MT Süper Sport Kullanıcıları - Tanışma ve Bilgi Paylaşım Başlığı

Katılım
10 Haz 2006
Mesajlar
6,542
Hmm tamam birine sorayım bare... yok motorluyuz zaten... motorsuz bakkala gitmem ben. Biraz ipucu versen boy? Yani sahilde mi mesela?

@CBR1000RR
Benim motor daha 300 basamıyor abi... Ama trafik varsa yanarsın :bounce:
 
Katılım
4 Ağu 2005
Mesajlar
3,759
keske pazar gunu gelebılseydım..
ıyı eglenceler sıze gorkeme sorularımı vercem sıze ıletır artık:D
 
Katılım
27 Eki 2006
Mesajlar
1,139
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Arkadaşım Yamaha FZ1'in yarış motorundan çok farkı yok. 150hp gücündeki bir motor en az yarış motoru kadar tehlikeli. Bence yarış motoruna geçmeden önce, yarış motoru ile uzaktan yakından ilgisi olmasa da en azından yarış motoru karakteristiğini anlayabilmek açısından Hyosung GT-250R gibi bir motor seçmek doğru olacaktır bence.

Boy ben bu modelleri al demedim.:silent:
Bu tür modellere bak dedim.

bende boy'a katılıyorum hyosung bence çok iyi bir başlangınc motoru, bende herkese onu tavsiye ediyorum. karakter olarak supersportlara en yakın onu buluyorum. patriote sana bu konuda katılmıyorum kawasaki z750 ,Fz1 gerçekten sıkı makinelerdir. onlarla başlamak bence sağlıklı olmaz.

Edy sen de yanlış anlamışsın..:silent:
Bahsettiğim konu yol için yapılmış bir motor yerine sportive karakterli bir motordu..

Tabii resimlere bakıpta bunları tavsiye ettiğimi düşünme ben örnek olsun diye koydum. Bu tür motorlarda mümkün mertebe küçük hacimle başlamak iyidir. diye yazmış patriot nick'li arkadaşımız..

Saolsun Nemrut ne demek istediğimi anlamış.

Yalnız bir şey eklemek istiyorum.
Bu arkadaşımız ileride race istiyor. Hyosung markasını tanımıyorum ve hiç görmedim.
Bu gün aktüel olarak race makinaların 600cc'den başladığını düşünürsek(125cc'yi konuyla alakasız olduğu için katmıyorum) 250cc bir motorun race tipi bir motora geçiş için yeterli olabileceğini sanmıyorum.
Fakat dediğim gibi motoru tanımıyorum. Yanılıyor olabilirim.
Bu nedenle bazı çekincelerim var.

Motorun hızlanma ve yüksek hızlarda ki yol tutuşu ile ilgili biraz bilgi verebilirseniz, ben de öğrenmiş olurum. Hem de konuya meraklı arkadaşları yanlış yönlendirmemiş oluruz.
 

boy

Katılım
18 Eyl 2003
Mesajlar
3,013
patriote arkadaşım, yanlış anlama yok, sen Fransa'da olduğun için burada işler çok farklı yürüyor. Hyosung marka motorun Fransa'da satıldığını sanmıyorum. Kore malı bir marka bu, Türkiye'ye yeni yeni Çin malı motorlar girmeye başladı ve gençler bunları alarak motor hayatına başlıyorlar. Burada insanların FZ1 gibi bir makinayı alacak durumu olsa zaten direk olarak 600cc bir race makina alırlar. Yani burada insanların motor anlayışı oradakinden çok farklı. İnsanlar direk olarak racing makinaya binmek istiyorlar. Biz burada insanlara ilk motor seçimi olarak 600cc nin yanlış olduğunu söylüyoruz, 250cc den 600cc ye geçse yine iyi, adam daha ilk motoru racing olsun istiyor. O yüzden en azından 250cc bir motor kullansın da öyle geçsin diyoruz racing motora. Ama işin doğrusu bu da değil tabi. Senin dediğin gibi racing makina kullanmadan önce yüksek hacimli bir touring motor kullanmak çok daha iyi olacaktır. Racing makinalar çok tehlikeli ve deneyim isteyen makinalardır. Sen gel de bunu Türkiye'deki gençlere anlat...
 
Katılım
14 Ara 2006
Mesajlar
236
@sonofwind


20-30 sn mi? Sen iyi süre tutamamışsın. Benim motor 2.1 saniyede 100 km/h 16 saniyede 300 km/h görüyor. 30 saniye abartı bir süre. Arabayla 130-140 km/h ile giderken çizgiler yok oluyor demişsin de bence söylediklerin çok tutarsız arkadaşım. Yine benim motordan örnek vereyim, ben birinci vitesin sonunda 150 km/h görüyorum ama hala çizgiler yok olmuş durumda olmuyor. Ancak 250+ km/h süratlerde bu duygu yaşanıyor.

Sevgili Boy bu verdiğin süratlerdeki hızlanma süreleriyle ilgili bilgiler tam almak istegim cevaplardı.Tutugum süre konusuna gelince aslında ben süre filan tutumadım mesela mantığıyla soledim.Gercektenden bu makineler kendine özendiriyor ama bi o kadar da deneyim istediği belli.Arabayla giderken çizgiler kayboluyor derken de tamamen kaybolduğunu kastetmek istememiştim.Araçtan uzaktaki bi noktaya baktıgın zaman elbette bu mesefeyi göz yakalıyor.Benim burda solemek istediğim misal olarak arabanın burun kısmından hemen varsayalım ki 2-3 metre ilerisine bakıldığı zaman çizgi mesefelerinin kısalmasıydı.Buarada bana vakit ayırıp önceki soruma cevap yazan arkadaşlara ve sana cok teşekkür ederim.Elinize sağlık.
 
Katılım
19 Şub 2006
Mesajlar
117
Arkadaşımızın bindiği motordan sonra race e geçmek için bahsedilen motorları tercih etmesi hem cebi için(balatalardan grenaja kadar hasar verme olasılığı yüksek)hem de kendi için tehlikeli olabilir.Race e geçiş için touring düşüncesine sonuna kadar katılıyorum ama memlekette touring makinalar fiyat olarak race e eşit oldumu(kimi zaman pahalı)kimse güvenliği düşünmez.Şahsi fikrim olarak 250 cc bir motor deneyimi de yaşadıktan sonra naked-bike diye tabir edilen modelleri tavsiye edebilirim örneğin kawasaki er-5/er-6n,ducati monster;Bu üç makinayı da kullanma fırsatım oldu tam bunlar olsun diye bir savunma yapamam ama race e geçmeden önce bu tarz motorların çok yararlı olucaklarına eminim
 
Katılım
27 Eki 2006
Mesajlar
1,139
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Topiği öldürmeyelim

Bazen kaybolup gidiyoruz.
Arada bir-iki satır karalayalım.Arayan arkadaş bulsun bizi.
 

edy

Katılım
27 Eki 2006
Mesajlar
1,024
uzun zamandır geyik yapıyoruz. birazda bilgi paylaşalım. bügün aklıma balatalar takıldı. bir yerde balata çeşitleri hakkında okuduğum yazıyı türkçeye çevirmeye çalıştım. sizlerde bu konuda bildiklerinizi paylaşın. eksiklerim varsa tamamlayın.
(eminim boy benim eksikleri tamamlar.)::sos::
Balatalar 4 gruba ayrılıyor
1- Organic
2- Semi-metallic
3- Metallic
4- carbon
organic
yeni çıkan modellerden sonra pek tutulmayan bir balatatır. Düşük sıcaklıkta iyi ve sessiz çalışır. Yüksek performansa uygun değildir.
Yüksek performanslı kullanılmaya başlandığında çabuk oksitlenir ve ufalanır. yani dayanıklı değildir. Renkleri genellikle bronz veya açık kahve rengi olur.

Semi-matallic
bu modelde, yüksek ısılarda sürtünme katsayısını dengelemek için içine metal karıştırılmıştır. Genellikle içinde pirinç, demir, bronz kullanılır. bu balatalar çok kullanışlıdır. her türlü amaca hitap eder . İçindeki demir oranının artması daha yüksek ısılarda daha iyi performans, daha fazla gürültü, düşük ısılarda daha düşük performans demektir. demir oranı yüksek olan modelleri genellikle yüksek performans araçlarda tercih edilir.

Full-metallic

Bu balatalar sinterlenmiş metallerden yapılır. Sinterlenmiş metal ;
Kalıba dökülen metali homojen hale gelene kadar yüksek ısıda ısıtılmasına denir. Bu modellerinde değişik karışımlı olanları vardır. Pirinç ve bronzla olan karışımı, bakırla olan bir karışımı, demirle olan karışımı ve daha yüksek bir performans için birde seramik karışımı olanları var.

Carbon

carbon çok kullanılan bir model değil. Genellikle F-1 arabalarında , yüksek performans jetlerde kullanılıyor. İsmine aldanıp carbon sanmayın carbon değiller semi-metallic balataların içine biraz carbon serpilmiş bunun nedeni yüksek ve düşük ısılarda çok iyi performans vermesi. Yüksek performans piyasasını ele geçirmiş durumdalar. Dezavantajı yokmu? var.
1. çok pahalı
2. sıklıkla temizlenmesi gerek , çok toz bırakıyor.
3. diskleri çabuk bitiriyor.
 
Katılım
10 Haz 2006
Mesajlar
6,542
Peki bizim motorların kullandığı balata semi mi full mü?
ing.si "sintered" , Türkçesi "curuflu" olarak geçiyor.

Bu arada araştırmamı yaptıktan sonra senin yazını tekrardan okuyunca full-metallic olduğunu fark ettim... Bize de o yakışır :p Sanırım demir oranı yüksek olduğundan bizim balatalar çok sert ve ses yapıyor.
 

boy

Katılım
18 Eyl 2003
Mesajlar
3,013
@edy
eminim boy benim eksikleri tamamlar
Valla o kadar güzel anlatmışsın ki tamamlayacak birşey yok :) Tek eklemek istediğim şey, fren sisteminin balata, disk ve fren hortumu ile bir bütün olduğu. Yani performans için sadece balataların değiştirilmesi doğru bir davranış olmayacaktır. Fren sisteminde komple bir iyileştirme gerekir.
 
Katılım
27 Eki 2006
Mesajlar
1,139
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Katılıyorum

Hem Boy'a katılmak, hem de bizim topiğin kaybolmasını önlemek için yazıyorum.:p
Fren diskleri bittiyse mutlaka komple değiştirin.
Yoksa çok üzülürsünüz.
Ayrıca karlı olmaz çünkü eski plaketler yeni diskinize zarar verecektir ve bir süre sonra mecburen ikisini de değiştirirsiniz.
 

edy

Katılım
27 Eki 2006
Mesajlar
1,024
@edy

Valla o kadar güzel anlatmışsın ki tamamlayacak birşey yok :) Tek eklemek istediğim şey, fren sisteminin balata, disk ve fren hortumu ile bir bütün olduğu. Yani performans için sadece balataların değiştirilmesi doğru bir davranış olmayacaktır. Fren sisteminde komple bir iyileştirme gerekir.

daha önceden fren hortumu sen anlatmıştın. bende balataları anlatayım dedım. hepsını bı seferde anlatmayalım dedım. fren sisteminin sadece balatadan oluşmadığını eminim hepimiz biliyoruz. sırada diskler var. bakalım o konudan kim bahsedecek? yavas yavas motorun her parçasını tartışalım . fren sisteminden sonrada debriyaj, egzos,...... bir sürü konuşulacak şer var. topiğimizi faydalı bir topik yapalım.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst