Bu aralar Gaziantep çok soğuktu eksi derecelerde seyrediyordu , bende balaklava, kask, boyunluk, mont vs derken motorda bana bişey olmaz diye gezdim durdum. Dün gece sahura kalkarken kulağım aşırı ağrıyordu, nefes alırken sanki alnıma çekiçle vuruyorlar gibiydi, başım hafif dönüyor baya sızlıyordu. Doktora gözüktü bir süre motor sürme vs dedi antibiyotik vs yazdı. Şuan başımı oynatsam dahi fena canım acıyor 5 senede ilk kez böyle bişey yaşıyorum. Varsa deneyimleriniz sizlerde paylaşın başa gelmeden çare olalım. Herkese iyi forumlar, tekerinize taş değmesin.
Dün , 5 yıl kadar sonra ilk defa motor binince biraz tersim dönü.. Şöyle..
Bir yerde Gözleme yemiştim , üzerine Çay sigara biraz keyif yaptım. Hadi artık kalkayım biraz turlayayım dedim ve yola çıktım , 500 metre kadar gittim'ki önümde bir sogukluk hissettim. Meğerse Montun fermuarını çekmemişim iyimi.. Kenarda durdum güzelce montun fermuarını çektim. Balaklava var , birde boyunluk takıyorum ( Boyunluğu çalışırken bile takıyorum , çalışırken açık alanda makina tamiri vs yaptığım oluyor )
Akşam hafiften gıcıklanma ve öksürük başladı.. Gece bitki çayı içerek yattım. Şu an sıkıntı yok gibi..
Bugünde kısa soluklu bir plansız gezi yapabilirim belki.. Plansız olduğu için rota şimdilik belirsiz.. Buca Kaynaklar tarafı olabilir , Şirince Meryemana gibi.. yada Nazarköy gibi.. Plan yok ama gelişim için ne kadar çok kullanırsam o kadar tecrübe artar.
Dün Karaagaç tarafından Belenbaşına doğru giderken o yolda '' Firkete Viraj '' tabir edilen sağa doğru hem dik hemde keskin bir viraj var.. oraya yaklaşırken kendime dedim'ki '' Bu virajı problemsiz alırsan bir tık iyisin '' o viraja yaklaşırken özellikle arkamda araç olmamasına dikkat ettim. Araç olsaydı beklerdim. Fakat virajı alırken karşıdan araç gelmemesini ayarlama lüksü yok , o artık duaya kalıyor. Bu stres ile viraja yaklaştım , viraj öncesi vitesi 2 ye düşürdüm ( mondial Nevada 250 cc tork bana güçlü geldi , yani durma noktasında bile 2. viteste yüklendiğinizde nazlanmıyor )
Her ihtimale karşı o sağa dönüş keskin ve rampa olan firkete viraja sağ şeridin ortasına yakın yerden girdim , sabit gaz ( yani viraj öncesi hızım ne ise o hızda girdim , beher miktarda kontra verip dönüşe başladım ( bu arada sol tarafa - karşı şeride savrulmadım , benim için başarı budur )
Virajın bittiği yerde yine kontra ile motoru dikleştirdim ( ne yalan söyleyeyim , kontra ilemi dikleşti yada motor kendimi dikleşti orası şimdilik belirsiz ) ve motorun dikleştiği anda gazı biraz açıverdim.. tabii gazı açarken benim için en önemli kriter , gaz açtığın yerdeki zeminde mıcır .. ıslaklık yada renk degişimi vs varmı.. Asfalttan emin olduğum için motor dikleşince gaz açıp uzayabildim.
Böyle firkete tabir edilen keskin ve dönüşü olan virajdan geçiş tecrübem hiç yok.. o nedenle Belenbaşından inerken Karaagaç tarafına ayrılmadan birkez daha Belenbaşı yoluna saptım. O Firkete virajı birkez daha yaptım.