- Katılım
- 14 May 2014
- Mesajlar
- 928
- Konu Yazar
- #1
Hafta sonu cumartesi günü (30.08.2014) evdeki işlerimi hallettikten sonra yine gezi aşkım kabardı.Saat 13:30.Aslında bu saatte pekte uygun olmaz ama önemli olan motorla gezmek,araziye çıkmak,kafa dinlemek.
* Senelerdir gitmediğim Kangal termik santrali civarında akan ırmağa gitmeye karar verdim.Zamanında güzel balık avladığımız derin ve sazlıklar arasından akan bir ırmaktı.Mesafe yaklaşık 100 Km.
* Malzemelerimi ve oltamı hazırlayıp evden ayrıldım.


Marketten bir kaç pratik yiyecek ve içecek aldım.Bu sırada küçük kardeşiyle yan yana geldi motorum.


Her balıkçının yaptığı gibi biraz yem topladım.Pekte hoş bir mekan değil doğrusu.



Buradan benzinliğe geldim.Benzinlikteki arkadaşla biraz laflayıp birkaç resmini aldım.



Yiğidonun karnını doyurduktan sonra yaklaşık 14:30 gibi yola koyuldum.
Ulaş ilçesinin girişinde durup malzemeleri kontrol edip birkaç resimde burada çektim.


Yol üstünde Tecer dağınında bir resmini çektim

Yol üzerinde meşhur Yağdonduran geçidi suyunda durup sularımı doldurdum.
Su çok azalmış.Öyleki kışın bu su fışkırarak akar.


Buradaki seyyar satıcı ile biraz sohbet ettik.Birazda nazlanarak bana poz verdi.Yolunuz düşerse burdan birşeyler alabilirsiniz.


1750mt rakımlı bir geçit burası.Kışın gerçekten sıkıntılı olur burası.Aşağılarda hava normalken burada fırtına tipi olur.Metrelerce kar olur buralarda.




Buradan devam edip Gürün yol ayrımına geldim.


Balık tutmaya niyetlendiğim ırmağın baş tarafları buralarda.İlk köprüde (Halep köprüsü) şok oldum doğrusu.Irmakta su kalmamış.Manzarayı görünce üzüldüm.


Irmağın alt taraflarına yola devam ettim.Yaklaşık 10 km sonra ikinci köprüye vardım.(Tersakan köprüsü).Burada su biraz daha fazlalaştı.Sevindim yola devam.



Kangal termik santrali uzaktan göründü.Ama beni esas şaşırtan arkada görünen rüzgar santralleri oldu.Bunlar yeni yapılmış hatta halen yapılıyor.





Gideceğim yerin yol ayrımını unutmuşum.Termik santralin girişine kadar geldim.Buradaki güvenlikçi arkadaştan yolu sordum.Resim çekebilirmiyim diye sordum.Olur dediler.

Kenarda park yerinde duran sarı 301 MZ dikkatimi çekti.Bir zamanların kral motoru.

Buradan tekrar geldiğim yoldan ilerdeki köye kadar gelip buradan dönerek ırmak boyunca ilerledim.
Benim atın canlısı.Gerçekten çok hoş.



Santralin tam karşısına gelip gideceğim yolun görüntüsünü alıyorum.saat 16:30.Daha gideceğimde,balık tutacağımda,vay vay vay.....güleyim bari.


Staplize yoldan ilerleyip rampaları çıktıktan sonra bir sürpriz daha.Buradaki suyun önüne set yapıp küçük bir gölet oluşturmuşlar.


Aşağı doğru indim.Balık tuttuğumuz yerlere geldim.Fakat o zamanlar yürüyerek gittiğimiz yerdeki küçük dereyi unutmuşum.


Tabiiki motoru buradan geçirmeme imkan yok.Acaba yukarıdan bir yol bulabilirmiyim diyerek dağlara doğru sürdüm motoru.Zor bela yamacın kenarına kadar geldim.Toprak çok yumuşak.Tekerler gömülüyor.


Aşağıda sonradan tanıştığım Çoban Ali ve hayvanları


Aşağısı uçurum.İnmenin yolu yok.Ama manzara süper...







Biraz kenardan hafif aşağıya doğru inip motoru burada bıraktım.Hiçte içime sinmedi ama mecburen.



Aşağı ırmak kıyısına indim çok şükür.Bu arada saat oldu 17:10.

Hemen oltamı attım.Burada su çok güzel.Sazların dibinde çok güzel avlanma yerleri var.Ortam süper.Eski günlerim aklıma geldi.O zamanlar güzel balık avlardık buralardan.Vay beee.


Karşı kıyıda hayvanlarını otlatan çoban Aliyle tanıştık.Kendisi Afganistanlıymış.

Bir iki küçük balık tutup attım.Çoban Ali "abi niye atıyorsun onları "dedi.
"Bunların abisi gelirse onu alırız" dedim.Tam bu sırada onların abisi geldi.




Eskiden bunların dedesini tutardık...Poşetle suya koyup devam ettim balığa.
Aslında tam balık zamanı.Fakat geri dönüşde var işin içinde.Aldığım yiyecekleri atıştırıp yavaştan toplanıyorum.Balığıda suya bıraktım.


Etraftan birkaç resim.






Tepeye tırmanarak motorumun yanına geldim.Malzemeleri çantalara koyup tepeden aşağıya indim.İlerde Uyuz suyu diye anılan yere gittim.



Mükemmel bir su.Sanırım burada bir pompa teşkilatı var.Termik santrale su basıyor.Su o kadar berrakki en az 4 mtlik derinlikte dipteki taşlar rahatlıkla görülebiliyor.Burada da balıklar var.





Biraz dinlenip elimi yüzümü yıkayıp ferahladıktan sonra dönüşe geçiyorum.Güneş batmaya başladı artık.Saat 19:00 suları...






Dönüş yolunda da güneşin batışına nazır resimler çektim.



Termik santralin bant sisteminin alt geçidi.Yollar hep kömür tozu.



Yol kenarındaki mağaralar dikkatimi çekiyor.Epey mesafe var.Tam tepedeler.Bu arada ayda tam hilal.




Kangal termik yol ayrımı.

Yağdonduran geçidine vardığımda ufukta güneşin kızıllığı kalmıştı.Birkaç resimde burdan.Seyyar amcamda gitmiş.




Veeee eve varış.Saat 21:13...

Çok şükür bir sıkıntı yaşamadan bu geziyide bitirdim.Darısı tüm düşünenlere.
Herkese teşekkürler ve saygılar dilerim.
* Senelerdir gitmediğim Kangal termik santrali civarında akan ırmağa gitmeye karar verdim.Zamanında güzel balık avladığımız derin ve sazlıklar arasından akan bir ırmaktı.Mesafe yaklaşık 100 Km.
* Malzemelerimi ve oltamı hazırlayıp evden ayrıldım.


Marketten bir kaç pratik yiyecek ve içecek aldım.Bu sırada küçük kardeşiyle yan yana geldi motorum.


Her balıkçının yaptığı gibi biraz yem topladım.Pekte hoş bir mekan değil doğrusu.



Buradan benzinliğe geldim.Benzinlikteki arkadaşla biraz laflayıp birkaç resmini aldım.



Yiğidonun karnını doyurduktan sonra yaklaşık 14:30 gibi yola koyuldum.
Ulaş ilçesinin girişinde durup malzemeleri kontrol edip birkaç resimde burada çektim.


Yol üstünde Tecer dağınında bir resmini çektim

Yol üzerinde meşhur Yağdonduran geçidi suyunda durup sularımı doldurdum.
Su çok azalmış.Öyleki kışın bu su fışkırarak akar.


Buradaki seyyar satıcı ile biraz sohbet ettik.Birazda nazlanarak bana poz verdi.Yolunuz düşerse burdan birşeyler alabilirsiniz.


1750mt rakımlı bir geçit burası.Kışın gerçekten sıkıntılı olur burası.Aşağılarda hava normalken burada fırtına tipi olur.Metrelerce kar olur buralarda.




Buradan devam edip Gürün yol ayrımına geldim.


Balık tutmaya niyetlendiğim ırmağın baş tarafları buralarda.İlk köprüde (Halep köprüsü) şok oldum doğrusu.Irmakta su kalmamış.Manzarayı görünce üzüldüm.


Irmağın alt taraflarına yola devam ettim.Yaklaşık 10 km sonra ikinci köprüye vardım.(Tersakan köprüsü).Burada su biraz daha fazlalaştı.Sevindim yola devam.



Kangal termik santrali uzaktan göründü.Ama beni esas şaşırtan arkada görünen rüzgar santralleri oldu.Bunlar yeni yapılmış hatta halen yapılıyor.





Gideceğim yerin yol ayrımını unutmuşum.Termik santralin girişine kadar geldim.Buradaki güvenlikçi arkadaştan yolu sordum.Resim çekebilirmiyim diye sordum.Olur dediler.

Kenarda park yerinde duran sarı 301 MZ dikkatimi çekti.Bir zamanların kral motoru.

Buradan tekrar geldiğim yoldan ilerdeki köye kadar gelip buradan dönerek ırmak boyunca ilerledim.
Benim atın canlısı.Gerçekten çok hoş.



Santralin tam karşısına gelip gideceğim yolun görüntüsünü alıyorum.saat 16:30.Daha gideceğimde,balık tutacağımda,vay vay vay.....güleyim bari.


Staplize yoldan ilerleyip rampaları çıktıktan sonra bir sürpriz daha.Buradaki suyun önüne set yapıp küçük bir gölet oluşturmuşlar.


Aşağı doğru indim.Balık tuttuğumuz yerlere geldim.Fakat o zamanlar yürüyerek gittiğimiz yerdeki küçük dereyi unutmuşum.


Tabiiki motoru buradan geçirmeme imkan yok.Acaba yukarıdan bir yol bulabilirmiyim diyerek dağlara doğru sürdüm motoru.Zor bela yamacın kenarına kadar geldim.Toprak çok yumuşak.Tekerler gömülüyor.


Aşağıda sonradan tanıştığım Çoban Ali ve hayvanları


Aşağısı uçurum.İnmenin yolu yok.Ama manzara süper...







Biraz kenardan hafif aşağıya doğru inip motoru burada bıraktım.Hiçte içime sinmedi ama mecburen.



Aşağı ırmak kıyısına indim çok şükür.Bu arada saat oldu 17:10.

Hemen oltamı attım.Burada su çok güzel.Sazların dibinde çok güzel avlanma yerleri var.Ortam süper.Eski günlerim aklıma geldi.O zamanlar güzel balık avlardık buralardan.Vay beee.


Karşı kıyıda hayvanlarını otlatan çoban Aliyle tanıştık.Kendisi Afganistanlıymış.

Bir iki küçük balık tutup attım.Çoban Ali "abi niye atıyorsun onları "dedi.
"Bunların abisi gelirse onu alırız" dedim.Tam bu sırada onların abisi geldi.




Eskiden bunların dedesini tutardık...Poşetle suya koyup devam ettim balığa.
Aslında tam balık zamanı.Fakat geri dönüşde var işin içinde.Aldığım yiyecekleri atıştırıp yavaştan toplanıyorum.Balığıda suya bıraktım.


Etraftan birkaç resim.






Tepeye tırmanarak motorumun yanına geldim.Malzemeleri çantalara koyup tepeden aşağıya indim.İlerde Uyuz suyu diye anılan yere gittim.



Mükemmel bir su.Sanırım burada bir pompa teşkilatı var.Termik santrale su basıyor.Su o kadar berrakki en az 4 mtlik derinlikte dipteki taşlar rahatlıkla görülebiliyor.Burada da balıklar var.





Biraz dinlenip elimi yüzümü yıkayıp ferahladıktan sonra dönüşe geçiyorum.Güneş batmaya başladı artık.Saat 19:00 suları...






Dönüş yolunda da güneşin batışına nazır resimler çektim.



Termik santralin bant sisteminin alt geçidi.Yollar hep kömür tozu.



Yol kenarındaki mağaralar dikkatimi çekiyor.Epey mesafe var.Tam tepedeler.Bu arada ayda tam hilal.




Kangal termik yol ayrımı.

Yağdonduran geçidine vardığımda ufukta güneşin kızıllığı kalmıştı.Birkaç resimde burdan.Seyyar amcamda gitmiş.




Veeee eve varış.Saat 21:13...

Çok şükür bir sıkıntı yaşamadan bu geziyide bitirdim.Darısı tüm düşünenlere.
Herkese teşekkürler ve saygılar dilerim.