Önce şunu anlamamız gerekiyor...
"Kilo vermek" tek başına yeterli bir çözüm değil. Doğrusu, sağlıklı bir şekilde yağ kaybederken bir yandan da kas dokusu kazanmaya çalışmaktır. Özellikle 40'lı yaşlardan itibaren de bu döngüyü yaratmak gittikçe zorlaşır. Çünkü vücut, açlıkta kullanmak amacıyla daha fazla yağ biriktirmeye başlar. Yavaşlayan metabolizma nedeniyle de bu yağdan kurtulmak zorlaşır. Bunun tek çözümü kardiyovasküler sistemi diri tutarak, ağırlık antrenmanı yapmaktır. Ayrıca destek olarak araya kardiyo çalışmaları koymaktır. Tabii ki herkesin yüksek ağırlık ve yüksek tempo ile kardiyo yapması beklenemez ancak en azından sabırlı ve disiplinli bir şekilde bir programı uygulaması gerekir.
Kas dokusu kazanmanın mantığını da açıklayayım:
Vücudunuzda kas dokusu kazanmak için, öncelikle mevcut kaslarınızı yüksek basınç altında yırtmanız beklenir. Yırtılan kas dokusu, protein ve bunun yapıtaşı olan aminoasitler yoluyla onarıldıkça büyümeye başlayacaktır. Bunu şöyle düşünün; elinizde bir kumaş parçası var ve bu bir yerden yırtıldı. İğne iplikle bunu dikerken, ister istemez orada bir tamir dokusu oluşacaktır. Yanına yeni bir yırtık eklendi, onu da diktiniz, artık elinizle dokunduğunuzda hissedeceğiz bir kabarıklık oluştu. Bu yırtık döngüsü devam ettikçe, o kumaşın kalınlığının da arttığını fark edeceksiniz. İşte kas dokumuzu da bu kumaş parçası olarak kabul edersek, yırtığa yol açan basınç kaldırdığımız ağırlıklar, iğne iplik ise protein ve amino asitlerdir. Bu nedenle body building sporcuları ekstra protein, BCAA vs. alırlar (anabolik uyarıcılar ve steroidler ayrı mesele). Tabii vücudun sus tutma kapasitesini arttıran kreatin, enerji veren Taurin, yağ yakımını hızlandıran L-Carnitin vs. birçok destek alınabilir. Bu arada belirteyim, merdiven altı olmadıkça, protein tozlarının da hiç bir zararı yoktur.
Kısaca, bu iş kolay değil. Antrenman, beslenme, dinlenme üçlüsünün yanına sürekliliği koymaz iseniz, binbir güçlükle elde ettiğiniz sonucu inanamayacağınız kısa süreler içinde kaybeder, başa dönersiniz. Hatta bir de, "yok abi benden geçmiş, olmuyor" tükenmişliğine düşerseniz artık bir daha aynı döngüye başlayacak motivasyonu da kolay kolay elde edemezsiniz. Bunu pandemi döneminde az da olsa yaşadık ama vazgeçmedik. Vazgeçtiğiniz an kaybedersiniz.
Bazen spor salonuna gitmek eziyet gelir, ayağınız gitmez, kendinizi bitkin hissedersiniz, "bugün ara vereyim sonra yaparım dersiniz", eve gidip dizi izlemek daha cazip gelir, yada dışarıda yemeğe çıkmak, içmek, vs...yapmayın işte...gidin, en azından yarım saat çalışırım deyin, inanın arkası gelecektir...