- Katılım
- 16 Tem 2008
- Mesajlar
- 9,061
- Konu Yazar
- #1
araştırmacı motorcu kuvvetmira ve tam teçhizatlı motoru xt600 iftiharla sunar,
işte hakiki altın elbiseli adam;
[url=https://postimg.org/image/bkvc1tsjz/]
[/URL]
https://insanveevren.wordpress.com/2011/05/10/esik-kurgani-issik-kurgani-ve-altin-elbiseli-adam-khan-uya/
https://tr.0wikipedia.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvQWx0xLFuX2VsYmlzZWxpX2FkYW0
"Altın elbiseli adam, 1969'da dönemin Kazakistan SSC'nin Almaata şehrinin 50 km. ve Salagar Alüvyonlu toprağının 20 kilometre doğusunda,Garaj yapmak ve yolu düzlemek için yapılan çalışmalar sırasında tesadüfen bulundu.Kemal Akişev başkanılığındaki Kazakistan Tarih, Etnografya ve Arkeoloji Enstitüsü'nün arkeolog ekibi tarafından incelenen Esik kurganı adlı İskitler veya Sakalara ait kurgandan çıkarılan binlerce altın parçadan oluşturulan zırh. MÖ 5. yüzyıla ait olduğu, kurganın bulunduğu bölgedeyse MÖ 5.yy.'da Sakaların hüküm sürmüş olduğu gerekçesiyle, Altın Elbiseli Adam'ın, Saka prens veya prensesi olduğu düşünülmektedir. Isık Göl’e yakın Esik Çayı kıyısında Kazak arkeologları tarafından yapılan bir kurgan kazısında, M.Ö. IV. Yüzyıldan kaldığı tahmin edilen mezarda; çok kıymetli eserlerle, 15-16 yaşlarında çok gösterişli kıyafetle gömülü bir genç (Alp) ortaya çıkarılmıştır. “Alp’in üzerindeki kıyafet, sağdan sola doğru kapanan ‘V’ yakalı kısa kaftan, dar süvari pantolonu, diz altında kalan kısa yumuşak çizmeden oluşmaktadır. Kaftan ve çizme üçgen biçiminde işlenmiş, küçük altın levhalar yan yana ve üst üste dikilerek adeta altın bir zırhla kaplanmıştır. Kıyafette kullanılan ipliğin altın olduğu ve altının eğrilerek iplik haline getirildiği anlaşılmaktadır. Belinde 16 büyük altın levha ile süslü kemeri, kını ve kabzası altın süslemeli bir kaması vardır. Elbisenin üzerindeki sayıları 4000’i bulan bütün diğer altın levhalar; at, kaplan, geyik, pars, kurt, dağ keçisi, aslan ve yırtıcı kuş figürleri ile işlenmiş olup, Kuzey ve Orta Asya maden sanatının gelişmiş bir üslubunu göstermektedir. Kurgandan çıkarılan bir de belli bir kısmı kırılmış gümüş bir kadeh vardı ki, bu kadeh diğer her şeyden daha fazla önem arz ediyordu. Kadehin üzerinde Göktürk harflerine benzeyen 24 harften oluşan bir metin yazılmıştı. Bazı araştırmacılar bu yazıyı “Khan Uya üç otuzı (da) yok boltı. Utugsi tozıltı.” yani “Tigin 23’ünde öldü. Esik halkının başı sağ olsun.” şeklinde okudular. Dolayısıyla, yazının Türkçe olduğunu ve kurganın da Türklere ait olduğunu savunmuşlardı. Diğer yandan bu yazı, Göktürk alfabesinin M.Ö. IV. Yüzyılda da kullanıldığının en önemli kanıtıdır.”
işte hakiki altın elbiseli adam;
[url=https://postimg.org/image/bkvc1tsjz/]
[/URL]https://insanveevren.wordpress.com/2011/05/10/esik-kurgani-issik-kurgani-ve-altin-elbiseli-adam-khan-uya/
https://tr.0wikipedia.org/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvQWx0xLFuX2VsYmlzZWxpX2FkYW0
"Altın elbiseli adam, 1969'da dönemin Kazakistan SSC'nin Almaata şehrinin 50 km. ve Salagar Alüvyonlu toprağının 20 kilometre doğusunda,Garaj yapmak ve yolu düzlemek için yapılan çalışmalar sırasında tesadüfen bulundu.Kemal Akişev başkanılığındaki Kazakistan Tarih, Etnografya ve Arkeoloji Enstitüsü'nün arkeolog ekibi tarafından incelenen Esik kurganı adlı İskitler veya Sakalara ait kurgandan çıkarılan binlerce altın parçadan oluşturulan zırh. MÖ 5. yüzyıla ait olduğu, kurganın bulunduğu bölgedeyse MÖ 5.yy.'da Sakaların hüküm sürmüş olduğu gerekçesiyle, Altın Elbiseli Adam'ın, Saka prens veya prensesi olduğu düşünülmektedir. Isık Göl’e yakın Esik Çayı kıyısında Kazak arkeologları tarafından yapılan bir kurgan kazısında, M.Ö. IV. Yüzyıldan kaldığı tahmin edilen mezarda; çok kıymetli eserlerle, 15-16 yaşlarında çok gösterişli kıyafetle gömülü bir genç (Alp) ortaya çıkarılmıştır. “Alp’in üzerindeki kıyafet, sağdan sola doğru kapanan ‘V’ yakalı kısa kaftan, dar süvari pantolonu, diz altında kalan kısa yumuşak çizmeden oluşmaktadır. Kaftan ve çizme üçgen biçiminde işlenmiş, küçük altın levhalar yan yana ve üst üste dikilerek adeta altın bir zırhla kaplanmıştır. Kıyafette kullanılan ipliğin altın olduğu ve altının eğrilerek iplik haline getirildiği anlaşılmaktadır. Belinde 16 büyük altın levha ile süslü kemeri, kını ve kabzası altın süslemeli bir kaması vardır. Elbisenin üzerindeki sayıları 4000’i bulan bütün diğer altın levhalar; at, kaplan, geyik, pars, kurt, dağ keçisi, aslan ve yırtıcı kuş figürleri ile işlenmiş olup, Kuzey ve Orta Asya maden sanatının gelişmiş bir üslubunu göstermektedir. Kurgandan çıkarılan bir de belli bir kısmı kırılmış gümüş bir kadeh vardı ki, bu kadeh diğer her şeyden daha fazla önem arz ediyordu. Kadehin üzerinde Göktürk harflerine benzeyen 24 harften oluşan bir metin yazılmıştı. Bazı araştırmacılar bu yazıyı “Khan Uya üç otuzı (da) yok boltı. Utugsi tozıltı.” yani “Tigin 23’ünde öldü. Esik halkının başı sağ olsun.” şeklinde okudular. Dolayısıyla, yazının Türkçe olduğunu ve kurganın da Türklere ait olduğunu savunmuşlardı. Diğer yandan bu yazı, Göktürk alfabesinin M.Ö. IV. Yüzyılda da kullanıldığının en önemli kanıtıdır.”
Son düzenleme: