Yıllar önceydi, kız arkadaşımın arabasındayım. Sağ koltukta sigaramı tüttürüyorum. Konya yolundan Eskişehir yoluna geçeceğiz Armada AVM'nin orda, kız acemi, yavaş yavaş dönüyor. Bir tır geldi arkadan, sıkıştırdı, benim hatun korna çalınca bayan olduğunu gördü, daha çok sıkıştırdı. Kaçma! dedim. Sağımızda kaldırım taşları, iyice sıkışınca viraja, tır da durdu, bizde durduk. Tırın şöförü açtı kapıyı, salyalarını saça saça geldi arabaya doğru, yavaşça kapıyı açtım, araçtan indim, beni görünce azcık kıvırmaya çalıştı ama yemedi. İki tane vurdum, biri kaşını açtı biri dudağını patlattı. Kız arkadaşımın ağladığını görünce bırakıp döndüm ve polis gelene kadar trafiğin akışını engelleyerek yolu açmadım.
Polis geldi, karakolluk olduk, o dönem üniversitede bilgi işlem şefiydim, dekan geldi sağolsun, çıktık karakoldan.
İner birgün biri, adamın ağzına burnuna iki tane vurur, çok değil.
Araba duruyor, hareket yok. Sıkıştırma yok, şerit ihlali yok. Magandanın biri gitmiş bir bayanı rahatsız ediyor. Hem ara gazla ki mesela ben o trafkte olsam, kız kardeşim yanımda olsa korkar ağlardı ki kesin karakolluk olurduk o elemanla, hem de bağırarak.
Tam sopalık yani.