisi oluyor.
Türkiye de motosiklet ile yaşamın sadece ekonomik getirileri, yoğun trafikteki rahatlığı ve onun cezbeden çekiciliği için değil, Motosikletin bir kültür olarak benimsenmesini, tercih edilmesini sağlamak isteyen insanlar var. Motosikletinizin ne kadar küçük yada büyük olduğu önemli değil eğer sizde iki teker üstündeyseniz yada sizde bu kültürün parçası olmak istiyorsanız lütfen bu insanlara kulak verin.
Yazar- Gökhan Ergündüz
Kaynak