Neden Yurtdışında Yaşamak İsteriz?

Katılım
16 May 2007
Mesajlar
3,088
sılanın tadına bakmak isteyenler ne kadar da çokmuş , peki neden hala burdasınız :silent:
peki gidip yıllarca dışarda okuyup adam olanlar siz neden geri geldiniz ,
peki oraya yerleşip bir seçim yaptıktan sonra geri gelenler sizi kararınızdan vazgeçiren neydi ?
peki oraya yerleşip bir seçim yaptıktan sonra kararını değiştirmeyip hala dışarda yaşamaya devam edenler sizi bağlayan şey nedir?

bir sürü sorular ve bitmeyen cevaplar , boşversenize

iç huzuru nerede yakalıyorsanız orada yaşayınız.
 
Katılım
17 Kas 2009
Mesajlar
1,715
Ne bileyim herkes saydirmis.
Hani yurtdisinda yasayan bizlere de sorsalardi diye düsûndûm.:)

Horozum bize kimse sormamismi????
Biliyorsun yorumlarin tümünü okumadan yazmak gibi bir huyum vardir... :cherry:

Kalin ülem memlekette...
Napicaksiniz burada???
Bir pok yok burada...
Walla yok...
1977 den beri buradayim ben...

Her iki tarafin güzel seyleri oldugu kadar kötü seyleride var...

Bugün benim gözümün önünde bir araba bir bisikletli cocuga carpti.. Arac kirmizidan gecmis...
Arac sahibinin sanssizligina polis aracida hemen oradaydi ve görmüs olayi...
En fazla 5 dakika gecmeden ambülans ta oradaydi...
Sonradan ögrendigime göre cocuga birsey olmamis...
Ama bu arac sürücüsü ayvanin en güzelnii yedi sanirim..
Kirmizidan gec ve cocuga carp... :pr:
Eger bayan bir hakim e rastgelirse hayatinda birdaha ehliyet göremez sanirim...

Böyle seyler buranin sevdigim seyleri..
Baska zamanda buranin sevmedigim seylerini anlatirim..
Buradada hayat 4x4 degil....
 
Katılım
23 Ağu 2008
Mesajlar
234
ilk yazdiklarimi cok seviyesiz(vallaha) bulup bunlari ekleme ihtiyaci duydum kusura bakilmaz insallah.

benim gordugum kadariyla dedim calisanlar mutsuzdu. buna basitce gurbet ruh hali diyebilecegimiz gibi. ya yaptigi isi sevmemek yada yada bulundu ulkenin ozgun kosullarindan haz etmemek neden olmus olabilir. yada ikisi birlikte tabi onlari yanlis anlamis da olabilirim.

ote taraftan burada okudugunuz okul orada size on tanimli bir meslek kazandirmayabilir. bir arkadasim burada okumus olmasina ragmen, orada gitti benzinlikte calisti. ama illegal degil. akrabasinin araciligiyla gitmisti. ev tuttu, sevgili buldu. gecindi gitti

yani mesela sadece orada yasamaktan zevk alacaksaniz. assa yukari her meslegin kosullarina katlanilabilir belki. burada da zurna "yasamak" oluyor gene. yani neyi yasamayi umdugunuz. bir baska deyisle neyi terk ettiginiz.

tezgahtan bahsettim ve hata payindan. kendine ozgu isleyen tezgah, gerek ortakliklari gerekse olusturdugu hata payiyla sizi dunyanin herhangi baska bir kulturuyle yakinlastirmis olabilir mesela. dolayisiyla bu anlamda eger umdugunuz oranin hayatini yasantilamaksa, kendinizle aranizda iyi kotu bir iliski gordugunuz bir memlekete gitmek yarariniza olur gibi. bunun icin o ulkenin sinemasi edebiyati ve diliyle hasirnesir olmak faydali olabilir.

mesela bazilari icin amerika daha iyi olur gibi. egemen dunya gorusleri faydacilik gibi gorunur. ana akim populer muzikleri dans ettrimeye, sinemalari "gaz almaya" yada "egitime" yoneliktir. konusma dilleri de boyledir, kestirme yollara meyil eder. hep bir pratik misyon hep bir "vakit nakittir".

insanlar neden baska ulkelere gidip calismak ister. insan bu herseyi ister. herkes universite okumak istemiyor mu bizim memlekette? mesela bnu bazi avrupalilara sordum bi ulkeden olanlar "evet evet dediler ayni bizde de boyle" kendim de cok demisimdir. neden okudum ki diye? gayet okulla alakasiz bi isten para kazandim cunku. belki de universiteyi para kazanmak icin okumak sacmaydi. ideal hangi noktada gercek degildi?

dolayisiyla herkes herseyi yapmak konusunda "gecerli" nedenlere sahip. mesela benimde vardi bir ara boyle fikrim. neden gitmek istemistim? bi gun bir arkadasim gelip bak boyle boyle bi sey var gidelim mi beraber demisti? hem para kazanip hem de farkli bir ulke gorme imkani olacakti. heyecan vericiydi. o gitti, ben kaldim. bir taraftan fizik ote taraftan gayri fizik nedenlerim vardi kalmamin, yada imkanim yoktu. ama sonra unutulup gitti. baska ideallere sarildik.

bir de su turkiyeden gitmek icin gecerli nedenlere bir de ben ekleme yapiyim

turklugun zorundaliklari pek fazladir.

mesela "akilli" olmak zorundasin.

mesela "genel kulturlu" olmak zorundasin.

doktor olmalisin muhendis olmalisin.

hep kazanmalisin.

sofistike olmalisin

agirdan satmalisin

iyi de niye ki?

ya arkadas, aptalsam da birakin aptalligimi

cahilsem birakin da cahilligimi

isciysem ameliligimi

gucsuzsem gucsuzlugumu yasiyim.

ne istersiniz bu "ben"den?

kendi haline biraksanizya "beni"

yasayim ki ondan belki gercek bi ben cikar.


videodaki birinci eleman ne guzel gocunmadan soyluyor, amele olacagim ben notlarim buna uygun diyor. ne mutlu bu adama. ama bizimki hala sIkIstiriyor: "muhendis ol! doktor ol!" "guc yuzugu" hepimiz icin kardes senin neyin eksik?... sonunda oburu mesaji alip "zekaliyim" ama diyor. video komik degil mi biz hic dusmedik o "zekaliyim ama" diyen adamin durumuna oyle yada boyle. mesela bana "akil" nedir derseniz bu uc adamdan birincisinde olan sey derim. akla davet kacinilmazsa boylesini tercih ederim.


mesela ulkenin birisinde, genclikte soyle bir megil sezdim. ele tutsuyorlar, hatta opusuyorlar ama birbirlerine "seni seviyorum" demiyorlar?

once garipsedim.

sonra icime bir kurt dustu..

ya dedim, bu iki sozcuk, elin eli tutmasindan daha kiymetliyse?



bu bahsettigim durum "hayvanca" olarak da degerlendirilebilir.

ona karsilik da sunu soylerim, el misal maymunda da vardir ama o sozcukleri sarf edebilme imkani sadece insana ozgudur.

yukarida yazdigim hadiseyi yanlis anlamis olabilirim. ama bizde, insanlar cok comertce kullanirlar boyle ve hertur sozcukleri, cogu kez de farkli anlamlara gelir. sozcukler degersizlesir, sozcukler degersizlesirse onlarin oz be oz ait oldugu insan da degersizlesir mi?

dolayisiyla anamurlu haci, seni tanimam genel konusuyorum yabanciyla karsilasildiginda onlarda farkli bir usul yordam yaklasim varsa buna binaen bir "degerler" problemi ortaya cikabilir. dolayisiyla farkliliklarin mumkun oldugunca siradan karsilandigi oyle yada boyle cok-kulturlu memleketler, cok gocmen alanlar daha iyi olabilir.

bir de soyle bir anim var.

daha once yaptigim motorsuz yolculukta bir yerde kaliyorum o gun bir degisiklik yapiyim efes aliyim dedim neyse beni efesle goren "bati"da yasayan "dogulu" bir arkadas, basladi veryansin etmeye

vay siz hep boylesiniz,

vay siz buraya gelmissiniz bir de farkli bir sey icin

vay siz soylesiniz

vay siz boylesiniz

yav cevap vermeye bile firsat bulamadim. iki dakikada kendimle eylestigim turistcilik oyunumun -bakin ben "yabanci turist" oldum :p- icine etti.

ne diyecektim simdi mesela tuvalette sigara icerken yakalanmis ogrenci misali "ya valla ben icmiyodum" mu? "icmiyordum" amaaaa... desen ne fayda? "turksun" sen.

tut ki inandirdin. memnun mu olmak lazim? bu sefer de bu inancin her dakika yikilabileceginin dikenini tasiyacaksin. ve terbiye olacaksin "turk" olmak ve olmamakla. "aman haa turk mali almamali kuresel gorukmeliyim"

farklilik yaklasimina ben de boyle bir dis-cehreyle katki yapmis olayim.

bu gezide de soyle bir an yasadik:

bir ikram salamla ekmek domates falan gelmis. masada da iki baska abi var avropali. ben tam lokmayi yutmak uzeriyim abilerden birisi

"duuuuuur!" dedi "sen turksun!"

-ya arkadas niye durup durup hatirlatiyonuz? tatildeyim unutmaya gelmisim!-

"o domuuuuz!"

-gurp!-

ya arkadas hadi dedin "sen turksun" eyvallah bi de niye tam yutarken soyluyosun domuz oldugunu. canima da mi kast ettin? :p

ilginc nokta bana "musluman"sin demek yerine "turk"sun demesiydi. herhalde domuz yememek turklugun alameti tefrikasiydi, yemek de turk olmama'nin dolayisiyla adama kimlik bunalimi yasatmis olabilirim :p . yada o domuz yememekle "turk"luk kavrami araciligiyla tanismis, onun icin ikisi de ayni anlama geliyordu ve turk demek musluman demekten daha kolay gelmisti.


iste bir turk olarak yabancilarla takilmanin riskleridir bunlar. "turk" olablirsin :p , "turklukten cikabilirsin", turkluge siginabilirsin, ondan kacabilirsin, ondan kacarken iyiden iyiye "turk"lesebilirsin. ona arkani/yuzunu donup "elegant ve avangart" yada sefil olabilirsin. o'na siginip kilic kalkan kusanabilirsin. kendini kaybedebilir yada bulabilirsin. yani her sey olabilir aga. sakat is bu yurtdisi olayi...

bana da sicak gelen yerler yok mu? var bazi manzaralar yollar, evler, yamaclar, karli zirveler, gokyuzu, yesilliklerin gunes isigiyla acilan rengi. sanki hersey oylesine yakin-sicak olsun diye bilerek yapilmis gibi. ama dunya gozuyle gormuslugum yok iste ama genel olarak "bati"nin(ABD haric belki) -harbi genel oldu- icerigi hakkinda yorum yapmayarak, daha kuralli ve net hatlarla cizilmis bir yasam tarzi oldugu soylenebilir.

o da herhalde soyle bir avantaj saglayabilir insana, "imkanim yoktu" demek yerine "notum bu, isim de amelelik" dersin dosdogru. "aptal" yada degil en azindan su yada bu olmak yada olmamak tedirginligini duyacak bir sey yoktur belki. yada bunlar daha azalmistir. dolayisiyla kendin olmak ve uretmek imkanini daha fazla bulabilirsin elinden geldigi kadar, hani illa "uzay mekigi" uretmen da gerekmez yasamaya yetecek kadar "ufak tefek" seyler. kimsenin de mutevazi olmak icin ozel erdemlere ihtiyaci kalmaz. bahar esintisi gibi olur muydu hayat boyle olurdu belki.
 
Katılım
10 Şub 2006
Mesajlar
6,827
Motosikleti
MV Agusta Brutale 800, Ducati 797
Ne bileyim herkes saydirmis.
Hani yurtdisinda yasayan bizlere de sorsalardi diye düsûndûm.:)

burda biz "zekalılar" dururken elinin lé hamuruyla karışma bakim sen :p
biz de zekalıyız, biz de yorum yapıyoruz
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
23 Tem 2011
Mesajlar
304
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
@n61l; üstad çok güzel bir yorum yazısı seninkisi,çok memnun oldum zaman ayırıp fikir beyanında bulunduğun için,dahasını da eklersin inşallah.
@zeda3000,@coq,@remzi_39 yurtdışından yaşıyorsunuz,mevcut yorumlarınızı biraz daha arttırırsanız çok daha güzel bir yere ulaşacaktır bu konu.

@diğer arkadaşlar;konuyla ilgili yorumlarınız ne kadar çok olursa o kadar güzel olacaktır.Başlığı ben atmış olabilirim ancak sonrasında farklı profilde arkadaşlarımızında faydalanacağı bir konu olduğu düşüncesindeyim.

Selamlar.
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Burada konuyu,millet neden yurtdisina gitti çerçevesinde degil de,
ben neden gitmeliyim?
(ki galiba aslinda soru bu) basligi altinda tartisirsak, aklina karpuz kabugu düsmüs olanlara daha faydali olabiliriz saniyorum.
Ben bir seyler yazacagim ama hapur kûpür karalamak istemiyorum.
Bizim n61l gibi felsefe de yapmak istemiyorum.:)
Ama biraz o bahsettigi seylere gônderme yapacaktim aslinda.
Neyse yavas yavas yazarim.
 
Katılım
24 Ağu 2005
Mesajlar
373
Yurtdışında yaşıyorum. Yaşamımdanda gayet memnunum.
Sadece daha çok para kazandığım için değil kesinlikle. Zaten aslında daha çok para kazanamıyorsun çünkü sen ne kadar çok kazanıyorsan orada hayatta o kadar pahalı oluyor.
Peki öyleyse neden yurtdışında yaşıyorum? Gayet basit çünkü burada hayatımı yaşıyorum.
Günde sadece 8 saat çalışıyorum. İşimden evime 15 dakikada gidiyorum. Trafikte sinirlenmiyorum.
Apartmanda oturma parasına villada oturuyorum. Bahçemde sebzemi meyvemi yetiştiriyorum. Canım istediğinde denize girip canım istediğimde dağ havası alabiliyorum.
Gereksiz insanlarla muhattap olmuyorum. Bildiğin kafamı dinliyorum.
30 sene İstanbul'da yaşadıktan sonra burada gerçekten yaşadığımı hissediyorum.
Buraya geldiğimden beri eskiye dair özlemini çektiğim tek şey motorum ve motorcu arkadaşlarım oldu. İnşallah zamanla buradada motor kültürü oluşur diyorum.
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Herhangi bir ûlkede yerlesik bir dûzen kurmadan,oranin sosyal,hukuksal meslelerine ilismeden, saglik,egitim ve sosyal hizmetler alaninda ihtiyaçlarinin nasil karsilandigini anlamadan,Türkiye ile bir karsilastirma yapilmasi pek mûmkün degil.
Bazi arkadaslar yüzeysel bir takim seyler yazmislar.
Iste ben surda bir sene kaldim begenmedim.
Burada 2 sene yasadim yine de memleketim gibisi yok,seklindeki söylemler biraz duygusal kalmis.
Ben de düstüm o yanlislara zamaninda.
Kanada'da 6 ay çalistim,begenmedim.
Kuveytte 3 ay çalistim,begenmedim.
Arabistan'da 15 gün çalistim begenmedim.
Fransa'da 8 ay çalistim begenmedim.
Hindistan'da 3 hafta çalistim begenmedim.
Ama yillardir, daha önce begenmedigim Fransa'da yasiyorum.:)

Bir diger söylemde su;
elalemin memleketinde 2. sinif vatandas olarak kalacagima, kendi ülkemde 1. sinif vatandas olarak yasarim.
Su safliga,su temislige bakarmisiniz?
Adam kendisini birinci sinif vatandas zannediyor.
:)
Halbuki kaçinci sinif oldugu,
trafikte,devlet dairesinde,hastanede,postanede,karakolda, adliyede ve daha bilumum bir çok yerde hergün kafasina çakiliyor ama herkes kendini birinci sinif gôrdügünden mevzu çaktirilmiyor.:)
Bu açidan bakinca kendi ülkende ikinci sinif muamelesi gôrmek elalemden gördügünden daha agir geliyor bûnyeye.

Ama aslinda insanin sinifini, bulundugu yerde yarattigi katmadeger belirliyor.
kimseye faydasi olmayan vasifsiz bir elemansan, hangi ülkede yasarsan yasa, asla birinci sinif olamazsin.

Biraz aklin ermeye basladiginda sana bir harita gösteriyorlar.
Bak yavrum bu senin ülken.
Bu sinirlarin içinde kalan topraklar bizim topraklarimiz.

Aslinda o sinirlar senin hapishanen demiyor kimse.
ister gelismis ülke ol, ister gelismemis.
Senin bir sinirin var.
Iste bizi tiktiklari o hapishanelerin içerisinde yasiyoruz.
Gelismis ülkelerin tek farki, o hapishanelerin disariya açilan kapilari olmasi.
Içeriye dogru açilmiyor.
Türkiye'nin kapilari ise farkli.
Ne içeri, ne disari açilabiliyor.
Disari çikmak istesen kapiyi baya zorlaman gerekir.
Hadi basardin çiktin ama bu sefer bir baska hapishaneye gireceksin ki bu gelismis bir hapishane ise isin daha zor.
Kapi içeri açilmiyor çünkü.
birinin gelip sana kapiyi açmasi gerekiyor.

Peki neden bu kapilari zorluyoruz?
Aslinda bu topic bu soruya cevap ariyor degil mi?
Buraya kadar yazdiklarim anlasildiysa, devam edecegim.:)
 
Katılım
18 Eyl 2009
Mesajlar
392
Herhangi bir ûlkede yerlesik bir dûzen kurmadan,oranin sosyal,hukuksal meslelerine ilismeden, saglik,egitim ve sosyal hizmetler alaninda ihtiyaçlarinin nasil karsilandigini anlamadan,Türkiye ile bir karsilastirma yapilmasi pek mûmkün degil.
Bazi arkadaslar yüzeysel bir takim seyler yazmislar.
Iste ben surda bir sene kaldim begenmedim.
Burada 2 sene yasadim yine de memleketim gibisi yok,seklindeki söylemler biraz duygusal kalmis.
Ben de düstüm o yanlislara zamaninda.
Kanada'da 6 ay çalistim,begenmedim.
Kuveytte 3 ay çalistim,begenmedim.
Arabistan'da 15 gün çalistim begenmedim.
Fransa'da 8 ay çalistim begenmedim.
Hindistan'da 3 hafta çalistim begenmedim.
Ama yillardir, daha önce begenmedigim Fransa'da yasiyorum.:)

Bir diger söylemde su;
elalemin memleketinde 2. sinif vatandas olarak kalacagima, kendi ülkemde 1. sinif vatandas olarak yasarim.
Su safliga,su temislige bakarmisiniz?
Adam kendisini birinci sinif vatandas zannediyor.
:)
Halbuki kaçinci sinif oldugu,
trafikte,devlet dairesinde,hastanede,postanede,karakolda, adliyede ve daha bilumum bir çok yerde hergün kafasina çakiliyor ama herkes kendini birinci sinif gôrdügünden mevzu çaktirilmiyor.:)
Bu açidan bakinca kendi ülkende ikinci sinif muamelesi gôrmek elalemden gördügünden daha agir geliyor bûnyeye.

Ama aslinda insanin sinifini, bulundugu yerde yarattigi katmadeger belirliyor.
kimseye faydasi olmayan vasifsiz bir elemansan, hangi ülkede yasarsan yasa, asla birinci sinif olamazsin.

Biraz aklin ermeye basladiginda sana bir harita gösteriyorlar.
Bak yavrum bu senin ülken.
Bu sinirlarin içinde kalan topraklar bizim topraklarimiz.

Aslinda o sinirlar senin hapishanen demiyor kimse.
ister gelismis ülke ol, ister gelismemis.
Senin bir sinirin var.
Iste bizi tiktiklari o hapishanelerin içerisinde yasiyoruz.
Gelismis ülkelerin tek farki, o hapishanelerin disariya açilan kapilari olmasi.
Içeriye dogru açilmiyor.
Türkiye'nin kapilari ise farkli.
Ne içeri, ne disari açilabiliyor.
Disari çikmak istesen kapiyi baya zorlaman gerekir.
Hadi basardin çiktin ama bu sefer bir baska hapishaneye gireceksin ki bu gelismis bir hapishane ise isin daha zor.
Kapi içeri açilmiyor çünkü.
birinin gelip sana kapiyi açmasi gerekiyor.

Peki neden bu kapilari zorluyoruz?
Aslinda bu topic bu soruya cevap ariyor degil mi?
Buraya kadar yazdiklarim anlasildiysa, devam edecegim.:)

et et, dikkatle dinliyoruz... :)
 

COQ

Motosiklet Eğitmeni
Katılım
27 Ocak 2008
Mesajlar
11,727
Kaliteli yasam!!!

Bu kelimelerin sizin için ne ifade ettigini bir düsûnün.
Aklina son model mercedes,villa,lüks bir yasam geliyorsa,demekki tek bir amacin var,
PARA
Bunun için kapilari zorlarsin.
Ülkende basaramazsan, gider baska ülkelerde sansini denersin.
Sonuçta Para sahibi olur ya da olmazsin.
Ama bana göre kaliteli yasam bu degil.

Yasadigin ülkenin hukuk düzeni, saglik düzeni,egitim düzeni,sosyal dûzeni insan odakli olursa, iste o zaman kaliteli yasamdan söz etmek mümkün.
Gelismis ülkelerde bu var.
Buralara gelenler, önceleri bir kaç sene çalisir, para biriktirir döneriz diye düsünerek gelmisler.
Fakat büyük çogunlugu kalmis.
Neden?
Para biriktiremedikleri için mi?
Degil tabi.

Yilda bir kaç hafta Türkiye'ye geliyoruz.
Hep büyük bir heyecanla bekleriz izin tarihini.
Uçaktan inerken bacaklarim titrer heyecandan.
Ilk bir hafta memlekete kavusmanin heyecani, es dost akraba ile halvet olmalar falan rüya gibi geçer.
Sonra stres baslar.
Türkiye'de araba bile kullanmak istemez canim.
Her disari çiktiginda, eve sinir küpü olarak dönersin.
Sonra izin biter.
Gelirsin gevurun memleketine, bir ohhh çekersin.
Ama buna ragmen gelecek sene izin yaklastikça yine baslar heyecan.
Bu sevgidir.
Iyisiyle kôtüsüyle sevdigine kavusmaktir.
Kabullenirsin.

Simdi sôyle de bir sey var.
disari gitmek yerine, kalip memleketini muhasir medeniyetler seviyesine çikartmak için çalissan daha iyi degil mi?
Iste zurnanin zirt dedigi yer burasi.
Onu da sonra tartisalim,çocuklari okullarindan almam gerekiyor.:)
 
Katılım
11 Eki 2005
Mesajlar
4,387
Turkiyede nerden buldun yasasi olmadigi surece bu ulkede para kazanmak cok daha kolay

Istersen 800 tl maas ile isci olan git ev al kendine sana kimse bir sey sormuyor nerden buldun.

Yurt disindaki cogu modern ulkede bu yasa var.

Bir yerde iscisin maasin ile orantisiz bir motosiklet aldin mesala , devlet soruyor nerden buldun o parayi . Yok oyle babam verdi borc demek.

Baba na gidiyorlar sen nerden buldun bu parayi ogluna verdin. Ispatlayamaz ise, cezasini ve kazancin vergisini odetiyorlar.

Turkiyede adamin vergi tabelasi 3 sene ust uste Matrahsiz ama adamin kapisinda Land Rover jeep var son model. Turkiyede bunu yapabiliyorsun. Avrupada devlet aninda tepene biniyor hem zarardasin hemde luks araca biniyorsun diye.

Buda bana gore Turkiyenin avantajli yonu.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
23 Tem 2011
Mesajlar
304
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
@coq; çok güzel ifade etmişsin dışarıda yaşayan bizden biri olarak.Hayat deneyimi olan insanların genelde dikkat çektiği konu paranın hayatımızın temel dayanağı olmadığı yönündedir.Yurtdışında aslında bunu yaşıyor insanlar;paran az olsa bile insan olduğunu her zaman hatırlatıyor sana toplum,devlet yapısı.Tespitlerin ve ifadelerin çok güzel,merakla bekliyorum yorumlarını.

Sosyolojiye giriş dersinde sorulan basit ama önemli bir soru;hiçbir insan ya da aracın bulunmadığı bir dörtyola geldiniz ve trafik ışığı kırmızı yanıyor,yoldan geçer misiniz?Bunun cevabında ahlak yatıyor aslında,birçok arkadaşın oltaya geldiği bir soru olmuştur.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst