Geçmiş olsun. Çok ama çok büyük bir olay atlatmışsınız.
Donald Duck’ın öğretilerinde yer alan “Görebildiğiniz kadar hızlı gidin” kuralına karşı gelmişsiniz. Ya da uygun hızda gittiniz ama “Kaç paralık dikkatiniz kaldı” konusu ihlal etmişsiniz.
3.sayfada yorum yazan Boğaçhan ile aynı fikirdeyim. Köpek olsaydı sadece ön tekerlek hasar görürdü ama arka tekerlek de hasar görmüş. 10cmx10cm boyutlarında, açık dorselerde demir taşıyan tırlarda takoz niyetine kullanılan tahta bir kalas gibi bir şeyin üzerinden geçmiş olmalısınız. cooper061’da buna benzer bir savı desteklemiş. Açık rögar da olabilir. Arka tekerleğin hasar görmesini sadece buna benzer çarpışmalar sebep olabilir. Bart1969’un dediği gibi köşeli kırılma var, çok sert bir şeye çarpılmış.
İnternette seyrettiğim 2-3 videoda motorcuların geyiklere ve köpeklere yaptıkları çarpışmalarda eğer paniklemeyip doğrudan çarptığında hayvanların ikiye bölündüğünü bizzat izledim. Yani bence çarptığınız şey bir hayvan değildi.
Başka bir noktaya daha dikkat çekeceğim. Zamanında bir taksici, motorlu bir arkadaşımızı ezmişti. Bu taksiciyle hiçbir bağım yok ama daha o zamandan beri etrafımda adamın linç edildiğini söylüyordum. Gece sürüşü yaparken yolda olan cisimler fark edilmez; aynen “aday” arkadaşımızın fark edemediği gibi. Siz de düşseydiniz, arkadan gelen araba sizi de geçtikten sonra bir ŞEYE çarptığını fark edecekti. Taksici kişi, arkadaşımızı ezdikten sonra:
1) hayvan üzerinden geçtiğini sanarak durmadı, çünkü sadece tekerleklere darbe geldiğini fark etti. Arabanın ön tarafa bir hasar gelmediğini anlamış olabilir. Bir hasar yoksa yoluma devam edeyim dedi.
2) insan olduğunu anladı ama panikledi kaçtı.
3) sarhoştu, fark etmedi bile, hatta bu tümseğin burada ne işi var bile demiş olabilir.
Şimdi herkes bu taksiciye insan ezdiği için mi kızıyordu yoksa olay yerinden kaçtığı için mi?
Takdir edilirse, yukarıdaki 1. madde ile, 2. ve 3. maddeler aynı durumda değildir. Bu topikteki jantları kırılan “aday” arkadaşımız belki de daha önceden kaza yapan ve yerde yatan bir motosiklet sürücüsüne de çarpabilirdi, ve akabinde jantları kırılmamış olsaydı neye çarptığını da bilmediğinden dolayı hiç durmadan yoluna devam da edebilirdi.
Bu konuyu da böylece bir daha hatırlayalım. Birilerini linç etmek çok kolaydır ama bir gün o linçin başkahramanları da biz olabiliriz.
Gece sürüşünden hep kaçınırım, hele gece ve yağışlı ise tamamen kaçınırım. Araba varsa, bu gibi durumlarda araba tercih edilmeli.
Tekrar geçmiş olsun.