Lisede yatılı okulda okurken disiplin delisi, darbe dönemi zihniyetinde bir müdür yardımcısı vardı. Adam bağırır çağırır, sıkar, söver, disipline verir, öğrencilere yapmadığını bırakmazdı. Okul müdüründen de ödü kopardı nedense. Öğrenciler o kadar korkmazdı müdürden.
Müdür yaptığı yolsuzluklardan dolayı görevden alındı. Pansiyon müdür yardımcısı kanser oldu (müdür korkusundan), erken emekli oldu.
Sonra ben lise son sınıftayken şeker gibi bir adam okul müdürü oldu. Lise 2'de Psikoloji dersine giren öğretmenimiz de pansiyon müdür yardımcısı oldu. Şeker gibi müdürden dolayı önce okul ve öğrenciler değişmeye başladı. İnsandan anlayan yeni pansiyon müdür yardımcısı sayesinde de pansiyon ve pansiyondaki öğrenciler değişti.
Pansiyon müdür yardımcısı sıkmak yerine serbest bırakarak sağladı disiplini. Önce pansiyon yaşanılır bir yer haline geldi, sonra öğrencilerin refahı ve başarısı arttı. Hatta o yıl okul birincisi pansiyon öğrencisiydi.
Siz de o idealist öğretmenlerden biriymişsiniz gördüğüm kadarıyla. Eminim öğretmenlik yaptığınız süre boyunca bir sürü öğrenciye yol göstermişsinizdir. Ki doğru yolu bulan bir kişiye bile sebep olsanız kendinizi başarılı görmeniz gerekiyor.
Siz öğretmenliği bırakmanız konusunda maaş ve iş konularına hiç girmemişken, burada "salla başı al maaşı yapsaydın" eleştirileri ile karşı karşıya kalmanız ayrıca çok ironik.
Doğru, kendine faydası olmayanın başkasına faydası olmaz. Ancak idealleri, hayalleri, umutları olmayan "boş" biri çok kazansa ne yazar? Hiçbir şeyin özünün farkında olmayan, bir araçla(para) tüm amaçlara ulaşabileceğini sanan, ot gelip saman gidecek insan müsveddelerinin vatana millete faydalı olacağını mı sanıyoruz?
Adam 4 harfli bir kelimedir ancak içi efendy06 ile kara35 arasındaki fark kadar doludur...