- Katılım
- 22 Tem 2006
- Mesajlar
- 2,022
- Konu Yazar
- #1
dün yaşadığım olay canımı çok sıktı sizlerle paylaşmak istedim.
işe gitmek üzre evden motosikletim ile yola çıktım. giyimim resmi (ceza evinde çalışıyorum nöbetime gidiyorum ) şehir içinden sonra 50 km yol yapıp nöbetime başlayacağım.
şehir içinde kırmızıya takılıp yeşili beklemeye başladım. yeşil yanmıştı ki hareket ettiğimde iki adet biri pejo bir doblo kendi kırmızı ışıklarını ihlal edip önüme kırdılar. tepkimi vermek ve beni görmeleri için kornaya bastım ( düt düt ) . öndeki araç özür dilerim gibi bir kibarlık gösterisi yaptı. ikinci adam elliyle başka manalarda işaret yaptı. ee tabi olay burada koptu. çamı açıp "senin adın soy adın ne bakayım" demez mi. ?? Allah allah kim ki bu dedim. bakan ? savcı? müdür ? bunları düşünürken " ne olursan ol kırmızıda geçip hayatımı tehlikeye atmaya hakkın yok. kimseden korkum yok adım şu sen ne b.. sun " dedim. cüzdanını çıkartıp üstümde polis yazan bir kimliği yarım yamalak gösterdikten sonra geri koydu, ama ben yemedim bazı kimselerin kendilerine polis süsü verip suç işlediklerini bildiğimden. "ver bakayım sen şu kimliği bir daha bakayım" dedim. " sen kim oluyorsun da benim kimliğime bakıyorsun" dedi. ve bir yumruk savurdu. biz bu yumruyu yedikten sonra "sen misin bana yumruk atan " deyip. aynen iade bir yumrukla cevap veriyoruz ama adamın eti çok nazikmiş. dağıldı ve sağa sola kan bulaştı. derken olay yerine yakın bir sivil polis olaya müdahale eder. bu doblodaki zibidide iniyor, alın bunu ( benden için ) asayişe götürün görsün gününü falan diyor. arabaya atlayıp olay yerinden ayrılıyor. olaya sonradan mudahele eden polis memuru ile baş başa kalıyoruz. " buyrun karakola " diyor ve ben karakola gidince işin uzayacagını tahmin edip " bir saniye savcımı arayayım " diyorum. polis memuru - sanırım yanlış söyledi millet avukatını arar bu durumlarda gibi bir şaşkınlıkla - " savcı mı ? " dedi " evet karakola gideceğimize göre nöbete geç kalacağım arayım haber vereyim " dedim. polis memuruda " sen boş ver karakolu savcıyı sen yoluna devam et " dedi. "e karakol ne olacak" dedim "boş ver o emekli polis ama hala kendisini polis zannediyor" dedi.
neyse işe gittik nöbeti tuttuk ama sürekli kafamda düşünceler siniri bozuldumu insanın hiç bişiden tat alamıyor. butun günümü ve hatta belki haftamı B.k etti zibidinin oğlu.
işe gitmek üzre evden motosikletim ile yola çıktım. giyimim resmi (ceza evinde çalışıyorum nöbetime gidiyorum ) şehir içinden sonra 50 km yol yapıp nöbetime başlayacağım.
şehir içinde kırmızıya takılıp yeşili beklemeye başladım. yeşil yanmıştı ki hareket ettiğimde iki adet biri pejo bir doblo kendi kırmızı ışıklarını ihlal edip önüme kırdılar. tepkimi vermek ve beni görmeleri için kornaya bastım ( düt düt ) . öndeki araç özür dilerim gibi bir kibarlık gösterisi yaptı. ikinci adam elliyle başka manalarda işaret yaptı. ee tabi olay burada koptu. çamı açıp "senin adın soy adın ne bakayım" demez mi. ?? Allah allah kim ki bu dedim. bakan ? savcı? müdür ? bunları düşünürken " ne olursan ol kırmızıda geçip hayatımı tehlikeye atmaya hakkın yok. kimseden korkum yok adım şu sen ne b.. sun " dedim. cüzdanını çıkartıp üstümde polis yazan bir kimliği yarım yamalak gösterdikten sonra geri koydu, ama ben yemedim bazı kimselerin kendilerine polis süsü verip suç işlediklerini bildiğimden. "ver bakayım sen şu kimliği bir daha bakayım" dedim. " sen kim oluyorsun da benim kimliğime bakıyorsun" dedi. ve bir yumruk savurdu. biz bu yumruyu yedikten sonra "sen misin bana yumruk atan " deyip. aynen iade bir yumrukla cevap veriyoruz ama adamın eti çok nazikmiş. dağıldı ve sağa sola kan bulaştı. derken olay yerine yakın bir sivil polis olaya müdahale eder. bu doblodaki zibidide iniyor, alın bunu ( benden için ) asayişe götürün görsün gününü falan diyor. arabaya atlayıp olay yerinden ayrılıyor. olaya sonradan mudahele eden polis memuru ile baş başa kalıyoruz. " buyrun karakola " diyor ve ben karakola gidince işin uzayacagını tahmin edip " bir saniye savcımı arayayım " diyorum. polis memuru - sanırım yanlış söyledi millet avukatını arar bu durumlarda gibi bir şaşkınlıkla - " savcı mı ? " dedi " evet karakola gideceğimize göre nöbete geç kalacağım arayım haber vereyim " dedim. polis memuruda " sen boş ver karakolu savcıyı sen yoluna devam et " dedi. "e karakol ne olacak" dedim "boş ver o emekli polis ama hala kendisini polis zannediyor" dedi.
neyse işe gittik nöbeti tuttuk ama sürekli kafamda düşünceler siniri bozuldumu insanın hiç bişiden tat alamıyor. butun günümü ve hatta belki haftamı B.k etti zibidinin oğlu.
Son düzenleme: