- Katılım
- 14 May 2014
- Mesajlar
- 928
- Konu Yazar
- #1
Sivas civarındaki gezilerime bu senede devam edeceğim. Yine belirlediğim bir rota üzerinden gezime başladım.
Sivas'tan çıkıp Kurtlapa köyüne devam ettim. Devamında Asarcık-Adamlı-Gölgeli köylerinden geçtim.
Yol süper manzaralı ve ormanlık idi. Mevsim gereği her yer yemyeşil ve çiçeklerle kaplı. Arazideki
kokular ise gerçekten tarifsiz. Yayla yolları ve orman yollarından Gölgeli kasabasına indim.
Kasabadan sonra yol asfalt oldu. Asfalta çıkıp az ilerledikten sonra arka tarafta bir gezinme hissettim.
Eyvah diyerek durup arka tekere bakınca lastiğin yere yapıştığını gördüm.
Bütün motorcuların korkulu rüyası olan lastik patlaması senelerden sonra başıma geldi. Akıllı vida batmış.
Sanırım Gölgeli kasabasından geçerken oldu. Onca dağ yollarından geçip geldim. Birşey olmadı.
Asfalta çıkınca teker patladı. İlginç doğrusu.
Neyseki malzemelerim yeterliydi. Motorumu kenara çekip lastiği söktüm. Vidanın yerinin belli oluşu patlak
aramadan tamire geçmemi sağladı. Dış lastiği levye ve tornavida yardımıyla ayırdım. İç lastiği çıkardım.
Vida lastiği birazda yırtmıştı. Yamayı büyük yaparak yapışma alanını artırdım. Eski bisiklet iç lastiğinden
yama hazırladım. Zımpara ile yüzeyleri iyice temizleyip bally yapıştırıcı ile yapıştırdım. Hava vurup kaçak
kontrolü yaptım. Sorun yok. İç lastiği tekrar taktım. Lastiği tekrar levyeler yardımıyla yerine taktım.
Biraz hava vurup lastiği yerde zıplatarak kenarların düzgünce oturmasını sağladım. Pompa ile vurabildiğim
kadar hava vurup yola devam ettim.
Yaklaşık 2,5 saatimi aldı. Dolayısıyla yol planlarımda altüst oldu. Almus'a gidip benzinlikte lastiğin havasını
tamamladım. Hava kararmaya başladığı için ara yolları iptal ederek ana yollardan Tokat'a, oradan da Sivas'a
geçerek gezimi yaklaşık 280 km yol yaparak tamamladım.
Lastik macerası bu gezinin önemli olayı oldu.
Sivas'tan çıkıp Kurtlapa köyüne devam ettim. Devamında Asarcık-Adamlı-Gölgeli köylerinden geçtim.
Yol süper manzaralı ve ormanlık idi. Mevsim gereği her yer yemyeşil ve çiçeklerle kaplı. Arazideki
kokular ise gerçekten tarifsiz. Yayla yolları ve orman yollarından Gölgeli kasabasına indim.
Kasabadan sonra yol asfalt oldu. Asfalta çıkıp az ilerledikten sonra arka tarafta bir gezinme hissettim.
Eyvah diyerek durup arka tekere bakınca lastiğin yere yapıştığını gördüm.
Bütün motorcuların korkulu rüyası olan lastik patlaması senelerden sonra başıma geldi. Akıllı vida batmış.
Sanırım Gölgeli kasabasından geçerken oldu. Onca dağ yollarından geçip geldim. Birşey olmadı.
Asfalta çıkınca teker patladı. İlginç doğrusu.
Neyseki malzemelerim yeterliydi. Motorumu kenara çekip lastiği söktüm. Vidanın yerinin belli oluşu patlak
aramadan tamire geçmemi sağladı. Dış lastiği levye ve tornavida yardımıyla ayırdım. İç lastiği çıkardım.
Vida lastiği birazda yırtmıştı. Yamayı büyük yaparak yapışma alanını artırdım. Eski bisiklet iç lastiğinden
yama hazırladım. Zımpara ile yüzeyleri iyice temizleyip bally yapıştırıcı ile yapıştırdım. Hava vurup kaçak
kontrolü yaptım. Sorun yok. İç lastiği tekrar taktım. Lastiği tekrar levyeler yardımıyla yerine taktım.
Biraz hava vurup lastiği yerde zıplatarak kenarların düzgünce oturmasını sağladım. Pompa ile vurabildiğim
kadar hava vurup yola devam ettim.
Yaklaşık 2,5 saatimi aldı. Dolayısıyla yol planlarımda altüst oldu. Almus'a gidip benzinlikte lastiğin havasını
tamamladım. Hava kararmaya başladığı için ara yolları iptal ederek ana yollardan Tokat'a, oradan da Sivas'a
geçerek gezimi yaklaşık 280 km yol yaparak tamamladım.
Lastik macerası bu gezinin önemli olayı oldu.