bişey olmaz diye düşüüyorum. ben zaten ruhsatımı kaybetmiştim ve 3 gün sonra gece saat 11 gibi kapıyı çaldılar ve iki kişi çıktı karşıma, biri benle yaşıt ve diğeri 35~40 civarı bir adamdı ve şöyle bir diyalog geçti aramızda.
+tık tık tık..
-(babam geldi sandık ve annem gitti açtı kapıyı ama sessizlik vardı ve babamım sesi yoktu.)
+olum buraya gel(annem)
-(kapıda adamları gördüm) buyrun?
+motosikletiniz var mı?
-(o zamanlar satışa koymuştum gri 150zc vardı) var, satılık gri scooter.
+sahibi sizmisiniz?
-evet.
+ruhsatı var mı?
-var. yani var ama yok. vardı kayboldu o yüzden şu anda yok. motoru satınmı alıcaksınız siz?(kafam karıştı benim o an)
+(cebinden ruhsat çıkardılar)
-oooo ruhsatımı bulmuşlaar

abi çok teşekkür ederim. benim ruhsatım o. nerde buldunuz? ben e-5 kenarına düşürmüştüm.
+yok biz murat çeşme tarafında e-5 ten yukarıda bir yolun kenarında bulduk.
-demekki namussuz herifin biri onu aldı belki bişey vardır diye sonra boş çıkınca salladı yola.
+abi şimdi ne verelim size? para olmaz, fındık var. bir poşet fındık verelim boş gitmeyin.
-+ fındığı verdik hadi güle güle falan.
gecenin bir yarısı tokat reşadiyeden baba ve oğul buldukları ruhsatın üzerindeki adrese gelip ruhsatı teslim ediyorlar ve gerçekten ruhsatı bulduğuma değil böyle iyi insanların var olduğunu görmek beni çok sevindirdi.
ama bir yandan lanet olası başka insanlarda ruhsatı taa nerelere götürmüşler. eğer kimse ellemeseydi ben ruhsatı düşürdükten yarım saat sonra onu geri bulacaktım, dönüp baktım ama yoktu orda.
boşver endişelenme, sen ruhsatı çıkartma parasına yan sadece.