Musilaj, deniz salyası hepimizin başına bela, Marmara denizi ölüyor!

Katılım
24 Ara 2019
Mesajlar
2,051
daha durun kanalistanbul bir olsun siz o zaman görüceksiniz müsilaj nası oluyor.tüm profların söylediği iç deniz komple ölücek zaten şu an ölmeye başladı herkesin başı sağ olsun.marmara bitti orada yaşanlara allah kolaylık versin.düzelir ama kaç yüz yıla düzelir nası olur bilemem.biz görmicez muhtemelen
 
Katılım
28 Ara 2015
Mesajlar
1,589
70'li yıllarda Süleyman Demirel'in yeğeni Yahya olayı vardı , tüm basın yerden yere vurdu adamı, hayali sunta ihracı mı ne öyle bir şeydi, toplamı da şimdikilerin 1 gecelik otel parasıydı , rahmetli Demirel'in çekmediği kalmamıştı ne muhalefetten ne basından. Ecevit sırf dürüst olduğu ve hırsız olmadığı için rekor oy almıştı halktan. Şimdiki halk o adamları kapıcı yapmaz, ne kadar büyük hırsızlık yapmışsa o kadar muteber oluyor adam artık.

Çok muhterem Sertabip bey İlksan diye bir şey duydunuz mu hic? 《Verdimse ben verdim 》cümlesi birazcik
kulağınıza tanıdık geliyor mu?

---------- Mesajlar birleştirildi - 03:10 ---------- bir önceki mesaj zamanı 02:55 ----------

Biz de zannedeceğiz ki Süleyman bey sütten çıkmış Ak partidir ,pardon ak kaşıktır. İsterseniz biraz da
yapılan protokol gereği istifa eden Çillerin yerine Erbakana başbakanlık verilmesi gerekirken , ne oldu da Mesut Yılmaz'a hükümeti kurma görevi tevdi edildi ? Bizi bu konularda biraz TENVİR etseniz müteşekkir oluruz.
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Çok muhterem Sertabip bey İlksan diye bir şey duydunuz mu hic? 《Verdimse ben verdim 》cümlesi birazcik
kulağınıza tanıdık geliyor mu?

---------- Mesajlar birleştirildi - 03:10 ---------- bir önceki mesaj zamanı 02:55 ----------

Biz de zannedeceğiz ki Süleyman bey sütten çıkmış Ak partidir ,pardon ak kaşıktır. İsterseniz biraz da
yapılan protokol gereği istifa eden Çillerin yerine Erbakana başbakanlık verilmesi gerekirken , ne oldu da Mesut Yılmaz'a hükümeti kurma görevi tevdi edildi ? Bizi bu konularda biraz TENVİR etseniz müteşekkir oluruz.

İlksan yolsuzluğundaki toplam para , şimdiki dezenfektan yolsuzluğu kadardı muhterem.. Hayatta olsalar eminim başlarını duvarlara vururlarmış.. Tayfun abi zaten birşey demiyor.. Aynı şeyleri söylüyor... Yolsuzluk yaptıysan gidersin mantığı vardı o zamanlarda...
Şimdikiler bırakın gitmeyi gözünün içine baka baka çalıyorlar , pişkin pişkin sırıtıyorlar.. Gitmiyolar da ...na k..yayım... Bu nesil ne zaman türedi ? nasıl oluştu anlamak mümkün değil...
 
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
9,362
Seçimdeki parti sıralaması Refah, ANAP, DYP, DSP idi. Demirel önce Erbakan'a, sonra Yılmaz'a veriyor. Yılmaz Çiller'le hükümet kuruyor, sonra yıkılıyor. Demirel, sıradaki Çiller'e değil, Bursalıali'nin Erbakan'ına görev veriyor. Erbakan ile Çiller hükümet kuruyor. Başbakan Çiller değil, Erbakan oluyor. 2 yıl sonra başbakanlık değiştirmek için protokol imzalıyorlar. Kimle? Demirel'le mi? Hayır. Kendi aralarında. Demirel'i bağlamaz. Hatta yasal olarak Erbakan ve Çiller'i de bağlamaz. Sonra protokoldeki 2 yıl bitmeden Çiller değil, Erbakan istifa ediyor. Demirel de Çiller yerine ikinci partiye dönüyor. Evet, iki parti arasındaki protokole uymadı denilebilir. Ama, bir, protokol Demirel'i bağlamaz. İki, Erbakan zaten protokol zamanından önce istifa ederek protokolü kendisi bozmuş zaten. Üç, görevi gidip dördüncü partiye vermiyor, ikinci partiye veriyor.

Yukarda yok Çiller istifa etmiş de Erbakan'a verilmemiş denmiş. Not düşelim de millet yanlış öğrenmesin.

Öte yandan hükümet kurma görevini seçimden ikinci çıkan partiye vermeyen bir cumhurbaşkanı da gördük.
 
Son düzenleme:
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
9,362
Komisyona gerek yok. RTE başından beri konuyu takip ediyormuş zaten. Benim F1'i takip etmem gibi takip etmiş, uzaktan.
 
Katılım
13 Haz 2016
Mesajlar
4,216
Seçimdeki parti sıralaması Refah, ANAP, DYP, DSP idi. Demirel önce Erbakan'a, sonra Yılmaz'a veriyor. Yılmaz Çiller'le hükümet kuruyor, sonra yıkılıyor. Demirel, sıradaki Çiller'e değil, Bursalıali'nin Erbakan'ına görev veriyor. Erbakan ile Çiller hükümet kuruyor. Başbakan Çiller değil, Erbakan oluyor. 2 yıl sonra başbakanlık değiştirmek için protokol imzalıyorlar. Kimle? Demirel'le mi? Hayır. Kendi aralarında. Demirel'i bağlamaz. Hatta yasal olarak Erbakan ve Çiller'i de bağlamaz. Sonra protokoldeki 2 yıl bitmeden Çiller değil, Erbakan istifa ediyor. Demirel de Çiller yerine ikinci partiye dönüyor. Evet, iki parti arasındaki protokole uymadı denilebilir. Ama, bir, protokol Demirel'i bağlamaz. İki, Erbakan zaten protokol zamanından önce istifa ederek protokolü kendisi bozmuş zaten. Üç, görevi gidip dördüncü partiye vermiyor, ikinci partiye veriyor.

Yukarda yok Çiller istifa etmiş de Erbakan'a verilmemiş denmiş. Not düşelim de millet yanlış öğrenmesin.

Öte yandan hükümet kurma görevini seçimden ikinci çıkan partiye vermeyen bir cumhurbaşkanı da gördük.

Hocam siyasi tarih bilginiz şaşırtıyor beni.
 
Katılım
13 Haz 2016
Mesajlar
4,216
Marmara denizinin sorunu günümüze kadar şudur.

Marmara denizi iki tabakadan oluşur. Alt tabaka binde 33 tuzlu, üst tabaka binde 11 tuzlu kabaca. Tuz oranı farkından dolayı bu iki tabaka karışmaz. Normal vatandaşlar bu üste daha az tuzlu olan tabakayı görür.

Arıtma tesisi kurup atık suları burada toplayıp arıtmak büyük ve çok masraflı bir iş olduğu için belediyeler sorun çıkmaya başlayınca ilk iş olarak atık borusunu denizin daha derinine uzattılar.

Alt katmana verdiler. Günümüzde alt tabaka kapasitesini doldurunca üst tabakaya bu atık suları kaçırmaya başladı ve sorun şimdilik musilaj olarak görünmeye başladı.

Gırtlağına kadar borç batağında olan belediyelerin arıtma tesisi kurup, atık su toplama sistemi oluşturarak arıtma tesisinin işletme maliyetini karşılaması şu an için mümkün değildir.

Bu günümüz şartlarında bile devlet gücü ile çözülmesi çok zor bir iştir. Sanayi atıkları ile birlikte bu gün başlansa benim tahminim on sene süren bir inşaat işi var.

Sonra günlük milyonlarca metreküp her türlü suyun arıtılması için gerekli işletme maliyeti nasıl karşılanır o da ayrı bir dert.

Hadi hepsini hallettin bu sefer her gün milyonlarca metreküp temiz suyu nereye vereceksin?

Marmara'ya derseniz? Marmara şu an sıfır kirli olduğunu düşünelim. Kendi dengesi var. Verilen saf su bile olsa o hacimde denizin oluşmuş dengesini yine bozar. Bozulan dengeye göre ne sorunlar çıkar şu an onu bile bire bir bilmek mümkün değil.

Kısacası insan popülasyonu artıkça bazı şeyleri maalesef kaybedeceğiz.

Not: Şahsi bilgi ve görüşümü paylaştım. Yanlış anlaşılmasın. Kimseye bir şey öğretmek haddimiz değil.
 
Son düzenleme:
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,588
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
Büyüklerimiz Kanal İstanbul'dan babayı alırlarsa 2. çılgın proje olarak Marmara Denizi'ni doldurup 82. il yapmayı düşünebilirler.
 
Katılım
10 Tem 2007
Mesajlar
2,762
Motosikleti
Kymco Downtown350i/Dominar 400/Suzuki GSX-8S
Büyüklerimiz Kanal İstanbul'dan babayı alırlarsa 2. çılgın proje olarak Marmara Denizi'ni doldurup 82. il yapmayı düşünebilirler.

Abi şunları yazmayın, söylemeyin; ya adamın aklında yoksa. Sizin yüzünüzden akıllarına böyle fikirler geliyor. Bırakın kendileri bulsun.
 
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
9,362
Geçiş garantili köprü ihalesi açacaklarına atık garantili atık dönüştürme ihalesi açsalar holdinglerle beraber halk ve doğa da birşeyler kazanırdı belki.
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Büyüklerimiz Kanal İstanbul'dan babayı alırlarsa 2. çılgın proje olarak Marmara Denizi'ni doldurup 82. il yapmayı düşünebilirler.

Bak benim aklıma daha çılgın fikir geldi.. Kanaldan çıkan harfiyatı boğaza döküp doldursunlar... Sonrasında boğaz kalmadığı için anlaşma falan hikaye olur... Gelsin milyar dolarlar avrolar...
Abovvvv.. silsemmi ki yorumu..Okurlar falan :queen:
 
Katılım
3 Kas 2016
Mesajlar
5,548
Marmara denizinin sorunu günümüze kadar şudur.

Marmara denizi iki tabakadan oluşur. Alt tabaka binde 33 tuzlu, üst tabaka binde 11 tuzlu kabaca. Tuz oranı farkından dolayı bu iki tabaka karışmaz. Normal vatandaşlar bu üste daha az tuzlu olan tabakayı görür.

Arıtma tesisi kurup atık suları burada toplayıp arıtmak büyük ve çok masraflı bir iş olduğu için belediyeler sorun çıkmaya başlayınca ilk iş olarak atık borusunu denizin daha derinine uzattılar.

Alt katmana verdiler. Günümüzde alt tabaka kapasitesini doldurunca üst tabakaya bu atık suları kaçırmaya başladı ve sorun şimdilik musilaj olarak görünmeye başladı.

Gırtlağına kadar borç batağında olan belediyelerin arıtma tesisi kurup, atık su toplama sistemi oluşturarak arıtma tesisinin işletme maliyetini karşılaması şu an için mümkün değildir.

Bu günümüz şartlarında bile devlet gücü ile çözülmesi çok zor bir iştir. Sanayi atıkları ile birlikte bu gün başlansa benim tahminim on sene süren bir inşaat işi var.

Sonra günlük milyonlarca metreküp her türlü suyun arıtılması için gerekli işletme maliyeti nasıl karşılanır o da ayrı bir dert.

Hadi hepsini hallettin bu sefer her gün milyonlarca metreküp temiz suyu nereye vereceksin?

Marmara'ya derseniz? Marmara şu an sıfır kirli olduğunu düşünelim. Kendi dengesi var. Verilen saf su bile olsa o hacimde denizin oluşmuş dengesini yine bozar. Bozulan dengeye göre ne sorunlar çıkar şu an onu bile bire bir bilmek mümkün değil.

Kısacası insan popülasyonu artıkça bazı şeyleri maalesef kaybedeceğiz.

Not: Şahsi bilgi ve görüşümü paylaştım. Yanlış anlaşılmasın. Kimseye bir şey öğretmek haddimiz değil.

Evet abi esas mesele insan popülasyonunun katlanarak artması. Böyle devam ederse yaşam alanlarımız yaşamaya elverişli olmaktan çıkacak. Yaşamaya elverişli olmayan alanlarda da insan popülasyonu otomatik olarak azalacaktır diye düşünüyorum. Yani doğal dengeyi bozarsak doğa kendi kendine yeni dengeler kurmaya çalışacaktır. Bu oluşan yeni dengede insan türü olur mu olmaz mı bilemiyorum.
 
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
9,362
İnsan türü silinir de yalaka türüne birşey olmaz. Değişen şartlara en iyi adapte olan tür onlar.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst