- Katılım
- 24 Eyl 2006
- Mesajlar
- 652
- Konu Yazar
- #1
Çok konuşulan bariyer konusu var. Evet ölümcül, hatalı. Ama ben bariyerden şu anki koşullarda vazgeçtim o yollun hali nedir öyle? Değiştirilmiş yoldan kaynaklanan yerdeki şeritleri silicem diye kazınmış asvaltmı istersin, yolda seni başka yöne çeviren çatlaklar mı istersin delik deşik tarla gibi bir yol. Araçların gittiği yolu metrobüs yoluna uyduracam diye kesilmiş bariyer demirlerinin uçları bile açıkta duruyor. Çukurları akılları sıra dolduruyorlar, bu sefer döktükleri asfaltı fazla koyuyorlar tümsek oluyor. Ne yani şimdi bu onarım mı? O yola ne motor dayanır, ne araba dayanır, ne lastik ne de jant... Yerdeki çukurlardan tümseklerden kaçıcam diye zaten araba çarpmasa da bariyerlere girer insan. Gideceğim yere varınca 10 dakika dinleniyorum ki yolun sarsıntısını üzerimden atayım. Birde bu yol iki kıtayı birbirine bağlayan uluslararası Türkiye'nin en işlek yolu. Rezalet. Bir tümseğe girince motor hafifliyor, yolla teması azalıyor kontrol zorlaşıyor. 100-120 ile giden yolda sanki akrobasi yapıyormuş gibi devamlı yerden kesile kesile gidiyoruz. Sadece bariyerler çözüm değildir bence. Önce tertemiz dümdüz bir asfalt istiyorum ben. Dümdüz çukurlardan kaçmak zorunda olmadığım, fren yaptığım zaman lastiklerin üzerinde buz pisti gibi kaydığı değil durmak için kazıdığı tarzda asfalt istiyorum ben... Sonra bariyerlerde düzeltilirse ne mutlu bizee. Kusura bakmayın biraz uzun yazdım ama o yolu küfür ede ede gidiyorum. Anca içimi dökebildim. Ölen kardeşlerimize de tekrar allahtan rahmet diliyorum.
Son düzenleme: