Rock Müzik Hakkında

Katılım
8 Tem 2004
Mesajlar
7,735
Aslında klasik müzikte Schubert'ten, metalde Iron Maiden'a; halk müziğinden, sanat müziğine kadar uzanan geniş bir yelpazede müzik dinlerim. Ancak rock müzik konusunda bir başlık açmak istedim. Şüphesiz ki evrensel ve tarihteki yeri büyük olan bir müzik türüdür. Birkaç alıntıyla başlayalım:

Rock müzik, bünyesinde bir çok müzik türünü barındıran bir tür olarak rock and roll' dan, and roll'un çıkarılmasıyla 1960 ların başında oluştu. Rock müziği oluşturan bu müzikal alt türler de, kendi içlerinde alt türlere ayrılmışlardır. Bu sebepten dolayı rock müziğin tarihini anlatırken, başlangıç noktası olarak rock'n roll dan yola çıkarsak büyük bir hata yapmış oluruz. Çünkü; rock müziğini de içine alan pop müzik türleri bir çok müzikal alt türlerin sentezinden meydana gelmiştir. Peki müzik türleri arasındaki ilk etkileşim ne zaman, nerede ve nasıl gerçekleşmiştir?

Bu sorunun yanıtını 1730� larda Amerika'daki, sonradan takılan ismi ile 'Büyük Uyanış' ta bulmak mümkündür. "Büyük uyanışlar, Amerikan müziğini de derinden etkileyen dinsel bir uyanışın birbiri sıra ortaya çıkan iki dalgasıydı."(1) Birincisi Dr. Isaac Watts adındaki bir İngiliz'e ait "Hymms and Spirituali"nin (1701) Londra'da yayınlanmasıyla doğan ve 1739 Boston baskısının yapılmasıyla Amerika'nın bütün kentlerinde etkisi hissedilen yeni bir müzik anlayışının güneyin folk müziklerini etkilemesi sonucunda meydana gelmiştir. İkinci uyanış ise 1780-1830 yılları arasında yapılan kamp toplantılarında ortaya çıkan bir akımdır. Hıristiyanlaştırılmış siyahlar ayinlerini yaparlarken Afrika dinsel törenlerinde görülen dairevi dans, çığlık atma, ritim tutma gibi öğeler dualara karışır. Böylece siyahlar beyazlardan aldıkları spirituallerin içine atalarından miras kalan ritim ve coşkuyu katarak ortaya yeni bir tür müzik çıkarmışlardır. Bu aynı zamanda dini müzikte siyah-beyaz ayrımını da doğurmuştur. Beyazların spiritualleri oldukları yerde sayarken, siyahların yaptıkları bütün ülkeye yayılmakla kalmayıp, ülke dışına da çıkmıştır.

Pek çok Amerikan müziği gibi Gospel de iç savaştan sonra güneyde spirituallerin devamı niteliğinde ayrı bir tür olarak kendini gösterir. Spirituallere olduğu gibi gospellere de sadece siyahlara özgü diyemeyiz; ama pek çok siyah kiliselerinde ve siyah gurplarca icra edilmiştir. 19. yüzyılın sonunda kurulan Pentacostalis ve Hoolines kiliselerinde, Afrika müziğindeki el çırpma ve ayakları yere vurma yoluyla yapılan müzik, gospel türünün ilk örneklerini oluşturur. Gospel tarzında spirituallerden farklı olarak bu dünya ile ilgili vaatler daha baskındır; öbür dünya ise daha neşeli bir dille anlatılır.

Amerika�da, dini içerikli müziğin yanı sıra halkın ağızdan aktarım yöntemi ile günümüze kadar uzanıp gelen bir folk müzik kültürü vardır. En eski folk şarkıları ya solo olarak ya da bir topluluk ile söylenmiştir. Bu folk şarkılarına eşlik etmek üzere keman, banjo ve gitarın girmesi ile ilk pop müzik türlerinin temelleri atılmış olur. Amerika'nın ilk pop müzik yıldızı Jimmie Rodgers'dir. Rodgers, country ve boogie-blues harmanlaması yaparak; hillbilly, folk ve blues'dan aldığı sözleri birleştirerek country müziğin başlıca dayanağı halini almıştır. "Rodgers, blues'u ödünç alan değil de hırsızlığını yapan ilk beyaz adam ve böylece country müziğin dominant modu haline gelenlerin sentezini yapan sanatçı olarak düşünülebilir."(2) Bu yıllarda güney eyaletlerine yapılan ilk taşra gezileri sonucunda Paramounts Records, blues müziğin babası olarak anılan Blind Lemon Jefferson'a ilk plağını yapar. Bu tarihten sonra, Jefferson, kendinden sonraki bütün blues ve rock müzisyenlerini etkileyecek kalitedeki parçalara imza atmıştır.

Rock'n Roll; ragtime, blues, boogie, country, gospel gibi müzikal alt türlerin harmanlanması sonucu oluşmuştur. Bu alt türlerden rock'a geçişteki son yapı taşı R&B'dur(Rhtyhm and Blues).Bu geçiş esnasındaki en önemli kişilerden biri Robert Johnson'dır. (1911-1938) Esasında delta blues müzisyenleri içerisinde Charlie Patton ya da Skip James gibi ondan çok daha önemli isimler olmasına rağmen Johnson'un önemi; kişiliği ve yaptığı müzikle erken bir rocker olmasından kaynaklanmaktadır. Bluesdan rock'a geçişteki bir diğer önemli olay ise elektirikli gitarın blues'da kullanılmaya başlamasıdır. Elektirikli gitarı ilk kullanan blues müzisyeni T. Bone Walker'dır. Kendine has tekniğiyle, kendinden sonraki B.B. King, Freddy King, Buddy Guy gibi gitar sihirbazlarını etkilemeyi başaran Walker'da rock'a geçişte çok önemli bir rol üstlenmiştir.

1943-51 yılları arasında güneyden kuzeye yapılan göçler esnasında piyanoyla nefeslilerle tanışan delta blues icracıları rock'n roll'a geçişteki son müzik türü olan R&B'u oluştururlar. Bu müzik türü, genel olarak bütün siyah müzik sitillerinin karışımından, blues armonik yapısı ve formülü oluşmuştur. Başlangıçta sadece siyahların radyo istasyonlarında ve sokaklarda yaşayan R&B, orta sınıf beyaz gençlerin bu müziği alışkanlık haline getirmesiyle birlikte popüler hale gelir. Gün geçtikçe artan talepler, yayınlanan R&B plaklarının sayısının artmasına ve 25 Mayıs 1949'da Billboard müzik dergisi listelerinde R&B adında yeni bir başlık açılmasına yol açar. 1953 yılında Chords grubunun Sh-boom adlı parçaları R&B listelerine sığmayarak, popüler müzik listelerine geçer ve "1" numaraya kadar yükselir. 1954-55 yıllarında aynı müziği beyazlar icra edince bunun adını Rock'n Roll koyarlar. "Ünlü rock'n roll piyanisti Fats Domino 'biz rock'n roll'a 15 yıl öncesine kadar New Orleans'da R&B derdik"(3) demiştir. Rock'n roll, gençler arasında o kadar rağbet görür ki, hem endüstriye karşı en radikal çıkışların kaynağı, hem de müzik endüstrisinin en yağlı geçim kaynağı konumuna gelir. Rock'n roll'un R&B'den farklılaşıp kendine özgü bir müzik türü halini almasını sağlayan en önemli kişiler Elvis Presley ve Chuck Berry'dir. Rock'n roll'un büyük kralı Evis Presley R&B'yle, country ve hillbilly müziklerini çok iyi kaynaştırmıştır. Chuck Berry ise kendinden önceki gitarcıların tekniklerini sentezleyerek rock'n roll'un ilk gitar kahramanı olmuştur. Zaten ikisinin de asıl şöhretleri bu birleştirici güçlerinden ve kendilerinden sonraki bütün rock müzisyenlerini etkilemelerinden gelmiştir. Fakat endüstri rock'n roll'u çok çabuk yutmuştur. Araştırmacıların çoğu 1950'lerin sonunun rock'n rollmüziğinin de sonu olduğu konusunda görüş birliğine varmışlardır. 1950'lerin sonunda en ünlü rock'n roll müzisyenlerinden olan Elvis Presley askerde, Buddy Holly ölmüş, Chuck Berry ise hapistedir. 1959-63 yılları arasında rock müziğinde bir boşluk yaşanmış olarak düşünülebilir. Fakat, işte tam bu yıllarda sonradan "60 gençliğinin lideri" ünvanını alan bir müzisyen, Bob Dylan ortaya çıkar. Dylan'ın ilk üç albümündeki müzikler ne folk müziği ne de rock'n roll müziği içerisinde tanımlanmıştır. Dylan, şarkılarında siyah düşmanlığının inatla sürmesinden, savaşın anlamsızlığından, sevginin öneminden, dünyanın güzelliklerinin hızla yitip gitmesinden bahsetmiştir.

Amerika'da gerçekleşen bu müzikal gelişimler bütün dünya gençliğini, ama en çok İngiliz gençliğini etkilemiştir. Çocukluklarından beri rock'n roll müziğiyle büyüyen İngiliz gençleri arasından birçok müzisyen çıkmış; bunlar Beatles, Rolling Stones, Animals gibi ilk rock topluluklarını kurmuşlardır. Bu gruplar, ilk zamanlarda Amerikan müziğinin alt türlerinden etkilenmişler, fakat kısa bir süre sonra kendilerine özgü yapıları ortaya koyarak gerçek anlamda rock müziği yapmışlardır. Bu gruplardan ilk piyasaya çıkanı Beatles, kuruluşundan bir iki sene sonra, ilk albümlerindeki blues, boogie, gospel şarkı ailelerinin parçalarını kopya etmekten ve rock'n roll'a yakın parçalar yapmaktan yavaş yavaş vazgeçmeye başlamıştır. En son olarak rock'n roll şarkılarını kullanmayı 1965 yılındaki Help albümünde yer verdikleri Larry Williams'a ait "Dizzy Miss Lizzy" parçasının uyarlamasıyla sona erdirmişlerdir. Aralık 1965'de "Rubber Soul" albümünü yayınladıklarında tamamen özgün yapıya geçiş böylece tamamlanmış olur. İşte bu gelişmelerin ardından rock'ın engellenemez yükselişi de başlamış olur. Eric Clapton'ın içinde bulunduğu gruplar, özellikle Cream çok büyük başarılara imza atar. Beatles çılgınlığı durulur gibi olurken sahneye Eric Clapton adıyla dünyanın en iyi gitar virtüözlerinden biri çıkar. Artık devir İngiltere duvarlarının "Clapton is God"(Clapton tanrıdır) yazılarıyla dolmasının devridir.

1960'ların sonu, dünyada gençlik hareketleri olarak nitelendirebileceğimiz bir başkaldırının en üst düzeye eriştiği yıllardır. Gitgide büyüyen nükleer savaş tehdidi, Amerika'nın Vietnam'ı acımasızca savaşa sürüklemesi, birçok Vietnamlı'nın ve Amerikalı'nın bu savaşta ölmesi çarkları harekete geçirmiş, çiçek gücü hareketi böyle bir ortamda ortaya çıkmıştır. Artık rock müziğin konusu ağırlıklı olarak dünya sorunları ve çözüm yollarını da içermektedir. Ünlü "savaşma seviş" sloganı bu hareketin bir ürünüdür. Çiçek gücünüoluşturanların çoğunluğu orta sınıf beyaz gençlerdir. Bu insanlar "hippi" olarak adlandırılmışlardır. Genel olarak o devirlerde bu hareket neredeyse bütün rock gruplarından destek almıştır. Bu yıllarda doğu dinlerine olan ilgi de artmış, hatta Beatles elemanları Hindistan'a tanınmış Hindu hocaMaharishi Yogi'yi ziyarete gitmişlerdir.Rock'taki bu doğu modasıyla birlikte müzisyenlerin vedinleyicilerin uyuşturucuya olan ilgileri de bir anda artmış veözellikle LSD,henüz yasaklanmadığından asprin kadar çok kullanılır hale gelmiştir.fakat çok kısa bir süre içinde çiçek çocuk olmak da bir "moda" haline getirilir vehareket neredeyse hiç bir sonuca ulaşamadan son bulur.üstelik hippilerin bazıları zaman geçtikçe kaba tabiriyle tam bir düzen adamı,düzenin savunucusu olurlar. Bunlara en iyi örnek A.B.D. Başkanı Bill Clinton'dır.Bu dönemlerde çiçek gücü hareketinden etkilenip ,Vietnam�a gitmeyi reddeden clınton ,şimdilerde Irak�a bombalar yağdıran bir ülkenin devlet başkanı sıfatını taşımaktadır.

1960-70'ler rock tarihi açısından çok çeşitli ve önemli grupları içinde barındırmıştır. Beatles, The Animals, The Doors, Rolling Stones, The Who gibi gruplar hep bu tarihlerde çıkmışlardır. 65-70 arasında kurulan Pink Floyd, Deep Purple, Led Zeppelin, Yes gibi gruplar da artık mega rock gruplarıdır. Bu gruplar sayesinde rock, hiç olmadığı kadar popüler olup, ciddiye alınmaya başlanmıştır. Rock müzisyenleri kendilerini klasik müzik icracıları gibi görmeleri de bu döneme rastlar. O zamanların en ateşli tartışması rock'ın bir sanat müziği olup olmadığıdır. 70' lerin ikinci yarısına gelindiğinde rock artık plak satışları ve konser gelirleriyle müzşk endüstrisinin en iyi geçim kaynağını oluşturmaktadır. Rock müzisyenleri milyonlarca dolarlık elektronik aletlere sahiptiler ve hepsi çok zengin olmuşlardı. Bu mega rock grupları ne yaparsa yapsın sattığından dolayı plak şirketleri yenilere hiç şans tanımamakta veya tanısalar bile müziklerini onlar gibi yapma şartı koymuşlardır.

İşte punk rock tam bu sıralarda kendini gösterir. Punk da diğer hiçbir rock türünde görülmeyen şiddet, kargaşa ve kaos vardır. Punk, rock'ın karanlık kanadını gözler önüne sermiştir. 60'lı yıllarda Newyork'un garaj gruplarından çıkan Velvet Underground Punk'ın ilk tohumlarını atan grup olarak gösterilebilir. Ancak bu görüşü ilk punk topluluklarından biri olan Sex Pistols kabul etmeyerek tepki göstermiştir.

Punk' ta kesinlikle kalite ve hoşa gitme kaygısı yoktur. Punkçılar 1960-70'lerdeki rock müziğine ve tabii ki rockçılarada lanet okurlar; çünkü onlara göre rock artık para,şan, şöhret aracı olarak kullanılmaya başlanmıştır. 70'li yılların uzun ve karışık soloları ile dolu parçaları yerine kısa ve özentidiz çalıp söylerler. Hatta Sex Pistols o kadar basit ve ilkel çalar ki, izleyenler ister istemez"bunu ben de çalabilirim" gibi bir kanıya kapılır. Böylece İngiltere de bir çok punk grubu doğmaya başlamıştır. Endüstrinin en büyük düşmanı olmasına rağmen punk çılgınlığı da diğer bütün rock çılgınlıkları gibi kısa sürede endüstri tarafından yutulup "moda" haline getirilmiştir. Punk giysileri en lüks mağazaların vitrinlerinde birbiri ardına boy gösterir olmuştur. 80'lere gelindiğinde bir çok rock müzik türü icra halindeyken bir Heavy Metal patlaması yaşanır. Bence Heavy Metal müziğini anlatan en iyi sözcük "kargaşa" dır. Bütün Heavy Metal gruplarının faaliyet alanları farklıdır. Bu müzik türünün içinde komünizm,faşizm, anarşizm, devrimcilik, sadizm gibi biribirinden çok kopuk anlamları bulmak mümkündür. Heavy Metal bu çok renkliliği sayesinde bir çok alt dallara ayrılmıştır. Fakat hepsinde ortak olan bir şey vardır; küfür. Kimi devlete kimi siyahlara kimi tabulara küfür eder ama muhakkak küfür eder. 90'lara gelindiğinde beklenen yeni rock anlayışı Amerka'nın Seatle adlı kentinden gelir. Bu kentte kurulan garaj gruplarının önce Amerikaya sonra bütün dünya ya açılması ile birlikte bir "grunge" çılgınlığı yaşanır. Hele Nirvana'nın Nevermind albümü bu yeni, alternatif rock' bütün dünya ya kabul ettirir. Bugün Pearl Jam,Soundgarden,Faith No More,Red Hot Chilli Peppers, Therapy gibi gruplar sayesinde rock tekrar bir canlanma içerisine girmiştir.

1800'lerin sonunda Afrika'dan kopartılarak, başka kıtalara köle olarak getirilen topluluklar, bundan sonraki yaşamlarının devamında bir de kökenleri etnik öğelere dayanan müzik türü oluşturdu."Blues" adı verilen bu müzik geniş bir zenci kitlesi tarafından üretilip yorumlanmaya başladı. temelde rock müziğinin alt yapısı gibi davul, bass gitar ve gitardan oluşan tapıya sahipken, sound daha elastik, daha anlaşılır ve temizdi.Sözlerde ise genelde bir tanrıya yakarış ve kabulleniş söz konusuydu.Zaman içerisinde zencilerin hakim olduğu bu müziğe beyazlar da yöneldi;ama hiçbir zaman bir zenci blues sanatçısı kadar başarılı olamadılar.

Beyaz insanların "Blues"la buluşması ve onların esarette olmayan yaşamsal rahatlığı,müziği farklı formlara sürüklemeye başladı.Daha çok beyaz insanın yaptığı ve daha neşeli, hareketli bir sounda sahip olan Rock'n Roll ile Blues'un eşleşmesiyle karşımıza hala çok kişi tarafından kabul gören "Rhythm&Blues"u çıkardı. tüm bu dönemlere baktığımızda Blues'dan Rock'n Roll'a;Rock'n Roll'dan Rhythm&Blues'a albümleri hala çok kişi tarafından alıcı bulan John Mayall, B.B. King, Chuck Berry, Bill Haley, Jerry Lee Lewis, Bo Diddey, Muddy Waters gibi efsane sanatçılar karşımıza çıkmakta.

Bu dönemin peşinden ortaya çıkan bir müzikal oluşum vardı ki Pop'un yumuşak ve ticari yapısından uzak, Blues'un yakarışlarından farklı bir sounddu."Hard Rock" denilen bu müzikal yapı 60'lı yıllarda büyük bir kabul gördü.Cream, Mc5 gibi çok ünlü gruplar ortaya çıktı.

Bu dönemde sıra dışı ve tepkici gençlik, muhafazakar kiliseler ve kilise üyeleri tarafından dışlandı.Kilise tarafından rock müzik aforoz edildi.Bu aforoz ve lanetleme daha sonra rock'ın türevi olan "Heavy Metal"'in şeytan müziği olarak sıfatlanmasına neden olacaktı.Standart bir tapı isteyenler bu gençliğin sıra dışı olmasını istemiyor ve onları toplumdan soyutluyordu.İşte metal ve rock'ın şeytani olduğunun vurgulanması da böylece ortaya çıktı.

Bu girişlerden sonra sevdiğimiz grupları paylaşabiliriz sanırım :)

Genel olarak arşivciğimi şöyle gösterebilirim:

adszch8.jpg


Rocker arkadaşlardan da çeşitli paylaşımlar bekliyorum :)
 
Katılım
28 May 2007
Mesajlar
289
rock bize göre değil biz anadolu çocuğuyuz folk müzik dinleriz :)
 

R3N

Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
17 Ağu 2006
Mesajlar
1,773
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
rock arabesk benzeri bir haykırıştır bence insanın kendine yakışanı giymesidir :p
sinderella ne abi bu arada video mu :p

anathema iyidir :) ilk satır sorasında resim küçüldü hepsine bakamadım :p
 
Katılım
17 Mar 2006
Mesajlar
2,918
pro abi arşivinde moonspell ve nightwish i de görmek isteriz. bi ara hamachi destekli paylaşım yapsak yada ben sana modem ylllim VPN tünel kuralım paylaşımıclık yapalım olmaz mı? :p
 

R3N

Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
17 Ağu 2006
Mesajlar
1,773
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
sep , soulfly , therion , theather of tragedy , orphaned land , rocktan uzaklaştım biraz ama olsun :)

rock insanın kendine yakışanı giymesidir

korn la pearl jam de yok :) ..........
 
Son düzenleme:
Katılım
30 Tem 2006
Mesajlar
4,311
Bende metal rock'ın akustige uyarlamalarını seviyorum bir akustikçi olarak:)
 
Katılım
12 Tem 2007
Mesajlar
2,743
arkadaslar rock müzık hayatta dınleyemem ben sızede olur mu bılemm kendımı garıp hıssedıyorum aradan bı ınce tiz ses sankı benı rahasız edıyor nesı varmıs RaP ' ımın fıstık gıbı muzık hele sago denınce akan sular durur :)
 
Katılım
8 Tem 2004
Mesajlar
7,735
rock arabesk benzeri bir haykırıştır bence insanın kendine yakışanı giymesidir :p
sinderella ne abi bu arada video mu :p

anathema iyidir :) ilk satır sorasında resim küçüldü hepsine bakamadım :p

yuuuuh Cindirella'yı duymadın mı tırt rocker :p

Heart Break Station, youtube'da ara da izle bir şeyler öğren :p

Ayrıca üstüne tıklayınca büyüyor resim tırt user :cherry:
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
onur, inan ki böyle bir konu açmayı düşünüyordum.
hissiyat yönü eksiktir ama ritim ve enstruman kullanımında daha ilerisi yoktur, yani müziğin ulaştığı son noktadır rock.

ilk örnekler (halen rockn roll havası hakim)
the animals: house of the rising sun
led zeppelin: whole lotta love
black sabbath: paranoid

artık tam yerine oturduğunda acdc, gunsn roses, scorpions, whitesnake, def leppard, europe, queen gibi gruplar rock müziğin ulaştığı en üst seviyeyi yakaladılar.

def leppard: too late for love
scorpions: rythm of love
gunsn roses: night train
acdc: hells bells
bonjovi: runavay
white snake: here i go again
rick springfield: rock of life
gibi.............

arada rock un yaramaz çocuğu metal müzik (hiç hazzetmem) gruplarından da güzel örnekler gelmedi değil:

metallica: turn the page
twisted sister: the price

rock grupları içinde favorim roxette, müziği daha dingindir:
spending my time (gelmiş geçmiş en muhteşem slov parçadır bana göre)
queen of rain
fading like a flover
listen to your heart
keep me waiting


edit: ben mesajı yazana kadar araya baya çatlak ses girmiş, bi ara alakasız mesajları uçuruversen. beğenmeyen gitsin yakartop oynasın :p
 
Son düzenleme:
Katılım
7 Ağu 2007
Mesajlar
165
ölümüne metalllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll
 
Katılım
9 Nis 2006
Mesajlar
563
Benim dinlediklerimden ilk aklıma gelenler:Iron Maiden-Therion-Metallica-Gorefest-Nirvana-U2-REM-Nightwish-Rammstein-Iced Earth-Rotting Christ-Muse-Placebo-The Cure v.s
 
Katılım
23 May 2007
Mesajlar
1,070
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
marilyn manson manyak ulen saçma sapan bi neden için kaburgalarının alt kısmını aldırıyo bari bi motorcuya bağışlasaydı :p

şaka biyana 70's 80's favorimdir esasında ama speedy metal hardcore metalcore progresive power da dinlerim zaman zaman senofik metale kadar sapıtım ben...

ledzeplin
scorpion
guns and roses
iron maiden
metalicca
white snake
deep purple
bon jovi

eskilerden tek geçeceğim gruplardır...

buların dışında

SOAD
korn
trivium
lamb of god
soulfly
sepulture
slipknot
nightwish
dream theater
stratavarious

da dinlerim

alternatif olarakta

franz ferdinand
red hot chili pappers
greenday
travis
rem
the cure
u2
offspring
the beatles

de dinlerim zaman zaman


türklerden baba olarak

pentagram ve
kurbanı tek geçerim
amatör grupları yazmıyım gereği yok rakiplerim onlar benim

şu an aktif olarak bi progresive grubuyla beste ve albüm çalışmaları içerisindeyim kısmet olursa birde harcore grubum var onlarlada aktif olarak besteler üzerinde çalışıyoruz..

ama herzman guns and roses gibi whitsnake gibi scorpions gibi albümlerim olmasını istemişimdir...

hatta bu başlık üzerine ben bi buluşma bile yaparım motorockçılar istanbul adı altında...
 
Katılım
10 Haz 2006
Mesajlar
6,542
Metal müzikten zevk alanlar ve en azından sempati duyan rockerlar mutlaka şu dvd'yi alsınlar.

http://www.hepsiburada.com/productdetails.aspx?categoryid=182417&productid=dvddpro33

ben askerdeyken NTV yayınlamıştı, diğer askerler hazzetmediği için izleyememiştim :cherry: Adını aldım ve döndüğümde nette aradım. Hepsiburada.com'dan sipariş ettim ve geldi. Tavsiye ederim, izleyiniz :)

Kesinlikle ben de tavsiye ederim... İzlemediyseniz izleyin. ::xrock::
 
Katılım
29 Tem 2007
Mesajlar
449
forever rock :p ::xrock::

my.php
[/URL][/IMG]

listende pink floyd u görmek beni çok mutlu etti. çok başarılı müzik yapıolar.

another brick in the wall - bu arada korn da sölüo bu parçayı çok güzel olmuş korndan tavsiye ederim...:cat:
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst