Mutluluk Endeksimiz

Forum olarak mutluluk durumunuz nedir?

  • Mutluyum

    Oy: 10 14.9%
  • Mutsuzum

    Oy: 27 40.3%
  • Eh idare ediyoruz

    Oy: 30 44.8%

  • Kullanılan toplam oy
    67
  • Anket kapatılmış .
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,446
Motosikleti
D400
Eski bir yazıya denk geldim (2018 başı)


Yapılan araştırmalara göre 156 ülke içerisinde mutluluk olarak 74. sıradaymışız.

TÜİK araştırmalarına göre de ülkemizin %58'i mutlu olduğunu belirtmiş.


Ey forum ahalisi :queen: Merak ettim, bizim forum olarak mutluluk oranımız nedir?
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
orta şekerli gidiyoruz,
esasında mutluluk kuramı ile ilgili bir şeyler de yazmak lazım.
 
Katılım
10 Eki 2017
Mesajlar
1,413
Motosikleti
Ns200
Mutluluk kriterleri ile alakalı. Genel olarak hayata bakış açımdan dolayı mutlu ya da mutsuz olmayı dert etmiyorum, dertten beladan bile keyif almaya çalışıyorum. Bu sebeple mutluyum diyebilirim. Ülkenin ekonomik durumu saygınlığı yaşanabilirliği konusunda ise mutsuzum. Çevresindekilere saygısı olmayan insanlara tahammul etme ve karşılaşıldığında güçlü durabilme adına canavarlara dönüşüyoruz. Bu psikopatlık aşamasına geldiğinde bakışlar değişiyor ve çevresine saygı duymayan korkulması gereken insanlar oluyoruz. İnsanlıktan çıkıyoruz. Refah seviyemiz yerlerde.
 
Katılım
24 Eyl 2006
Mesajlar
975
hayattan beklentilerimi mütevazi tutuyorum. o yüzden idare edip gidiyoruz.

gelecekten umutlu musun derseniz, işler orada değişiyor. ülkenin ekonomisi malum, maddi bakımdan endişelerim var. beni daha çok endişelendiren ise ülkedeki topyekün yozlaşma. ekonomik sıkıntılar üç-beş sene sıkıntı çekilip düzeltilir; yönetim kademesi bugün var, yarın daha iyileri çıkar diyeceğim fakat insanımız bozuluyor.

hukukun üstünlüğüne inanç, başkasının hakkına saygı, bilgiye, emeğe, eğitime, tecrübeye verilen değer yerlerde sürünüyor. ahlâk kavramından toplumun anladığı sadece kadınların giyim-kuşamı haline geldi. din kavramından toplumun anladığı şekilsel bazı ritüellerin tekrarı. ahlâk kavramının dürüstlük, adalet, haksızlıklara direnme, dayanışma, kıymet bilme, karşılıklı sevgi ve saygı gibi nice değerleri içerdiğini unutmuş durumdayız. gidişat daha olumsuz yönde, tam gaz.

neyse, fazla kafanızı şişirmeyeyim.
 
Katılım
10 Ara 2015
Mesajlar
5,023
Motosikleti
Tiger1200, Tvs Apache
sadece şu kadarını söyleyeyim; kilo alamıyorum o derece...

 
Son düzenleme:
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,446
Motosikleti
D400
Cevabı aslında herşeyin ortalaması olarak düşünmek lazım.

Siyasi , ekonomik, bölgesel , eğitimsel vs. bütün mutluluklarımızı mutsuzluklarımızı alıp harmanlayınca sonuç ne çıkıyor önemli olan bu.

Ekonomik olarak berbatsındır ancak siyasi olarak mutlusundur mesela.
 
Katılım
3 Şub 2006
Mesajlar
1,961
Motosikleti
Mondial Virago 50i
Sadece motorumu sürerken mutluyum! Onu da bir süredir süremiyorum, ayrıyız! :pale:
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
21 May 2018
Mesajlar
772
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
mutluluk ne parada ne pulda
bul kendine güçlü bir dulda

o zaman çok güçlü bir şekilde noktasında olursun
 
Son düzenleme:
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
2,003
Motosikleti
NC 750 xdct Norden 901
Gözün yukarda olursa aşağıda kaldıkça üzülürsün...

Gözün aşağıda olursa yukarda olduğun için sevinirsin...

250 CC motorun varken 1200 niye alamıyorum dersen üzülürsün..

Motor almak isteyip alamayani görüp sukredersen sevinirsin

Mesela ben forumun genel haline bakıyorum. Çok şükür diyorum
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
21 May 2018
Mesajlar
772
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
hedonist mutlu olamaz

istikrar mutlu yapıverir
güçlü bir şekilde
 
Katılım
29 Eyl 2018
Mesajlar
205
Mutluluğun ve huzurun formülü: Maddi olarak bizden aşağıdakilere bakıp kanaat etmek, manevi olarak da bizden yukarıdakilere bakıp onlara ulaşmaya çalışmak.

Tabi bunlar yapılsa bile sonuçta dünyadayız. Dünyada uzun süreli bir mutluluk ve rahatlık düşünülemez. İnişli çıkışlı bir mutluluk normaldir. Zaten mutluluğun kendisi anlıktır. Önemli olan iç huzuru yakalayabilmek.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
21 May 2018
Mesajlar
772
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
"Bilmediğim birşey söyle bana
Mutluluğu anlat mesela"
 
Katılım
20 Nis 2015
Mesajlar
855
(ツ);4394341' Alıntı:
mutluluk ne parada ne pulda
bul kendine güçlü bir dulda

o zaman çok güçlü bir şekilde noktasında olursun

ben ne camiye yararım ne havraya
bir başka hamur benimki başka maya
yoksul gavur, çirkin orospu gibiyim
ne din umurumda, ne cennet, ne dünya

ömer hayyam
 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
(ツ);4394360' Alıntı:
"Bilmediğim birşey söyle bana
Mutluluğu anlat mesela"

"Yeryüzünde yaşadığın her mutlu an kederle ödenmek zorundadır."
Hızlandıkça Azalıyorum - Kjersti Skomsvold


Epikür den başlamak lazım,

Öyleyse insan kadere karşı kayıtsız kalmalıdır. Çünkü insan, ancak kendi iradesinin ürünü olan şeylere ilgi duyabilir. Dolayısıyla hayat ve ölüm karşısında da kayıtsız kalmalı ve yalnızca akıllıca davranıp bize sunulan bir yığın şeyden mutluluk sağlayanları ayırmasını bilmelidir. Epikür'ün "akıllıca davranmak" sözünden amacı, sonunda acı doğuran şiddetli hazlardan kaçınmaktır. Çünkü insan onlar olmadan yaşayamayacağından temel hayati ihtiyaçlarını tatmin etmekten geri durmayacaktır. Yalnız insan hiçbir şeye gereğinden fazlaya rağbet etmemelidir; çünkü fazlalık sonunda her zaman acıya neden olur. Sonra insan şan ve şeref gibi su İne ve görünüşe dayalı değerlerden uzak durmayı da bilmelidir. Bu sahte değerler İnsanı, hep daha fazlasını elde etmeye tahrik ederler, ama bunlara yeter derecede sahip olunamayacağı için, insan sürekli bir huzursuzluk içine düşer. Bu yüzden sonunda duyumsuzluk ve tiksinti yaratmayacak olan manevi hazlara ilgi göstermelidir. Bir de insan uyuşabildiği, kendisiyle aynı düşüncede ve karakterde olan insanlarla dostluk etmelidir. Bu düşüncenin bir sonucu olarak Epikürcüler, İlkçağda, gerçekten benzerine ender rastlanan bir arkadaş topluluğu kurmuşlardı.

öğütçüler denilen,
az ile yetinmeyi salık verenlerin temel dayanaklarından bir tanesi gibi görünüyor olsa da içerik olarak farklıdır,
meselenin özü acıdan kaçınmaktır,

gotama ise bu konuya daha güzel bir açıklama getirmiştir;
buddha nehir kenarında dinlenirken ya da dinlerken nehirden geçmekte olan bir teknedeki konuşmayı duyar, tekneyi kullanan diğerine tekneyi nasıl kullanacağını öğretmeye çalışmaktadır;
"dümeni çok sıkarsan dönmez, çok serbest bırakırsan kontrol edemezsin" (dümenin tekneye nasıl takıldığını anlatmaktadır)
bu sözler gotamanın epifani yaşamasına sebep olur.

end of the part 1

ikinci bölümde sirke tadanları inceleyeceğiz,
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
21 May 2018
Mesajlar
772
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
"anlatmak, anlamaya çalışmaktır"

"Çöz(ül)düm her şey çok basit
Denize doğru"

 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
21 May 2018
Mesajlar
772
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
geçen bi baktım gözlerimle
benden fakir
bi mutlu etti beni, sonra bi daha....

 
Katılım
14 Ocak 2008
Mesajlar
4,154
Vinegar-tasters.jpg


yukarıdaki resim çin felsefi ya da dini anlayışının üç ayağını oluşturan ;
Siddharta Gautama (ortamlarda buddha ismi ile bilinir)

Kong Füzi (konfüçyus)

Lao Tzu (laozi, "başkalarına karşı zafer kazanan kuvvetlidir, kendi nefsine karşı zafer kazanan ise kudretlidir." )

konfüçyus sirkeyi ekşi bulur,
konfüçyüs'e göre yaşam ekşidir. insanın yozlaşması felsefe ile düzeltilebilir.

gotama sirkeyi kekremsi buludr,
buda'ya göre yaşam buruk ve acı doludur.

lao ise sirkeyi tatlı bulur,
lao zi (lao tse)'ye göre yaşam tatlıdır ve keyif vericidir.

üç bilgenin içerisinde favorim lao hocamdır, buddha ise göklere uçurulmadan yani göksel unvanlar elde ettirilmeden önde de gayet güzel bir insandır.
buddha hakkında detaylı bilgi için şu kitabı önerebilirim.

mutluluğa bakış açıları da bu şekilde değerlendirilebilir,
zira üç farklı bakış açısı ve üç farklı sonuç elde edilmektedir.

neoliberalizmin boyunduruğundaki memleketimizde mutluluk daha ziyadesi ile maddi temellere indirgenmiştir,
bunun esas sebebinin ise bireylerin maddi kazanımları dışında ortaya koyacak, toplum içerisinde statü elde edecek kadar çağdaş bir kültüre ve altyapıya haiz olmamalarıdır.

proust kayıp zamanın izinde kitabında bu durumu "Odette'i armağanlara boğarak, ona çeşitli yardımlarda bulunarak, kendi şahsını, zekasının dışında birtakım avantajları kullanıyor, ona kendisini kişiliyle beğendirme yorgunluğundan kurtulabiliyordu" özetliyor.

bu durum neredeyse hem karşı cins ile olan ilişkilerde hem de bireyin kendi dışındaki ilişkilerinin tamamında uygulanıyor.
çocuklar kendilerine oyuncak alan akrabaları daha çok seviyorlar,
çocukluktan kurtulmak lazım.

cemiyet içerisinde var olma kaygısı, birey olarak kendisini ortaya çıkarabilme kaygısı kendisine maslowun meşhur ihtiyaçlar piramidinde de yer bulmuştur.

buna da bir sonraki mesajda bakabiliriz,
daha yetkin bir arkadaş bakarsa da memnun olurum.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Üst