- Katılım
- 14 Nis 2006
- Mesajlar
- 88
- Konu Yazar
- #1

ruhen uçaklarla arkadaşlık eden ama hoyrat ellerde yıpranmış yaşlı bir transalpin öyküsüdür.....
hikaye bir buçuk yıl önce başlıyor aslında. transelo bana geldiğinde başından geçen maceraların izini taşıyordu yüzünde; zincir paslanmış, baklalarda takılan kısımlar, kaçıran bir debriyaj, bahis konusu yüzde derin yumuşak doku hasarları ve hatta elmacık kemiklerinde kırıklar.....çok acil ön lastik istiyordu bir punduna getirip değiştirdim, konjektör akü dinamo üçlüsü acil müdahaleden nasibini aldı bir senedir lombardini su motorlarının konjektörüyle idare ediyor zavallım...bu ara mahalleme yakın bir motorcuya gidiyoruz ama adam kasap; ön tekerlek rulmanlarını değiştiriyoruz, kapatırken kilometre makarasını kırıyor.
yeşili seviyoruz,

yükseklerden manzara seyretmeyi,

gölgelerde dinlenmeyi seviyoruz,

herşeye rağmen aslan gibiyizde aslolarak,

bize büyük hastane değil de şöyle işinin ehli bir mütehassıs lazım diye döneliyoruz bir türlü denk gelmiyor uzatmayalım acil müdahaleler kapsamında tanıştığım TA hastası çengelde anahtarcı bülent var kontak anahtarı ve kilidiyle ilgili uzun uğraşını takdirle anarım – bu arkadaşla bir ara rastladığımız 91 model kırmızı TA yı ne etmiş etmiş almış ve pekte güzel - son gidişimde ne yapacağız abi kime götüreceğiz bunları dedim. son zamanlarda ettiğim en akıllıca lafmış meğer; çengelden anahtarcı bülent, fikirtepeden motorcu melih dedi. tarifi aldım anında zıpladım.
bir cuma akşamı vardım SA-AS ben böyle böyle .....ne yaparız abi dedim, oda biz yaparız hem eski motor severiz dedi pazartesi getir bırak. oturdum hasır taburelerine birkaç saat kafam yattı, oldu bu iş dedim.
pazartesi
-melih abi zincir ve ön/arka dişli, debriyaj, kilometre makarası vs...iyide yüzü ne olacak;
-var bir deli bununla uğraşır işçilik 10 numara boya vs....
-e oda oldu o zaman. ne zaman geleceğim almaya?
-2 gün bende 4 gün boyada e hafta sonu o zaman
-peki o zaman
verdim anahtarı döndüm.
uzatmayalım....uzatmayalım ama uyumak ne mümkün 1.gece yok, 2.gece yok ....ne biçim bir ayrılık acısıymış kardeşim.... bu minvalde hikayeler dinler/okurdum da;
– sapık i..neler abartıyorlar derdim içimden.
akşama damladım:
-melih abi uyuyamıyorum, parçalar geldi mi? Bir problem var mı?
-olur normaldir gel bak lastik, dişliler, balataları yağa yatırdım, bir de boyadaki parçalara bakalım....hasır tabure nescafe sigara tedavisinden sonra kendimi toplayıp yoğun bakımdaki hastanın yanına girdim.
Ahanda halimiz;


zar zor geçen haftanın ardından, işimiz birkaç gün daha sarktı ama motorda oldu saz!



