+1 Makine dostumun yazdıklarına aynen katılıyorum.Su soğutmalı sistemler daima hararet göstergesine dikkatimizi vermemizi gerektirirler.Diyeceksiniz ki ben bakmıyorum hiç bir sorunum da yok ama sorun çıktığında mutlaka bakacaksınızdır ve o da size ben burdaydım daha önce niye bakmadın diyecektir.Yani adamlar göstergeyi boşuna koymaz.Demek ki en ufak bir hararet sorununu öngörmemiz gerekir.Daima hortum ve bağlantıları,su seviyesi,antifriz,petekler,devirdaim,fan motorunun çalışıp çalışmadığı,hararet,fan müşirleri vb.kontrol edilmek ister.Komplike sistemdir,tek birinin arızası tüm sistemi etkiler.Buna fan müşiri arızası veya motoru yıkamaktan mütevellit soketlerde oksidasyondan dolayı fanın devreye girememesi,antifrizsiz sıvıdan dolayı aliminyum sistemlerdeki yıpranmalar+getirdikleri arızalar örnek gösterilebilir.
Başa beladır küçük motorlarda,gereksizdir kanımca.Büyük motorlar daha güçlü,devirli ya da diğer bir deyişle daha büyük fırınlı olduğundan sıvı ile soğutmaya ihtiyaç duyarlar.Buna yağ sogutma,turboşarjlarda karışım havası soğutma (intercooler)da eklenebilir.Bir motor vardı yağı kadro içinde dolaşıp soğuyordu yanlış hatırlamıyorsam(ne hikmetse).
Benim tercihim de kafa dinç sürüş için daha az sorun çıkaran hava soğutma sisteminden yanadır.