- Katılım
- 11 Tem 2024
- Mesajlar
- 114
- Motosikleti
- Yamaha MT-25
- Konu Yazar
- #1
Öncelikle hayırlı forumlar , muğlada okuyan bir kardeşiniz olarak daha önce de evime yaptığım uzun yolu paylaşmıştım . Yine aynı şekilde bir rota düşünüyordum fakat bu sefer kararı yolda vermeyi tercih ettim .
Sabah 8 de gayet neşeli bir hava vardı , gayet ılık ve bahar gibi .
Daha önce fethiye üstünden antalyaya bağlanmıştım, bu sefer denizli burduru geçerek antalyanın üstünden inmeye karar verdim .Burdura varıp bir mola verdiğimde ise açtım mapsten haritayı incelemeye başladım , alanya üstünden hedefliyorum 10 saat , konya üstünden seçiyorum 8 saat . Dedim zaten bu rotadan defalarca geçtin hadi biraz yeni yerler görelim dedim ve dümeni ıspartaya kırdım .
Yol uzun süre boyunca muazzamdı . Resmen göl turu yapmış oldum . Salda , Burdur , Eğirdir , Beyşehir . Hepsinin yolu da manzarası da fevkalade idi .
Fakat Beyşehir geçişinden sonrası için aynı şeyi pek söyleyemem. Önce yolu kaçırdım biraz arada derede köylerde kayboldum , sonra geri geri dönerek yoluma bir şekilde tekrar devam ettim . Yolu buldum ama bu sefer başka aksiyon ,haziran sonunda yoldayım zaten diye hava durumuna bakmamıştım ,üzerime yağmur patlattı .
Şükür ki yanıma çıkarken ne olur ne olmaz diye decathlondan aldığım alt üst yağmurluk vardı , harika iş çıkardı o fırtınada beni gayet iyi kuru tuttu.
Neyse , konyaya girdiğimde ilk shellde durup yağmurlukları çıkartıp depomu doldurduğumda içimi tekrardan bir huzur kapladı , bu sırada yolun 9. veya 10. saatlerindeydim. Konyadan pozantıya bağlanmak için kısa bir aradan sonra yola koyuldum.
İşte bu saatlerde gerçekten darlanmaya başladım . Konyaya girdikten sonra gerçekten hiç bir şey YOK . Dümdüz yol , ışık bile yok . Sağ boş , sol boş düz çöl bomboş.
Bildiğiniz gözü açık uyumaya başladım neredeyse . Kocaman bir hiçlik 110 sabit gidiyorum yahu o kadar süre düz gidiyorsunuz ki hiçbir şey yapmadan , insan hipnoz oluyor sanki 30 40 la gidiyor gibi . Olacak gibi değil , yarım saat 40 dkda bir gördüğüm benzinliklerde durup yürüyüp çay içmeye başladım . Sonuçta ise niğdeye yani pozantı geçişine varmayı başardım .
Başardık başarmasına da ,saat oldu akşam 9 geç vakitte kaldık pozantıya . Normalde gündüz vakti doğası harika bir yoldur fakat gece özellikle de iki tekerli taşıt için bu yol resmen kabusa dönüştü . Bütün şeritler tırlar ile kapalı , özellikle tekir ve gülekte bayağı bayağı survival moda geçti beynim . Aşşağı yukarı yolun 13 14. saatlerindeyim bu arada .
Yol 3 şerit gidiş , ve hepsi de tırlar ile kapanmış halde , gece gece kendimden başka da 2 tekere rastlamadım zaten , çok da mantıklı bir karar da olmadığını anlamaya başladığım vakitler . Sağ ve orta şerit bildiğiniz hendek gibi oyulu halde , gidonu bıraksam devrileceğim , hızlansam nereye kadar hızlanacağım zaten ciğer yok , yavaşlasam arkadan tonajlı tırlar çiğneyip atacak , sola atlayayım desem 180 200 altında geçen araba yok . Başladım gece gece köşe kapmaca oynamaya. Sağ salim geçtiğime halen çok şükür ediyorum .
Kör topal geçişi tamamladıktan sonra evime kalan son 50 60 kmlik düzlüğü geçerken yolumun 15. saatindeyim . Belim ve dizim iyi durumdaydı bu arada , sadece artık çok uykum vardı .
Ve çok şükür evime saat 11.30 gibi gece ulaştım . Eğlenceli , çekici ,sıkıcı ,bunaltıcı , zorlayıcı ve oldukça düşündürücü bir gezi idi .
Bu rotayı bir daha yapar mıyım sanmıyorum , en azından n250 ile . mesela biraz daha güçlü veya basabildiğim bir motorum olsa hem böyle tarzan ince dallarda yaşanmaz, hem de bu kadar darlanıp sıkılmazdım . Ama tabiiki sonuca bakarsak yaptık mı ? YAPTIK.
ibb.co
Sabah 8 de gayet neşeli bir hava vardı , gayet ılık ve bahar gibi .
Daha önce fethiye üstünden antalyaya bağlanmıştım, bu sefer denizli burduru geçerek antalyanın üstünden inmeye karar verdim .Burdura varıp bir mola verdiğimde ise açtım mapsten haritayı incelemeye başladım , alanya üstünden hedefliyorum 10 saat , konya üstünden seçiyorum 8 saat . Dedim zaten bu rotadan defalarca geçtin hadi biraz yeni yerler görelim dedim ve dümeni ıspartaya kırdım .
Yol uzun süre boyunca muazzamdı . Resmen göl turu yapmış oldum . Salda , Burdur , Eğirdir , Beyşehir . Hepsinin yolu da manzarası da fevkalade idi .
Fakat Beyşehir geçişinden sonrası için aynı şeyi pek söyleyemem. Önce yolu kaçırdım biraz arada derede köylerde kayboldum , sonra geri geri dönerek yoluma bir şekilde tekrar devam ettim . Yolu buldum ama bu sefer başka aksiyon ,haziran sonunda yoldayım zaten diye hava durumuna bakmamıştım ,üzerime yağmur patlattı .
Şükür ki yanıma çıkarken ne olur ne olmaz diye decathlondan aldığım alt üst yağmurluk vardı , harika iş çıkardı o fırtınada beni gayet iyi kuru tuttu.
Neyse , konyaya girdiğimde ilk shellde durup yağmurlukları çıkartıp depomu doldurduğumda içimi tekrardan bir huzur kapladı , bu sırada yolun 9. veya 10. saatlerindeydim. Konyadan pozantıya bağlanmak için kısa bir aradan sonra yola koyuldum.
İşte bu saatlerde gerçekten darlanmaya başladım . Konyaya girdikten sonra gerçekten hiç bir şey YOK . Dümdüz yol , ışık bile yok . Sağ boş , sol boş düz çöl bomboş.
Bildiğiniz gözü açık uyumaya başladım neredeyse . Kocaman bir hiçlik 110 sabit gidiyorum yahu o kadar süre düz gidiyorsunuz ki hiçbir şey yapmadan , insan hipnoz oluyor sanki 30 40 la gidiyor gibi . Olacak gibi değil , yarım saat 40 dkda bir gördüğüm benzinliklerde durup yürüyüp çay içmeye başladım . Sonuçta ise niğdeye yani pozantı geçişine varmayı başardım .
Başardık başarmasına da ,saat oldu akşam 9 geç vakitte kaldık pozantıya . Normalde gündüz vakti doğası harika bir yoldur fakat gece özellikle de iki tekerli taşıt için bu yol resmen kabusa dönüştü . Bütün şeritler tırlar ile kapalı , özellikle tekir ve gülekte bayağı bayağı survival moda geçti beynim . Aşşağı yukarı yolun 13 14. saatlerindeyim bu arada .
Yol 3 şerit gidiş , ve hepsi de tırlar ile kapanmış halde , gece gece kendimden başka da 2 tekere rastlamadım zaten , çok da mantıklı bir karar da olmadığını anlamaya başladığım vakitler . Sağ ve orta şerit bildiğiniz hendek gibi oyulu halde , gidonu bıraksam devrileceğim , hızlansam nereye kadar hızlanacağım zaten ciğer yok , yavaşlasam arkadan tonajlı tırlar çiğneyip atacak , sola atlayayım desem 180 200 altında geçen araba yok . Başladım gece gece köşe kapmaca oynamaya. Sağ salim geçtiğime halen çok şükür ediyorum .
Kör topal geçişi tamamladıktan sonra evime kalan son 50 60 kmlik düzlüğü geçerken yolumun 15. saatindeyim . Belim ve dizim iyi durumdaydı bu arada , sadece artık çok uykum vardı .
Ve çok şükür evime saat 11.30 gibi gece ulaştım . Eğlenceli , çekici ,sıkıcı ,bunaltıcı , zorlayıcı ve oldukça düşündürücü bir gezi idi .
Bu rotayı bir daha yapar mıyım sanmıyorum , en azından n250 ile . mesela biraz daha güçlü veya basabildiğim bir motorum olsa hem böyle tarzan ince dallarda yaşanmaz, hem de bu kadar darlanıp sıkılmazdım . Ama tabiiki sonuca bakarsak yaptık mı ? YAPTIK.
Ekran-g-r-nt-s-2025-06-25-003531 hosted at ImgBB
Image Ekran-g-r-nt-s-2025-06-25-003531 hosted in ImgBB