ilk yazdiklarimi cok seviyesiz(vallaha) bulup bunlari ekleme ihtiyaci duydum kusura bakilmaz insallah.
benim gordugum kadariyla dedim calisanlar mutsuzdu. buna basitce gurbet ruh hali diyebilecegimiz gibi. ya yaptigi isi sevmemek yada yada bulundu ulkenin ozgun kosullarindan haz etmemek neden olmus olabilir. yada ikisi birlikte tabi onlari yanlis anlamis da olabilirim.
ote taraftan burada okudugunuz okul orada size on tanimli bir meslek kazandirmayabilir. bir arkadasim burada okumus olmasina ragmen, orada gitti benzinlikte calisti. ama illegal degil. akrabasinin araciligiyla gitmisti. ev tuttu, sevgili buldu. gecindi gitti
yani mesela sadece orada yasamaktan zevk alacaksaniz. assa yukari her meslegin kosullarina katlanilabilir belki. burada da zurna "yasamak" oluyor gene. yani neyi yasamayi umdugunuz. bir baska deyisle neyi terk ettiginiz.
tezgahtan bahsettim ve hata payindan. kendine ozgu isleyen tezgah, gerek ortakliklari gerekse olusturdugu hata payiyla sizi dunyanin herhangi baska bir kulturuyle yakinlastirmis olabilir mesela. dolayisiyla bu anlamda eger umdugunuz oranin hayatini yasantilamaksa, kendinizle aranizda iyi kotu bir iliski gordugunuz bir memlekete gitmek yarariniza olur gibi. bunun icin o ulkenin sinemasi edebiyati ve diliyle hasirnesir olmak faydali olabilir.
mesela bazilari icin amerika daha iyi olur gibi. egemen dunya gorusleri faydacilik gibi gorunur. ana akim populer muzikleri dans ettrimeye, sinemalari "gaz almaya" yada "egitime" yoneliktir. konusma dilleri de boyledir, kestirme yollara meyil eder. hep bir pratik misyon hep bir "vakit nakittir".
insanlar neden baska ulkelere gidip calismak ister. insan bu herseyi ister. herkes universite okumak istemiyor mu bizim memlekette? mesela bnu bazi avrupalilara sordum bi ulkeden olanlar "evet evet dediler ayni bizde de boyle" kendim de cok demisimdir. neden okudum ki diye? gayet okulla alakasiz bi isten para kazandim cunku. belki de universiteyi para kazanmak icin okumak sacmaydi. ideal hangi noktada gercek degildi?
dolayisiyla herkes herseyi yapmak konusunda "gecerli" nedenlere sahip. mesela benimde vardi bir ara boyle fikrim. neden gitmek istemistim? bi gun bir arkadasim gelip bak boyle boyle bi sey var gidelim mi beraber demisti? hem para kazanip hem de farkli bir ulke gorme imkani olacakti. heyecan vericiydi. o gitti, ben kaldim. bir taraftan fizik ote taraftan gayri fizik nedenlerim vardi kalmamin, yada imkanim yoktu. ama sonra unutulup gitti. baska ideallere sarildik.
bir de su turkiyeden gitmek icin gecerli nedenlere bir de ben ekleme yapiyim
turklugun zorundaliklari pek fazladir.
mesela "akilli" olmak zorundasin.
mesela "genel kulturlu" olmak zorundasin.
doktor olmalisin muhendis olmalisin.
hep kazanmalisin.
sofistike olmalisin
agirdan satmalisin
iyi de niye ki?
ya arkadas, aptalsam da birakin aptalligimi
cahilsem birakin da cahilligimi
isciysem ameliligimi
gucsuzsem gucsuzlugumu yasiyim.
ne istersiniz bu "ben"den?
kendi haline biraksanizya "beni"
yasayim ki ondan belki gercek bi ben cikar.
videodaki birinci eleman ne guzel gocunmadan soyluyor, amele olacagim ben notlarim buna uygun diyor. ne mutlu bu adama. ama bizimki hala sIkIstiriyor: "muhendis ol! doktor ol!" "guc yuzugu" hepimiz icin kardes senin neyin eksik?... sonunda oburu mesaji alip "zekaliyim" ama diyor. video komik degil mi biz hic dusmedik o "zekaliyim ama" diyen adamin durumuna oyle yada boyle. mesela bana "akil" nedir derseniz bu uc adamdan birincisinde olan sey derim. akla davet kacinilmazsa boylesini tercih ederim.
mesela ulkenin birisinde, genclikte soyle bir megil sezdim. ele tutsuyorlar, hatta opusuyorlar ama birbirlerine "seni seviyorum" demiyorlar?
once garipsedim.
sonra icime bir kurt dustu..
ya dedim, bu iki sozcuk, elin eli tutmasindan daha kiymetliyse?
bu bahsettigim durum "hayvanca" olarak da degerlendirilebilir.
ona karsilik da sunu soylerim, el misal maymunda da vardir ama o sozcukleri sarf edebilme imkani sadece insana ozgudur.
yukarida yazdigim hadiseyi yanlis anlamis olabilirim. ama bizde, insanlar cok comertce kullanirlar boyle ve hertur sozcukleri, cogu kez de farkli anlamlara gelir. sozcukler degersizlesir, sozcukler degersizlesirse onlarin oz be oz ait oldugu insan da degersizlesir mi?
dolayisiyla anamurlu haci, seni tanimam genel konusuyorum yabanciyla karsilasildiginda onlarda farkli bir usul yordam yaklasim varsa buna binaen bir "degerler" problemi ortaya cikabilir. dolayisiyla farkliliklarin mumkun oldugunca siradan karsilandigi oyle yada boyle cok-kulturlu memleketler, cok gocmen alanlar daha iyi olabilir.
bir de soyle bir anim var.
daha once yaptigim motorsuz yolculukta bir yerde kaliyorum o gun bir degisiklik yapiyim efes aliyim dedim neyse beni efesle goren "bati"da yasayan "dogulu" bir arkadas, basladi veryansin etmeye
vay siz hep boylesiniz,
vay siz buraya gelmissiniz bir de farkli bir sey icin
vay siz soylesiniz
vay siz boylesiniz
yav cevap vermeye bile firsat bulamadim. iki dakikada kendimle eylestigim turistcilik oyunumun -bakin ben "yabanci turist" oldum

- icine etti.
ne diyecektim simdi mesela tuvalette sigara icerken yakalanmis ogrenci misali "ya valla ben icmiyodum" mu? "icmiyordum" amaaaa... desen ne fayda? "turksun" sen.
tut ki inandirdin. memnun mu olmak lazim? bu sefer de bu inancin her dakika yikilabileceginin dikenini tasiyacaksin. ve terbiye olacaksin "turk" olmak ve olmamakla. "aman haa turk mali almamali kuresel gorukmeliyim"
farklilik yaklasimina ben de boyle bir dis-cehreyle katki yapmis olayim.
bu gezide de soyle bir an yasadik:
bir ikram salamla ekmek domates falan gelmis. masada da iki baska abi var avropali. ben tam lokmayi yutmak uzeriyim abilerden birisi
"duuuuuur!" dedi "sen turksun!"
-ya arkadas niye durup durup hatirlatiyonuz? tatildeyim unutmaya gelmisim!-
"o domuuuuz!"
-gurp!-
ya arkadas hadi dedin "sen turksun" eyvallah bi de niye tam yutarken soyluyosun domuz oldugunu. canima da mi kast ettin?
ilginc nokta bana "musluman"sin demek yerine "turk"sun demesiydi. herhalde domuz yememek turklugun alameti tefrikasiydi, yemek de turk olmama'nin dolayisiyla adama kimlik bunalimi yasatmis olabilirim

. yada o domuz yememekle "turk"luk kavrami araciligiyla tanismis, onun icin ikisi de ayni anlama geliyordu ve turk demek musluman demekten daha kolay gelmisti.
iste bir turk olarak yabancilarla takilmanin riskleridir bunlar. "turk" olablirsin

, "turklukten cikabilirsin", turkluge siginabilirsin, ondan kacabilirsin, ondan kacarken iyiden iyiye "turk"lesebilirsin. ona arkani/yuzunu donup "elegant ve avangart" yada sefil olabilirsin. o'na siginip kilic kalkan kusanabilirsin. kendini kaybedebilir yada bulabilirsin. yani her sey olabilir aga. sakat is bu yurtdisi olayi...
bana da sicak gelen yerler yok mu? var bazi manzaralar yollar, evler, yamaclar, karli zirveler, gokyuzu, yesilliklerin gunes isigiyla acilan rengi. sanki hersey oylesine yakin-sicak olsun diye bilerek yapilmis gibi. ama dunya gozuyle gormuslugum yok iste ama genel olarak "bati"nin(ABD haric belki) -harbi genel oldu- icerigi hakkinda yorum yapmayarak, daha kuralli ve net hatlarla cizilmis bir yasam tarzi oldugu soylenebilir.
o da herhalde soyle bir avantaj saglayabilir insana, "imkanim yoktu" demek yerine "notum bu, isim de amelelik" dersin dosdogru. "aptal" yada degil en azindan su yada bu olmak yada olmamak tedirginligini duyacak bir sey yoktur belki. yada bunlar daha azalmistir. dolayisiyla kendin olmak ve uretmek imkanini daha fazla bulabilirsin elinden geldigi kadar, hani illa "uzay mekigi" uretmen da gerekmez yasamaya yetecek kadar "ufak tefek" seyler. kimsenin de mutevazi olmak icin ozel erdemlere ihtiyaci kalmaz. bahar esintisi gibi olur muydu hayat boyle olurdu belki.