Şimdi Suç Kimde? Kim Haklı, Kim Haksız?

Katılım
4 Ocak 2015
Mesajlar
606
Dün Habertürk Gazetesi'nde okudum. Haber şöyle başlıyor:

Arnavutköy'de iddiaya göre gürültü yapan motosikletli bir grup, kendilerine yapılan uyarı üzerine mahalle sakinleri ile tartıştı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavga sırasında motosikletli gruptan bir kişi mahalle sakinlerine silahla ateş açtı. ...... (Devamı bağlantıda)
https://www.haberturk.com/video/hab...ltu-tartismasi-silahli-kavgaya-donustu/816810


Sürekli "Özgürlük, özgürlük" diyoruz.
Evet, burası Komünist Kuzey Kore değil.
Özgür bir ülke: Türkiye
Peki özgürlükleri sınırsız kullanma hakkına sahip miyiz?
Gecenin olur olmaz vakti, motosikletin gürültüsünü ve insanları rahatsız ettiğimizi düşünmeden, mahalle aralarında gezme özgürlüğümüz var mı?
Eğer varsa, bu gürültüden rahatsız olan mahallelinin hakları nerede?
Türkiye'de herkes özgür ve dilediği gibi yaşama hakkına sahip.
Ancak karıştırdığımız nokta şu:
Bir kişinin özgürlüğü, diğer bir kişiyi/kişileri rahatsız ediyorsa, zarar veriyorsa, o kişinin özgürlüğü orada biter.
Eğer bu sitede veya bu ülkede bunun aksini iddia eden varsa, bir örnek vereyim:
Benim işeme özgürlüğüm var. Bu sitede veya bu ülkede bir kişi "Benim veya kişilerin özgürlüğü sınırsızdır, kimse karışamaz" diyorsa, ben o kişinin üstüne işeyim. Buna razı olacak mı?
Bu örnekleri çoğaltabiliriz.
Bir kişinin özgürlüğü, diğer bir kişiyi/kişileri rahatsız ediyorsa, zarar veriyorsa, o kişinin özgürlüğü orada biter.
Fikriniz nedir?

Arnavutköy'de meydana gelen kavgalı olayda motosikletliler mi haksız/suçlu, yoksa onların özgürce dolaşmalarına müdahale eden mahalle sakinleri mi?
 
Katılım
31 Mar 2018
Mesajlar
2,648
Orhan kardeşim,
(Aynı jenerasyon ve yaştan geldiğimiz için böyle hitap ettim. Rahatsız ederse lütfen söyleyin)

Medeni dediğimiz ülkelerde bu tür durumlara mahalleli müdahale etmiyor.
Onun yerine çağırıyor polisi, 2 dakikada polis gelip müdahalesini yapıyor.

Bizdeyse, 100 metre ötesinde soyulan tekel büfesine polis müdahale etmiyor.
Görüyor soyulduğunu, alarmın devreye girdiğini, flaşörlerin çaktığını.
Bekliyorki kendisine talimat gelsin.
(Bizzat kamera kayıtlarından tespit ettiğim, iş yerinin bulunduğu bölgedeki durumdur).

Müdahale edebilmek için (müdahaleden kastım uyarıdır)
müdahale edilenle müdahale edenin benzer kafa ve yaşam felsefesine sahip olması gerekir.

Uyarı yaparken, istediğiniz kadar nazik olun, istediğiniz kadar alttan alın,
karşınızdaki zaten ortak yaşam koşullarını benimsemiş biri değilse, boşa kürek çekersiniz.

Alacağınız cevap "sanane" veya "sen kimsin" olacaktır.
Bu cevabı aldıktan sonra yapacak hiçbir şey yok.
Ne derseniz deyin, karşınızdaki duvarı aşmanız çok zor.

Hem işyerinin olduğu hemde evin olduğu apartmanda yaşadığımız iki hadiseden örnek vereyim.

Evde bir gece saat 23:30, karşı komşunun üst kattan "dan, dan" yere bir şey atılma sesleri geliyor.
Ama öyle böyle değil. Sanki balyozla kolon kırılıyor gibi.

Karşı komşu kalkıp üst kata gidiyor. Adam elinde bir halter, kaldırıyor, baaaam diye yere atıyor.
Verdiği cevap direkt "sanane. istediğim saatte, istediğim gibi çalışırım" oluyor.
Tam hadise büyürken ben polisi arıyorum. Polisin pek gelmek istemediğini görünce,
"kolon kırıldığından şüphe ediyoruz" diyorum emniyete.
2 dakikada polis geliyor.
Halter çalışan adamı yaka paça alıp gidiyorlar.
Bir dahada halter çalışmadı binada.

İş yerinin binasındaysa, üst kattan adamın karısı ve çocuğunu dövdüğünü duyuyorlar.
Kapıyı çalıyor bir başka işyeri sakini.
Adam açıyor "sizene benim ne yaptığımdan. Karımı dövmeden önce sizemi soracağım" diyor.
Olay alevlenirken biz polisi arıyoruz ve adamı yaka paça alıyorlar içeriye.

Daha sonra bir iki kez daha aynı olay oldu. Apartmana bilgi vermiştik "müdahale etmeyin, polis çağırın" diye.
Direkt polis çağırıyorlar her seferinde. Bir süredir olay bitti.

Özetle;
Bu tür durumlarda çoğunlukla, müdahale etmek olayı çözmekten çok içinden çıkılmaz hale getiriyor.
 
Katılım
4 Ocak 2015
Mesajlar
606
Sevgili Ufuk (ufoz'dan adını Ufuk diye tahmin ettim) Kardeşim,
"Kardeşim" demen, beni ancak sevindirir. Canını sıkma.
Benim, burada bana hitap edilmesini istemediğim kelime "Hocam" kelimesidir.
Ben burada emekli bir profesör olarak değil, bir motosikletsever olarak bulunuyorum.
"Abi, kardeş" hitaplarının hangisi uygunsa, söyleyebilirsiniz.
"Bey" hitabı bile, araya resmiyet soktuğu için, bana soğuk geliyor.
Ben burasını geniş bir aile olarak görüyorum.

Bahsettiğin konuya gelirsek, çok haklısın.
Zaten ben de, senin önerinin ortaya atılması için, bu yazıyı yazmıştım.
Bu tip şeylerde, direkt müdahale yerine, hemen polise ya da (yer imar sınırı dışında ise) jandarmaya haber vermek en iyisi.
Üstüne bir de, olayı kısa da gösteren bir cep telefonu videosu, o da olmazsa, birkaç fotoğraf çekmek çok iyi olur. Çoğu telefonlar, fotoğrafların altına otomatik olarak tarih ve saat attığı için, delil olur.
 
Katılım
28 Ağu 2015
Mesajlar
1,233
Motosikleti
DUKE 250
kişinin özgürlüğü bir başkasının özgürlük sınırlarına kadardır.
kimseyi rahatsız etmeden istediğin kadar özgürlüğünü yaşarsın.

bende yaşadığım bir olaydan örnek vereyim, bu güne kadar ses sistemsiz hiç aracım olmadı, her aracımda mutlaka hatırı sayılır paralar harcayarak sq ses sistemleri kurdum. eski evimde çapada bir sokaktaydı. millet caddesinde hep yüksek ses ilerlerdim, evin olduğu mahalleye girerken ya komple kapatır, yada araç dışında duyulmayacak kadar kısardım. 1. sebebi kimseyi rahatsız etmemek, 2. sebebi araba tesisat olduğunu belli etmemek (hırsızlığa karşı önlem)
ama istisnasız her gece saat 1 sularında o dar çapa sokaklarında bir murat 131, son ses müzik, abarth egzozla geziyordu.
mahalleli bir uyardı, iki uyardı, üç uyardı, (her defasında da 155 arandı, hiç bir defa bile gelen polis olmadı bile) en son birisi balkonda pusuya yattı, ön camından içeriye doğru bir düdüklü tencere fırlattı. cam kırılma sesini duyunca baktım, şöför kucağında düdüklü tencere ile kaçmaya çalışıyordu :) , o günden sonra bir daha o aracı gören olmadı.
 
Katılım
23 Kas 2020
Mesajlar
1,875
Olaya birde şu acidam bakalim;

Gurultu yapan embesil gurup ve kendi adaletini kendisi arayan halk bi kenarda dursun.

Ulkemizde gorevini yapan kolluk kuvvetleri cogu zaman iki ucu boklu degnek arasinda hizmet etmeye calisiyor.

Esenyurttaki tekele polis girse iki muhtemel sonuc cikacak. Ya polis vurulup ölecek, yada silahli grubu öldürecek ve meslekten atilacak, hapse girecek ve hayati kayacak.

Bu noktada bircogu atanamayan ogretmenlerden oluşmuş polisleri kim suclayabilir?

Diyelim ki polis bu gurultu yapan embesil grup ve halk arasindaki kavgayi soguk kanlilik ile ayirdi, ne kendi vuruldu ne de baskasini vurdu. Topladi hepsini gozaltina aldi. Hangisi caydirici bir ceza alacak?
 
Katılım
4 Ocak 2015
Mesajlar
606
kişinin özgürlüğü bir başkasının özgürlük sınırlarına kadardır.
kimseyi rahatsız etmeden istediğin kadar özgürlüğünü yaşarsın.

bende yaşadığım bir olaydan örnek vereyim, bu güne kadar ses sistemsiz hiç aracım olmadı, her aracımda mutlaka hatırı sayılır paralar harcayarak sq ses sistemleri kurdum. eski evimde çapada bir sokaktaydı. millet caddesinde hep yüksek ses ilerlerdim, evin olduğu mahalleye girerken ya komple kapatır, yada araç dışında duyulmayacak kadar kısardım. 1. sebebi kimseyi rahatsız etmemek, 2. sebebi araba tesisat olduğunu belli etmemek (hırsızlığa karşı önlem)
ama istisnasız her gece saat 1 sularında o dar çapa sokaklarında bir murat 131, son ses müzik, abarth egzozla geziyordu.
mahalleli bir uyardı, iki uyardı, üç uyardı, (her defasında da 155 arandı, hiç bir defa bile gelen polis olmadı bile) en son birisi balkonda pusuya yattı, ön camından içeriye doğru bir düdüklü tencere fırlattı. cam kırılma sesini duyunca baktım, şöför kucağında düdüklü tencere ile kaçmaya çalışıyordu :) , o günden sonra bir daha o aracı gören olmadı.

Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir,
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir. (nush: nasihat)

 
Son düzenleme:

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
14,946
kişinin özgürlüğü bir başkasının özgürlük sınırlarına kadardır.
kimseyi rahatsız etmeden istediğin kadar özgürlüğünü yaşarsın.

bende yaşadığım bir olaydan örnek vereyim, bu güne kadar ses sistemsiz hiç aracım olmadı, her aracımda mutlaka hatırı sayılır paralar harcayarak sq ses sistemleri kurdum. eski evimde çapada bir sokaktaydı. millet caddesinde hep yüksek ses ilerlerdim, evin olduğu mahalleye girerken ya komple kapatır, yada araç dışında duyulmayacak kadar kısardım. 1. sebebi kimseyi rahatsız etmemek, 2. sebebi araba tesisat olduğunu belli etmemek (hırsızlığa karşı önlem)
ama istisnasız her gece saat 1 sularında o dar çapa sokaklarında bir murat 131, son ses müzik, abarth egzozla geziyordu.
mahalleli bir uyardı, iki uyardı, üç uyardı, (her defasında da 155 arandı, hiç bir defa bile gelen polis olmadı bile) en son birisi balkonda pusuya yattı, ön camından içeriye doğru bir düdüklü tencere fırlattı. cam kırılma sesini duyunca baktım, şöför kucağında düdüklü tencere ile kaçmaya çalışıyordu :) , o günden sonra bir daha o aracı gören olmadı.

bende daha önce ki evimde balkonda otururken sokaktan böyle son ses açık arabalar geçerdi balkonda 1 kg boya kutuları vardı kaç kere aklımdan geçirdim fırlatayım da camını çerçevesini dökeyim de dursun dingil diye sonra vazgeçiyordum kafam güzel adam durur kavga ederiz karakola gideriz alkol var diye hayal görüyor diye iftira atarlar sonra ayıkla pirincin taşını uğraş dur
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,505
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
Oturmakta olduğum ev 2. katta ama kot farkından dolayı ana yol ile aynı seviyede. Bazı insanlar hakikaten yanlışlıkla üretilmiş, babalarının bir atımlık barutu varmış o da bu denyolara denk gelmiş, bazı insanlar hakikaten bayat meni ürünü, anneleri de folik asitten hiç nasibini alamamış. Yahu gecenin 3'ü, herkes uyuyor, çakma egzoz takılmış o dandik motorunla neden tüm mahalleyi inletiyorsun? Saçma bir ses çıkarttığında kendini daha mı erkek sanıyorsun? Bazen diyorum ki atlayayım motora ve bilerek kaza yaptırtayım danaya. Sonra bir tarafım yemiyor, küfrettiğimle kalıyorum bit yavrusuna.
 
Katılım
28 Ağu 2015
Mesajlar
1,233
Motosikleti
DUKE 250
Oturmakta olduğum ev 2. katta ama kot farkından dolayı ana yol ile aynı seviyede. Bazı insanlar hakikaten yanlışlıkla üretilmiş, babalarının bir atımlık barutu varmış o da bu denyolara denk gelmiş, bazı insanlar hakikaten bayat meni ürünü, anneleri de folik asitten hiç nasibini alamamış. Yahu gecenin 3'ü, herkes uyuyor, çakma egzoz takılmış o dandik motorunla neden tüm mahalleyi inletiyorsun? Saçma bir ses çıkarttığında kendini daha mı erkek sanıyorsun? Bazen diyorum ki atlayayım motora ve bilerek kaza yaptırtayım danaya. Sonra bir tarafım yemiyor, küfrettiğimle kalıyorum bit yavrusuna.

abi sen çekiçle gezen adamsın, yokmu camdan fırlatmalık çekiç, balta, gürz :)
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,505
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
abi sen çekiçle gezen adamsın, yokmu camdan fırlatmalık çekiç, balta, gürz :)

Çekiçle artık gezmiyorum, sırt çantamda çekiç olduğunda bir kaza anında omurgamı kırar diye korktum. Berbat bir nişancılığım olmasa bilye atan havalı tüfek alacağım ya da Tatar yayı kullanacağım ama dağlara taşlara atıyorum, mok gibi nişancıyım.
 
Son düzenleme:

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst