Amerikan sistemi lazım; herkes vergi mükellefi olacak beyan verecek, harcadığı ve belgelendirebildiği her kuruşu da vergiden düşebilecek. O zaman kayıtdışı diye bir şey kalmaz daha çok vergi toplanır. Ama çoğunluğu sermaye uşağı olan bir meclisten böyle bir karar çıkmaz.
Notlar:
- Sermaye karşıtı değilim ama mecliste halk temsil edilmeli, sadece sermaye değil.
- Türkiye özelinde tasarrufu teşvik etmek için tasarrufa yönlendirilen paranın tamamı veya bir kısmına da vergi muafiyeti bile getirilebilir. (Faiz gelirleri vs elbette vergilendirilir...)
Amerikan veya başka sistem. Ama bir şekilde Gerçek kişide aynı şirket gibi masraflarını gider gösterebilmeli.
Dahada ötesi, işveren yanında çalışan kişinin vergisiydi, sgk sıydı, işsizlik primiydi vs vs bunlardan hiçbir şekilde sorumlu olmamalı.
Devlet şirketi vergi memuru gibi kullanmakta. Hatta bu vergi usul kanunumuzda bir yerlerde geçiyordu diye aklımda kalmış.
Temsilen asgari ücretten konuşalım. Nedir BRÜT asgari ücret? 3.500 liramı. Veya o kişi 5.000 lira brüt ücrettenmi çaışıyor.
Şirket aybaşı geldiğinde yatırır çalışanın BRÜT 5.000 lirasını bankaya, işi biter.
Vergisini, sgk sını, işsizlik primini vs ödeyip ödememek kişinin kendi sorumluluğundadır.
Gelelim Kıdem tazminatına.
İşveren neden kıdem tazminatı ödemek zorunda?
İşveren neden kıdem tazminatı denen bir ucubenin hem bekçiliğini hemde bankacılığını yapmakta.
Devlet diyorki, sen çalışanına her yıl bir brüt maaş kıdem tazminatı vereceksin.
Bu parayıda değerlendireceksin.
Diyelim 10 yıldır çalışan bir kişi var.
Son aldığı brüt maaşı, çalıştığı 10 yılla çarpıp o kadar kıdem tazminatı vereceksin diyor.
Diyelim şirketimde 10 yıldır çalışan bir arkadaşım var. Şu anda brüt maaşı 5.000 lira olsun.
10 yıllık kıdem tazminatı 5.000 x 10 yıl = 50.000 Lira.
Yeni yılda %15 zam yapmış olalım (temsilen). Bizde zamlar nete göre yapılır. Bu brütte yaklaşık %20 ye tekabül edecektir.
Çünkü o arkadaşın muhtemelen vergi dilimi değişecek ve bu vergiyi ben ödemek zorunda kalacağım.
Oldumu brüt maaş 5.000 + %20 = 6.000 lira
Zurnanın zırt dediği yer şimdi kopacak...
Bu arkadaşın son brüt maaşı artık 6.000 lira olduğundan kıdem tazminatıda 6.000 x 10 yıl = 60.000 lira olacak.
Ben bankamıyım. Fon yöneticisimiyim. Fon yönetmeyi çok iyi biliyor olsam zaten borsada oynar, hiiiiiç şirket mirket toplarına girmezdim.
Ama devlet öyle demiyor. Yönet arkadaş o biriken kıdem tazminatını diyor. "E ben zaten şirket olarak yılda %20 kazanamıyorum. Bankada yatırdığım 50.000 liraya %6,5 net faiz veriyor. Kıdem tazminatını nasıl %20 arttıracağım" diyorum.
Devlet bu dinlemez seni. "Fon yönetmeyi bilecek ve o 50 bin lirayı ne yapıp edip 60 bin lira yapacaktın arkadaş" diyor.
Bu söylediklerim elbette büyük holdingler için geçerli değil.
Ama KOBİ tabir edilen küçük işletmeler ne yazıkki bu kısır döngüler içerisinde boğulur gider.
Ülkedeki vergi kaçağıda yıldan yıla büyür...
İşveren yıllık olarak 12 maaş + 1 maaş kıdem üzerinden brüt ücret ödese, başka hiç bir şeye karışmasa,
Çalışan vatandaşta vergisini, sgksını, vs kendisi ve tam olarak verse, hele birde masraflarını gider gösterdiği için fatura alıyorsa...
Herşey yoluna girer ve şu ankinden katmer katmer fazla vergi toplanır...