Üzgünüm ama ne güneş ne de herhangi bir yıldız için "mükemmel" kelimesini kullanmak gerçeği saptırmak olur. Hidrojenini yiyip bitirip diğer ağır elementlerini yakmaya başlayınca kontrolsüzce genişleyip daha sonra da patlayan ve arkasında kara delik, nötron yıldızı pulsar vs. saçma sapan bir miras bırakan nesneler için mükemmel yerine "alabildiğine rastgele" tabirini kullanmak daha doğru olur.
teşekkür ederim yazdıklarınız aslında doğru şeyler. fakat bunların mükemmel olması ve işleyişinde hiç bir kusur olmamasıda yine 20.yüzyıl biliminin tesbitleridir.
Kıyamet ayetlerinde güneşin nasıl bir son bulmaya doğru gittiği anlatılmaktadır.tüm yıldızlar gibi Güneşde hidrojen atomunu yakıp enerjisini elde eder, böylece ısı ve ışık saçar. hidrojeni helyuma dönüştürme süreci, hidrojen atomunun bitmesiyle durur ve yıldızlar da ölür. Güneşde eğer başka bir etken olmazsa bile sırf bu sebeple öleceği kesindir. yıldızlar ölürken büyüklüklerine göre bilimin takmış olduğu isimlere göre kırmızı dev ,beyaz cüce veya karadelik aşamalarına geçerler.güneşin büyüklüğü sebebiyle önce kırmızı dev olması ve daha sonra söneceğini bilim teyit etmektedir.
Hac suresi 7. ayet
O saatin yaklaşarak gelmekte olduğuna şüphe yoktur. Ve Allah mezarlardakileri diriltecektir.
Ayrıca mükemmelliğe bilimsel açıdan bakılırsa;
evrenin yaratılışında saniyelerden ufak birimlerin bile çok önemli etkileri olmuştur.
Steven weinberg meşhur ilk Üç Dakika kitabının yazarıdır ve Evrendeki ilk dakikalardaki olan biten bütün
yaratılışlara onun şu sözleri de delil kabul edilmektedir.diyorki
"evrende ilk birkaç dakikada gerçekten de eşit sayıda parçacık ve karşıt parçacık oluşmuş olsaydı, sıcaklık
bir milyar derecenin altına düştüğünde, bunların tümü yok olur ve ışınım dışında hiçbir şey kalmazdı.
Bu olasılığa karşı çok iyi bir kanıt vardır..var olmamız.
parçacık ve karşı parçacıkların yok olmasının ardından şimdiki evrenin maddesini sağlamak üzere geriye
bir şeylerin kalabilmesi için, pozitronlardan biraz daha çok elektron, anti protonlardan biraz daha çok
proton ve anti nötronlardan biraz daha çok nötron var olmalıydı."
diyor. yani tüm bu olan bitenin tesadüfen olması ihtimali hiç yoktur diyor kısaca..
bunlar avrupalı bilim insanlarının 1900 lü yıllardan beri tesbit etmeye başladıkları bilimsel gerçekler.
birde bizim tarihi gerçeklerimize bakalım.
Tarih 13 nisan (Rumi 31 mart) 1909 meşhur 31 mart olayları bilirsiniz..hani aşırı uç kesimin mustafa kemal atatürke düşman olmasına sebep olan olaylar..
Derviş Vahdeti ve İttihad-ı Muhammed-i örgütünün yönlendirdiği binlerce insan, ellerinde silahlar, sopalar ve yeşil bayraklarla, meclis-i mebusan önünde susmaksızın bağırıyorlardı. "Gavur Meclis istemiyoruz!"
Niye "Gavur Meclis"ti?
Çünkü 23 ağustos 1908'te İstanbul'da çıkan ve 2500 evin yanmasına neden olan büyük yangını, Allah, Meşrutiyet ilanı üzerine Osmanlı'yı cezalandırmak için çıkarmıştı! Bu "Gavur Meclisi" kapatılmadan bu tür afetlerden kurtuluş yoktu..
Üstelik 1876 Anayasası'nın 35. maddesi meclisi feshetme yetkisini Padişah'a tanımıştı. Hükümetteki ittihat ve Terakki Cemiyeti bu maddeyi anayasadan çıkarmak istiyordu.Protestocular bu Anayasa değişikliğini masum Müslüman halka şöyle anlatıyordu;
"35. madde ne demek: 30 ramazan 5 de beş vakit namaz demek, ittihatçılar dinsiz oldukları için ramazanı ve namazı kaldırmak istiyor!" kısaca din elden gidiyordu.
"Gavurluk İstemeyiz Şeriat İsteriz" diye bağırıyorlardı .sonrasındaki çıkan katliamları bilirsiniz.
işte arap ülkelerinin büyük çoğunluğuda hala aynı kafadadır.